Tarçın: Son Durum

Tarçınım, elbette zor günler geçiriyor. Ama birlikte olduğumuz her anın tadını çıkarmaya çalışıyoruz. Bir günümüz çok zor geçiyor, umutlar tükeniyor. Ama yine de birlikte çabalamaktan vazgeçmiyoruz. Hele sizlerin iyi dilekleri ve olumlu enerjileri olunca, bizim durmamız, vazgeçmemiz söz konusu bile değil. Annesi ona büyülü karışımlar hazırlıyor, oğluşu da onu kırmıyor, elinden geleni yapıyor. Oğluşu birşeyler istiyor, annesi onu yerine getirebilmek için herşeyi yapıyor. yazının devamında, oğluşumla son dönemlerimizden bazı kesitleri sizlerle de paylaşmak istiyoruz. Bizimle birlikte olduğunuz, duygularımızı paylaştığınız için size minnettarız. İyi ki varsınız…

 25.12.2010 

2010-12-25

Oğlumun kollarından damar yolu açılamadı. Bacağından açıldı. 

2010-12-25_2

29.12.2010
Kanepede, sevdiği peluşa sarılıp yatıyor. Üşümesin diye sıcak su torbası da hazır.
2010-12-29_2
2010-12-29_3
2010-12-29_4
Öğleden sonra dinleniyor
2010-12-29_7
Çok çabuk yoruluyor. Su ve yemek servisi önüne geliyor 
2010-12-29_8
Gece, infrared lamba altında keyif yapıyor. 
2010-12-29_5
2010-12-29_6
30.12.2010 
Kanepede annenin peluş kabanında TV seyrediyor
2010-12-30
Annesinin kollarında
2010-12-30_2
31.12.2010
Yılbaşı gününü annenin yatağında karşılıyor 
2010-12-31
Yeni Yıla annenin kabanında giriyor 
2010-12-31_2
03.01.2011
Arka ayağı aksamaya başladı, bahçe keyfi istedi ama soğuk
2010-01-03_2

Keyif sonrası dinlenmece 

2010-01-03

04.01.2011
Bugün çok hasta oğlum 

Yataklarından biri pencere önünde
2011-01-04_2

Serumunu bahçeyi seyrederek alıyor

2011-01-04_3

 

Diğer yatağı

2011-01-04_4

05.01.2011
Annenin büyülü karışımını yiyor, suyunu içiyor 

2011-01-04_5

En sevdiği şey, çiğ ve sulu dalak

Yine serum

2011-01-05

 2011-01-05_2

Artık arada oksijene de ihtiyaç duyuyor. Hepsi hazır bekliyor
Oksijen maskesi özel tasarım 

2011-01-05_3

2011-01-05_5

Çok zor bir gece geçirdik. 24 saat tuvaletini yapamadı ve ıkındı, perişan oldu. Sabaha karşı rahatlayabildi. 

06.01.2011
Bugün bahçe istedi. Tepsi yatağında keyif yaptı.
Anne bakmadığında kendini buz gibi çimlere attı.

 2011-01-06_2

2011-01-06_3

2011-01-06

2011-01-06_5

2011-01-06_6

2011-01-06_9

Görüntüleme sayısı: 6296

  Yorumlar (13)
RSS yorumları

 1 

Yazan ÇilinKedisi, 06-01-2011 23:47 
oy tarçınım yeşiller içinde ne kadar güzelsin daha iyi ol inşallah seni çok seviyoruz

 2 

Yazan Burcu Mella, 07-01-2011 00:33 
Canım benim …:(((inşallah eski sağlığına kavuşur.kahroldum dualarım tarçınla…öper misiniz benim için Tarçını…

 3 

Yazan Aylin ÇANDIR, 07-01-2011 00:36 
kuzuuuuummm cnm benim ne mutluki sizin gibir annesi var.tarçın anneni ve bizi üzme sakın…kalbimiz dualarımız sizinle…

 4 

Yazan Oya SAĞIROĞLU, 07-01-2011 11:08 
Abi,

Sen bizim için bir abiden öte, ekolsun!
Seni seviyoruz,

Şeker Mars

 5 

Yazan H. F. G. A., 08-01-2011 11:07 
Tarçın’la dün gece 02:30’dan sonra uyuyabildik. Mamadan sonra kustu ve rahatsızdı. Epey gözlemledim. Sonra ara ara sızarak, sabaha kadar izledim. Sabah 09:00’da şekeri 152 idi, ins. yaptım. Ama mama yemek istemedi. Azıcık akıtabildim ağzına. 10:45 gibi vet.e gittik, tıkanmış intraketi çıkarttırdık, diğer koluna damar yolu kolayca açıldı. Gİderken, bir ara koltuktan düştüğünü farkedip arabayı durdurdum, koltuğa çıkmaya çabalıyor ama gücü yetmiyordu. Yardım ettim, yeniden minderine yattı. Vet.e gelince çıkarmak isterken farkettim ki, inip, paspasa çişini yapmış ve çıkmak istemiş :)).

Evimize döndük, pencere önüne yerleştirdim, bir süre dinlendi, azıcık daha mama verdim, sonra serumu taktım. Çok halsizdi. Serum bitince kuşkulanıp şekerine baktım, önce 42’yi gördüm. Hemen şekerli mama verdim. Biraz bekleyip tekrar baktım, 38. Giderek düşüyordu. Bu defa dişetlerine bal sürdüm. Ama yarı komada gibiydi. Pelte gibi. Yarım saat sonra 68, sonra 72’yi gördüm. Fakat şekerle yükselttiğim için, yine düşeceğini biliyordum ve sürekli izlemeye başladım. Çok ama çok halsiz ve dalgındı. Akşama adar uğraştım. Sanki bırak beni der gibi sesler çıkardı. Ama yapabileceğim şeyler varken bırakamadım yine. Belki de bırakmalıydım ama yapamadım.

Akşam üzeri oğlum gelince biraz dirildi. Onun okşamalarına göz kırpmalarla karşılık verdi. Hakan mutfağa yönelmişti ki, bütün gücünü toplayıp, ayaklandı ve salon -mutfak arasındaki halıya kadar gidip kaldı ve Hakan’a bakıp, öyle acı seslendi ki. Hakan bile şaşırdı ve yanına çöküp, öpmeye başladı.

Biraz sonra Hakan yukarı çıkmıştı. Bir ara indi, baktık Tarçın da hole kadar gelmiş ve sesleniyor. Böyle bir sevgi nasıl olabilir?

Bugün 2 kez oğluşum çişini kaçırdı. Sabunlu sularla silip, sıcak su torbalarıyla kuruttum. Şimdi mis gibi yatıyor ve daha iyi. Tekrar kan almadım ama belli ki şekeri iyi bir düzeyde. Yarın dozu azaltacağım. Artık kaldıramıyor.

Mesajlar ve telefonlar yağıyor Tarçınım için ve herkes onun bir ekol olduğunu söylüyor. Gerçekten de öyle. Her şeyi anlıyor ve anlatıyor oğlum. Bazen içimden hipoglisemiye girdiğinde müdahale etmemenin daha doğru olacağı ve ona yakışır bir son olacağı geçiyor ama yapamıyorum. Elimdeki imkanları kullanmadan duramıyorum. Onun acı çekmesini hiç istemiyorum ama bunu ben yapmak istemiyorum. Diğer kedilerim gibi, o da kendisi yapacak.

Öyle kötüyüm ki. Kaskatıyım, yorgunum, çaresizim, ama yanımda olduğu için hala bencilce çok mutluyum.

Şimdi oğlumun yanına gidip, bugün çiş kokmayan patilerini öpeyim, izninizle..

 6 

Yazan Sema ARBAY, 08-01-2011 11:14 
Gözyaşları içinde okudum.Tarçın güçlü oğlan sevenlerini sevdiklerini üzme hadi bi gayret toparlansan… Bırakmayın onu sakın, dediğiniz gibi bencilce belki ama onunla olmak dünyaya edel…sevgileri herşeye değer. Tarçını göbüşünden patişlerinden öpüyorum. size sabır diliyorum.

 7 

Yazan H. F. G. A., 08-01-2011 11:12 
Dün gece 02:38’de kısık bir “aaaaaa” sesi ile fırladım. Dolaptan çıkıp, merdiven başına gelmiş ve yukarı bakıp, “aaaa” diyor. Anladım, Kıyamadım ve kucaklayıp Hakan’ın odasına çıkardım, ayakucuna koydum. Oğlumun haberi olmadığı için, ben de karşıdaki koltuğa iliştim. Bir süre sonra Tarçın yer değiştirip, ona iyice sokuldu. Sonra Hakan dönmek isteyince, yorgaın altında kaldı, hemen Hakan’ın yanına uzattım. Hakan onu farkedince birbirlerine sarılarak uyumaya başladılar. Artık 03:30 olmuştu, ben de aşağı inip biraz uyumak istedim.

05:00 gibi Hakan kucağında Tarçın’la geldi, yanıma yatırdı, yine uyumuşum. 06:30’da yine bir seslenme. Baktım balkon kapısına gitmiş, “aç” diyor. Alıştı ya. “Yok artık” deyip, yanıma yatırdım. Sabaha kadar hiç kalkmadan uyuduk. 08:3’da kalktım, kan ve insulin için hazırlık yaparken bayağı canlı ve keyifliydi. Dİnlenmek iyi gelmiş. Şekeri 113, ins. dozunu azalttım. Üstüne biraz deri altı serum. Sonra da biraz enjektörle mama verince, mamaya çok direndi ve çok yoruldu. Fakat vermesem, dünkü gibi hipoglisemi.

Öyle yorgun, tepkisiz yatmaya başladı. Minderine pencere içine yatırdım. Tam kahvaltı ediyoruz, bir pat sesi. Baktım minderden düşmüş, radyatörün altına girip yattı. Bir tarafı kırıldı mı diye endişelendim ama bir süre ellemedim. Az önce biraz yürüttüm, kırık yok gibi. Şimdi kanepede, babasının bacaklarının arasında uyuyor. Onları başbaşa bırakıp, bir koşu dışarıdaki bir işimi halletmeye gideceğim. Umarım yokluğumda bir sıkıntı yaşamaz.

Acele yaşar oldum. Ama oğluşum iyi olsun da, biz razıyız.

 8 

Yazan Sema ARBAY, 08-01-2011 11:13 
Yakışıklı Tarçın bu sabah biraz daha iyi olduğunu öğrenmek çok mutlu etti beni ve inanıyorumki biraz daha iyi olacak, anneciğinine ve seni sevenlere mutluluk vereceksin. Rahatsızlığımdan dolayı gece hiç uyuyamadım Tarçını düşündüm dua ettim ona. Şimdi daha mutlu belki biraz uyurum. Güzel haberlerinizi almak dileğiyle… sevgiler

 9 

Yazan Sema ARBAY, 10-01-2011 10:13 
Günaydın Yakışıklı, mis kokulu, anneciğinin canı Tarçın,
Nasılsın bu sabah gecen nasıl geçti?
Çok öpüyorum göbüşünden patişlerinden seni çok seviyoruz…

Siz nasılsınız Fatoş hnm, kötüyüm demiştiniz sizi o kadar iyi anlıyorum ki, ama ne söylesem yaşadığınız acıyı dindirmeyecek biliyorum.
Dualar ve kalbimiz sizinle…

Sevgiler

 10 

Yazan Tipis, 10-01-2011 10:15 
Az önce maillerinizi gördüm.Ben yazamıyorsunuz sanıyordum o yüzden dün hiç açmadım.( ayrıca son dört gündür ben son iki gündür İlay çok hastaydı size özellikle yazmadım hastalığımızı tedirgin etmeyeyim diyebugün iyiyiz ikimizde) ve şimdi hepsini ağlayarak okudum.Çocuğum çok çekti annesi ve yemin ederim sizden beter kafam durmuştu.size aklıma gelipte söyleyebileceğim hiçbirşey yoktu.Artık mesajlarımda bile ne yazacağımı bilemeyecek durumdaydım.Hatta düşük şeker yüksek şeker oranlarında bile kafam allak bullak oluyordu.
Off off bugünkü kıpırtısız yatıyor mesajınızdan sonra ise ümidimi azalttım:'(Elim kaç gündür korkudan ‘nasıl?’diye yazmaya bile varmıyordu.Birden İlay ‘gidiyor’mesajını gösterince beynimden vuruldum sanki.Genede bugün beklemiyordum ya da hiç beklemiyordum sanki.Her ölüm anidir ne olursa olsun işte bunu birkez daha anlıyoruz.Az önce oksijen alıyor mesajınızı aldım.Allahım inş. inş.diyorum ama Tarçın da baştan beri hep korktum açıkçası:'(Bende bilmiyorum neden ama her sabah korkuyla kalktım her gece korkuyla uyandım.Telefonlara baktım mesaj atmaya korktum cevap almaya korktum.:'(o koca oğlana gerçekten hiç yakıştırmadım ne hastalığı ne çekmeyi ne o adı batasıca ölümü.Şimdi gene o adı batasıcayla uğraşıyor ve ben ağlayarak Tarçınıma bunları yazıyorum.Korkuyorum sizden biraz sonra gelecek mesajdan….

 11 

Yazan H. F. G. A., 10-01-2011 10:16 
Dün gece 10:00 gibi gerçek bir kabus yaşadık. Size yazdıktan az sonra, yanımda yatarken öğürmeye ve kusmaya başladı. Ama inanılmaz bir öğürme ve ağzı, başı seğirmeye başladı. Tutmaya çalışıyorum ama çok zor oluyordu. Nefes alamıyordu. Hakana seslendim, balkon kapısını açtı, kucağımda dışarı fırladım. Fakat nafile sanki artık gidiyordu. Diğer kedilerimdeki son saniyeler gibi. Açık kapının önüne, yere yatırdım. Çok hafif bir sesle inlemeye ve nefesi yavaşlamaya başladı. Oğlum elini tuttu, okşuyor. Epey iki büklüm böyle bekledik. Sonra eşim oksijeni getirdi. BAşını kavanozun içine iyice soktu. Üzerini örttük, üşümesin diye. Yine uzun bir süre geçtikten sonra, yavaşça alıp, kanepeye yatırdım. Giderek solukları derinleşmeye başladı, geri geldi.

Fakat hep dalgın yattı. Hakan ve eşim yattı. Ben de kah yanında, kah karşısında yarı uzanmış gözledim, sevdim, öptüm. Fakat huzursuz. Arka bacakları hiç tutmuyor, külçe et gibi vücudu. Sadece çok zorlayıp, bir o yana bir bu yana dönüyor. Baktım hiç rahat değil, halının üzerine koydum. Kapıya doğru sürüklenmeye çalışıp, kısık bir sesle “aaaaa” diyor. Üşüyecek diye bu defa holdeki kilime koydum. Belki çiş de yapar diye. 24 saattir çiş yapmadı. Çok uzun yattı orada. Ama dönmeleri kalmadı. Demek kanepeden sıkılıyormuş. Artık bedenim dayanmadığı için, kilimiyle beraber salona kanepenin karşısına yere yatırdm ve kanepeye biraz uzandım.

Sabaha kadar bazen ıh, bazen kıpırtı sesiyle yatıp kalktım. Oğlumun da gözleri açık, uyuyormu, sadece dalgın mı bilemedim. Gece bir ara oksijen istediğini hissettim, verdikten sonra kenara çekerken tüpü düşürdüm ve ucu kırıldı. Ya gerekirse diye moralim bozuldu. Yata kalka sabah 10:00’u bulduk. Şekerine baktım, 98. Ins. yapmadım. Yaparsam, bu durumda komaya girer ve çıkamaz artık. Damardan serum vermek istedim, intraketin dibinden dışarı sızdı. Mecburen deri altına verdim. O da vücut hareket etmediği için zor emiliyor artık ama başka çarem kalmadı.

Şimdi halıda öylece yatıyor. Su vereceğim, korkuyorum. Vermesem olmaz. Damla damla artık.

 12 

Yazan  sevilay, 10-01-2011 10:51 
Fatoş Hanım,
Size ve Tarçın’ıma sabır, moral ve güç diliyorum tekrar tekrar.. Tarçın sizi ve ailesini o kadar çok seviyor ki, gitmek istemiyor, tüm gücüyle çabalıyor bence..

 13 

Yazan Feride MERCAN, 10-01-2011 17:57 
Feride Mercan 10 Ocak, 17:28 Şikayet Et
fatos hanim, sadece tarcin önemli inanin..
takip ediyorum siteden..
lutfen , bilmenilisiniz, aklim tarcinda..
hem guzel haber diliyorum..
ona yogunlasip ,elimden geldgince sifalar yollamaya calisiyorum..
sevgilerimle

H. Fatoş (GÜR) AKINOĞLU

“Diyabetik Kedi” site yöneticisi

Facebook Twitter YouTube 

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*