Şeker Kedilerin Kulaktan Kan Alma Deneyimleri

MESTAN’IN DENEYİMLERİ : Bizler; veteriner veya sağlık uzmanı değiliz. Gerek aşağıda anlatacaklarım, gerekse bu sitede köşe yazarları tarafından kaleme alınmış bilgiler sadece bizim yaşadıklarımız ve deneyimlerimizdir. 

Gerekli Malzemeler Nelerdi ? 

Glukometer:

İnsan için üretilmiş kan şekeri ölçüm cihazlarıdır. Birçok markada birimler mg/dl veya mmol/L ‘ ye ayarlanabilmektedir. Ülkemizde mg/dl birimi kullanılmaktadır. Cihazlar, insan kullanımı açısından çok pratik olmakla beraber kan miktarı, kanın emdirilmesi vb. nedenlerden dolayı kedilerde kullanımı her marka için pratik olmayabilir. Biz birkaç marka denedikten sonra Accu-Chek marka şeker ölçüm cihazında çok rahat ettik. Bu tür cihazlar 70-100.-YTL arası bir fiyata edinilebilir. 

Ölçüm Çubukları: Hangi marka şeker ölçüm cihazı kullanılıyorsa, aynı markanın ölçüm çubukları kullanılıyor. Her kutuda ortalama 50 adet çubuk bulunmaktadır. Bir kutu 30-60.-YTL civarındadır. 

Delme Makinesi: Her tür markayı kullanmak mümkün, fiyatları 10-20.-YTL arasındadır. Delme basınçları çoğunlukla beş kademelidir. 

Biz nasıl glukoz ölçüyorduk ? 

Çaydanlıkta kaynamaya yakın ısıtılmış suyu, temiz bir el havlusunun (15×15) üzerine hafif nemlendirecek şekilde döküyordum, bu işlem havlunun ısınması için gerekliydi. Nemli, ılık havluyu çoğunlukla doğrudan bazen hışırtısız bir naylon torbanın içine yayarak Mestan’ ımın uygulama yapacağım kulağına yakın bölgelerinde, başında ve özellikle kulağında gezindirip aynı zamanda hafif ovalama hareketleri yapıyordum. Bir diğer elimle de Mestan’ ımı okşamayı, sevmeyi ihmal etmedim. Delme makinesinin ayarını 1 veya 2’ de tuttum, daha yüksek kademeleri denediğimde, iğnenin kulağın bir yüzeyinden girip diğer yüzeyinden çıktığını gördüm. 

Kulağı gözleyip, kulak çevresinde incecik damarların belirginleştiğini fark ediyordum. Biz, uzun tüylü olduğumuzdan delme bölgesini kulağın iç yüzeyi olarak belirlemiştik, daha kısa tüylü kedilerde kulağın dış yüzeyinin de delinebileceğini düşünüyorum. Bir parça pamuk alıp, dört parmağım+pamuk+kulak+başparmağım olacak şekilde tutuyordum Mestan’ ımın kulağını. Kulağın çevresinde, üst bölgelerde gördüğüm incecik kan damarını makine ile deliyor, minicik bir kan damlası oluştuysa, kulağı ovalayıp kan miktarını biraz artırıyordum. (Bu arada Mestan’ ımın başını sallamaması, pati atmaması içinde çaba sarf ediyordum. Kan dağılırsa yeniden delmek zorunda kalıyordum çünkü. Zaman içinde oğlum, işlem bitene kadar hareketsiz durmayı öğrendi). 

Ölçüm çubuğunu şeker ölçüm cihazınıza takıp, ekranında kan damlası şeklini gördükten sonra çubuğu çıkarıp, turuncu (bizim kullandığımız marka böyle, diğerlerinde farklı renkler vardır) kısmını kana temas ettiriyordum. Bu işlemi yaparken kanın, turuncu bölgenin ortalarına gelmesine dikkat ettim. Kan, herhangi bir dış kenarına yakın yerlere geldiğinde veya kan miktarının çok az olduğu durumlarda makinenin okuma yapmadığına şahit oldum. Ölçüm çubuğunu tekrar makineye takıp, ekranda çıkan glukoz değerini not alıyor, Mestan’ ımın ölçüm yapılan kulağına antibiyotik pomad sürüyordum.    

Şeker Değerlerini Nasıl Takip Ediyorduk ? 

Kullanılan insulinin tipine (kısa/orta/uzun etkili) göre ölçüm aralıklarını belirlemek gerekiyordu. Glukozu ölçüyor, çıkan değere göre insülin miktarını belirleyip uyguluyor, insülinin en etkili olduğu saatte ve insülinin etkisini kaybettiği saatte tekrar ölçüm yapıyordum.  

Bize değerleri grafikle takip etmek kolay geldiğinden, A4 ebadında milimetrik bloknot satın aldık.  Oordinata glukoz değerlerini, apsise saatleri yazdık. Her ölçümümüzü ve her uyguladığımız insulin miktarını işaretleyerek grafiğimizi oluşturduk. Her bir sayfaya tarih yazdık.  

Şekerdeki iniş-çıkışlardan sonra sapması çok daha az olan grafikleri gördükçe sevinçten havalar uçuyorduk. 

Korkularımız Nelerdi ? 

Makine kullanmasını bilmez iken Mestan’ ımın kulağını delip glukozunu ölçmek benim için imkânsız geliyordu. Makineyi tanıma açısından, ilk denemelerimi kendi parmağımda, sonra yakınlarımın parmaklarında uyguladım. Ve dönem dönem kendi kan şekerimi ölçmeye devam ettim, olası makine arızalarını test etmekti amacım. 

İlk ölçümlerimde başarısız oldum, bir kerede 5-6 tane çubuğu ziyan edebiliyordum. Korkup, kan alma işinden vazgeçmeyi çok düşündüm. Tekrar denedim, tekrar korktum. Zaman içerisinde gördüm o kadar alışmış ki elim ve tabi ki Mestan’ım, başarısız günlerimizde niye başarısız olduğumuzu bile unutmuşuz. 

Yine ilk zamanlarda bu işlemi, Mestan’ımın da tanıdığı yakınlarımla denedim. Bir süre sonra, tek başıma uygulama cesaretini buldum.  

14.06.2007 

Mestan’ ın Annesi  

 TARÇIN’IN DENEYİMLERİ

Videoyu izlemek için lütfen aşağıdaki resmin üzerine tıklayınız

kulak kani

 

Esin Ozgan

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*