Diyabet Teşhisinde İlk Şok

Kedi Sahiplerini En Çok Endişelendiren Konular

Kedi sahipleri, büyük bir üzüntü ile sonuçları beklerken, kendilerine diyabet teşhisi söylendiğinde, büyük bir şok geçirirler. Bir kısmı bu hastalığın sadece adını duymuştur, bir kısmı ise çevresindeki diyabet hastaları nedeniyle hastalık hakkında fikir sahibi olduklarından, bir kedide bunun nasıl olacağının korkusunu yaşar.

Öyle ya, kedinin kanı nasıl alınacak, nasıl insulin yapılacak, nasıl dozaj ayarlanacak, bu işlerin maliyetinin altından kalkabilecekmiyim? gibi sonsuz sorular gelir akla. Şimdi bunları sırasıyla açıklamaya çalışalım.

Kedim Ölecek mi?

Hayır. Diyabet, ölüm anlamına gelmez. Elbette vaktinde tedbir alınmaz, müdahale edilmezse, koma vb. durumlar olabilir, sonunda ölüme kadar gidebilir. Ama veterinerdesiniz, gerekli tahliller yapılıyor, hastalık tespit edildi ve gerekenler yapılmaya başlandı artık. Şimdi sakinleşip, veterinerinizden sizin yapmanız gerekenleri öğrenmeye başlamalısınız.

Akıldan hiç çıkarılmaması gereken öncelikli konu, diyabetin tedavi edilebildiğidir. En azından çok dikkatli bir uygulama ile şeker düzeyi kontrol altına alınabilir ve diyabete rağmen uzun yıllar, mutlu ve sağlıklı bir yaşam sürdürülebilir.   

Daha Ne Kadar Yaşar? Yoksa Onu Uyutmalı mıyım?

Yukarıda da belirttik. Daha uzun yıllar kaliteli bir yaşam sürdürebilir ve bu sadece sizin, kedinizin ve veterinerinizin sağlam işbirliği ve uygulamalarına bağlıdır. Kedinizin yaşı ileri olabilir ama bu, uyutulması için yeterli bir neden değildir. Gerekenler yapılıp, kalan ömrünün kaliteli geçmesi için çabalamak çok daha doğru bir yaklaşımdır. Şu anda sitemizde de yer alan pek çok şeker kedi ileri yaşlardadır ve başarıyla sürdürmektedirler bu kaliteyi.

Ya Gerçekten Diyabet Değilse?

En önemli konu budur aslında. Kedinizin şeker düzeyinin çok yüksek olması, onun diyabet olduğunu göstermez. Yapılacak kapsamlı tetkiklerle, başka bir metabolik bozukluk ve ona bağlı bir yükselme olup-olmadığı,  kontrol edilmelidir. Bütün kan ve idrar değerleri normal çıkıyor, film ve ultrasonda bir başka anomali tespit edilemiyorsa, bu defa kedinizin son 1 aylık (hatta daha fazla) beslenme ve yaşamsal aktiviteleri gözden geçirilir.

Beslenme alışkanlıklarında farklılık ve yaşamsal değişiklikler, stres gibi faktörlerin varlığı tespit edilemiyorsa, o zaman primer diyabet düşünülür. Diğer faktörlerden herhangi biri ya da birkaçı varsa, şeker düzeyi düşürülürken, bunun zahiri bir yükselme olduğu göz önünde tutularak müdahalede bulunulmalıdır. Bu arada da, bu bozukluk veya faktörleri ortadan kaldırmak için gerekenler yapılmalıdır.

Kan Alınması için Hergün/Günde Birkaç Kez Veterinere Nasıl Geleceğim?

 İlk 2-3 gün, saatlik iniş-çıkışların doğru tespit edilip, şeker eğrisi tespit edilene kadar buna katlanacaksınız. Ama birkaç gün içinde veterineriniz size kan almayı da, iğne yapmayı da öğretecek; kısa bir sürede bilgi alışverişi için görüşür hale geleceksiniz.

Hatta bazı kedi sahipleri daha cesur davranıp, ilk günlerden itibaren bu işlemlere evde başlayıp, işi kolaylaştırabilirler.

Ben Nasıl Kan Alacağım?     

kulak kani İlk gün veterineriniz kedinizin kol ve kulak kanı farkını bulup, gerekli saptamaları yaptıktan sonra, kedinin daha fazla strese girmemesi için, bu görevi size verebilir. Hatta eğer bu işi layıkıyla yaparsanız, çok daha iyi olur. Çünkü kendi ev ortamında kedinizden alacağınız sonuçlar, daha sağlıklı olacaktır. Kan alma ile ilgili ilk bilgiler, Diyabet Teşhisi yazımızda, ayrıntılı bilgiler ve video görüntüleri de Kulaktan Kan Alma sayfamızda verilmektedir. Bu sayfaları birkaç kez okumanızı ve izlemenizi öneririz. 

Ömür Boyu İnsulin mi Yapılacak?

Buna hemen evet ya da hayır denmesi mümkün değildir. Başlangıçtan itibaren çok istikrarlı ve düzenli bir tedavi ve doğru besleme ile birkaç ay ya da 1 yıl sonra insulin kullanımı sona erebilir ya da yaşamı boyunca kullanması gerekebilir.

Hapla Tedavi Edemez miyiz?

Ne yazık ki pek çok hasta sahibinin ve veterinerin bunu denemesine karşın, henüz insulin enjeksiyonu kadar etkili bir hap uygulaması yoktur. Hapı kedinin yapısına uygun olarak doze edebilmek çok zordur. Bu nedenle, Hap uygulaması ile geçirilecek belirsiz zaman yerine doğrudan insulin enjeksiyonuna başlamakta büyük yarar vardır. Sitemizdeki bazı şeker kedilerimizin öykülerinde bununla ilgili deneyimleri okuyabilirsiniz. Ancak konuyla ilgili olarak hazırlanmış bir siteye de göz atmanızda yarar olabilir: Insulin Alternatives.

İnsulin Alışkanlık Yapar mı?

Hayır. İnsulin alışkanlık yapmaz. Bazı hasta sahipleri, alışkanlık yapacağı endişesi ile, kan şekeri yüksek olmasına rağmen, insulin miktarını artırmak istemezler. Oysa dozun artırılması, vücudun insulinin bir önceki dozuna alıştığından değil, insulin dozunun şekerin kullanılmasına yetmemesinden kaynaklanmaktadır. Bu konudaki endişelerin giderilmesi için, Diyabet Nedir? başlıklı yazımızın çok dikkatli okunmasını öneriyoruz.

Ya Hipoglisemiye (düşük kan şekeri koması) Girerse?

Çok doğru. Hiperglisemiden çok daha tehlikeli bir durumdur bu. Çok ani bir şekilde olur ve kediniz yalnızsa, siz gerekeni yapacak bilgi ve beceriye sahip değilseniz, çok riskli bir durumdur. İşte bu nedenle çok küçük dozlarla başlanıp, yavaş yavaş artırılır insulin. Bazı aşırı duyarlı kediler, 0.5 ünitelik farktan bile çok fazla etkilenebilirler. Görülecektir ki, birkaç gün içinde doğru dozaj için gerekli olan sağlam veriler elde edilecektir. Bu konuyla ilgili diğer bilgiler, Hipoglisemi – Ballı Su sayfamızda verilmektedir.

Ne Kadar Zamanda Düzene Girer?

Hasta sahiplerini en çok endişelendiren durum budur. Çünkü birçok hasta sahibi çalıştığı için, kedisini yalnız bırakmaktan, kan alma ve insulin yapma saatlerini ayarlayamamaktan haklı olarak endişe duyar. Gerçekten de, hastalığın bu dönemleri en zor olan dönemdir. Bu nedenle, bazen kedinin ilk 1 hafta hastanede kalması daha doğru olur. İlk tespitler ve doz ayarlamaları yapıldıktan sonra, artık hasta sahibinin kendi yaşantısını buna göre ayarlaması zamanı gelmiştir. Günde iki, hele 3 kez insulin gerektiren durumlarda, çalışma ve uyku zamanlarını buna göre ayarlamak çok zor gelebilir

Hasta sahiplerinin pek çoğu, ilk uygulamaların zorunlu olarak o saatlere denk gelmesi nedeniyle, ilerleyen zamanlarda sabaha karşı kan alma ve iğne yapma saatlerini daha makul saatlere almayı ister. BU haklı isteğe şöyle bir uyarı yapmalıyız. İnsulin bir hormon olduğu için, erteleme ve erkene alma süreleri ancak 10’ar dakikalık bir toleransı kaldırabilir.

Diyabette herşey çok yavaş seyreder ve etmelidir. İlk 10 dakikalık erkene alma işleminden sonraki düzenleme, ancak 3-4 gün sonra yine bir 10 dakikalık süre için yapılmalıdır. Gerçekten de, en zor dönemdir bu. Ama bir kaç ay içinde bu durumun düzeleceğini bilmek, sizi biraz olsun rahatlatabilir.

İlk haftalarda, bir türlü düzen tutturulamayabilir. Yani yapılan doz, şekeri yeterince düşüremeyebilir. Ancak unutulmaması gerekir ki; diyabet, uzun bir zaman diliminde, biz farketmeden yavaş yavaş oluşmuş ve ilerlemiştir. Dolayısı ile düzene girmesi de, aynı yavaşlıkta olacaktır. Bu süre, ortalama 3 haftadır. Elbette daha kısa ya da daha da uzun olabilir. Beslenme, düzenli uygulamalar, varsa hastalığa neden olan diğer etkenlerin ortadan kaldırılması ile, özlenen seviyeler görülecektir.

Devam edecek…


Internet taramaları için anahtar terimler: obesity, aged cats, male cats, diabetes mellitus, feline diabetes, blood glucose, blood glucose level, pankreas, insulin, insulin dosage, insulin type, insulin resistance, polydypsia, polyurea, weakness, lethargy, weight gaining, weight loss, dandruff on skin, dandruff on coats, wounds, cystitis, urine tests, blood tests, urine test strips, ketoasidosis, ketones, hyperglycemia, hypoglycemia, correction number, home blood glucose test, home blood glucose monitoring, blood glucose curve 

H. Fatoş (GÜR) AKINOĞLU

“Diyabetik Kedi” site yöneticisi

Facebook Twitter YouTube 

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*