Ev Kedilerinin Davranışları – Mişka 1

Mişka ve Bebek Faresi… Mişka adında 3,5 yaşında bir kızım var. Onu aldığımız gün ona neredeyse kendi büyüklüğünde beyaz çok şirin oyuncak bir fare hediye edildi ve evimize ikisi birlikte geldi. Bebeklik döneminde onunla çok oynuyordu. Boynundaki çanını çıkardı, bir gözünü koparttı. Boynundaki çanı çıkarttığı an hala gözümün önünden gitmiyor, melodik sesler çıkararak etrafında dans etmişti adeta. 

Onunla oyunları klasik kedi-fare oyunuydu. Pusular kuruyor, koltukların üzerinden farenin üzerine atlıyor ve av yakalamış gibi heyecanlanıyordu. Bazen onu eşyaların altına itip sonra da yakalamaya çalışır gibi türlü numaralar yapıp cok eğleniyordu. Mişka’nın hayal kurarak oyunlar geliştirmesi çok hoşumuza gidiyordu. Birkaç ay sonra faresine olan davranışları çok farklı bir boyut aldı, ona annelik yapmaya başladı. Faresini ağzından düşürmüyor, biz neredeysek konuşur gibi son derece duygusal sesler çıkararak oraya taşıyordu. Gece yatmaya gittiğimizde faresini de salondan alıp mutlaka yatak odasına getiriyor hatta zaman zaman yatağımıza da çıkarıyordu.Bunu öyle bir hale getirdi ki artık fare bizim hayatımızın hep içindeydi.

İlk zamanlarda çıkardığı garip seslere anlam veremeyip ona bakmaya gidiyorduk ama sonra anladık ki faresini almış yine odalar arasında dolaştırıyor. Zaman zaman su kabının yanına bırakıyordu onu, sanıyorum ona su içiriyor. Bir kız çocuğu düşünün, nasıl bebeğiyle evcilik oynuyorsa tıpatıp aynı davranışları faresine yapıyor. Kuru mamayı zaman zaman bonus olarak veriyordum Mİşka’ya. Su kabının yanına bıraktığında kuru mama koyduğumu görünce onu faresine verdiğimi sandı ve günlerce faresini oraya park etti. Çok uyanık, mamaları o yiyecek ama ben fare yiyor zannedeceğim.

Alışverişten döndüğümde onu alışveriş poşetlerinin yanına getirip dakikalarca bir şeyler anlatıyordu. Belki benim avdan geldiğimi düşünüyor ve onu da eğitiyor. Bazen mutfak masasına çıkarıp ona balkondaki kuşları gösteriyor ve sürekli konuşuyordu. Kızgınlık dönemlerine girmek üzereyken eğitime ara verip daha farklı davranıyordu. Onu ağzından hiç bırakmıyor sarılıp birlikte uyuyor ve sürekli yalıyordu. O dönemler belki ona gebeliği çağrıştırıyor ve faresini yavrusu gibi korumaya çalışıyordu. Faresi öten bir fare, sık sık da onu öttürüp uyumaya çalışan bizi gülme krizine sokuyordu çünkü gecenin bir saatinde bunu yaptığı zaman çok komik oluyordu. Faresini ya sağ ayağını üzerine bastırıp öttürüyor ya da avını yakalayan kediler gibi kendi karnına bastırıp öttürüyordu. Faresi öttüğü için her oyuncağa basıp ötüyor mu diye denemeler yapması da çok komikti ama en komiğini ailemize oğlumuz Duman katılınca yaşadık. Mişka 9 aylıktı, Duman 45 – 50 günlük minicik bir bebekti. Faresine yaptığı gibi hayvancağızın her fırsatta sırtına basıp öttürmeye çalışıyordu

Mişka ile tatile gideceğimiz ilk yaz valiz hazırlarken, eşim faresini de valize koydu, oralarda arayıp ağlamasın diye. Sabah uyandığımızda fare valizden çıkarılmış, Mişka’nın yanındaydı. Bazen eşim işe gitmek için hazırlanırken çantasının üzerine bırakıyordu. Bir defasında da spor çantasının içine bırakmış ve eşim ferketmediği için spor salonuna fareyle gitmişti. Ona aynı fareden bir tane daha aldık. Diğerinin başına bir şey gelirse üzülmesin diye ama onunla hiç ilgilenmedi.

Mişka geçtiğimiz yaz 16 Haziran’da anne oldu. Bebeklerini iki gün boyunca üç ayrı yere taşıdı. Üçüncü yer bizim yatağımızın arkasıydı. Orasını güvenli bulmuş olacak ki bebeklerini orada büyüttü. En ilginci yatağımızın arkasına taşıdıktan sonra salona gelip faresini almasıydı. Onu da bebeklerinin yanına koydu.

Bu sene 1 Nisan’da şaka yapıp tekrar anne oldu. Yatak odamızda oldu doğumu. Doğumdan sonra lavaboya gidip el yıkayıp geri dönme  süresi içinde bebeklerini yatağın arkasına taşımıştı. Odaya girip bebekleri göremeyince şok geçirdim, yedi zannettim ama onları emniyete almış. Hemen doğum sonrasında yine salona gidip faresini aldı ve bebeklerinin yanına getirdi.

Kızgınlığa girerken yine faresi ağzında hep ama anne olmadan önceki yoğun ilgisi yok. Bunu ilk doğumda da yapmış ve birkaç ay sonra yavrularını bırakıp tamamen faresine dönmüştü. Sanıyorum kısa bir süre sonra yine faresi onun baş tacı olacak.

Fulya PEKDİNÇER

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*