Böbrek Hastası Kedilerin Tedavi Süreci ve Beslenmesi

Image

Böbrek hastalığı ya da bozukluğu olan kedilerde, beslenme çok önemlidir. Kronik böbrek yetmezliğinin tedavisinin olmadığı söylenmekle birlikte, alınacak doğru tedbirlerle bu süreç uzatılabilir ve daha kaliteli bir yaşam sürdürülebilir.

Bu yazıda, araştırmalarımız ışığında kendi deneyimlerimizden yola çıkarak, yaşanacaklar ve alınabilecek tedbirler konusuna değinmek istiyorum. Aşağıda okuyacağınız bilgiler, tamamen bizim deneyimlerimizi yansıtmakta olup, veterinerimiz ile birlikte sürdürdüğümüz bir tedavi sürecini anlatmaktadır. Amacımız, evdeki küçük dostlarımızın son fazda bile olsa, daha az acı çekmesini, yaşam süresi sadece birkaç ay daha uzayacaksa bile, bu süreyi daha kaliteli biçimde geçirmesini sağlamaktır. Tüm bu aşamalarda, veteriner ile kurulacak olumlu ve sağlıklı iletişim ve güven ortamı çok önemlidir.

İştahsızlık 

Hiç bir belirti vermeden, uzun bir zaman içinde yıkımı süren böbrekler, birden bire akut hastalık belirtilerini, hem de şiddetle göstermeye başlar. İlk belirti, iştahsızlıktır. Keyifsizlik, mevsim, ortam değişikliği gibi nedenlere yorarak üzerinde durmayabileceğimiz bu belirti, aslında çok önemlidir. Eğer bu dönemi erken farkedip, iştah açıcılarla beslenmeyi destekleyebilirsek, hem hastalığı geciktirme, hem de kedimiz ve bizim için çok travmatik biçimde gelişecek olan süreci önleme adına, önemli bir kazanım sağlayabiliriz. 

İştah açıcı ilaçlar olduğu gibi, güçlü aromalı konserve mamalar da bu işi görebilir. Hatta, normal kedilerde bile önerilmemesine rağmen, market konserve mamaları da iştah açıcı olarak kullanılabilir. Proteinin zararlarından daha çok, besin alamamak sonu hızlandırabilir. 

Kusma ve İshal

Kısa bir süre sonra da kusmalar başlar. Hastalığa ve kanda üre miktarının yükselmesine bağlı olarak başlayan kusmalar, tedbir alınamadığı takdirde, vücudun süratle sıvı kaybetmesine yol açmaktadır. Hücrelerin yeterince sıvı alamaması nedeniyle, hem böbreklerde, hem de diğer organlardaki yıkım hızlanmaktadır.

Bu dönemde önce şeffaf, hafif köpük şeklinde olan kusmalar, giderek şiddetlenir ve pembe, sonra hafif kahverengi, daha sonra ise koyu kahverengi hatta kanlı olur. Bunun nedeni, hem kusmaya bağlı tahrişler, hem de mide, bağırsak ve ağız ülserinin ve buna bağlı mide kanamasının başlamasıdır. Kusma nedeniyle sıvı kaybı da fazlalaşır, mukozanın koruyucu özelliği kaybolur ve mide asitleri, mide ve bağırsaklarda tahrişlere, yaralara neden olur. Yine kusmalar sırasında mide asitlerinin ağıza kadar ulaşması ile, ağız florası da tahrip olur ve yaralar, aftlar başlar.

Bunu önlemek için, özellikle Famodin, Rennie gibi sıvı ya da tablet/kapsül mide koruyucuların kullanılması ile, tedavinin güçlenmesi yanı sıra mide, bağırsak ve ağız florasında koruyucu bir tabaka oluşarak, kusmalar önlenebilir.  Hastalık gerileme gösterse bile, uzunca bir süre bu koruyuculara devam edilmelidir.

Ancak, bir yandan da bağışıklık sistemi örselendiğinden, ağız, mide ve bağırsak enfeksiyonları da başlayabilir. Bağışıklık sisteminin zayıfladığını gören bakteriler, hızla çoğalarak, şiddetli ishallere neden olabilir. Bu da hem direncin düşmesini, hem de sıvı kaybını beraberinde getirir. Bağırsak enfeksiyonları konusunda alınabilecek önlemlerden bazıları, bağırsak antiseptiği ya da antibiyotik kullanımıdır. Ercephuryl, Purinol ya da Flagyl, bunlara örnektir.

Ağız içindeki tahriş, hassasiyet ya da yaralar için ilk yapılması gereken, sıvı mide koruyucularını aşağıdaki  ucu olmayan yuvarlak enjektör  Image yardımı ile, ağzın kenarından yavaşça vermektir. Bu enjektörün diğerlerinden farkı, ucunun yuvarlak olması nedeniyle ağız kenarını tahriş etmemesi, hatta dişlerin arasından ağza sokulduğunda bile zarar vermemesidir. Ayrıca zaten çok sıkıntılı ve rahatsız olan kedimizin ağzına ve boynuna bulaşan mama artıklarını temizlemek için de asla kağıt havlu ya da peçete kullanmamamız gerektiğini unutmayalım. Ya avuç büyüklüğünde hafif nemli bir pamukla ya da yine yukarıda verdiğimiz aşağıda görülen peluş gibi yumuşak nemli bir bezle silip, yine aynı bezin kuru olanı ile kurulanmalıdır.

Ağız florasını tamir eden bir başka tedavi şekli de, Omega3 kapsüllerinin içindeki balık yağının mamalara karıştırılması, ağıza akıtılmasıdır. Bazı kediler bunu sevmekle birlikte, çoğu bu tadı sevmez. Hatta kusabilir. O zaman ısrarcı olunmamalıdır. Onun yerine light ton balığı ve suyu denenebilir. Bir başka koruyucu da, Gliserin‘dir.  Küçük parmak ucuyla ya da kulak pamuğu ile ağıza hafifçe sürülebilir. Yine ara ara D ve C vitamini takviyesi de yapılmalıdır.

Başın sallanması, titreme, irkilme

Genellikle başka tablolarla (ör. şeker yükselmesi) benzerlik gösterdiğinden, kedimizde ani başlayan irkilme, titreme ve başın sallanması da, kandaki üre yükselmesinin bir göstergesi olabilir. Bu belirtilerde, derhal veterinerimizden kan ve idrar tahlili yapması istenmelidir.

Tansiyon

Böbrek hastalığında, tansiyon yani kan basıncının çok yükselmesi yaygındır. Veterinerlerimizde ölçülebilmesine rağmen, henüz ülkemizde evde bizim ölçebileceğimiz pratik cihazlar yoktur. Ancak yüksek tansiyon göz ardı edilmemeli, ölçümler sonrasında tansiyon düşürücü ilaçlarla düzene sokulmalıdır. Ülkemizde yaygın olarak Enapril kullanılmasına rağmen, yurt dışında Norvasc tercih edilmektedir.

Kabızlık

Böbrek hastalığının ileri safhalarında, ishalin aksine kabızlık başgösterebilir. Bunu çok iyi takip etmek gerekir. İshal kadar tehlikeli olan bu durumu önleyebilmek için, ağzına Osmolac/Duphalac gibi bağırsak yumuşatıcılar enjektörle verilebileceği gibi, mamasının içine de bu ilaçlardan 1 tatlı kaşığı veya toz halindeki Magnesie-Calcine 1/2 çay kaşığı katılabilir. Dışkı sulu veya çok katı olmamalıdır. Bu ayarlamalar, çok önemlidir. Kabızlık nedeniyle bağırsaklar çalışmayacağından, çok fazla gaz da birikir ve bu küçük hastamıza büyük bir ızdırap verir. Yine mamasının içine katacağımız  ya da yutturacağımız 1/4 tablet Metsil onu çok rahatlatacaktır.

Kan ve İdrar Tahlili

Kedilerde böbrek hastalıkları ile ilgili olarak sitemizdeki diğer iki makalede, bu tahlillerde bakılması gereken değerler ayrıntılarıyla verilmiştir. İlgili yazıların dikkatle okunmasında yarar vardır.

Veterinerde yapılacak tetkiklerin yanısıra, bizler de evde yapacağımız bazı uygulamalarla bu sürece katkıda bulunabiliriz. Eczanelerde ya da medikal firmalarda rahatlıkla bulabileceğimiz idrar ölçüm striplerinin, bize büyük yardımı dokunur.

Bu striplerin özellikle hematuri ölçebilen formlarının tercih edilmesinde yarar vardır. Böylece kısmen de olsa, ürenin takibi de mümkün olabilir.

İdrar söktürücüler

Üreyi düşürmek, vücuttaki ödemi azaltıp, kalbin ve akciğerlerin yükünü azaltmak için başvurulan bir yöntemdir (Lasix/Desal). Ancak özellikle Lasix ile vücuttaki sıvı aniden ve beraberinde vitamin ve mineralleri de hızla götürerek atıldığından, yararlarının yanında büyük tahribatlara da neden olur. Bunlar, doğru dozajlı, kontrollü ve çok yavaş yapılacak sıvı takviyesi ile azaltılabilir.  Ayrıca içme suyuna veya mamasına katılacak 1 yemek kaşığı maden suyu (kesinlikle maden sodası değil) kaybedilen minerali yerine koymak açısından yararlı olacaktır.

Bu ilaçların kullanımını azaltmak için, mamalarına taze ve çok minik kıyılmış maydanoz  ya da maydanoz suyu, 4-5 dk demlenmiş kiraz sapı suyu katmak da, tedaviyi destekleyebilir.

Sıvı Takviyesi

Böbrek hastalıklarında, çok fazla idrara çıkmak suretiyle oluşan vücuttaki sıvı kaybı, ağız yoluyla alınan su ile giderilemez. Kaldı ki, zaten şiddetli bulantı ve iştahsızlık nedeniyle atılan sıvı miktarı, içilerek alınan sıvı miktarını karşılayamaz. Bu durumda, acilen yapılması gereken, damar içine veya deri altına (subcutaneous), B ve C vitaminleri eklenen sıvı verilmesidir.  

Sıvı takviyesi, özellikle yaşlı ve diyabetik kedilerde oldukça özen ve dikatli bir izlenimi gerektirir. Zira yaşlı kedilerde böbreklerdeki sorunlara ya da doğal olarak kalp yetmezliği de gelişebilir. Özellikle damar içi sıvı takviyeleri gerekli olmakla birlikte, akciğerlerde sıvı birikimlerine neden olacağından, zaten hassas durumda olan kalbin pompalama gücünün zayıflaması nedeniyle birikim yapar ve solunumu güçleştirir, tabloyu daha da ağırlaştırabilir.

Teorik olarak, minimum 50 cc verilmesi önerilen serum, hastanın durumuna bağlı olarak daha az miktarlarda verilerek ve sürekli kontroller ile sürdürülebilir. Hastanın solunumunun güçleştiği görüldüğünde, destek olarak yüksek dozajda olmamak üzere oksijen takviyesi düşünülmelidir.

Sıvı takviyesinde tercih edilebilecek bir diğer yöntem de, derialtı sıvı uygulamalarıdır. Bu uygulamalarda sıvı, diğerine nazaran daha yavaş emileceğinden, kalp ve akciğerlerde sıvı birikimine yol açma ihtimali azdır. Ancak yine hastanın durumuna bağlı olarak, miktarda azaltmaya gidilebilir.

Yurt dışında yaygın olarak uygulanan, bizde de son zamanlarda yaygınlaşmaya başlayan bir yöntem de hastaya evinde, ailesinden biri tarafından deri altı sıvı uygulamasıdır. Stresin azaltılmasına da yardımcı olan bu yöntem, oldukça kolay ve etkilidir. Derialtı uygulaması hasta sahibine veteriner tarafından öğretilir, birlikte bir iki uygulama yapılır ve evde devam edilir.   

Diyabetik kedilerde, verilen serumun şeker içermemesine çok dikkat edilmelidir. Sıvı takviyesi yapılırken, hastanın yaşayacağı stresin de şekeri yükselteceği göz önüne alınarak, mümkün olduğunca rahatlaması sağlanmalı ve sürekli olarak gözlem altında tutulmalı, kan şeker düzeyi  kontrol edilmelidir.

Bazı özel durumlarda (hastamızın deri altı veya damariçi sıvı alamadığı durumlarda), hastamızın sıvı desteğinin sürdürülebilmesi için, ağızdan sürekli sıvı takviyesi yapılmalıdır. Tuzlu, şekerli su ihtiva eden karışım (ör Georal), diyabetik olmayan kediler için bu konuda biraz olsun destek sağlayabilir. Yukarıda da değinildiği gibi, kusma ve ishal nedeniyle artan sıvı kaybı sırasında, öncelikle B vitamini vücuttan ayrılır. Ancak bunun yanısıra diğer vitamin ve minerallerin kaybı da söz konusudur. Bu nedenle, bu kayıpların da yukarıda anlatıldığı üzere yerine konulması şarttır.

Su içmesini teşvik etmek amacıyla, onun dolaştığı yerlere temiz içme suları (iyi su) koymak ve bunları günde birkaç kere tazelemek, su kapları içine küçük buz parçaları koymak da, işe yarayan bir yöntemdir.

Beslenme

Öncelikli olarak sıvı takviyesi olmakla birlikte, bizim de evde yapabileceğimiz mamalar, ya da veteriner mamaları, beslenmede önemlidir. Genel hekim yaklaşımı, mümkün olduğu kadar proteini azaltılmış bir beslenme tarzını önerir. Ancak özellikle kediler etobur canlılar olduklarından, aksine alıştırılmamışlarsa, bu beslenmeyi (özellikle hastalığın bu safhasında) kedimize kabul ettirebilmek oldukça zordur.

Burada ilginç bir ikilem yaşarız. Eğer protein ağırlıklı beslenmeyi sürdürürsek, zaten zararlı atıkları ayrıştıran nefronlarının %75-80’inin kaybetmiş olan böbrekler, proteini atmak için normalin üzerinde çalışmak zorunda kalarak, çok fazla yorulacak ve yıkım hızlanacaktır.

Proteinsiz ya da minimize edilmiş protein ihtiva eden gıdalarla beslediğimiz takdirde de, hücreler beslenemeyecek, direnç düşecek, enfeksiyonlara ve hastalığa direnemeyecektir.

Literatürde, son yıllarda proteini azaltılmış beslenmeden vazgeçilmesini savunan araştırmalar olmakla birlikte, bilimadamları bu konuda ortak bir görüşe varamışlardır. O nedenle, biz yine deneyimlerimizi aktararak sizlere yardımcı olmaya çalışalım.

Veteriner Mamaları

k/d mamalar, bu hastalığa özel olarak hazırlanmış mamalardır. Veterinerler tarafından da bu mamaların kuru ya da konserve formları tavsiye edilmektedir. Albenisi olmayan, tatsız-tuzsuz diyebileceğimiz bu mamaların konserve formları özellikle tercih edilmelidir. Büyük ölçüde su ihtiva eden bu mamalar, vücudun sıvı gereksinimini de bir ölçüde giderecektir.

Kuru formdaki k/d mamalar ise, zaten sıvı kaybı olan küçük bebeklerimizin böbreklerindeki suyu tutabileceğinden, pek tercih edilmez. Ancak, kuru mamaların posaları nedeniyle besinin vücutta daha fazla tutulmasını sağlaması da, bu mamanın bir avantajıdır. Mischamın gıdasız kalmaması için, hastalığın başlangıcında, kuru k/d tanelerini tek tek yutturuyordum. Her bir öğünde mümkün olduğunca 20 taneden az olmamak üzere. Bu sayede kusmaları kesilmiş, yine canlanmıştı.

Evde yapabileceğimiz mamalar

Kedilerimizin çoğunun protein ağırlıklı beslendiği göz önüne alınarak, ani protein kesilmesi, zaten iştahsızlık yaşayan kedilerimizin, tamamen gıdasız kalmasına yol açacağından, yavaş ama kararlı ve kademeli bir geçişle yapılmalıdır. Bunun için, normal beslenmesinin yanına bazı gıdaların ilavesi ile bu geçiş rahatsız etmeden yapılabilir.  

Muhallebi

Marketlerden bulabileceğimiz Laktozsuz sulandırılmış süt, azıcık buğday ya da pirinç unu, çay kaşığının ucu ile şeker (diyabetiklerde şekersiz) ile yapacağımız taze, hafif sulu ve ılık muhallebi ile protein azaltımına başlayabiliriz.

Muhallebi içine zaman zaman katılacak sebzeler ve maydanoz, çiğ yumurta sarısı, çok az hayvansal protein (proteinsiz gıdayı reddeden kediler için) ile, hem enerji verir hem de proteinsiz gıdalara geçişte iyi bir basamak olur.

Muzlu mama

Muz içerdiği potasyum nedeni ile potasyum eksikliğinde önemli bir destek olabilir. Tek başına yedirilmesi güç olacağından, muhallebi içinde ya da sevdiği bir mamanın içine azar azar katılarak verilmelidir.

Kediler, havucun tadını da severler. Muzlu mamanın içine az haşlanmış (çiğ gibi) havuç ve çok az patates ve çiğ yumurta sarısı katılması, tümünün blenderdan geçirilerek, hafif sulu verilmesi de bir yöntemdir.

Kedilerin sevdiği bir başka gıda da, Labne peynirdir. Labne’nin içine de, muz katılabilir.

Havuçlu mama

Çok az miktarda kedinizin en çok sevdiği hayvansal proteinlerden biri (kuşbaşı kesilmiş 2-3 dana eti/tavuk-hindi göğüs eti/but eti/2 ad. tavuk ciğeri gibi) haşlanıp, suyuna birkaç yuvarlak dilim havuç ve bir yüksük dolusu pirinç/bulgur (tercihan kepekli) ya da küçük bir patatesin 1/3’ü atılır, birkaç tıklamadan sonra indirilir, soğuyunca blenderdan geçirilir, hafif sulu ve ılık olarak yedirilir.

Kerevizli/kabaklı mama

Yukarıdaki hayvansal proteinlerden biri haşlanıp, suyuna küçük bir kerevizin 1/2’si, yine pirinç, bulgur ya da patates atılır, birkaç tıklamadan sonra blenderdan geçirilip, ılık ve hafif sulu servis yapılır. Kereviz yerine, kabak da konulabilir.

 Görüntüleme sayısı: 10294

H. Fatoş (GÜR) AKINOĞLU

“Diyabetik Kedi” site yöneticisi

Facebook Twitter YouTube 

Share

9 Yorum Böbrek Hastası Kedilerin Tedavi Süreci ve Beslenmesi

  1. Levent durak dedi ki:

    Merhaba. İdrar söktürücü olan desal ve midesi için rennie kullanırken kaç mg kullanıyorsunuz? Hapları kaça bölüyorsunuz?

  2. Levent durak dedi ki:

    Cevabınız için teşekkürler.

  3. Melda dedi ki:

    Cok guzel anlatilmis bi yazi olmus. Kedimde 2 derecede bobrek yetmezliği cikdi ama burdaki veteriner sadece mama tavsiyesinde bulundu. Hata baska hic birsey yemiyecek dedi. Tek cesit bir mama nekadar saglikli bilemedim. Kedimi 1 sene once olmek uzereyken bulmustuk aclikdan.. Okadar bilgilendirici yazi olmus ki yazamadan edemedim. Mama tariflerinizi deniyecem.Tum hasta dostlarımıza sifa diliyorum?

  4. Eda dedi ki:

    Merhaba, kedimin iştahı çok düşük 1.derece böbrek yetmezliği teşhisi kondu daha başındayız ancak iştah konusunu bir türlü çözemiyoruz. İran kedisi ve çok seçici bir kedi kuru mamadan başka hiçbirşey yemiyor. Royal canin destekleyici mamalari varmış sanirim başka herhangi bir marka çeşit mama onerebilir misiniz cok zor durumdayım 🙁

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*