Ev Kedilerinin Davranışları (Anne Olmak-2)

ANNE OLMAK – II

Mişka’yı ilk doğumundan sonra hemen kısırlaştırtmak istemedik. Bebeklerini sütten kestikten sonraki dönemde bir hayli zayıflamıştı. Kendisini toplamasını bekledik. Veterinerimiz bebekler 2 aylık olduklarında, tam zamanı demişti ama ben, şimdi olmaz, hala emziriyor diye yanaşmamıştım. Duman kısırlaştırıldığı için bir endişem yoktu, diğer oğlanlar da nasıl olsa babaları gibi geç cinsel olgunluğa ulaşacaklar, daha çok zamanımız var diyordum. Ama öyle olmadı. Mişka’nın minicik olan, ayrı beslediği ve bizim uzun bir süre kız zannedip, minik kız diye sevdiğimiz bebek 7,5 aylıkken önce anesini, sonra da Tia’yı hamile bıraktı.

Mişka’nın ikinci kez hamile kaldığını, doğum anına kadar anlayamamıştım. İlk hamileliğindeki gibi olmasa da iştahı artmıştı. Yine yoğurt ve peynire normalin çok üzerinde ilgi gösteriyordu . Çok kilo almıştı ama karnına baktığımda yanlara doğru genişleme yoktu. Memeleri farklı görünüyordu ama ilk hamileliğindeki gibi çok bariz belirtiler yoktu. Mişka her geçen gün daha çok sinirli olmaya başlamıştı, her fırsatta çocuklarına saldırıyordu. Duman’a yaptığı hareketleri şimdi de çocuklarına yapıyordu. Hepsi sus pus olmuşlar, annelerini kızdırmamak için son derece dikkatli davranmaya başlamışlardı. Ben Mişka’nın yalancı hamilelik yaşadığını ve hayali bebeklerini korumak için çocuklarını sindirmeye çalıştığını düşünüyordum. Bir taraftan da, yine kızgınlık gününü not ettiğim için, gerçekten hamileyse kaçıncı gününde olduğunu hesaplıyordum.

Mişka tabaktan yemek yemez. Küçüklüğünden beri onu ben beslerim, parmaktan yer. Yine bir gün onu beslemek için kucaklayıp mutfağa götürdüğümde, masanın üzerine bırakır bırakmaz suyu geldi. O gün 63. günüydü ama hiç de doğum yapacak gibi bir hali yoktu. Ertesi gün veterinerimizle konuştum ve yalancı hamilelik yaşıyor olabilir mi diye sordum. Suyu geldiyse doğum yapması gerekirdi ama yalancı hamilelikte su gelmez acaba çişini mi yaptı diye sordu? Hayır suydu gelen. Veterinerimiz de ben de çok şaşkındık. Karnından anlayamıyorum deyince, 1 veya 2 bebek varsa anlayamayabilirsiniz ama gerçekten yalancı hamilelik yaşıyorsa biran önce kısırlaştırmamız gerekir dedi çünkü bu tür kedi ve köpeklerde rahim ve meme kanserine yakalanma yüzdesi çok yüksekmiş. Maçiko’mu kanserden kaybettiğimiz için bunu duyunca çok üzüldüm. Yalancı hamileliği kediler gerçek hamilelikleriyle aynı süreçte yaşarlarmış. Hamile kalma, doğurma ve emzirme için bir süre geçmesi gerekiyormuş gerçekte olduğu gibi. O dönemde herhangi bir müdahalede bulunulmazmış. Yani kısırlaştırma operasyonu için beklememiz gerekiyordu.

Suyu gelme olayının üzerinden iki gün daha geçince ve Mişka’da en küçük bir doğum belirtisi olmayınca artık yalancı hamilelikten iyice emindim. 65 . gün sabaha karşı uykumdan uyanmış, Mişka’nın çocuklarını kovaladığını duyuyordum. Sonra yanıma gelip battaniyenin altına girdi, bana sokuldu. Mişka’nın hiç yapmadığı bir hareketti bu. İyice abarttı, duygusallığının doruğunda derken, bir de baktım kollarıma tutunmuş, bacaklarını karnıma dayamış, ıkınma hareketleri yapıyordu. Olamaz dedim, gece lambamı yaktım ve şok oldumSurprised Mişka doğurmak üzereydi, bebeğin kesesini görüyordum. İlk doğumunda ben yardımcı olduğum için yine ona benim yardım edebileceğimi düşünüp beni uyandırmak için gelmişti. O gün 1 Nisandı, bana hayatımın en büyük şakasını yaptı. Hemen yataktan fırlayıp kapıyı kapattım. Artık deneyimliydim, hemen temiz birkaç havlu kapıp yere serdim ve Mişka’yı üzerine yatırdım. Ellerimle bacaklarını karnına doğru hafifçe itip ıkınmasına yardımcı olmaya çalışıyordum. Eşime Mişka doğuruyor dememe rağmen uyumaya devam ediyor, iyi doğursun diyordu bana daCry Ah bu erkekler, neden böyle vurdumduymazdırlar acabaFrown Mişka zaten doğumun kıyısındaydı, 12 dakika arayla iki bebeğini doğuruverdi hemen. Bu defa iki kızımız olmuştu. Banyoya elimi yıkamaya gidip döndüğümde bebekler yoktu. Mişka havlunun üzerinde durmuş havluyu kokluyordu. Eyvah çok sinirleri bozuktu, yedi bebekleri dedim. Bebekler yatağın arkasındaydı. Benim akıllı kızım hemen onları en güvendiği bölgeye taşımıştı bileWink Koşa koşa içeri gidip ağzında beyaz faresiyle döndü. Onu da bebeklerinin yanına koyduğunda artık emzirmeye hazırdı.

Bu defa evi doğum yaptığı ilk saatlerde ikiye ayırmıştık. Çocukları Mişka ve bebeklerinin bulunduğu kısma kesinlikle almıyorduk. Mişka aradaki kapının kapalı olduğundan emin olunca sinirli halinden eser kalmadı, çok rahatlamıştı. Tia yine serbestti ama onu da çoğunlukla Mişka ve bebeklerinin yanında tutuyorduk.

Tia’nın hamile kalmasını hiç istememiştim. Kısırlaştırtmamamın tek nedeni de minicikken gördüğü ağır tedaviydi. Kısırlaştırma operasyonunda anestezi alacak, antibiyotik yüklenecekti. Onun güçlenmesini bekliyor, operasyonu çok erken görüyordum. Hamile kaldığından emin olduğumda çok üzüldüm, nasıl olacak dedimFrown Duman ufak bir kedi ama Tia ondan da küçük, son derece minyon yapılı bir kız. Nasıl doğuracak, ya doğuramazsa diye çok endişeliydim. Kocaman karnıyla tam bir zeplin görünümündeydi. Sağlığı gayet iyiydi ama bebekleri taşımakta zorlandığı belliydi. Mişka beslenmesini bile ayarlayabilecek kadar zekice davranırken Tia tamamen bana teslim olmuştu. Onun ihtiyaçlarının neler olduğunu bilip çok dikkatli besliyordum. O zeplin haliyle oyunlardan geri kalmıyor, her fırsatta bize ara kapıyı açtırıp çocuklarla oyun oynamak için yanımıza geliyordu.

Tia’nın da kızgınlıklarını not ettiğim için, onun ne zaman doğum yapacağını yine biliyordum. 63. günden itibaren bekliyorduk, her an olabilirdi. Tia çok ağırlaşmıştı . Sık sık tuvalete gidip kumun üzerinde oturduğu için her defasında onu kucaklayıp kumdan almak zorunda kalıyordum. Sancısı olduğu için mi bunu yapıyordu, yoksa baskıdan dolayı tuvaletinin mi geldiğini düşünüyordu bilmiyorum. 64. günü de doğum olmadan geçirince çok endişelenmeye başladım. 65. günün sabahı uyandığımda salonda Tia’yı sancı içinde bir kenara büzülmüş bir şekilde buldum. Bir de baktım halıda yer yer ıslaklıklar vardı ama bir yerde çok fazlaydı. Suyu gelmişti, doğurmak üzereydi. Onu da kucaklayıp doğum odasına götürdüm. Tia hemen yatağın arkasına koştu. Mişka’nın bebekleri tam 3 haftalık olmuşlardı. Tia’yı görüp korkarlar mı diye düşündüğüm için onları Tia’yı göremeyecekleri bir köşeye taşıdım. Mişka yanımızda kalmalıydı, ona çok ihtiyacımız vardı ikimizin de. Tia bir türlü doğum yapamıyordu. Yere oturup, onu sırtüstü kucağıma yatırdım, karnını hafif hafif aşağıya doğru iterek oksamaya basladim. Böyle yapmam gerektiğini okumuştum, bu dafa tüm okuduklarımı hatırlıyordumCool Ne de olsa deneyimli bir anneanneydim. Mişka sürekli Tia’yı yalıyor, ona moral vermeye çalışıyordu. Tia bizi epey beklettikten sonra ilk bebeğini doğurdu. Sancı içinde hem korkmuş hem de şaşkındı. Mişka hemen kese içindeki bebeği yalayıp temizledi, ona nefes aldırdı, plasentasını yedi. Kızım hemşireden çok doktor gibi çalışıyordu yanımızda. Tia şaşkın şaşkın onu izliyor ama bebeğine en küçük bir ilgi gösteremiyordu. Haklıydı, çok sancısı vardıFrown Sonra ikinci bebeğini doğurdu. Mişka yine hemen olaya müdahale edip bebeği temizledi. Tia bir köşeye sinip beklerken, Mişka doğan iki bebeği emzirmeye başlamıştı bile. Tia üçüncü doğum arasını biraz uzun tuttu, belki de bebeklerini dışarı itecek gücü bulamıyordu. Ben yine onu kucağıma alıp karnını hafif hafif okşamaya başladım. Mırıl mırıl sesler çıkarıyordu ama bir yerde okumuştum, kediler sakinleşme ihtiyacı duyduklarında da bu sesleri çıkararak, kendi kendilerine terapi yaparlarmış. Mişka arada yanımıza gelip Tia’yı kontrol ediyor, yalıyordu onu. Üçüncü doğumu çok ilginçti. Nasıl bir güçle ittiyse bebeklerini iki bebek aynı anda doğdu. Tia şoktaydı, belli ki çok ağrısı vardı. Mişka hiç telaşa kapılmadan onları da temizleyip Tia’dan aldı bebekleri. Tamam artık derken Tia hiç iyi görünmüyordu. Radyatörün altına girdi, gözleri çizgi halini aldı. Bebeklerinin hiçbiriyle ilgilenmiyordu. Karnını yoklayınca bir bebek daha olduğunu hissettim ama o bebek doğmuyordu bir türlü. Tam 6 saat geçmişti son doğumundan sonra. Tia sancı içinde başka bir odaya geçmişti. Bebek ölmüş olabilir, zehirleyebilirdi Tia’yıCryBirkaç saat içinde hayatının riske girmeyeceğini biliyordum ama yeteri kadar beklemiştik, doğuramıyordu ve çok ağrısı vardı. Veterinere götürmeye karar verdik. Mişka yatak odasında bebeklerle kalmıştı. Hamarat kadınlar vardır, bir taraftan ütü yapar, bir taraftan çamaşır yıkar ve bir de yemek yaparlar. Mişka aynen öyleydi. Tia’nın bebeklerini emziriyordu. Onları emzirdikten sonra kendi bebeklerini emziriyordu, arada da Tia’yı kontrol edip ona moral vermeye çalışıyorduInnocentTia beklediğimiz doğumu sonunda yaptı ve yapar yapmaz bebeğine bakmadan tırmalama ağacının kovuğuna girdi. Bebeğinin dili dışarda ama hiç nefes almıyordu. Mişka’yı çağırdım, geldi kokladı ve bebeğin altındaki havluyla onu kapatmaya çalıştı. Bebeği kaybetmiştikCry Diğer kardeşlerinden daha iri, sapsarı bir bebekti. Belli ki ne olduysa o gün olmuştu. Çok üzüldük. Bu kadar bebek içinde bir tek onun yaşama şansı olmamıştı. Ona hala çok üzülüyoruz.

Tia’ya bebeklerini verdiğimizde perişandı. O kadar yorgun düşmüştü ki, çok halsizdi. Bütün gün hiçbir şey yememişti. Mama götürdüğümde yemeye başlayınca tamam, herşey yolunda dedim. Evimizde 3 hafta arayla doğum yapan iki lohusa vardı. Yatağımızın arkasında Tia ve bebeklerine de yer açtık. İki kedi koltuğunu karşılıklı yerleştirdik. Tia ile Mişka’yı bebekleriyle birlikte karşılıklı oturttuk. Böylece sıkılmayacaklar, birbirlerine destek olacaklardıSmile

Ne Tia ne de Mişka bunlar benim bebeklerim ayırımı yapmadılar. Bebekler kime gidiyorsa o emziriyordu. Hayvanların dünyasında böyle bir ayırım yok demek ki, o biz insanlara özgüymüş.

Tia en başında bebeklerin sorumluluğunu kavrayamadı. Bebekleri her fırsatta Mişka’ya yıkıp içeriye oyun oynamaya geliyordu. Mişka perişandı, kafasında bile bebekle oturuyor, bir saniye kalkamıyordu. Tia’yı bebeklerin yanına götürüp ona sorumluluklarını hatırlatmaya çalışıyorduk ama birkaç dakika sonra ara kapıya gelip, kapıyı açın diye bize sesleniyordu. Zaman zaman da yatağın üzerinden onlara bakıp, uyuyorlarsa hiç zaman geçirmeden içeri kaçıyorduLaughing Mişka’dan çok kötü fırça yiyecek diye beklerken, Mişka sesini çıkarmadan bütün bebekleri emzirmeye çalışıyordu. Bir hafta kadar geçtikten sonra Tia daha ciddi davranmaya başlamıştı, artık bebeklerinin yanında çok daha uzun kalıyordu. Mişka dışarı çıkmak istediğinde hemen Tia bebeklerin yanına koşturuyorduInnocent

Bebekler ayaklanmaya başladıklarında Tia yine çok heyecan yaptı. Onları bir yerde toplu halde tutmaya çalışıyor ama başarılı olamayınca ağlamaya başlıyordu. Mişka deneyimli bir anne olduğu için çok daha sakindi, hatta Tia’ya zaman zaman tepki veriyordu heyecanlandığı için. Ara kapı hep kapalıydı ama çocuklar bebekleri çok merak ediyorlardı. Bebekler de kapının arkasını keşfetmek istiyorlardı. İlk yakınlaşmaları birbirlerine kapının altından attıkları oyuncaklarıyla oldu. Mişka’nın tepkisinden korktuğumuz için önce sadece bir bebeği dışarıya çıkardık. Çocuklar minicik bebeğe bayılmışlar, herbiri onunla oynamak için sıraya girmişti. Mişka tepkili değildi. Biz de yavaş yavaş kapıyı açtık. Gündüz bir süre birlkte oynamalarına izin veriyor ama sonra yine ayırıyorduk onları. Böylece daha yumuşak bir geçiş oldu, Mişka sert tepkiler vermediWink

Bebekler 3 aylık olduklarında, hareketlenmeye başlamalarıyla birlikte arka arkaya sakatlıklar yaşamaya başladık. En küçük bir hereketlerinde bacaklarını burkuyorlardı. Önce fazla süt içtikleri için kemikleri çok sertleşti , kırılganlaştı diye düşündüm ama veterinerimiz fazla anne sütünün buna neden olmayacağını anlatınca, sorunun Tia’dan kaynaklandığı ortaya çıktı. Tia’nın sütü yeterli gelmemiştiFrown Tia’nın 7 memesi var, doğuştan iki memesi birleşmiş. Yani yapısal bir sorun var memesindeEmbarassed Muhtemelen de o meme dumurdu. Zaten en üstteki iki meme kedilerde emzirmek için aktif değildir. Hiçbirimiz anlayamadık. Bebekleri karışık emzirdikleri için Mişka’nın bebeklerinde de aynı sorun vardı. Özellikle de Tia’nın bebeklerinden biri çok etkilenmişti. Veterinerimiz onlara 2,5 ay D vitamini takviyesi yaptı. Bu durumda tavsiye edilen bol bol güneşe çıkmaları ama apartman yaşamında bunun uygulaması biraz zor. Bebeklerin hepsi çok iyiler şimdi. Durumu en ağır olan bebeğimiz de gayet iyi ama onun biraz daha kuvvetlenmeye ihtiyacı var. Bugünlerimize çok şükür çünkü daha geç farketseydik çok daha büyük sorunlar açılabilirdi başımıza.

Bu doğumdaki bebekler de bizimle kaldılar. Ailemiz çok genişledi ama onlarla birlikte olmak çok hoşumuza gidiyor, hepsini çok seviyoruz. Tek dileğim sağlıklı ve uzun ömürlü olmaları.

Anahtar terimler: feline pregnancy, signs of feline gestation, having kittens, kitten health, taking care of kittens, how to prepare for birth, caring for newborn kittens, caring for pregnant cats, length of feline pregnancy, feeding pregnant cats, pregnancy signs in cats, pregnant cats health, nutritional needs of a pregnant cat

Eda DAĞDEVİREN

Bayıldım:)

Bu kadar mı güzel anlatılır sevgili Fulya, kah gülerek kah ağlayarak bir solukta okudum tüm yazıları. Gerçi anlatılanların çoğunu biliyordum, önceden paylaşmıştık seninle ama o kadar güzeldi ki tekrar okumak bile büyük keyif verdi.

Keşke insanlar da hayvanlar gibi düşünceli ve saf olsalar. Bebeklerini terkeden ya da işkence eden ne anne-babalar var. Her gün okuyoruz, izliyoruz bu tür haberleri. Oysa Mişka ve Tia gibi hayvanlarda ders almalılar.

Kediler, köpekler içgüdüleri ile nasıl davranıyorlar, doğruları nasıl buluyorlar… Dayanışmaları ve yardımlaşmaları ne kadar güzel… Ders çıkartmak lazım!

 


H. Fatoş (GÜR) AKINOĞLU

Dilerim tüm ömürleri böyle mutlu, sevgi dolu bir ortamda geçsin, hiç acı çekmesinler.

 

Fulya PEKDİNÇER

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*