| Diyabetik Kedilerimizin Beslenmesi ve w/d Mamalar |
|
| Yazan H. Fatoş (GÜR) AKINOĞLU | ||||
| 16 07 2008 | ||||
|
Bir süredir hastalıklarla ilgili başvurular nedeniyle diyabetik kedilerimizi ihmal ettik. Bu arada özellikle beslenmeleri ile ilgili pek çok soru geldi. Bu yazıda, o soruların bir kısmını açıklamaya çalıştım. Sorularınız olursa, hemen yazın, hemen cevaplamaya çalışalım
.
Diyabet ve başka hastalıklar ve beslenme
Çok su içme, çok idrara çıkma, halsizlik, kilo kaybı vb.
gerekçelerle tetkikleri yapılan ve kan şekeri yüksek çıkarak diyabet teşhisi konulan kedilerin
beslenmesi çok önemlidir. Çünkü bu kedilerin yedikleri mama miktarı kadar
içeriği de kan şekerini yükselten önemli bir faktördür. Ancak diyabetik bir
diyete başlamadan önce, kedinizde böbrek yetmezliği, böbrek hastalığı,
pankreatit, karaciğerle ilgili bir rahatsızlık veya karaciğer yetmezliği,
bağırsak hastalığı, böbrek ya da idrar yollarında kristaller vb.
hastalıkların olmadığından veya olduğundan, tetkikler sonucunda iyice emin
olmalısınız. Eğer bu hastalıklardan biri varsa, beslenmesini öncelikle bu
hastalığa uygun olarak yapmalısınız. Diyabetik
beslenme, daha sonra düşünülmelidir. Zira bu hastalıkların sonucunda da kan
şekeri yüksek çıkmış olabilir. Öncelikle bu hastalığa uygun bir diyetle
besleyip, gerekli tedaviyi alırken, bir yandan da kan şekeri kontrol altında
tutulmalıdır.
Burada dikkat edilmesi gereken bir başka husus, kedilerin
beslenme konusundaki hassasiyetleridir. Zira çok hasta olmasına rağmen, bir
kedi hastalığına uygun olan yeni beslenmeyi/diyeti reddedebilir. Özellikle
böbrek hastalıklarında önerilen düşük proteinli daha doğrusu eser miktardaki proteinle
hazırlanmış mamalar, kekremsi tadlarıyla kedinlerin damak tadına uygun
değildir. Bu nedenle, eski diyeti çok yavaş ve kademeli olarak azaltılırken,
yeni diyet içine çok küçük miktarlarda katılarak yeni tadla
tanıştırılmalıdırlar.
Yaş mama ile beslenen kedilerde bu uygulama daha kolay
olurken, kuru mamalarda aileler büyük güçlükler yaşamaktadırlar. Bizler bunun
aşılması için, kedilerin bu geçiş döneminde alıştığı kuru mamanın içine yeni
diyetin konserve formatının azar azar katılmasını, ona alışırken, yeni kuru
mamanın bir kaç tanesinin bir havanda dövülerek, bu karışımın içine
serpiştirilmesini, böylece yavaş yavaş yeni kuru mamanın tadına da
alıştırılmasını öneriyoruz. Bir süre sonra, eski kuru mama tamamen kesilecek,
yeni kuru mama ve konserve mamaya alışacak, daha sonra da yeni kuru mamasını
yemeye başlayacaktır. Ancak bu süreçte hiç acele edilmemesi, miktarların çok küçük tutulmasına dikkat edilmesi
önemlidir.
Tekrar vurgulamakta yarar vardır ki: bu süreçte kan şekeri
sürekli kontrol edilecek ve insulin gerekli görüldü ise dozlar çok dikkatle
ayarlanacaktır. Unutmayalım, yüksek şeker ile çeşitli tahribatlara rağmen
yaşayabilir ama ani bir düşüşte kedinizi kaybedebilirsiniz.
Diyabetik diyet konusunda iki yaklaşım vardır:
Bazı kedilerin diyabeti birinci diyet ile kontrol altına
alınabilirken, diğerleri ikinci tür diyet ile olabilir. Bunda, diyabetin ya da
daha doğru bir deyişle, yüksek kan şekerinin yanı sıra mevcut diğer bir
hastalık etkendir. Bir başka önemli nokta da, yüksek seyreden kan şekeri,
kedinin metabolizması ve seçilen diyet ile bağlantılı olarak ani bir düşüş
gösterebilir. Dolayısı ile, bütün kediler için aynı tür beslenmenin dayatılması
mümkün değildir.
Yüksek Proteinli Beslenme
Geçmişte veterinerler tarafından yüksek karbonhidratlı
diyetler önerilirken, son yıllarda önerilen yüksek proteinli diyetler
ile pek çok kedinin sağlığına kavuştuğu görülmektedir. Bu tercihin bir nedeni
de, kedilerin etçil oluşu ve doğadaki beslenmelerinin hayvansal proteinlere
dayanmasıdır. Özellikle konserve mama veya yaş ev mamasına dayalı bu beslenmede
protein, daha uzun süreli enerjiye dönüşmektedir. Kedi sahiplerinden alınan
geri bildirimlerde, bu beslenme ile insulin gereksiniminin daha kısa sürede
azaldığı belirtilmektedir ki, benim Tarçın’ımda
da böyle bir sonuç aldık. Keyifle yazıyorum: Tarçın’ın artık insulin
gereksinimi kalmadı. Sadece
diyetine dikkat ederek sağlıklı yaşamasını sağlıyoruz. Çeşitli etkenlere bağlı
olarak zaman zaman iniş-çıkışlar yaşasak da, Tarçın artık diyabetle birlikte yaşamayı öğrenmiş, sağlıklı bir
kedidir. Ancak bu mamalar, yukarıda saydığımız hastalıklar söz konusu olduğunda
iyi sonuç vermeyebilir. Zira bu formatta hazırlanmış mamaların içindeki yağ ve
fosfor oranları, böbrek ve karaciğer hastalıklarında sorun yaratabilir.
Bu yaklaşımla piyasaya sunulan hazır mamalar (yaş ve kuru mama):
Yüksek Karbonhidratlı Beslenme
Geçmişte çok daha fazla önerilen ve uygulanan bu
yaklaşımın esası, nişastanın şekere dönüşümünü yavaşlatmak için, diyetin içine
çözünebilir lif eklenerek, yüksek karbonhidrat ve düşük yağ oranlarını içeren
bir beslenme hazırlamaktır.
Bu beslenme tarzına uygun olarak hazırlanan mamalar:
Ev Mamaları
Artık pek çok kedi sahibi, kedilerini yukarıda bahsedilen
özelliklere uygun olarak hazırlanan içeriklerdeki mamalarla besliyor. Mamalara
katılan tahıl miktarları, karbonhidrat miktarını belirler. Lif ve vitamin -
mineral desteği için de, sebze vb. katkılarla çeşitlendirilirler. Sitemizin Ev Mamaları bölümünde, içeriğindeki
malzemeleri kedinizin gereksinimlerine göre ayarlayacağınız onlarca ev maması
tarifi bulabilirsiniz.
Ülkemizde de artık diyabetik mamalar bulunmakla birlikte, veterinerlerimizin
çoğu, w/d mamayı önermektedir. Oysa yukarıda da açıklandığı üzere, eğer kediniz
çok kilolu ise, obeziteye bağlı olarak gelişen bir kan şekeri yükselmesi ile
karşı karşıya olabilirsiniz. Ya da yine metabolizmayı yavaşlatan ve kiloya
neden olan hormonal vb. bir başka hastalıkla. Bu mamayı kullanarak, kilosunu
kontrol eder, bir yandan da şekerini kontrol altında tutabilirsiniz.
Ancak diyabet ya da bir başka nedenle zaten aşırı kilo
kaybetmiş kediniz için, düşük karbonhidratlı bu diyet uygun olmayacaktır. Kedinizin
kan şekeri kontrol altında tutulurken, yavaş yavaş kilo da almasını sağlamanız
gerekir. Zira kedilerde kilo kaybı, bazen beklenmedik şekilde sonuçlanabilir.
Kediniz yemeyi kesmişse, onu zorla da olsa mutlaka beslemelisiniz. Bunun için
de, diyetinin içeriğini çok iyi, dengeli ve bilinçli bir şekilde ayarlamalısınız.
Ev maması hazırlıyorsanız, yüksek kaliteli hayvansal proteinleri tercih
etmelisiniz.
Bu konuyla ilgili ayrıntılara daha sonra tekrar
değineceğiz. Koca bebeklerimize geçmiş olsun, sağlıklı yaşasınlar!
Favori olarak ekle (0) | Alıntı Yap | Görüntüleme sayısı: 2028
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. |
||||
| Son Güncelleme ( 03 08 2008 ) | ||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|








.


Yorum yazın
