|
Yazan H. Fatoş (GÜR) AKINOĞLU
|
|
29 03 2008 |
|
Bu eğitim, pek çok kişiye zor görünmekle birlikte, kısa süreli bir fedakarlık ve sabırla, ömür boyu sürecek bir rahatlık sağlanır. Aşağıda, önce bu eğitimin inceliklerini, sonra da tuvalet eğitiminden kuma geçiş, sonra tekrar kumdan alaturka tuvalet kullanmaya ve hatta tuvalet kağıdı kulanmaya geçişin açıklamalarını bulacaksınız. Kolaylıklar dilerim! Devamı... Yorum yazın | Favori olarak ekle (26) | Alıntı Yap | Görüntüleme sayısı: 481 |
|
Son Güncelleme ( 04 04 2008 )
|
|
|
Yazan H. Fatoş (GÜR) AKINOĞLU
|
|
07 05 2007 |
|
Bu yazı, www.yasamhakkinasaygi.com'da yayımlanan yazarın kendi yazısından alınmıştır. ............ Daha 5 aylık bebektiler ve kısa aralıklarla, onlar uyurken, okşaya okşaya tırnaklarının uçlarından kesmeye başladım. Sonra yine uyurlarken, okşayarak kucağıma alıp, önce 2, daha sonra 3 tırnak derken, sayıyı yavaş yavaş arttırarak, kucağımda tırnak kesmeye alıştırdım. Şimdi tırnakları uzadığında, sırtüstü kucağıma alıyorum, bir elimle patilerini tutup, diğeriyle tırnaklarını kesiveriyorum. Onlar da canlarını acıtmayacağıma güvenleri tam olduğundan, ellerini uzatıp, yardımcı oluyorlar. Bu işlemler sırasında canlarını acıtmamış olmak, tepkisiz tırnak kestirmelerini sağlar. Bir de hiç bitmeyen “aferin”ler ve okşamalar. Diyorum ya, o zamanlar ürünler öyle çeşitli değildi. Normal tırnak makası kullanırdım. Bir yurt dışı gezisi sırasında, özel tırnak makası almıştım. ........../ Görüşlerinizi yazmak için tıklayınız Yorum yazın | Favori olarak ekle (16) | Alıntı Yap | Görüntüleme sayısı: 304 |
|
Son Güncelleme ( 27 01 2008 )
|
|
|
Yazan H. Fatoş (GÜR) AKINOĞLU
|
|
07 05 2007 |
|
***Bu bölümdeki yazı, yazarın www.yasamhakkinasaygi.com'da yayımlanan kendi köşe yazısından alınmıştır.
......................... Sanırım pek çoğumuz benzer hataları yapmışızdır. İşe yarayacağı satıcı tarafından hararetle önerilen bu malzemenin, aslında sadece bize hitap ettiğini bilmeden, onlarca lira harcamışızdır. Oysa unutmamamız gereken, kedimizin bizi seçtiği, bizimle oynamak ve birlikte olmak istediği, çevresinde bizim kokumuzun sindiği malzemeyi aradığıdır. 16 yıl önce kedilerimi Ordu’dan Ankara’ya getirdiğimde, önce annelerinin kokusunun sinmiş olduğu peluş örtüyü onlara yatak yaptım. Kısa bir süre içinde de, kendi kokumun sinmiş olduğu bir hırkayı buna ilave ettim. O zamanlar, bu kadar malzeme çeşidi yoktu. Bir koltuk takımım lime lime olduktan sonra, yabancı bir dergide görüp, onlara bir tırmalama tahtası imal ettiğimde, şu anda satılan tırmalama totemlerini çekici hale getiren parfüm yerine, patilerinden tutup halatları hissetmelerini sağlayıp, birkaç gün aynı hareketi tekrarlayıp, “aferin oğlum, aferin kızım” demek yeterli olmuştu da, ben bile bu sadeliğe şaşırmıştım. Ayrıca koltukların üzerine diktiğim, kumaş dokusuna benzeyen (biraz pahalı), şık desenli banyo perdesinden kılıflar da, koltukların üzerine tüylerinin yapışmasını önlüyordu. Misafir geleceği zaman da, kolayca çıkarıveriyordum. ................................./ Görüşlerinizi yazmak için tıklayınız Yorum yazın | Favori olarak ekle (21) | Alıntı Yap | Görüntüleme sayısı: 261 |
|
Son Güncelleme ( 27 01 2008 )
|
|
|