Ev Kedilerinin Davranışları (Anne Olmak-1)

ANNE OLMAK – I

Evimizde doğum heyecanını ilk kez Mişka ile tattık. Bebeklik ve çocukluğa geçiş dönemlerinde son derece yaramaz olan, ele avuca sığmayan kızımızın nasıl bir anne olacağını çok merak ediyorduk. Daha önce de anlattigim gibi oyuncak faresine o kadar güzel annelik yapıyordu ki, kimbilir kendi bebeklerine ne iyi bir anne olur diyorduk. Bir taraftan bu heyecanımızı bastırmaya çalışırken diğer taraftan Mişka’dan 7 ay küçük olan oğlumuzun cinsel olgunluğa ulaşmasını bekliyorduk. Çok sevdiğimiz iki evladımızın bebeklerini düşünmek bile bizi çok mutlu ediyordu.

Mişka kızgınlık dönemlerine girdikçe, Duman’da hareketlenmeler başladı. Fizik olarak son derece uyumsuz bir çift oldukları için çok komikti halleri. Mişka uzun boylu, iri bir kedi olmasına karşılık, Duman minyon yapılı bir erkek. Boyu yetmiyor, Mişka’nın üzerinde durmayı bile beceremiyordu. Parmak uçlarında yükseliyor ama Mişka’nın en ufak bir hareketinde dengesi bozulup yere düşüyordu. Doğada diğer kediler öğretici olurlarmış ama oğlumuzun böyle bir şansı yoktu. Bir şeylerin ters gittiğini hissediyor ama ne olduğunu bulamıyordu bir türlü. Mişka kızgınlıkla bağırdıkça, yerlerde süründükçe Duman telaşa kapılıyordu. Sürekli inceleme halindeydi. En sonunda sorunun popo ile ilgili olduğunu hissetmiş olmalı ki bir gün uzun uzun incelemelerden sonra Mişka’nın poposunu ısırıverdiLaughing Ümidimizi artık kaybetmek üzereydik, olmayacak diyorduk. İşte o dönemde  kızımız Tia’yı aldık. Tia, aldığımız ikinci günü hastalanınca bütün dikkatimizi onun tedavisine verdik. Ya Tia’yı kaybedersek diye çok korkmuştuk. Hayata henüz yeni başlayan bebeğimizin ellerimizde ölebileceğini düşünmek çok üzüyordu bizi. Mişka böyle bir dönemde hamile kaldı.

Mişka’nın hamile kaldığını 3. haftadan sonra farkettik. Minicik memeleri gittikçe belirginleşmiş, pembeleşmişti ve hızla kilo alıyordu. Yaramaz kızımız gitmiş, bebeklerini bekleyen sakin bir anne adayı gelmişti. Kızgınlık günlerini hep not ettiğim için hangi gün hamile kalmış olabileceğini biliyordum. Hemen hesap yaptik ve heyecanla bebekleri beklemeye başladık. O süre içinde doğumda nelerle karşılaşacağımız, neler yapmamız gerektiği ile ilgili önüme çıkan her yazıyı okuyordum. Mişka’nın karnı kocaman olmuştu. Elimizi karnına koyup, bebeklerinin hareketlerini hissetmeye başladığımızda, artık doğum çok yakın dedik. Hamilelik ortalama 63 gün diye belirlendiği için, 63. gün bütün dikkatimizi Mişka’ya verdik. O sabah Tia’ya aşırı sevgi gösterilerinde bulunmaya başladı. Peşinden ayrılmıyor, bir taraftan da melodik sesler çıkarıyordu. Daha önce dişi kedilerin doğum öncesi bu tür davranışlar göstereceğini okuduğum için, o gün doğum yapacağını anlamıştım. Aksam sürekli bir yerlere girmeye çalışıyor, kendine yer arıyordu ama benim hazırladığım sepetle pek ilgilenmiyordu. Gece ıkınmalar da başlayınca onu hemen doğum odasına aldık:)).

Yatağımızın üzerine temiz havlular yaymis, Mişka’nın yanında oturup ona moral vermeye çalışıyorduk. Hafif hafif ıkınıyordu ama bu yetmez Mişka diyorduk ona. Tia ve Duman’ı dışarda bırakmıştık, onlar da merakla kapının önünden ayrılmıyorlardı. 2 saat bekledik ama bize çok daha uzun geldi bu süre. Öyle heyecanlanmıştım ki, doğumla ilgili okuduğum hiçbir şeyi hatırlamıyordum. Mişka loş ışıkta mı olmalıydı, yanında biz olmasak daha mı rahat doğum yapabilirdi, bunları hiç hatırlamıyordum. Sancıları arttıkça o yere inmeye çalışıyordu ama ben yatağın üzerinde tutmaya çalışıyordum ısrarla. Mişka birden büyük bir sancıyla yere atlayınca, bir de baktık ki bebeği doğmuştu bile. Kısmen havada doğdu ilk torunumuzSmile Hemen havluları yere indirdik.

Kızıma hijyenik bir  doğum ortamı sağlamaya çalıştıkça, o sancı icinde odada sağa sola atıyordu kendini. Nasıl büyük bir sancı içindeyse ilk bebeğine şaşkın şaşkın bakıyor ama yanına gitmiyordu bir türlü. Ben, zarı yalayıp temizlemesi lazım, bebeğine nefes aldırması lazım, olmaz böyle diye panik içindeyken, solumasini bile hissedemediğimiz bebek ağlamaya başladı. İşte o an müthiştiInnocent Mişka yerinden kalkıp bebeğine koştu, temizledi onu ama plasentasına hiç dokunmadı.

Eşim bana, bunu sen yapacaksın belki de diyordu ama ben, yok o yapmalı diyordum. 2 saat içinde 5 doğum yaptı. İkinci bebeğinde artık deneyimli bir anneydi ve yapması gereken herşeyi hiç zaman kaybetmeden yapmıştı. Son bebeği doğduğunda ilk bebek hala plasentasıyla bekliyordu. Ona cok acımıştık çünkü diğer kardeşlerinin doğumlarının bitimine kadar tek başına annesini beklemişti. Mişka bütün bebeklerini doğurduktan sonra ilk bebeğinin yanına gelip onun da plasentasını yedi. Odanın her tarafında doğum yaptığı için bebekleri bir araya toplamak bize düştü. Miniciklerdi, dokunup zarar vermeye çok korkuyorduk. Havlunun üzerine kaydırarak Mişka’ya taşıdık tek tek. Mişka çok yorgundu ama sanki bir yerlerde bebek kalmış olabilir mi diye odanın her noktasını kontrol ediyordu. İkna olup bebeklerini emzirmeye başladığında yüzündeki yorgun ama gururlu ifadeyi hiç unutamayacağim. Elleriyle zarar vermekten korkar gibi yumuşacık dokunuyordu herbirine.

Sabah ilk işimiz Mişka ve beş bebeğini salona taşımak ve ayak altı olmayan bir köşede onlara yer hazırlamak oldu. Mişka heyecanlıydı, birkaç kere doğum odasına gelip bütün odayı köşe bucak kokladı. Sanıyorum kalan bebeği var mı diye kontrol etmek istiyordu. Bebeklerinden biri tosuncuk doğarken, biri de inanilmaz minikti. Bebeklerini emzirirken kendini güvende hissetmesi için her tarafı kapalı, babaannesinin hediyesi olan bir kedi evi hazırlamıştık ona.

İkinci gün kedi evinde minik bebek tek başınaydı, Mişka dışarda  diğer dört bebeğini emziriyordu. Olmaz ama diye hemen bebeği alıp Mişka’ya verdik. Bir süre sonra baktığımızda minik bebek yine yuvada tek başınaydıCry Eyvah, bunu ayırıyor diye düşündük ama bizi çok şaşırttı. Mişka onun ememediğini gördüğü için, ayırıp özel olarak beslemek istemiştiSmile Dört bebeği emzirdikten sonra, yuvaya minik bebeğinin yanına girip onu ayrı emziriyordu. Daha sonraki günlerde gruplamaya basladı yavrularını. 3 bebeği ayrı, 2 bebeği ayrı emziriyor ve kafasına göre sürekli bebeklerini gruplara ayırıyordu. Mişka bu işi son derece profesyonelce ve aklını kullanarak yapıyordu. Ne zaman bebeklerin yanına gitsek onları aldığımızı düşünüp arkamızdan ağlaya ağlaya geliyor, ellerimize bakıyordu. Mişka bak, bebeklerinin hepsi burada diye onu yuvaya geri götürüp, birlikte bebekleri kontrol ediyorduk.

İkinci günün bitiminde bebeklerini salonda kanepenin arkasına taşıdı. Rahat etmesi için kanepeyi biraz öne alıp düzenleme yapmamıza rağmen Mişka güvenli bulmamış olacak ki, yine iki gün sonra bu defa da yatak odamıza yatağımızın arkasına taşıdı onları. Son olarak da salona gelip beyaz oyuncak faresini aldı, onu da bebeklerinin yanına bıraktı. Biz yine rahat etsin diye yatağımızı öne alıp onlara yer açtık. Temiz örtüler örttük yere, kedi evini taşıdık. Benim için de iyi olmuştu, gece uyandığımda kontrol etmem çok kolaylaşmıştı.

Bebeklerine çok düşkün, mükemmel bir anneydi. Yanlarından mama yemek için bile kalkmıyordu. Tuvalete sadece günde bir defa gidiyor, bütün gün tutuyordu. Tuvalete her girişinde, kum topağının büyüklüğünü gördükçe içim parçalanıyordu ama asla bebeklerini bırakmıyordu. Bebeklerini doğurup sokağa bırakan annelerle ilgili haberleri okuyup, izledikçe ister istemez Mişka’nın anneliğini düşünüyorum.

Bebekler doğduğunda Tia 4,5 aylıktı, Mişka’ya çok özeniyordu. Her fırsatta bebeklerden birini minicik patileriyle çeke çeke çalıp önüne yatıyor ve sözde emziriyordu. Bu durum bizim çok komiğimize gidiyordu ama en ilginci Mişka’nın Tia’ya bunları yapabilmesi için izin vermesiydi. Hiç karışmıyordu. Bebekler ayaklanmaya başladıklarında onun en büyük yardımcısı Tia oldu. Bebekler 2 aylık olduklarında Mişka yavaş yavaş yanlarından kalkmaya başlamıştı ama onları hep göz hapsinde tutmaya devam ediyor, bir saniye gözünün önünden ayırmıyordu. Mişka kalktığında, aralarında gizli bir anlaşma varmış gibi Tia koşa koşa bebeklerin yanına gidip onlarla ilgileniyordu. Bebekler oyun oynarlarken eşyaların altına girdikçe, Tia koşturup onları diğerlerinin yanına çekmeye çalışıyordu ama çok heyecanlandığı için ağlar gibi sesler çıkarıyordu bu işleri yaparken.

Bebeklerde en zorlandığımız dönem ayaklanmaya başlayıp etrafı keşfe çıkmaya başladıkları dönemdi. Birkaç kez hiç tehlike görmediğim ama büyük tehlike oluşturan çok ciddi kazalar atlattık. Duvarla eşyalar arasında kalmışlardı evin muhtelif yerlerinde. Mişka’nın heyecanını ve benden medet umar gibi yalvaran bakışlarını hayatımın sonuna kadar unutamam. Her kaza atlatışımızda yeni önlemler alıyorduk ama moralimiz çok bozuluyordu. Ya bebekleri sağlıklı büyütmeyi beceremezsek, ya başlarına kötü bir şey gelirse diye zorunlu işlerimin dışında evden çıkamaz olmuştum.

Mişka bebeklerini 3 ay emzirdi. 1 aylıktan itibaren bebekleri katı gıdalarla, çok minik porsiyonlarla takviye etmeye başlamıştım ama onlar mamalarını yerlerken Mişka’yı tutmak zorunda kalıyordum. Bıraktığımda herbirinin tabaklarındaki mamaları bir çırpıda yiyor, yemelerini engelliyordu. Mişka emzirmek istiyordu ve belki de işine karıştığım, düzenini bozduğum için bana çok kızıyordu. O böyle davrandıkça, yanlış mı yapıyorum diye düşünmeden edemiyordum ama okuduğum bütün kaynaklar 1 aylıktan itibaren katı gıdalara başlatılmasının gerektiğini yazıyordu. Mişka’nın içgüdülerine çok güvendiğim için, onun çok tepkili davrandığını gördüğümde ısrarcı olmuyordum ben de. 2. ayı tamamladıktan sonra Mişka o sert tepkileri vermemeye başladı, sadece tabakları tek tek koklayarak ne verdiğimi kontrol ediyordu.

Sütten yavaş yavaş kesmeye başladığı dönemde çok sinirleri bozuldu, Duman’a karşı çok agresif davranışlar içindeydi. Bu sert tavırları bizi de korkutmaya başladığı için Duman’ı koruma altına aldık. Evi ikiye bölmüştük, bir tarafta Duman, diğer tarafta Mişka ve bebekleri duruyordu. Tia serbestti. Duman’ı Mişka’nın bulunduğu yere zaman zaman almak istiyorduk çünkü bu böyle süremezdi ama her defasında Duman’a saldırıyor, oğlumuzu sindiriyordu. Bebeklerini erkek kediden koruma içgüdüsüyle bunları yapıyordu. Duman’ı bebekler henüz bir aylıkken kısırlaştırtmıştık ama Mişkanın güdüleri bebeklerini korumaktan yana olduğu için epey bir süre saldırılarına devam etti.

Bebeklerin hepsi bizde kaldı. Bu yaz 16 Haziran’da 1 yaşını doldurdular. Dört erkek ve 1 kızımız var. Hepsi çok sağlıklı çünkü onların Mişka gibi çok iyi bir anneleri var.

Canım kızım, sen mükemmel bir annesin

 

Anahtar terimler: cat pregnancy, signs of pregnancy, how long pregnancy in cats, taking care of a pregnant cat, how to prepare for birth, pregnant cat care tips, pregnancy care, multiple pregnancy, symptoms of pregnancy, food for pregnant cats, lactating cats, pregnancy and birth, kitten care, training kittens, discovering babies sexuality 
Avatar

Fulya PEKDİNÇER

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*