Böyle mi Oluyormuş Yalnızlık

Öğleden sonra ormandaki kuçular için ekmek almaya gittim, döndüm. Kapıyı açtım, içeri girdim. Evde çıt yok. Mutfağa gittim, üstümü çıkardım, yine aynı. Birden o kadar yalnızlık çöktü ki içime. Eskiden daha kapıya yaklaşırken, içeriden dördünün de sesleri gelir, kapıyı zar zor açardım. Ayaklarımla, kollarımla kapıyı kollar, kaçıvermemeleri için azami dikkat ederken, bir yandan da onlara laf yetiştirmeye çalışırdım. İçeri girince de telaşımız bitmezdi. Poşetlerin içlerine kafalarını sokar, kontrol eder, kendilerine uygun bir şey var mı, neler alınmış, hepsini denetlerlerdi. Boşalan poşetlerin içine girer, Mischa onları araba gibi sürer, Tarçın bile bir poşetin içine saklanırdı, koca göbüşüyle.

Ama son günlerde beni kimse karşılamıyor. Ben içim korkuyla dolu, usulca nerede olduklarına, hala nefes alıp almadıklarına bakmak için evin içinde dolanıyorum. Ve ilk defa bugün, yalnızlığı derinden hissettim. Mischam gittikten sonra böyle hissetmedim. Diğerleri hala aktifti, sorunları, sorumlulukları beni oyalamıştı. Mahzunumdan sonra da böylehissetmedim. Çünkü Tarçın çok etkilenmişti ve tüm ilgimi ona vermiştim. Zaten ardından da kalbi durmuş, uzun süre onunla meşgul olmuştum. Temmuz’da da Minnoş‘un alerjileri, yaraları, kisti vs derken, ortamı koklamaya, hissetmeye hiç zamanım olmamıştı. Kaldı ki, yaklaşık bir yıldır Minnoş hep acı acı miyavladığı için, onun derdini anlamaya çalışmakla geçiyordu zaman.

Oysa şimdi evde 2 pisim olmasına rağmen, kapıda beni karşılayan yok. Üst katta kutu boşaltıyorum, daha boşaltmadan içine atlayan, kapağının altına saklanan, açtığımda sürpriz bir şekilde karşıma çıkan, yerlere yaydığım dosyalarımın, yazı kâğıtlarımın üstüne oturan ve kalkmayan, bilgisayarda bir şeyler yazmaya çalışırken, ısrarla klavyenin üstüne oturmaya çalışan, oradan dostlarıma mesajlar gönderen kedilerim yok ortada.

Her an yüreğim ağzımda, endişe ile onları izliyorum, acı çekmemeleri için başka neler yapabilirim diye düşünüyorum. Minnoşun sertleşmiş, içine iğne girmeyen derisine iğneyi batırmaya çalışırken, bütün duygularımı dondurmaya, elimin titrememesine çalışıyorum.

Yalnızlık bu demek ki. Bugün çok yalnızım.

Görüntüleme sayısı: 3362

H. Fatoş (GÜR) AKINOĞLU

“Diyabetik Kedi” site yöneticisi

Facebook Twitter YouTube 

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*