Kara’nın Dinmeyen Acısı

Babası Ömer AKBIYIK yazıyor:

Sevgili  Kara’m  (22-23’üncü ayında),

“Daha başlarken çaresizim, şaşkınım. Çünkü sevgiyi, şefkati, sana layık olduğun gibi, duygularımı en iyi tarzda anlatabilecek kelimeleri bulamıyorum.

Bağışla beni  Kara‘m .

Bugün ayrılığımızın, hasretimizin 670’inci günü, 16.092 saattir senin özlemini çekiyorum…  Kara‘m , özleminin böyle ağır, böyle dayanılmaz ve bir ölümden beter olduğunu şimdi anlıyorum…”

Affına sığınarak itiraf edeyim ki, ayrılığımızın 22. ayındaki mektubumu, türlü sıkıntılarla yukarıdaki gibi sadece iki paragrafta bırakmışım.

Bugün yine bir ayın 3’ü, yine gönül bayraklarımın yarıya çekildiği, yaşamımın en hüzünlü ve matemli bir günü. Hayatımda yalnız kaldığım ve bu yalnızlığı telafi edemediğim bir gün. Bu yalnızlığımı giderememenin çaresizliği içerisindeyim. Çünkü sen giderken benim yarımı da alıp gittin; yarım bir beden, yarım bir ruh hali. Toparlanamıyorum  Kara‘m !

Geride bıraktığın yarımla sana şiirler yazıyorum, bana esin kaynağı oluyorsun. Hayatımda yazdığım şiirlerimin %95’i seni çağrıştırıyor, senin hasretini dile getiriyor. Bunları, gözyaşlarım eşliğinde, bıraktığın hüzün ve yas ortamında yazıyor, sensizliğin ne denli zor olduğunu yaşıyorum.

Masum bakışlı  Kara‘m ! Her giden yakınım beni senin gibi yaksaydı, şimdi o geride bıraktığın yarım da çoktan yok olacaktı. Ama sen, gidenlerin tümüne bedel oldun. Sensiz hiçbir şey eskisi gibi olmuyor, olmayacak da.

Anan Canım, çok şükür ki yanımda. Sana gösterdiğim özeni ve ilgiyi şimdi ona gösteriyor ve varlığı ile teselli olmaya çalışıyorum. Sağlığı ve iştahı iyi. 6 ayda bir, seninle gittiğimiz Bulimbia Vet’e götürüyorum. O yollardan sen hep ağlayarak giderdin  Kara‘m .

Bak verdiğin esinle sana yazdığım şiirlerimden birkaçını, sana ileteyim:

 

Saklayamam Hüznümü

Saklayamam hüznümü, görüp, hemen tanırlar,

Karam seni Leyla, beni bir Mecnun sanırlar,

Kime yansam bu derdimi anlamazlar asla,

Karam seni Leyla, beni bir Mecnun sanırlar.

08 Temmuz 2011

 

Andım da Seni

 

Seni andım da hüzünlüyüm ben yine,

Sardım ruhumu gözlerinin rengine,

Sorma, sorma ki bana neden böyleyim,

Andım da seni, hüzünlendim meleğim.

 

Senin için melul, mahzun bakışlı bebeğim,

İnler, hep inler şu deva bulmayan yüreğim

 

25 Nisan 2011

Ve  Kara  Meleğim;

Bu Şarkılar Senin İçin

 

Dilek tuttum şarkılardan  Kara’m , senin için,

Bil ki özleminle yanar şu gönlüm, için için,

Ve bir şarkı, taa yüreğimden beni vurmak için,

…Hiç kimse beni, senin gibi yakmadı” derse,

Kara  meleğim, işte bu şarkı, senin için.

 

Ağlar gezerim, yattığın yerlerde adım,adım,

Öyle yaktın ki beni, kendimi bir Mecnun sandım,

Şarkılar hep seni söyler, dilimde name adın”,

Derse bir şarkı  Kara’m , bu şarkı da senin için.

 

16/02/2011

(Not: İlk dörtlükteki şarkı sözü, Yusuf NALKESEN’den,

ikinci dörtlükteki ise Fakif Özlem‘den uyarlanarak alındı.)
Favori olarak ekle (0) | Alıntı Yap | Görüntüleme sayısı: 4878

  Yorumlar (1)
 1 Yazan tipis, 07-08-2012 16:39
Saygıdeğer Ömer Bey hiç  dinmeyen  acılarımızla özlemlerimizle yaşamayı sabretmeyi öğrendik.Genede hepimize bol sabır diliyorum.
Ömer AKBIYIK

Ömer AKBIYIK

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*