Toksoplazma

“Kedi tüyü kist yapar!”

“Kedi, hamile kadına düşük yaptırır!”

“Kedinin kılını yutarsan kist oluşur!”

“At şu hayvanı sokağa yoksa sonunda seni öldürür. Toksoplazma olursun. Bağırsakların delinir, kistler oluşur!”

Bu sözleri duymayan bir kedi sahibi var mıdır? Konu-komşumuz, eş-dostumuz, en çok da ailemizden bazı kişiler parazit uzmanı, veteriner, laborant kadar bilgilidir. Veeee onlara göre kediniz canavardır, sizi öldürebilir.

Tüm bunlar safsatadır. Çiğ et yemeyen, parazit aşısı-ilacı düzenli olarak yaptırılan bir kedi, yukarıda sayılan suçlamalardan muaftır. Tüylü, peluş oyuncaklar kadar masumdur. Yani tüyleri, dışkısı size hiçbir şey geçirmez, sizi hasta falan da etmez!

Şimdi de işin bilimsel ispatı:

Pişmiş gıda veya kuru mama ile beslenen ev kedilerinde parazit olmaz. Kediniz sokağa çıkıyorsa, orada ne yiyip ne içtiğini bilemeyeceğiniz için tedbir olarak parazit aşısı yaptırabilir böylece onu ve kendinizi koruyabilirsiniz.

Yok ille de kedimden bana toksoplazma bulaşsın, kist sahibi olayım derseniz, kedinize boool bool çiğ et ve sakatat yedirin, parazit aşısı veya ilacı kullanmayın, çiftlik hayvanlarının dışkılarıyla haşır neşir olmasını sağlayın, hasta kuş veya fare yedirin. Bu kadar da yetmez, bir de dışkısını günlerce kum kabında bekletip, sonra da çıplak elle alıp atın ve ellerinizi yıkamadan yiyip için. Bu arada kedinizin toksoplazma bağışıklığı olmadığından da emin olun ki, bu saydıklarım işe yarasın. Bu saydıklarımı yapabilirseniz, bir ihtimal başarılı olabilirsiniz. Yani özel gayret gerekir!!!

TOKSOPLAZMA

http://www.dpd.cdc.gov/dpdx/images/ParasiteImages/S-Z/Toxoplasmosis/Toxoplasma_LifeCycle_BAM1.gif

 

Toksoplasmosis; “Toksoplasma gondii” adlı parazitin sebep olduğu, insana bulaşabilen bir paraziter hastalık.

Toksoplazma gondii, ilk kez 1908 yılında bulunmuştur. Hücre içi bir parazittir ve Eucoccidia sınıfındadır.

Toksoplazma gondii ismi Yunanca’da “kavis, kemer” anlamına gelen “toxon” kelimesi ve bir Kuzey Afrika-Avusturya faresi olan  “gondii”den türetilmiştir.

Toksoplasma gondii, bütün dünyada birçok kuş ve hayvan türlerinde, özellikle de domuz ve insanlarda yaygın olarak hastalık yapan bir parazittir.

Toksoplazmanın Ookist formu, kedilerin dışkılarından geçen şeklidir. Kediler son konaktır. Etkenin infekte ettiği diğer canlılar ise, ara konak olarak rol oynarlar. Seksüel evre, kedilerin bağırsaklarında tamamlanır. Bu evrenin sonucunda gelişen infektif ookistler, dışkı ile atılırlar. Daha sonra, otçul ve etçil hayvanlarla insanlarda gelişebilen aseksüel evre başlar. Hastalık insana, ookistin ağızdan alınmasıyla, iyi pişmemiş veya çiğ et yenmesiyle, kontamine gıdaların ağızdan alımıyla, domuz eti yenmesiyle, anneden cenine kan yoluyla veya nadiren de olsa direkt şırınga edilmesiyle (kan nakli) bulaşır.

Şimdi bir düşünün, kedi dışkısını ağızdan alma şansınız ne? Dışarıda yediğiniz yeşillikler ne kadar iyi yıkanıyor, etler iyi pişiyor mu ve onlardan alma şansınız ne?

http://www.medadvocates.org/diseases/opportunistic/toxoplasmosis/toxo.gif

Enfeksiyonların büyük kısmı, bağışıklık sistemi normal kişilerde asemptomatiktir veya hafif bir üst solunum yolu enfeksiyonu gibi geçer. Toksoplazmozisin yol açtığı şikayetler, yorgunluk ve kas ağrısıdır, grip gibi hissedebilirsiniz. Bazı kadınlarda herhangi bir şikayet görülmez. Bir kere toksoplazma alan kişi, bağışıklık geliştirir ve bir daha etkilenmez. Bağışıklığı olan anneden, hamilelikte bebeğe de geçer ve bebekler de etkilenmez, bağışık olarak doğarlar.

Toksoplazma infeksiyonu, dünya üzerinde yaygın bir zoonozdur (hayvandan insana geçen hastalıklar). Amerikalı kadınların % 25 ila 45’i, semptomlar görülmediği halde bu organizmayı taşımaktadır. Her 800-1400 gebelikte, 1 ceninin toksoplazmozis taşıdığı tahmin edilmektedir. Ülkemizde yapılan araştırmalarda, farklı yaş gruplarında bu oran  % 10-50 arasında saptanmıştır. Fransa bu konuda en yüksek orana sahiptir.

Fransızlar genelde iyi pişmemiş, kanlı et yedikleri için olabilir mi? Yoksa kedi dışkısını en çok onlar mı ağız yoluyla alıyorlar?

Dünyanın değişik yerlerinde, kedilerin yaklaşık %1’inin ookist çıkardığı saptanmıştır. Ne kadar düşük bir oran değil mi? Ancak kediler olmasa da, etle beslenme ve konjenital infeksiyon gibi bazı faktörler, infeksiyonun kalıcılığını sağlamaktadırlar. Kuzuların % 10 ve domuzların yaklaşık %25’nin, doku kisti içerdiği ispatlanmıştır. Dana etinde ise, nadiren doku kistine rastlanmaktadır. Pastörize edilmemiş keçi sütü, midye ve yumurta ile de bulaşma olabileceği bildirilmiştir. Doku kisti içeren et, sebze ve diğer besinlerin yenmesi, etkenin insana geçişinde en önemli yol olarak görünmektedir. Toksoplazma gondii, bütün memeli hayvanlara ve kuşlara geçebilir. Özellikle domuz, kuzu, tavuk ve tüm avlanan hayvanların etinde toksoplazma ookistleri çok yaygın olarak mevcuttur. İneklerin toksoplazmaya karşı bağışıklıkları vardır ve bu paraziti yok ederler. Yani, dana etinde ve taze inek sütünde oositler bulunmaz.

Ev kedileri, enfekte kemirgen hayvanları ve kuşları yiyerek bu enfeksiyonu alır. Enfekte kediler, sağlıklı görülür ve hiç belirti vermezler. Bu parazit, ev temizlik ürünlerine  dirençlidir. Çamaşır suyu, yüzey temizleyicileri paraziti öldürmeyebilir. Dışkıda 1 yıl canlı   kalabilir.

Kediden toksoplazma alma ihtimali, neredeyse piyango çıkmasıyla aynı oranda. Neden mi?

Kedi, dışarı çıkıp bu paraziti taşıyan bir av (fare, kuş vb…) bulup yiyecek. 2 hafta bu parazit kedinin bağırsağında çoğalıp üreyecek. Bunun için de parazitin dişisi ve erkeği aynı dönemde kedinin bağırsağında bir araya gelecekler ki, oositler oluşsun. Dışkısıyla dışarı attığı parazitin bulaşıcı olabilmesi için en az 5 gün geçecek. Çünkü ortalama 5 gün (minimum 24 saat iddiaları varsa da, bilimsel ispat 5 gündür) kalmış dışkıyla ancak bulaşabilir, daha önce bulaşıcılığı yoktur. Bu dışkıdaki parazit ağız yoluyla insana geçecek. Başka türlü bulaşamaz, tüy yutmakla falan olmaz çünkü yumurtalar tüyde kalamaz. Tek yolu ağız yoluyla girmesidir. Üstelik parazit aşılı kedi bunları yapsa bile, aşının koruyuculuğu nedeniyle zaten parazit vücudunda yaşayamayacağı için yumurta (oosit)  de üretemez.

Diyelim ki hamile kaldınız. Gebeliğin başlarında bir toksoplazmozis testi yapıtırabilirsiniz (bu test Fransa’da zorunlu gebelik testidir) antikorları taşıdığınız saptanmadıysa, hastalık yok demektir. Antikor varsa, zaten bağışık olduğunuz için endişe etmenize de gerek yoktur. Enfeksiyonu sadece gebeliğin başlarında ve ilk kez olarak alırsanız, düşük yapabilirsiniz. Bu nedenle, eğer hamileyseniz ve toksoplazma testiniz negatif çıktıysa, kedinizi test ettirebilirsiniz. O da negatifse, sorun yoktur. Kedinizde test pozitif çıkarsa, test sonucu pozitif olan ama artık oosit yaymayan bir kediden enfeksiyon kapmanız mümkün değildir. Çünkü kazandığı bağışıklık, kedilerin %55’inde 6 yıla kadar devam eder. Bu nedenle, hamile kalmadan önce hem kendinizi, hem kedinizi test ettirmeniz önlemdir. Toksoplazma enfeksiyonu geçirmiş olan bir kedi, 6 ile 12 ay arasında dışkıyla oosit yaymaz. (fakat FIV ve FeLV gibi bağışıklık sistemini düşüren enfeksiyonlar, bu bağışıklığı ortadan kaldırır). Ayrıca oositlerin yayılması, enfeksiyonun ardından sadece 5 ile 14 gün sürer. Kediniz hala oositleri yayıyorsa bile, kediye dokunarak enfekte olma olasılığı, bugüne kadar sıfır olarak tespit edilmiştir. Bunun nedeni ise, oositlerin dışkıdan başka bir yerde bulunmaması ve kedi tüylerinde yapışıp kalmamalarıdır. Bunun dışında, dışkıyla yeni yayılmış oositler, bu kadar tazeyken enfeksiyona neden olamazlar. Bunun için, 25 derecede 5 gün veya 11 derecede 21 gün geçmesi gereklidir. 4º C’nin altında ve 37º C’nin üstündeki sıcaklıklarda sporulasyon zaten olmaz.

Yani kedi tuvaleti her gün temizlenirse; kedi, parazit aşısı ile düzenli aşılanırsa ve çiğ et yedirilmez, yemesi de önlenirse, enfeksiyon riski ortadan kaldırılmış olur.

Kediler bir numaralı risk değildir. Yaygın düşüncenin aksine, toksoplazma infeksiyonunun en büyük nedeni kediler değil, yeteri kadar pişmemiş et ve iyi yıkanmamış sebze-meyvelerdir. Ayrıca toksoplazma tehlikesi olan toprakla çıplak elle uğraşmak ve elleri iyice yıkamamak da, önemli bulaşma yollarındandır.

Bu nedenle çiğ et yenmemeli, kedilere de yedirilmemeli, çiğ et ellendiğinde eller hemen yıkanmalıdır. Kirli ellerin kesinlikle göz, burun ve ağızla temas etmemeleri gerekir. Sebze ve  meyveler bol su ile yıkanmadan yenmemelidir. Bahçe işleri ile uğraşırken, mutlaka eldiven kullanılmalıdır.

KİST HİDATİK

Thumbnail: Bir de kist meselesi var, yani “kist hidatik” yani Echinococcosis Hydatidosis. O da yukarıda anlatılandan ayrı, bir çeşit parazittir ama sıklıkla karıştırılır.

Hidatik kistleri hakkında ilk bilgiler, Anadolu hekimlerine (İstanköy’lü  Hipopokrates) aittir. Ekinokokların 4 alt grubu vardır. Fakat en çok Echinococcus granulosus yaygındır.

Echinococcus granulosus;   Halk arasında “köpek kisti” veya “kist hastalığı” diye de bilinir. Köpek, tilki, çakal, kurt gibi çiğ et yiyen hayvanlarla bulaşır. En büyük etken köpektir. Bu yüzden köpek kisti de denir. Bir tür parazitin oluşturduğu, hayvandan insana geçen ve ölüme kadar götürebilen, ciddi bir hastalıktır. Karaciğer kist hidatiği, insandan insana bulaşmaz. Hastalığın tedavisi ise, yalnız ameliyatla mümkündür.

Echinococcu’nun yumurtaları, paraziti bağırsaklarında taşıyan ana konakçı hayvanların dışkılarıyla dışarı atılırlar. Bu yumurtalar, yaklaşık 1 yıl canlı olarak kalır ve rüzgar, yağmur, hayvanların ayakları ile çevreye yayılır.

Bu yumurtaları içeren hayvan etleri veya sakatatlarının, köpek, çakal, tilki gibi ana konakçılar tarafından çiğ olarak yenmesiyle, onların bağırsaklarında 6-8 haftada erişkin şeklini alır ve yaklaşık 7 – 8 ay canlı kalırlar. Belirli aralıklarla yumurtlayarak da, infeksiyon zincirinin devamını sağlarlar. İnsana hastalığı bu yumurtalar bulaştırır.

Yumurtalar; toprak, su ve yumurta bulaşmış köpek tüyleriyle direkt veya kontamine sebze, meyvelerle endirekt olarak ara konakçılar tarafından ağız yolundan alınır. Alınan bu yumurtalar, bağırsaklarda açılarak bağırsak duvarını geçer, kan ve lenf yoluyla karaciğere (%60-70 oranında), akciğere, veya diğer organ ve dokulara yerleşerek, sadece kist formunda yaşamlarını sürdürürler. Etobur hayvanları seven bir parazit olduğu için, diğerlerinde kist açılmaz, kist koruma duvarında yaşar.

Kedilerde, parazitin olgunlaşmadan (normal olgun ve gebe halkalar gelişmeden) düştüğü, bu nedenle evcil kedilerin yaşam çemberinde yeri olmadığı sonucuna varılmıştır. Her nedense bu parazitin en büyük suçlusu kediler olarak adlandırılsa da, bu yanlıştır, çünkü bu parazit kedilerde infekte (bulaşıcı) hale geçemez.

İnsanlarda, köpek ve kedi tüylerinin karaciğer ve akciğere gidip yapışması sonucunda kist oluştuğu şeklindeki yaygın bir yanlış inanış vardır. Aslında kıllar kist yapmaz. Kist, yumurtaların ağız yoluyla insan vücuduna girmesiyle oluşur. Kıllar da burada yardımcı bir rol oynar. Köpeğin anüsü çevresinde bulunan yumurtaları yalaması ve daha sonrada diğer yerlerini yalamasıyla, kıllarına bulaşır (kedide bu olmaz, çünkü parazit gelişip yumurta atımı safhasına gelemez). Üzerine yumurtaların bulaştığı köpek kıllarının insanlar tarafından yutulmasıyla, kist hidatik insanlara geçmiş olur. Eğer köpek temizse ve kist yumurtası yoksa, yani çiğ et tüketmiyorsa ve parazit aşılıysa, bu hayvanların kıllarının insanın saçından farkı yoktur, tehlike içermez. Eğer köpeklere kist içeren et ve sakatatlar verilmez, etler iyice pişirilerek verilirse ve düzenli olarak parazit aşılamaları yaptırılırsa, bu infeksiyon zinciri kırılır.

Demek ki, köpeğimize veya kedimize çiğ et yedirmemeliyiz ve parazit aşılarını düzenli yaptırmalıyız. O zaman bu tür parazitlerden ve bize bulaşmasından korkmamız için bir neden de yoktur.

Eda DAĞDEVİREN edadag@yahoo.com

edadag@yahoo.com

Share

10 Yorum Toksoplazma

  1. Aynurilaytipis dedi ki:

    Ellerinize saglik Eda Hanim. Yukarda beirttiginiz gibi benim cahil komsularim baktigim sokak kedilerinden toksoplazma gececek diye endiselenmislerdi. I?nsallah sadece hayvanlari suclamak icin ogrenilen bu tur hastalik adlarini arastirdiklari kadar sitemizdeki bu ve buna benzer bilgilendirici yazilari da okumayi akil ederler. Tekrar tesekkurler

  2. Fulya Fulya dedi ki:

    Sevgili Eda, nefis bir yazi hazirlamissin. Ellerine saglik, bir solukta okudum ve cok da guldum 🙂 :zzz
    Sonsuz tesekkurler 🙂

  3. H. Fatos (GUR) AKINOGLU dedi ki:

    Gercekten de cok yararlandik. Pek cok arkadasimiza bu yaziyi gonderiyorum.

  4. Patiii dedi ki:

    🙂 🙂 🙂 o kadar tesekkur ederimm ki 15 yasindayim fakat cevremdekiler ilerde dusuk yaparim diye annemlerinn kafasini karistirdilarr annerme birazdann bu yaziyi

  5. Kardem dedi ki:

    Bu yaziyi yazdiginiz icin tskler. . Evde iki kucuk kizim birde yavruyken kiyamadigimiz icin bakip buyuttugumuz 1 yasinda disi bir kedimiz var. Yazilan gibi cig et yok hazir mama yiyor ve kuduz asisi ile kist asisini duzenli olarak yaptiriyoruz. . Ama gelen giden komsu yada arkadaslarimiz cocuklari hasta edeceksiniz ve daha neler neler vb. . acabami gercektenmi diye vicdanen beni cok rahatsiz etmisti. Bu yaziyi okumam hem cocuklarim icin, hemde cok sevdigimiz kedimiz icin cok iyi oldu tsk ederim. . .

  6. H. Fatos (GUR) AKINOGLU dedi ki:

    Oyle bir sey olsa, cocugum 4 kedimizle birlikte buyurmuydu?

  7. Sennur Gencer dedi ki:

    Oglum dogdugunda evimde uc tane Ankara kedisi vardi 🙂 I?kinci oglum dogdugunda da hala bizdelerdi. Sonra talihszlikler sonucu ucunude kaybettik. Biri balkondan dustu, biri karaciger yetmezlignden,biride (anneleri)evi terketmek suretiyle :sigh Cocuklarim bebekliklerini yani kimilerine gore en tehlikeli donemi kedilerle gecirdi. Biz bes kardesiz evimizi kedisiz hatirlamiyorum. Hepimizde cok saglamiz aksine kedilerle buyudugumuz icin bagisikligimiz guclu. (kopeklerimizde vardi bu arada belirteyim :p )Cocuklarimizda oyle 🙂 Sitenizi bu konuda ve her konuda aydinlatici buldum. Bir hayvan tutkunu olarak tesekkur ediyorum 🙂

  8. Fidem dedi ki:

    kedi dostu arkadaslar l yasinda kedimiz var. evde ve ara sirada bahceye cikiyor kuduz ve kist asisi tamam ama karma asisini hic yaptirmadik cok gereklimidir hayatimda ilk defa kedi besledigim icin cok fazla bir bilgim yok. . bu arada sadece kuru mama ve arada da yogurt la besliyorum. Bahceden iceri girdiginde de islak mendille siliyorum. onerilerinizi ve yorumlarinizi okuyacagim tsklerrrrr

  9. Fulya dedi ki:

    Fidem Hn. , kediniz zaman zaman disari cikiyorsa karma asisini mutlaka yaptirtin.

    Mama konusunda sitemizdeki beslenme ile ilgili yazilari okumanizi oneririm. Kuru mamalari yas mama ile desteklemek daha ideal bir beslenme seklidir bobrek ve idrar yollari sagligi acisindan. Oellikle kisirlastirilmis erkek kedilerde ileriki yillarda sorun cikarabilir sadece kuru mama ile beslemek. Bu biraz da bizim secimimiz. Ben kuru mama hic kullanmiyorum ve sadece, onlar icin ozel olarak hazirladigim ev mamalari ile besliyorum. Kuru mama ile beslemek isterseniz de mutlaka premium mamalara yonelmenizi ve market mamalarindan kesinlikle uzak durmanizi oneririm.

  10. Eda Dagdeviren dedi ki:

    :grin Uzun zamandir sitemize bakamadigim icin yazilanlari yeni gordum, oncelikle tesekkurler. . .
    Kedilerle hasirnesir olanlarin zaten %99 toksoplazma bagisikligi vardir:)
    I?ennur Gencer adli uyemizin de dedigi gibi hayvanlarla yasayan cocuklarin bagisiklik sistemleri cok daha kuvvetli olur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*