Tavsiye Edin ki...
Şeker Kedilerimiz

sekerkedilerimiz1.gif

KEDİLERDE DİYABET
Ana Sayfa
Sıkça Sorulan Sorular
Flaş Haberler
Önemli Haberler
Resim Albümü
Video Albümü
Arama
Linkler
İletişim
Tavsiye Edin
Sitemizdeki Bilgiler

 

Sitemizde yer alan bilgiler, yazarlarımızın yaşadıkları üzerine yaptıkları araştırmaların sonuçlarıdır. Ancak diyabetikkedi.com sitesi, çalışmaların içerdiği bilgilerin tüm hastalara uygulanabilirliği konusunda hukuki bir güvence vermez.

 

Sitemizde yayımlanan makaleler, bilgi amaçlı olarak kaleme alınmış olup, mutlaka veterinerlerimiz ile birlikte uygulanmak üzere hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin, veterinerleri ile görüşmeden, makalelerin içindeki bilgileri kendi başlarına uygulamamaları gerekir.

 

Çalışmaların telif hakkı, tamamen yazarlarına aittir. Eserler, sahiplerinin izni olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz, kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.  

www.tekcatimiz.info

Ziyaret Sayacı

Kimler Online
Şu anda 2 ziyaretçi çevrimiçi
RSS
Web Hizmeti

Desigraf

Bilişim Hizmetleri

Giriş Formu





Şifremi unuttum !
Siz de bize katılır mısınız ? Kayıt Olun
El Emeği Göz Nuru

Yazarlarımız

 

 

 

 

 

  

 

 

 

Çizerimiz

Beslenme

Sağlık

Kedili Yaşam

Eğitim

En Popüler Yazılar
Bugün Aile Arayanlar
ailearayanlargif.gif
Üyelerin Son Yorumları
Mahzun 19 yaşında ve uzun zamandır ...
02/04/10 14:27 Devamı...

Çok sevindim:))) İnşallah Mahzun en...
02/04/10 14:25 Devamı...

ah Fatoş Hsnım, ağlaya ağlaya bakt...
02/04/10 08:06 Devamı...

Evet uzun zamandır hasta. Hatta geç...
01/04/10 22:34 Devamı...

Fatoş Hanım Mahzun nasıl oldu..Uzun...
01/04/10 22:24 Devamı...

www.diyabetikkedi.com www.diyabetikkedi.com - Kedilerde Böbrek Hastalıkları
Kedilerde Böbrek Hastalıkları Yazdır
Yazan Ertan İĞNELİ   
12 01 2009

Kediler de sıkça görülen bu durum üzerine, yabancı kaynaklardan derlediğimiz bu yazıyla size yardımcı olmaya çalışacağız.

 

 

Bizler, yardımımıza ihtiyaç duyan pisilerimizin yaşamını uzatamayabiliriz ama gerektiği şekilde ilgilenerek, onların yaşam kalitesini yükseltebiliriz.

Kronik Böbrek Yetmezliğinden Ne Anlıyoruz?

Böbrek yetmezliği, böbreklerin görevlerini tam olarak yerine getirememesi sonucu gelişir. Bunun en açık göstergesi, hastanın kanında üre ve kreatinin gibi bazı zararlı maddelerin artmasıdır.

Böbrekte bulunan yaklaşık 200.000 (bazı kaynaklarda 1 milyon) küçük nefron, zararlı maddeleri ortadan kaldırır ve vücudumuzdaki su ve elektrolit düzenlemesini yapar.  Eğer bu nefronlar ölmeye başlarsa, vücudumuzdaki zararlı maddelerin atılması ve elektrolitlerin çalışmasını, düzenli olarak yerine getiremezler. Bunun sonucunda da kronik böbrek yetmezliği oluşur. Atılması gereken bu maddeler, vücutta toplanmaya başlar. Bu da zehirlenmeye yol açar. Çünkü böbrek, artık bu temizleme-filtreleme işini yapabilecek güçte değildir. Böbreğin bozulmaya başlaması, kansızlık ve yüksek tansiyona yol açar.

Hasta bir kedinin böbreği, idrar biriktirme yeteneğini kaybeder.  Daha çok su içmesine karşın, idrar miktarı azdır. Bu, böbrek hastalığının ilk işareti sayılabilir.

Bazı durumlarda da, kedinin tüylerinde aşırı yağlanma oluşur ve bakımsız gibi görünür.

Çok sık kusmalar da, diğer semptomlar arasındadır.

Ağız kokması ve aşırı kilo kaybı, tepkisizlik ve davranış bozuklukları (sinirlilik, korku, huzursuzluk v.b.) gibi durumlar da, hastalığın ilerlemiş halleridir.

 

Nedenleri ve riskleri

  • Böbreğin eski fonksiyonlarını yerine getirememesi,
  • Kalıtım: Belirli cins kedierde, bu hastalığın erken yaşlarda ortaya çıkması,
  • Bakteriyel enfeksiyon,
  • Beslenmeye bağlı olarak ortaya çıkması.

 

Böbrek  fonksiyonlarındaki rahatsızlıklar, genel olarak yaşlı kedilerde görülür. Çünkü ev kedileri, diğerlerine oranla daha çok yaşama şansına sahiptirler. Burada en önemli etken, ev kedilerinin doğal beslenmeleri için gerekli olanların dışındaki besin kaynakları ile yanlış beslenmeleridir. Örneğin sindirimi güç bir besin olan soya ve bitkisel proteinle beslenmeleri.

Hastalıkla ilgili bir şüpheye düştüğümüzde, önce veterinere başvurmamız gerekir. Zira böbrek fonksiyonlarının yetersizliği, çok ciddiye alınması gereken bir konudur.

Doğru tedavi, çok sayıda semptomu kontrol altına alınabilir hale getirir ve kedinin yaşam kalitesini yükseltir. O halde konuyu daha derinlemesine inceleyelim.

 

Kronik ve Akut Böbrek Yetmezliği Arasındaki Farklar

Böbrek yetmezliği, kronik ya da akut olabilir.

Kronik böbrek yetmezliği, böbreğin artık eski işlevini göremeyecek biçimde fonksiyonlarını kaybetmesidir. Bu durum, kedide tam vaktinde gözlenemeyebilir ve hastalığın sinyalini erken almak zordur.  Bu, hastalığın yaklaşık yüzde 70 oranında ilerlemesi durumunda ortaya çıkar ve hastalığın semptomları görülmeye başlanır.

Buna karşın akut böbrek yetmezliği, böbrek fonksiyonlarının aniden iflas etmesidir. Kedilerdeki akut böbrek yetmezliğinin temel nedenleri arasında bulaşıcı hastalıklar, travma, zehirli yiyecekler (örn: Etilen glikol/antifriz) sayılabilir. Akut böbrek yetmezliği, ciddiye alınması gereken bir durumdur, çünkü hızlı bir biçimde ölüme yol açabilir. Bu durumda veterinerin acil müdahalesi kaçınılmazdır. Eğer böbrek ileri derecede zarar görmemişse, durumu eski haline getirmek olasıdır. Bu da, erken ve iyi bir veteriner müdahalesi ile olasıdır.

 

Kronik Böbrek Yetmezliğine  Neler Yol Açar?

Kronik böbrek yetmezliğinin çeşitli nedenleri olabilir. Ama genel etkenler yaşlılık, genetik, iklim ve hastalıklar, böbrek yetmezliğine uygun ortamlar sağlar.  

Son yıllarda kronik böbrek yetmezliğini tetikleyen nedenler arasında dikkatler yüksek tansiyona, düşük potasyum oranına, diş hastalıklarına çevrilmiştir.

Çalışmalar, belirli bir kedi ırkının diğerlerine göre daha yüksek risk altında olduğunu göstermiştir.  Bu ırklar arasında Maine Coon, Abessinier, Siam, Rus Mavisi, Burmesen ve Balinesen sayılabilir.

Bütün yaşlarda ortaya çıkması olası olan bu hastalık, yaşlı kedilerde daha çok gözlemlenmistir. Yine diyete yönelik beslenme ile, ev kedilerinin diğerlerine göre çok daha uzun yaşadığını göstermiştir.

Potasyum yetersizliği:

Düşük potasyım seviyesi, kronik böbrek yetmezliğinin nedeni ve göstergesi olabilir. Bazı veterinerler bunu saptayabildiklerinde, hemen normal düzeye getirmek için beklemek yerine, takviye potasyum verirler. Bunun kronik böbrek yetmezliğinin ilerlemesini (belki) durdurabileceğini düşünmektedirler. Böbrek yetmezliği olan bir kedi, potasyum yetersizliğini kendi kendine ayarlayamaz. Tabii ki bu da, veteriner kontrollerinden sonra saptanabilecek ve verilecek bir karardır.

Diş hastalıkları:

Kedilerin yıllık ağız, diş, dişeti kontrollerinin yaptırılması tavsiye edilen bir durumdur.  Diş taşlarının ve dişlerinin temizlenmesi, kedinin sağlıklı olmasına yardımcı olacaktır. Ağzın içinde diş hastalığından kaynaklanacak bir bakteriyel oluşum, kronik böbrek yetmezliğini de beraberinde getirecektir. Birçok kedi sahibi, böbrek yetmezliğinin sağlıksız dişle hemen ya da kısa bir süre sonra ortaya çıktığını söylemiştir. Bunun için:

  • Herhangi bir diş sorununda, müdahale  öncesi ve sonrası kan değerlerinin ölçümü, ortaya çıkması olası bir böbrek yetmezliğini önleyecektir.
  • Diş doktorunun müdahalesinden sonra, verilecek olan serum konusunda doktor ile konuşularak, böbreklere baskı yapmayacak bir yol seçilmelidir.
  • Kedinin çenesine yapılacak bir müdahalede, olası bakteri durumuna karşı antibiyotik verilmesi konusu da, doktor ile konuşulmalıdır.

Yüksek tansiyon:

Böbrek ile yüksek tansiyon arasındaki ilişki, biraz karışıktır. Böbrekler, kan basıncının düzenlenmesi konusunda etkili bir  rol oynarlar. Bu nedenle, yüksek tansiyon da böbreklerin iflasında  büyük bir rol oynar. Yüksek tansiyon, aynı zamanda nefronlara baskı yaparak, onların çok yüksek kapasite ile çalışmasına neden olur. Böylece kronik böbrek yetersizliğinin bir süre saklanmasını sağlarlar.

Aşılar:

RCP grubunda adlandırılan aşılarla, kedilerdeki kronik böbrek yetmezliği arasında doğrudan bir ilişki saptanmıştır. Bu konudaki İngilizce doküman için, aşağıdaki linkten yararlanabilirsiniz.

http://www.geocities.com/~kremersark/acvim_3_2002.html

Tiroid bezinin aşırı çalışması:

Tiroid bezlerinin aşırı çalışması, orta yaşlı ve yaşlı kedilerde görülür. Bu aşırı çalışma, böbreklerdeki kan akışını yükseltir. Bu akış, var olan kronik böbrek yetmezliğini gizleyebilir. Kediler üzerine yapılan çalışmalar göstermiştir ki, yüksek oranda tiroid bezinin fazla çalışması ile ilgili olarak yapılan tedavi (hangi yolla olduğu önemli değil), kronik böbrek yetmezliğine yol açabilir. Bu nedenle, tiroid bezi tedavisi gören kedilerin böbrek kontrolleri de düzenli olarak yapılmalıdır.

Yaşlılık

Kronik böbrek yetmezliği, yaşlı kedilerde en çok ölüme yol açan hastalıktır. 7 yaşını geçmiş bütün kedilerde, bu hastalığa yakalanma riski çok yüksektir. Bu yaştan sonraki kedilerde yıllık rutin kontrolleri (kan ve idrar testleri, tansiyon) yaptırmak gerekir. Erken teşhisle, doğru bir diyet (gerekli hallerde) ve serum (Hydration) tedavisi,  kedilerin uzun zaman mutlu bir şekilde aktif hayatta olmalarını sağlar.

 

Kronik Böbrek Yetmezliğinin Belirtileri

Kliniklerde yapılan testlerle, kronik böbrek yetmezliği kesin olarak saptanabilir. Bazı semptomlar ve davranışlar da, kedilerdeki böbrek yetmezliğinin işaretleri olabilir. Bunlar gözlemlendiğinde, kedi hemen teste tabi tutulmalıdır.

Bu semptomlar, şunlar olabilir:

Aşırı susama, fazla miktarda çişe çıkma, iştahsızlık, bulantı, kusma, kilo kaybı v.b.

 

Teşhis

Bazı hastalıklar vardır ki, bunlar da kronik böbrek yetmezliğiyle aynı semptomları gösterirler. Bunun için tek yol, yani sağlıklı bir teşhise giden yol, veterinerde test yaptırmaktır. Bir idrar analizi, bize birçok şeyi gösterebilir. Kan testi de, kreatin yoğunluğunu ve diğer değerleri gösterir. Kedimiz,  tam bir kontrolden geçirilmelidir (kan değerleri: kreatinin, fosfor, natrium, potasyum). Kreatininin yüksek çıkması, bize böbreğin iflasının habercisi olabilir.

 

Tedavi

Kronik böbrek yetmezliğinde iyileşme şansı yoktur.  Ama hastalık uzun zaman kontrol altına alınarak, kaliteli bir yaşam sürdürülebilir. Burada temel öge, zararlı maddelerin kontrol altına alınmasıdır. Geride kalan nefronların, bu maddeleri atması yeteneği zorlaşmıştır artık. Ancak böbreğin yüzde 30 kapasite ile çalışması bile, böbreğin işlevini yerine getirmesi için yeterlidir. İlk semptom kendini gösterdiğinde tedaviye başlamak, çok önemlidir. Yapılması gereken acil tedavi, ilaç ve diyet besinlerin kombinasyonundan oluşacak bir tedavidir.

İlaçlar, damarları genişletip kan basıncını  düşürerek, kanın hızlı akışının böbreklere zarar vermeden gerçekleşmesini sağlarlar. 

İngiltere, Hollanda ve ABD'de diyalizin yanı sıra böbrek nakli de gerçekleştirilebiliyor ancak bu iyileşme için değil, sadece tedavi amaçlı olarak yapılıyor.

Yüksek değerler, bize hastalığın bulunduğu aşama hakkında bir bilgi verebilir. Veteriner, bu sonuçlar karşısında kedimiz için, hastalığın hızlı ilerlemesini engelleyecek bir diyet listesi verebilir. Bu diyet, azaltılmış protein içerecektir.  Bu da böbreğin, daha az atılması gereken salgı üretmesi demektir. Ardından, kedinin hangi yüksek değerdeki proteini  (Soya değil) atabileceği saptanır.

Tuz ve fosfor yönünden fakir yiyecekler (böbrek diyetindeki tedavi de göz önüne alınarak), böbreğin daha fazla zarar görmesi engelleyecektir.

Mutlaka dikkat etmemiz gereken bir başka husus şudur: taze suyu her zaman hazır tutun.

 

Tavsiye

Kronik böbrek yetmezliği, tedavisi olmayan bir hastalıktır. Ama asıl soru şurada yatar: ne kadar uzun ve ne kadar yüksek bir yaşam kalitesiyle kedimiz  yaşayacaktır? İyi bir tedavi ile, kedimizi aylarca hatta yıllarca yüksek bir yaşam kalitesiyle yaşatabiliriz.

İlaçlar, böbrek diyeti ve serum tedavisi yanı sıra, aşağıdaki hususlara da dikkat edilmesi gerekir.

  • Aşırı susama
  • Bulantı
  • Kusma
  • Tükürük
  • Susuzluk
  • Gastrit
  • Kabızlık
  • İştahsızlık
  • Kilo kaybı
  • Kas zayıflaması
  • Zayıflama
  • Basık tüyler
  • Ağız kokusu (amonyak kokusu gibi)
  • İsteksizlik
  • Yorgunluk
  • Depresyon
  • Ağızda çıban, yara
  • Kramp
  • Vücut ısısının düşmesi
  • Koma (son durak)

(Aşağıda web adresi olan bu çeviriyi, elimden geldiği kadar özenle yapmaya çalıştım. Elbette ki hatalarım olabilir. Sonuçta tıp, uzmanlık alanım değil. Bu anlamda yukarıdaki bilgileri ön bilgi olarak sunup, doğrusunu veterinerlerin söyleyeceğini de biliyorum).

http://www.loetzerich.de/Gesundheit/Nierenerkrankungen/nierenerkrankungen.html

Faydalı bir başka link:  

http://www.heska.com/erd/index.asp

 

 


Favori olarak ekle (0) | Alıntı Yap | Görüntüleme sayısı: 4053

  Yorumlar (6)
RSS yorumları
 1 Yazan Zeynep, 13-01-2009 12:16
Sn İğneli aramıza hoşgeldiniz. Çoğaldıkça daha güçlü olup,küçük canlarımıza daha yararlı oluyoruz.Ta oralrdan bizidesteklediginiz için teşekkür ederiz. Yazılarınızın devamını bekliyoruz.
 2 Yazan Bu e-posta adresi spam botlar tarafından korunmaktadır, Görüntülemek için JavaScript açık olmalı. , 13-01-2009 15:33
Değerli bilgileriniz ve desteğiniz için çok teşekkür ederiz Ertan Bey. Neredeyse bir yıldır kedilerimden birinin göz tedavisi için hergün veterinere gidiyoruz. Bu dönemde en çok gözlemlediğim, böbrek yetmezliği nedeniyle gelen kedilerin çokluğu:((. 8 - 12 yaş arasında sanıyorum bu hastalık daha çok ortaya çıkıyor ve uygulanan tedavi hepsi için aynı. Protein kısıtlamasına gidiliyor, ilaçla birlikte bol serum veriliyor hepsine. Sürekli kan testleri yapılıyor ve değerlerine göre seruma devam ediliyor. Yabancı kaynaklarda, özellikle üniversite hastahanelerine girdiğimizde böbrek yetmezliği çeken hastaların hiçbir şekilde kuru mama ile beslenmemesi öneriliyor. Oysa bizdeki tedavi k/d yaş veya kuru mamalarla oluyor. Kediler bu mamayı sevmiyorlar ve bu yüzden yememekte direniyorlar. Bu yüzden kısa sürede ciddi kilo kaybı yaşıyorlar ve buna bağlı olarak dirençleri de düştüğü için her türlü hastalığa açık hale geliyorlar:(
 
Bu tür tedavi gören kedilerde gözlemlediğim en çarpıcı nokta, aldıkları bol serumla birlikte böbrek değerleri düzelmeye başlasa da nefes darlığı, kalp yetmezliği gibi bambaşka nedenlerle kaybedilmeleri:((. Bizde uygulanan tedavi ile iyileşen kedi hiç görmedim. Kayıplarının ardından söylenen, biz yaşamını şu kadar ay uzattık oluyor. İnsan ister istemez böbrek yetmezliğinin geri dönüşümü yok mudur diye düşünüyor ki ben bunu kabul edemiyorum. Mutlaka geri döndürülmeleri için bir tedavi yolu olmalı ama acaba nedir? Holistik tedavide, bu tür hasta kedilerin protein ağırlıklı beslenmeleri öneriliyor ama bu da böbreklere fazla yük bindireceği için aşırı yorması demek ki, mantıken doğru bir yöntem olmamalı.  
 
Almanya'da nasıl bir tedavi uygulanıyor, bizi bilgilendirmeniz mümkün mü acaba? Alternatif tedavi yöntemleri nelerdir?
 3 Yazan H.F.G.A, 13-01-2009 15:45
Sevgili Fulya Hn., yorumunuzu okuyunca çok sevindim. Sanırım Ertan Bey bu sorunuz için çalışmaya başlayacaktır. Ama ben de son haftalardır okuduğum bir bilginin çok kısa bir özetiniburaya aktarayım. Son araştırmalar, böbrek hastası kedilerin beslenmesinde hayvansal proteinin miktarının değil, kalitesinin çok etkili olduğunu ortaya koymuş. Böbrekler, aslında bitkisel proteinler nedeniyle (soya ve mısır) çok fazla yoruluyor. Oysa kaliteli hayvansal proteinler, metabolizmanın sağlıklı devamı için çok gerekli. Böbreklerin sadece %30'unun çalışması bile kaliteli bir yaşamın idamesi için yeterli görülüyor. Ben bunu Tarçında bizzat yaşadım. k/d'ye geçtikten sonra yaşam kalitesi gözle görülür biçimde düştü. Yerinden kalkmaz oldu. Bacakları titremeye başladı. Ne olursa olsun diyerek çiğ ete başladıktan sonra, cin gibi oldu. BU hafta kan testlerini yaptıracağım. Bakalım nasıl bir tablo ile karşılaşacağım? Ama gözlemlerim, onun daha iyi olduğu yolunda. En kısa zamanda okuduklarımı siteye koymaya başlayacağım. Sizlerle paylaşmak ve tartışmak için.
 4 Yazan Ertan İĞNELİ, 14-01-2009 13:20
Sizin icin arastirdim. Bunlardan biri Homeopatik (Yun.) tedavi. Homeopatik tedavi: Fazlasi alindigi takdirde ayni hastaligi meydana 
getiren ilaci cok kücük dozarla vermek süretiyle hastaligin gecirilmesi. 
Ayrica web sayfalarinda kedilerine kendi tedavilerini uygulayarak uzun yasamasini saglayan örneklerden biri de su: 
Evde kemigiyle birlikte tavuk gögsünün pisirilip kücük parcalara bölünmesi, icine 3 cesit sebze (Brokoli, kabak ve havuc) ilave ederek püre haline getirilmesi ama en önemlisi icine vitamin ve mineallerin katilip besinin güclendirilmesi. Icine ayrica kemik unu eklenmesi. 
Böylelikle elde edilecek yaklasik 1 kg.lik mamanin porsiyonlar haline getirilip derin dondurucuda saklanmasi mümkündür. 
Ayrica hergün yeteri kadar C vitamini mamaya eklenmelidir. Kaybedilen mineralleri tekrar kazandirmak icin de sabah ve aksam mamalarina 
(Konuyla ilgili dükkanlardan almak yoluyla) yarim cay kasigi eklenmelidir. Bu tedaviyi uygulayan yüksek oranda proteinin de verilmesini söylüyor. 
Yine bu beslenme sonrasi kedisinin degerlerinin stabil duruma gelmesi disinda normal degerlere geldigini de ekliyor. 
Disaridan alinacak mama-yemlerin de kaliteli olmasi gerektigini belirtiyor. Kedisinin 18,5 yasina kadar yasadigini ve böbrek hastaligindan 
ölmesini beklerken kalpten öldügünü de belirtiyor.
 5 Yazan Bu e-posta adresi spam botlar tarafından korunmaktadır, Görüntülemek için JavaScript açık olmalı. , 16-01-2009 08:32
Ertan Bey cok tesekkurler, bunlar son derece değerli bilgiler. Eminim ki bu hastalıkla mücadele eden pek çok kişiye ışık tutacak ve yeni bir umut olacaktır. Hastalıkta yüksek protein verilmesi kafalarımızı bir hayli karıştırsa da protein kısıtlamasının sonuçları da ortada ne yazık ki.
 6 Yazan Bu e-posta adresi spam botlar tarafından korunmaktadır, Görüntülemek için JavaScript açık olmalı. , 16-01-2009 08:38
Fatoş Hn. Tarçın'ın rahatsızlığıyla mücadele ederken bunları da bir taraftan bizlerle paylaştığınız için size sonsuz teşekkürler. Ertan Bey'e de yazdığım gibi kafalarımız gerçekten çok karıştı ama bu bir çıkış yoluysa korkunç bir hata yapılıyor demektir protein kısıtlaması ile.

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Son Güncelleme ( 12 01 2009 )
 
< Önceki