Yağmur’un Oyunu

Telefonu aldı, numaraları tusladı:

“Alooo Eşin, üzülme Mestan gelecek. O, arkadaşlarıyla oynamaya gitti, sonra arkadaşları onu alıp daha uzaktaki paaka gotürdü. Ev çok uzak, arabalar var, kaşıdan kaşıya geçemiyo, ben onu alıp getircem eve, sen üzülme olur mu?” “hossakal”.

Telefonu kapadı.
Ayağa kalktı, sepeti aldı, kapıyı açtı dısarı çıktı, kapıyı kilitledi..

Vuuuvv, vuuuvv arabalar geçti, saa baktı sola baktı kaaşıya geçti.

(üçüncü bakışı da öğrenmisti ama unutmuş)…

“Mestan, Mestan, canım canım sen burda mı kaldın? Canım canım annen seni çok özledi..Gel oğlum, gel benim güsel oğlum..Tamam yavlum, korkma gir. Tik-tak-tuk.. Aferin sana güsel oğlum… Ne akıllısın sen, sepetine de nasıl gireemis…”

Kapıyı actı-iceri girdi, telefonu aldı, numaraları tusladı..
“Alooo Esin üzülme, sakın üzülme ben Mestan’ı buldum. Uzaktaki paaka gitmiş. Ben onu sepetine koydum, şimdi kocaman otobüse binip geliyoruz biz”..

Yaşayan: Mestan’ı içinde hisseden 2,5 yaşında bir kız..

Yazan: Mestan’ın ve Minnoş’un annesi..

yagmurvemestan.jpg

Görüntüleme sayısı: 1935

 

 

Esin Ozgan

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*