Afro’nun Küçük Annesinden

Sevgili Aynur, Fulya ve Eda Hanımlar, ard arda yolladığınız iletiler Afro ve beni çok sevindirdi. Hepinize teşekkür ederiz. Bize göstermiş olduğunuz bu ilgi sayesinde bir ayı ardımızda bıraktık ve hep beraber Afro’da inanılmaz bir iyileşmenin sonuçlarını almaya başladık.  

İletilerinize cevap verirken bu süreçte aklıma Afronun beslenmesi ile ilgili bazı deneyimleri de aktarmak geldi, çünkü sizlerin deneyimleri nasıl bize yol gösterdi ve yardımcı olduysa belki bizimkiler de başkalarına olur… 
 
Afro, Aralıkta başlayan ve yılbaşından sonra ivme kazanan ani bir zayıflama göstermişti. Bunun o sıralar bütün kedilerimin yemekte olduğu light mamanın etkisiyle olduğunu zannetmiştim. Oysa Ocak başında annem ve babam Marmaristen geldiklerinde gözlerine inanamadılar. Afro çok kilo vermişti, sürekli su içmek istiyordu ve inanılmaz halsizdi. Annem bu durumun ya şeker, ya da böbreklerle ilgili olduğunu düşündü ve onu yine doğduğundan beri gitmekte olduğumuz veterinerimize götürdük. Yapılan kan, sonografi ve idrar tetkiklerinin sonucunda Afronun şeker hastası olduğunu ve şeker seviyesinin 540 olduğunu öğrendik. 
 
Sonra şeker hapıyla üç hafta geçirdik ve hiçbir sonuç alamadık. Bu arada sitenizi bulduk ve herşeye yeniden başladık. Bu konuda daha deneyimli bir başka veteriner bulup dokuz yıllık veterinerimizi değiştirdik ki bu pek de kolay olmayan bir şeydi ve Fatoş Hanımın bütün deneyimlerinden faydalanmaya başladık, çünkü o tek başına savaş vermişti ve sonuca ulaşmıştı. Bu nedenle onun deneyimleri çok önemliydi. Kendisi veteriner olmadığı için mutlaka veteriner desteği aldırıyordu. Bizimle her gün konuşuyor insülin ve şeker seviyesini tartışıyordu.  
 
İyi ki onun sözlerini dinledik ve Afroyu bekleyen o korkunç sondan en kısa zamanda döndürdük. 
 
Aslında sizlerle Afronun beslenmesini paylaşmak istiyordum, çünkü bu konunun insülin kadar önemli olduğunu düşünüyorum. Afro, üç erkek kardeşi ve annesi ile doğduğundan beri kuru mama ile besleniyordu. Ama beş kedimizden sadece anne Boncuk ve Afro onlara bazen verdiğimiz peynir, pişmiş tavuk ve kırmızı etten çok az miktarlarda arada bir yerlerdi. Afronun şeker hastalığının başlamış olduğu, fakat benim farkında olmadığım dönemlerde iştahı artmıştı; benden sofrada otururken sık sık birşeyler istemeye başlamıştı, ben de geri çevirmiyor, hatta memnun oluyordum. Şeker hastalığı çıkınca eski veterinerimiz bu tür gıdaları vermememiz gerektiğini bunların şeker seviyesini arttıracağını söyledi. O sıralarda diyabet kuru maması rahat bulunamadığından başka lif ve proteyin seviyesi yüksek mamaları denedik. Fakat sonunda diyebet mamayı bulduk. Başarımızda bu mamanın faydasını da gördüğümüz kanısındayım.  
 
Ev yapımı mamalara alışık olmadığı için Afro’yu şimdilik kuru mamayla besliyoruz. Ama şeker seviyesi düzene girdikten sonra diğer kedilerimizle birlikte onları ev yapımı mamaya alıştırmaya çalışacağız. İnşallah başarılı oluruz… 
 
Afro öylesine iştahlanmıştı ki sürekli mama istiyor, sürekli su içiyordu. Genel kanı olarak insan sanki ne kadar yerse o kadar şekeri çıkar zannediyor. Oysa şeker hastası insanlara da sık sık yemeleri tavsiye edilmiyor mu? Zaten ihtiyacı olmasa neden yesin ki… Bu nedenle annem onun bu isteklerini yerine getirebilmek için gündüzleri evden sadece kısa sürelerle ayrıldı. Geceleri ise özellikle sabaha karşı 3, 5, 7 gibi iki saatte bir annemi kaldırıyor ve mama istiyordu ve hala da istiyor. Annem de onu hiçbir zaman geri çevirmedi ve çevirmiyor. Zaten şekeri düşmeye başladıktan sonra hem yemek yiyişi, hem su içişi bir düzene girdi. Önceleri mama kabını silip süpürürken, şimdi kabın dibinde mama bırakıyor, yani kısaca her zaman ihtiyacı olduğu kadarını yiyor. 
 
Artık o çelimsiz, halsiz, gözleri sürekli çapaklanan, tuvaletini yapmaya bile mecali olmayan, ağzından akan salyanın farkına bile varamayan, bir halının köşesine tek başına kıvrılıp uyuyan Afro’nun yerine, yine çevik, ceylan vücutlu, kardeşleriyle koyun koyuna uyuyan, kızarsa fena halde homurtular çıkartan, bir ay gibi kısa zamanda 1,2 kg alan bir Afro var. Onun bu halinden hem Afro, hem annem ve ben çok memnunuz. Her ikimiz sitemize baş vuran bütün Şeker Kedilerimizin de, en kısa sürede aynı başarıya ulaşmasını heyecanla bekliyoruz. Sevgiler…

İyi ki varsın DİYABETİK KEDİ…
H. Fatoş (GÜR) AKINOĞLU

“Diyabetik Kedi” site yöneticisi

Facebook Twitter YouTube 

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*