Sitemizde yer alan bilgiler, yazarlarımızın yaşadıkları üzerine yaptıkları araştırmaların sonuçlarıdır. Ancak diyabetikkedi.com sitesi, çalışmaların içerdiği bilgilerin tüm hastalara uygulanabilirliği konusunda hukuki bir güvence vermez.
Sitemizde yayımlanan makaleler, bilgi amaçlı olarak kaleme alınmış olup, mutlaka veterinerlerimiz ile birlikte uygulanmak üzere hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin, veterinerleri ile görüşmeden, makalelerin içindeki bilgileri kendi başlarına uygulamamaları gerekir.
Çalışmaların telif hakkı, tamamen yazarlarına aittir. Eserler, sahiplerinin izni olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz, kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
Bu yazı, bugün bir üyemiz tarafından gönderildi. Daha önce de internette dolaşmıştı ve o zaman da önce boğazım düğüm düğüm olmuş, ama daha fazla tutamamıştım kendimi. Bugün daha fazla etkilendim, çünkü artık barınaktayım ve terkedilen ev hayvanlarını daha yakından görüyorum. Her defasında sanki kalbimi bir el sıkıyor, sıkıyor, atamayacak hale geliyor. Nasıl yapıyorlar bunu anlayamıyorum. Astım krizleri geçirdiğimde doktorum, "evdeki 4 kedimin gitmesi gerektiğini, yoksa öleceğimi" söylediğinde, çok şaşırmış, "ama onlar benim çocuklarım, evde maskeyle yaşarım, yine de veremem"demiştim. İki ayakli çocuğumu böyle bir durumda terkedebilirmiyim? Onlar da benim ellerimde büyüdüler. Birlikte acı çektik, zor günler geçirdik, mutlu olduk. Yapmadım, yapmayı düşünmedim bile. Hala birlikteyiz ve ben de ölmedim. Peki barınağa terkedilenler? İşte onlardan birinin ağzından neler hissettiği.
Üyelerimiz zaman zaman beslenme konusunda tereddüte düşüyorlar. Yurt dışında beslenme konusunda çok fazla bilgi var. Ancak bazen dil sorunu nedeniyle tercüme etmemiz isteniyor. Bizim de zaman sorunumuz nedeniyle her talebi karşılayamıyoruz. Bu nedenle ulaştığımız yararlı kaynakları sizlere duyuruyoruz. İşte bu bağlamda yine Başak Hanımın bloğundan, çok yararlı bulduğumuz beslenme bilgilerini okumanızı öneriyoruz: Hayvan Bakımı.
Kedilerimi çiğ beslemeye alıştırdıktan sonra pek çok sorun ortadan kalktı ve daha sağlıklı olduklarını gördüm. Ancak gerek veterinerlerimiz gerekse bazı hayvansever dostlarımız konuya şüpheli yaklaşıyorlar. Bu tür beslenmeyi savunan bizler, kendi aramızda söyleşiyorduk. Bir de baktım ki, bir kişi daha olmuşuz. Üstelik de Başak Pirtini tüm deneyimlerini, edindiği bilgileri bloğunda herkesle paylaşıyor. Biz de sizi Başak Hanımla tanıştırmak istedik. Resmi tıkladığınızda konuyla ilgili sayfaya erişebileceksiniz.
Medeniyet ilerledikçe, teknoloji geliştikçe, şehirleşme arttıkça, hayvanseverlerin son zamanlarda sık karşılaştıkları durumlar arasında araç çarpması vb. nedenlerle travma geçirmiş felçli hayvanlar ön sıralardadır. Bazılarımız bakımlarını onlarla yaşayarak öğrense de, bazılarımız için umutsuzluk, çaresizlik içinde ve boşa geçirilen bir zaman dilimi söz konusudur. Oysa Zeynep Hanım zamanını boşa geçirmemiş, Karakız'ı ayaklandırmış ve de yaşadıklarını, kullandığı ilaçları, besleme stratejilerini en ince noktasına kadar internet ortamnda gereksinim duyanlarla paylaşmış. Bu bilgi hazinesini sizlere duyurmak istiyoruz. Yazının devamını tıkladığınızda, pek çok konuda gereksinim duyduğunuz bilgileri göreceksiniz. Zeynep Hanımın eline, yüreğine ve beynine sağlık.
HAYTAP, "Ülkemizde barınaklarda sahiplenilmeyi bekleyen birçok can varken
petshoplarda hayvan satışı yapılmasına karşı net duruşumuzu sergilemeyi
sürdürüyor ve her isteyenin petshop açabilir olması durumunu kesinlikle
doğru bulmuyoruz." diyerek, çok güzel bir kampanya başlatmış. Biz de üyelerimizle birlikte bu çalışmayı destekleyelim. Kampanyanın içeriğini öğrenmek için lütfen resmin üzerine tıklayınız.
Size
hiç onunla ilgili sahiplendirme maili atmadım. Çünkü o doğuştan şanssız
olanlardandı.Onu,
annesi ve erkek kardeşiyle birlikte, yağmurlu bir günde bizim köy yoluna
atılmış bulduğumuzda henüz birkaç aylıktı. Açlıktan bir deri bir kemik
kalmışlardı. Tüyleri yoluk, pislik içinde ve çamura batmışlardı. Cins
köpeklerin bile evden atıldığı ülkemiz beğenisine göre, her iki yavru da çok çirkindi.
Arkadaşlar Merhaba,
Yeni evine gittikten sonraki ilk resimleri
geldi Tonkut oğlumun. İnanılmaz değismiş, çoooook mutlu görünüyor,
kilo almış, neşeli, çimlerde yuvarlanıyor, oyuncağıyla oynuyor.. O
kadar mutluyum ki anlatamam...
Sizlere de paylaşmak istedim, yeni halini görmeyi bekleyen arkadaslarımız vardı.
Oğulcan'ın yazısının bugün 300 kez tıklandığını görünce, bu kadar tıklayan oluyor ama bir kişi bile onu almak istemedi diye düşünüp, Selen Hn.a durumunu sordum. İçimden çoktan bir ailesinin olduğu cevabını alabilmeyi diliyordum. Ama aldığım cevap beni yıktı. Acısız yat güzel oğlan. Hiç olmazsa zor zamanlarında yalnız değildin.
"Oğulcan'ı kaybettik. İyileşmiyordu hala bir sorun vardı nefes almasında, kendi
veterinerimize götürdük, tekrar röntgen çekildi ve diyaframının yırtık olduğunu
öğrendik. Burada çekilen röntgenlerde görülmediği için de zaman
kaybettik. Ameliyatta % 50 şansı vardı, denemek istedik, çünkü bu şekilde
yaşayamayacağı söylendi. Ameliyatta yırtılan diyafram zarının kalbe
yapıştığı ortaya çıktı ve kurtaramadık." Selen
Sarı oğlumuz dün akşam üzeri yeni evine ulaştı. Ablası onun arka bacaklarından biri üzerinde dikilmeye, diğerini sürüklemeye çalıştığını söyledi. Evdeki pisi ve kuçu ile de çok uyumluymuş. Hemen koltukların, yatakların üzerine kurulmuş. Ablası onun çok yakışıklı olduğunu söylüyor. Gerçekten de öyleydi. Bizler, onun 3-5 ay içinde yürüyebileceğini düşünüyoruz. İyi dileklerinizi gönderin ki, çabuk ayaklansın.