Kedilerin Beslenmesindeki Farklılıklar ve Nedenleri

Kedilerin metabolizması özeldir. Köpeklerinki insanlara benzerken kedilerde bariz bazı farklar vardır. Kediler sürü hayvanı olmadıkları için zamanla bu değişikliklerin evrimleştiğine inanılmaktadır. Örneğin kedilerde, insanlar ve köpekler gibi adet kanaması da denilen “menstrüasyon” görülmez. İnsan, kısrak, inek, domuz, maymun, koyun, köpek gibi canlılarda kendiliğinden oluşan yumurtlama denilen yıllar boyunca periyodik olarak gerçekleşen bir ovulasyon vardır. Oysa kedilerde uyarımlı yumurtlama denilen ve yaban tavşanlarında da görülen bambaşka bir sistem mevcuttur.  Tek olarak yaşayan canlılarda dişilerin çiftleşip üreyebilmeleri için üstünlük sağlayan bu yol, ayrıca doğada arkalarında iz bırakmamaları açısından da önemlidir.

 

Çiftleşme ya da servikal uyarım olmazsa kedi yumurta üretmez, üretmediği yumurtayı vücudundan atmak zorunda kalmadığı için de adet görmez. Kediler başka durumlarda kanama geçirebilirler ama bu kanama adet kanaması değildir.

 

Kedinin eşsiz ve özel olan sistemi, beslenme konusunda da bazı farklılıklar doğurur:

Kedilerin karaciğerinde “glikokinaz” enzimi bulunmaz. Glikozun glikojene çevrilmesinde rol oynayan enzimidir glikokinaz. Bu enzim karaciğer tarafından üretilir ve bu üretim, pankreastan salınan ve “İnsülin” adı verilen hormonun kontrolü altındadır. Kediler, karbonhidrat düzeyi yüksek gıdaları sindiremezler. Bu yüzden sindirilebilirliği yüksek nişastalı besinler tüketmelidirler. Çoğunda karbonhidrat sindirimi yetersizdir ve iyi metabolize edilemez. Fakat diğer taraftan karbonhidratlar, kedinin enerji ihtiyacı açısından önemlidir. Özellikle genç kedilerde ihtiyaç duyulur. Zaten tüm kuru mamalarda da % 20-40 arası oranlarda kullanılmaktadır. En son yapılan araştırmalar, kedilerde diyabetin baş sorumlusu olarak yüksek miktarda karbonhidrat alımını göstermektedir. Tabii ki şeker hastalığının oluşumunda başka faktörler de söz konusudur. Aşırı kilolu kedilerin çoğunda karbonhidratlara karşı intolerans vardır. Karbonhidrat düzeyi azaltılmış gıdalar kullanılmalıdır.

 

Yavru kedilere oranla yetişkin bir kedinin bağırsaklarında “sakkaraz” ve “laktaz” enzimlerinin aktivasyonu azdır. Yavruluktan yetişkinliğe geçişte bu azalma olur. Bu nedenle yetişkin kedilere süt gibi laktoz içeren gıdalar vermek iyi değildir. Laktoz intoleransı oluşur ve bu durum da ishallere yol açabilir.

 

Kediler,  protein oranı yüksek gıdalarla beslenmelidir. Özelliklede hayvansal protein kaynakları kediler için önemlidir. Protein kaynağı olarak; balık, et ve tavuk ilk sırayı alır. Balık ve kırmızı et bazı kedilerde çeşitli tepkilere yol açabildiği için (egzama, alerji…) en ideali tavuktur. Aşırı protein tüketimi böbreklerde kronik rahatsızlıkların nedeni olabileceği için doğru düzeyde protein tüketimini sağlanmalıdır.

 

Kedilerde aminoasitler pankreasta insilün salgısını aktive ettiklerinden yetişkin bir kedinin beslenmesinde önemli bir yeri vardır. Aminoasitlerin çoğunun vücut tarafından sentezlenebilmesinin yanı sıra bazıları ise (esansiyel aminoasitler) vücutta sentezlenemez. Bunlar mutlaka hayvansal gıdalar ile dışarıdan alınmalıdır. Kediler için en önemli esansiyel amino asit “taurindir” Taurinin, yetişkin bir kedinin gıdasında yeterli düzeyde bulunması gerekir. Aksi durumda vücutta önemli hasarlar oluşmaya başlar. Bunun dışında, B12 vitamini, Arachidonic asit (arakidonik asit), Arginine, kedilerin sağlıklı yaşayabilmeleri için mutlaka ihtiyaç duydukları bazı maddelerdir.

 

Yumurta tüm canlılarda olduğu gibi kedilerde de iyi bir protein kaynağıdır. Yumurtanın sarısı ve akı kullanılırken genel kurallara dikkat edilmeli ve ak kısmı çiğ olarak verilmemelidir. Çiğ yumurtanın akında B vitaminini nötralize eden “Avidin” maddesi vardır. Bilhassa B1 (Tiamin) vitamini eksikliği kedilerde sık görülen bir durumdur. Bu nedenle tiaminin parçalanarak yıkılmasında rol alan “tiaminaz” enziminin çiğ balıkta bulunduğu dikkate alınmalı ve kedilere çiğ balık da verilmemelidir.

 

Kediler, insanlar gibi aktif A vitamini sentezi yapamazlar. Beta-karoteni biz insanlar ya da köpekler gibi A vitaminine çeviremezler. Bu sebeple kedilerin direkt A vitaminine ihtiyaçları vardır. Kediler bunu ancak hayvansal gıdalardan sağlayabilirler. Bu nedenle bu ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri hayvansal kökenli gıdaları almalarına özen gösterilmelidir.

 

Yağlar (hayvansal, bitkisel) kedinizin enerji ihtiyacını karşılar ve özellikle gıdasında bulunması gereken besin maddelerindendir. Kedilerin vücutlarında sentezlenebilen yağ asitleri; hücre zar yapısından, hormon sentezine, dışkılama sağlığından, tüy yapısına kadar vücudun pek çok fizyolojik mekanizmasında görev alır. Vücutlarında sentezlenemeyen esansiyel yağ asitlerinin gıdalar ile dışarıdan alınması gerekir. Aksi halde gelişim bozukluğu, deri ve tüy yapısında bozukluklar gibi pek çok problem yaşanılabilir. Bitkisel yağlardan sızma zeytinyağı tercih edilmelidir.

 

Kalsiyum ve fosfor da mutlaka kedilerin diyetlerinde uygun oranda bulunmalıdır. Gıdalarla veya dışarıdan takviye ile verilebilir. Eksikliği, ileriki yaşlarda kedilerde kemik deformasyonlarına yol açabilir. Kullanımında fazlalık da çeşitli olumsuzluklara yol açabileceği için mutlaka diyetlerinde doğru miktarda kullanılmalıdır.

 

Eda DAĞDEVİREN edadag@yahoo.com

edadag@yahoo.com

Share

0 Yorum Kedilerin Beslenmesindeki Farklılıklar ve Nedenleri

  1. Gungor dedi ki:

    Merhaba Eda Hanim cevabiniz icin cok tesekkurler. Peki kaliteli proteinden ne anlamaliyiz. Afedersiniz sik sik basinizi agritiyorum ama ben de butun kediseverler gibi yavrum icin herseyin en iyisini yapmak istiyorum ve daha cok bilgi edinmek istiyorum onun sagligini bozacak birsey yapmak istemiyorum. Tekrar tesekkurlerimi sunuyorum. 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*