Karam ile Kömür

Figen DALGAKIRAN ARAT yazıyor:

Size hiç onunla ilgili sahiplendirme maili atmadım. Çünkü o doğuştan şanssız olanlardandı. Onu, annesi ve erkek kardeşiyle birlikte, yağmurlu bir günde bizim köy yoluna atılmış bulduğumuzda henüz birkaç aylıktı. Açlıktan bir deri bir kemik kalmışlardı. Tüyleri yoluk, pislik içinde ve çamura batmışlardı. Cins köpeklerin bile evden atıldığı ülkemiz beğenisine göre, her iki yavru da çok çirkindi.

Onca açlığına rağmen annenin verdiğimiz mamayı önce yavrularına yedirmesini, gözlerimiz yaşararak izledik. Sonradan kopay cinsi bir av köpeği olduğunu öğrendiğimiz anne (Yağmur) arabanın peşinden kilometrelerce bizi izledi.

Bir sonraki hafta yine yola yakın arazideydiler. Bizi görünce koşturarak eve doğru geldiler ve geliş o geliş:-)) Bizim tayfaya katılıverdiler. Yiğit ve patron olan Garip bile onlara ses çıkaramadı.

Aşılar yapıldı, ilaçlandılar, yaralarına pansuman uygulandı. Hafta arası Nagehan‘ın verdiği kuru mamalar, hafta sonları kaynatılan kasap artığı ve tahıllarla iyice beslendiler. Dişiye Karam, erkeğe Kömür dedik.

Çoban, Yağmur kızımızın yan köydeki bir adamın Kuş Köpeği olduğunu, yavrulayınca atıldığını söyledi. Yavrular ise aynı adama ait, yine bir av köpeği olan Barak‘ın kırmasıydı.

Maalesef bu civarda çok duyduğum acı bir olay. Ya avda yaralanıyorlar, eğer sahipleri vicdansızsa, köpeğe para vermemişse orada bırakılıyorlar ya da yavrulayınca atılıyorlar.)

Hep birlikte bahçede nöbet tutuyor, anneleri diğer köpeklere diklenirken küçükler de o ince ve komik sesleriyle eşlik ediyordu. İnatla kulübelere girmeyi reddediyor, yağmur altında bekçilik yapıyor, tanımadıkları kimseyi çevreden geçirmiyorlardı.

Av köpeklerinin en ilginç yönünü de onlarla öğrendik. Bunlar ne yapıyor diye düşünürken bizim inşaatçı/bahçeci Çetin açıkladı. Anne sadece yavruları korumakla kalmıyor, önümüzdeki büyük boş arazide onlara koşma, önünü kesme, yakalama gibi eğitimler veriyordu (bu arada Mukadder Teyze‘nin söylediğine göre, kümesten kaçan tavuklarını da konu mankeni olarak kullanmışlar. Av köpekleri öldürmeyip sadece korkuttuğu için kayıp verilmemiş,  korkudan yumurtadan kesilmişler).

Biz artık ‘Eh bunlara ömür boyu bakmak bizim borcumuz’ diye düşünürken, BİR MUCİZE oldu. Her geldiğinde köpişlerin biz olmasak bile bahçeden ayrılmadığını, canavar gibi koruduğunu gören Ergun dişi olan Karam‘a talip oldu. Arkasından Ergun‘un yeğeni, erkek olan Kömür‘ ü aldı:-)

Her ne kadar her gittiğimizde üstümüze dayanan çamurlu patilerini çok özleyeceksek de, ne kadar sevindiğimizi tahmin edebilirsiniz.

Artık Karam kızımızın yeni bir yuvası var. Boncuk ablası ve yavrusuyla birlikte, yan köydeki yeni bahçesinde. Çetin çok iyi anlaştıklarını söylüyor.

Şimdi sırada Yağmur’un kısırlaştırılması var. Havalar biraz iyi olsun diye bekliyoruz. Çok iyi cins bir av köpeği olduğundan talibi çok ama bizim O’nu vermeye niyetimiz olmadığından kısırlaştıracağız. Böylece hiçbir avcıya yar olmayacak (av köpişleri kısırlaşınca av yapamazmış).

İlla av korkutmak istiyorsa, Mukadder Teyze’nin tavukları ne güne duruyor?:-))))

Bu arada tabii ki Karam‘ın yeri boş kalmadı. Bayramoğlu’nda Maral‘ın baktığı raşitik bir şoki yavrusuna tahsis edildi:-))))

Artık Karam ve Kömür, yan köydeki yeni yuvalarındalar.


Nice güzel mucizelere,

H. Fatoş (GÜR) AKINOĞLU

“Diyabetik Kedi” site yöneticisi

Facebook Twitter YouTube 

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*