| Diyabete Başlarken |
|
| Yazan H. Fatoş (GÜR) AKINOĞLU | ||||
| 05 05 2007 | ||||
|
Diyabet (Diabetes Mellitus/şekerli diyabet), insanlarda olduğu gibi, hayvanlarda da görülebilen bir hastalıktır. Çeşitli nedenlere bağlı olabilir; genetik faktörler, obezite, pankreas hastalığı, hormonal dengesizlikler, temel nedenler arasında sayılabilir. Bir de sekonder olarak ortaya çıkan, çeşitli hastalık ya da bozukluklara bağlı olarak gelişen kan şekeri yüksekliği vardır ki, pek çok hasta sahibini ve veterineri yanıltabilir, geçici bir durum olmasına rağmen, birincil etkenin gözden kaçırılmasına neden olabilir. Bunların en başında da diş ve diş eti hastalıkları , karaciğer ve böbrek hastalıkları gelir.
Özellikle kedilerin tüm türlerinde görülmekle birlikte,
çoğunlukla yaşlı, obez ve daha çok da erkek kedilerde Tip-2 Diyabet'in
görülme sıklığı fazladır.
Sitemizde yola çıkış noktamız, evimizdeki çocuklarımızdan biri olan Tarçın’ın 2001 yılından beri yıldır bu hastalıkla birlikte yaşamaya başlaması nedeniyle ailece yaşadıklarımız, kazandığımız deneyimler ve teşhis-tedavi sürecindeki tüm bilgiler; başka hayvanların ve ailelerinin de aynı acıları, sıkıntıları yaşamaması, kolaylıklardan haberdar olunması ve diyabete rağmen, hem hayvanın hem de sahiplerinin kaliteli ve sıkıntısız, uzun bir birlikteliği sürdürebilmeleri için, sahip olduğumuz, bilgi dağarcığımızdaki tüm bilgileri paylaşıma açmaktı. Ancak aldığımız geri bildirimler, konuyla ilgili daha ayrıntılı ve bilimsel bilgilerin de eklenerek, sitemizin kedilerde diyabet konusunda kaynak site olmasını sağladı.
Yukarıda da belirttiğimiz gibi, yaşadıklarımızın sonucu ortaya çıkan bütün bilgi birikimimizle, sizlere destek olmak için buradayız. Gerek her yazının altında bulunan yorum bölümlerimizle, gerekse İletişim hattımızla, sizlere yardımcı olabilmek için hazırız.
Sizler de aynı hastalıkla ilgili olarak sahip olduğunuz deneyimlerinizi bizimle paylaşırsanız, geniş bir ağ yaratabilir, daha fazla sayıda diyabetik pisiciğe ya da kuçuya yararlı olabiliriz. Yorumlarınızı ve deneyimlerinizi bekliyoruz.
Saygılarımla. Tarçın'ın Annesi
KEDİLERDE DİYABETLE İLGİLİ GENEL BİLGİLER Kedilerde Diyabet/Şeker Hastalığı*
(*Büyük ölçüde H. Fatoş (GÜR) AKINOĞLU'nun, http://www.tr.wikipedia.org/ ' da yazdığı maddeden yararlanılmıştır)
Tip-1 ve Tip-2 olarak adlandırılan iki türü bulunan diyabette, kedilerde daha sık rastlanılan ve tedavi sonrasında insulin bağımlılığının ortadan kalkma olasılığı da olan Tip-2 diyabet, pankreas tarafından salgılanan insulin hormonunun, çeşitli nedenlerle yetersiz kalması veya vücut hücrelerinin direnç geliştirmesi sonucu, kandaki şeker oranını ayarlayamamasına bağlı olarak ortaya çıkar. Ancak unutulmaması gereken en önemli konu, diyabetin tedavi edilebilen bir hastalık olduğudur. Bu nedenle, sitemizde diyabetle ilgili olarak verilen tüm bilgilerin çok dikkatle takip edilmesini öneriyoruz.
Yine çeşitli başlıklar altında, diyabetin teşhis ve tedavi sürecinin rahat ve ekonomik bir şekilde sürdürülebilmesi için gerekli malzemeler de tanıtılmaktadır.
Ancak, insulin yetersizliği nedeniyle, kandaki şeker oranı kontrolsüz bir şekilde artar . Bunun nedeni, pankreasın bazı nedenlerle yeterince insulin üretememesi (Tip-1 Diyabet) ya da üretilen insulinin, kandaki şeker düzeyini düzenleyecek nitelikte olmamasıdır. Bu durum, hücrelerin insuline karşı bir direnç geliştirmeleri ve şekerin kandan hücrelere geçemeyarek, kanda aşırı miktarda artması sonucunu ortaya çıkarır (Tip-2 Diyabet). Her iki durumda da kanda şeker oranı artar. Çünkü vücut, şekeri işleyemez. Dışarıdan verilen insulin, pankreasın besin alımından sonra salgıladığı insulin gibi bir işleve sahiptir. Tip-1 diyabetli hastaların, sürekli insulin kullanması gerekir.
Bu direncin nedeni genetik faktörlere bağlı olabileceği gibi, yüksek tansiyona, obeziteye, ağız ve diş hastalıklarına ve kandaki yağ miktarının fazla olmasına da bağlı olabilir. Özellikle karın bölgesindeki fazla yağ miktarı, insuline karşı bir direnç geliştirir ya da insulinin etkisini azaltabilir.
Direnç nedeniyle, kandaki şeker miktarı normalin üzerine çıkar, ancak hücreler enerji için gereksinim duydukları şekeri alamadıklarından, vücut halsizleşir. Tedbir alınmadığında, hiperglisemi/hyperglycemia (kan şekerinin aşırı yükselmesi) başlar.
Yorgunluk, hücrelerin yeterli şekeri alamaması nedeniyle oluşur.
Aşırı idrar yapma (polyuria), en klasik belirtidir. Çünkü kandaki şeker düzeyinin aşırı artması (hiperglisemi) sonucu, hasta fazla şekeri idrar yoluyla atmaya çalışır (glucosurea). İdrarda şekerin birikmeye başlaması üzerine, böbrekler de fazla şekeri kandan atmak için aşırı çalışmaya başlar. Aşırı idrar yapma isteği (polyuria), aşırı su içme isteği (polydipsia) ile birlikte, özellikle geceleri görülür.
Daha fazla sıvının atılmaya çalışılması ise susuzluğa (polydipsia) ve ağız kuruluğuna neden olur.
Buna bağlı olarak, kronik böbrek sorunları yaşanabilir.
Bir başka olumsuz etki de, vücudun savaşacak gücünün kalmaması nedeniyle enfeksiyonların oluşmasıdır. Diyabetli hastalarda en çok görülen enfeksiyonlar, sistit ve mantar enfeksiyonlarıdır. Bunlara bağlı olarak, kapanmayan ya da özellikle ayaklarda oluşan yaralar sayılabilir.
Düzenli olarak tedavi edilen Tip-2 diyabetli kedilerin, belli bir süre sonra insuline ihtiyaç duymadan, diyetlerine dikkat edilerek, normal hayatlarını sürdürebildikleri de görülür (örneğin Tarçın).
Dikkat edilmesi gereken konular
• Kedide yukarıdaki belirtilerden birkaçının görülmesi halinde, derhal kan tahlilleri yapılmalı, diğer değerlerin yanısıra kan şekeri düzeyi, açlık ve tokluk olmak üzere, günün belirli saatlerinde kontrol edilmelidir.
• Kan şekeri ölçümleri, veteriner tarafından kol ya da boyun damarlarından alınan kan ile yapılırken, aynı anda kedinin kulağından alınacak kan örneği, bir el cihazında (glucometer) da ölçülmeli, her iki sonuç arasındaki fark (biri diğerine bölünerek), daha sonra evde yapılacak ölçümlerde referans değeri olarak saklanmalıdır (kulak kan sonucu bu rakam ile çarpılarak, gerçek kan şekeri değeri bulunur).
• Kusma nedeniyle süratle kilo kaybı meydana geleceğinden, beslenmesine özel olarak dikkat edilmeli, mutlaka zorla da olsa beslenmelidir.
• Konuyla ilgili olarak, yurt dışı ve içindeki diyabetik kedi sahipleri tarafından kurulmuş olan siteler, yakından takip edilmeli, diyabetik kedi sahipleri birbirleri ile görüş alışverişinde bulunmalıdır.
•Tedavi sırasında, veterinerle uyum içinde yapılan işbirliği çok önemlidir. Bu nedenle, kedi sahibi kadar, veteriner de görüş alışverişi ve işbirliğine açık olmalı, konuyla ilgili kaynaklara başvurmaktan çekinmemelidir.
Favori olarak ekle (31) | Alıntı Yap | Görüntüleme sayısı: 8360
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. |
||||
| Son Güncelleme ( 20 11 2009 ) | ||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|

















Yorum yazın
