Şeker Kedi Çilek

Değerli Dostlarımız,
Aralık 2014’ten bu yana, yoğun bir şekilde annesiyle yazıştığımız Çileğimiz, nihayet oldukça iyi bir duruma geldi. Onun öyküsü de, hepimizin yaşadıklarıyla doluydu. Kan alınmaktan delik deşik olmuş kollar, çok yüksek kan şekeri ve onu düşürmek için denenenler… Annesi ile ilk konuştuğumuzda, Tarçınımla yaşadıklarımız gözümün önünden geçmeye başladı. Aynı acılar, aynı çaresizlik ve kliniklere akıtılan paralar, ama sonuçsuz çabalar… Ve anlatılanlardan, Çileğin asıl sorununun karaciğer olduğu, şekerin dolaylı olarak yükseldiği anlaşılıyordu. Her zaman olduğu gibi, annesine bizim “yap ya da yapma” diyemeyeceğimizi, ama yaşadıklarımızı paylaşabileceğimizi söyledim. Uygulamalar, yine veterinerlerinin yönetiminde yapılacaktı. Bizim bir şansımız var. İstediğimiz zaman danışabildiğimiz veterinerimiz çok olumlu, işbirliği ve her türlü bilgi paylaşımına açık bir insan. Karşı tarafın veterineri isterse, hemen onunla iletişim kurup, durumu değerlendirebilecek açıklık ve yüreklilik ve vizyon sahibi bir insan… Çileğin annesi, bu şartlarda her türlü işbirliğine hazırdı zaten. Çilek de öyle… Ve sonuç, yazının devamında okuyacağınız gibi. Darısı diğer tüm canların başına. Hiçbiri çözümsüz bir derde düşmesin, sağlıkla, aileleriyle uzun yıllar mutlu yaşasın… Şimdi sözü Tuğçe Hn.a bırakalım…

2014 09 07_14Kedim Çilek’i sahiplendiğimde (cinsi İran Persian ve Çilek olduğuna bakmayın, o bir erkek 🙂 ) 1 aylıktı, ben ise 14… Ufaklığından beri çok hareketli, benimle evde yakalamaca oynamaya bayılır ve sağlığına dair hiçbir sorunu olmayan bir candı. Taa ki, 2014’ün, Kasım ayına kadar… Çilek’in kilosu, yetişkin zamanlarında hep yaklaşık 5 kg’dı. Hastalığa yakalandığında 10 yaşındaydı. Çilek’te ilk fark ettiğim şey, çok fazla su içmesi ve arkasından neredeyse 10 dakikada bir idrara çıkmasıydı ve kilosunda gözle görülür derecede bir düşüş olmuştu ama doymak bilmiyordu. Üstelik geceleri kısır olmasına rağmen nara atar gibi bağırmaya başlamış, evdekileri uyuyamaz hale getirmişti. O eski pofidik, evin içinde sürekli benimle uğraşan kedim, artık yanıma bile yaklaşmıyor, halsizleşmiş ve acı çekiyordu. Aşıları ve mama ihtiyaçları için götürdüğüm çok ilgili ve gerçekten hayvan hastalıklarına dair çok bilgili (sandığım!) bir veterinerim vardı. Hemen onu aradım…

İşte Çileğim için asıl eziyetli ve benim için asıl uykusuz günler yeni başlamıştı. Belirtilerin diyabetik belirtiler olduğunu söyledi ve tahlil istedi. Tahlil sonuçları diyabeti doğrulamış ve açlık şekeri 465 çıkmıştı. Veterinerim bu süreçte her olasılığa karşı kendimi hazırlamamı, Çileğimin saatli bomba gibi her an komaya girebileceğini ve insülin denemelerinde de her an onu kaybedebileceğimizi söyledi. Hayatımın belki de en zor günlerini yaşamaya başladım.

2014 09 07_1514 yaşımdan beri benimle birlikteydi, onunla birlikte büyümüştüm, geceleri birbirimize sarılıp uyuyorduk, çocuğum ya da arkadaşım, hayatımın en önemli zamanlarında hep yanı başımdaydı. Onun bu zamana kadar yokluğunu bir an olsa bile aklımdan geçirmedim ama şimdi biri gelmiş, bana her an her şeyin olabileceğini, Çilek’in yaşlı bir kedi olduğunu, bu hastalığı kaldıramayabileceğini söylüyordu. Yaklaşık bir ay, her gün aralıksız ortalama 4 ila 6 saat veterinerde Çilek’in insülin denemelerinde başında bekledim.

Humulin R kullanıyorduk. Kısa süreli etkisi olduğu için yarım saatte etkisini gösteriyor, 3 ila 4 saat sonra insülin etkisi geçiyor ve tekrar şekerinde büyük bir yükseliş yaşıyorduk. O çok bilgili sandığım veteriner, insülin denemelerinde iki defasında da insülin şekerini istenen şekilde düşürmediği için yarım saat arayla 4’er ünite vurup, Çilek’i hipoglisemiye sokmuştu. Eve zor yetiştirmiştim ve ikisinde de ölümden dönmüştü. Günde iki defa, veterinerin söylemesiyle belirli olmayan saatlerde 7-8 saat arayla insülin yapıyor, “şeker cihazıyla ölçsem mi?” dediğimde, “nasıl ölçülüyor?” diye bana soruyordu. Mama olarak da “wd konserve” ve kuru mama kullanmamızı söylemişti (ki bu kilolu diyabetik kediler içinmiş). Çilek günden güne daha da zayıflıyor, Humulin R kısa etkili olduğu için hiçbir işe yaramıyordu. Geceleri bağırmaları artmış, sabah 7’lere kadar uyumuyor, uyutmuyor ve acı çekiyordu. Artık zayıflıktan 3 kiloya düşmüş, sırtındaki kemikleri sayılıyor ve arka bacakları kuvvetsizleşmeye, evin merdivenlerini çıkamamaya başlamıştı. Veterinerin şeker ölçme cihazı “HI” uyarısını veriyor, yüksekliğinden şekerini ölçemiyorduk. Şekeri çoğunlukla 600 ve 700’lerdeydi.

1 ay sonrasında hala bir düzelme olmamış, vücudu su kaybettiği için damar yolu açık bir şekilde sürekli her gün serum alarak, iki haftayı da öyle geçirdik. Artık ikimiz de yorgun, perişan, uykusuz, üstelik de benim düğün telaşıma denk gelmiş, o zayıfladıkça ben de zayıflıyor, ben de yemiyor, geceleri başında ağlıyor, ona bir şey olmaması için her gece dua ediyordum. Gittiğim veterineri bırakıp, Avcılar Veterinerlik Fakültesi’ne gitmeye karar verdim. Orada da asıl veterinerler değil, staj yapan öğrencilere teslim etmek zorunda kaldık kendimizi… Kan alırken, 5 kişi birden Çilek’imin üstüne çullanıyor, paldır küldür çevirip kan alıyor, koca koca köpekler çileğimin etrafında havlıyordu (ki Çilek, son derece korkak ve kalabalık görünce kaçacak delik arayan bir kedidir). Bu da, Çilek’in şekerinin yine tavan yapmasına sebep oluyor, orada da evdeki değeri alamıyorduk. İnsulini değiştirmeye karar verdik ve Humulin N’ye geçtik (daha uzun etkiliymiş). Ben yine oradaki stajyerlere güvenemedim. Hastalığın başından beri geceleri telefon elimde, sürekli netten kedilerdeki şeker hastalığını araştırıyor, “ne yedirebilirim, hangi veterinere götürebilirim artık son çare ne yapabilirim” diye düşünürken, bir sitedeki (www.diyabetikkedi.com) yazılar, yorumlar dikkatimi çekti. Bu hastalıkla boğuşan kediciklerin sahipleri yorumlaşıyor, yardım istiyor ve bir melek de onlara yardımcı oluyordu. Tek korkum, tesadüfen okuduğum 2008’e ait yazılar olmasıydı. “Acaba hala o melek bu sitenin başında mı?” diyerek bir umut telefonun tuşlarına sarıldım, saat gecenin 3’ü…

“Yardım” dedim, “lütfen yardım edin”… Anlattım, hem ağladım hem yazdım… O kadar umutsuz, o kadar mutsuzdum ki… Artık git gide umudumu yitirmeye başlamış, bu yitirişliği de kabullenmek istemiyordum… Hiçbir şey Çilek’e iyi gelmiyor, artık bir şey yapamadığım için kendime kızıyordum… Aralık ayıydı… Ertesi günü bizi yine veteriner yolları bekliyordu. Sabah erkenden veterinerde yine kan sonuçlarını beklerken, telefona bir mail geldi… Yazan kişi Fatoş hanımdı… Mailimin Junk kutusuna düştüğünü, yeni gördüğünü, hemen verdiği telefondan onu aramamı söylüyordu (bir de geç yazdığını düşünüyor ama ben aylarca beklemişim, bu benim için mucize). Hemen Fatoş Hanım’ı aradım. Humulin’i bırakmamı, Humulin’in kedilerde çok hızlı düşüşlere sebep olduğunu, Lantus’a geçmem gerektiğini, yemek olarak da tüm hazır mamaları bırakıp çiğ et vermem gerektiğini, çiğ etin şekeri düşürdüğünü söyledi. Karaciğer destekleyici gıdalarla birlikte…

Hepsini teker teker isimleriyle birlikte mail attı… Lantus’a 12 saatte bir 3 üniteyle başladık. Her 6 saatte bir şekerini ölçüyor, gece gündüz demeden Fatoş hanıma yazıyor, sürekli mesajlaşıp konuşuyor, yakın takipte kalıyorduk… Ama öncelikle Çilek’imin bünyesinin kuvvetlenmesi gerekiyordu. Kilo alması için 3 saatte bir çiğ et veriyordum. Lantus’la ilk başlarda olmasına rağmen şekerinin 300’lere düşmesi bile Çilek için ve benim için bir mucizeydi. Fatoş hanım 6 saatte bir (öğlen 12, akşam 6, gece 12, sabah 6) kulağından Glucometre’yle ölçtüğüm her değerini, en baştan itibaren not etmemi istedi. Bir yandan da her değeri Fatoş Hanım’a yazıyor, ona göre hareket ediyorduk.

2014 10 07_121 ay geçtikten sonra Çilek’im yavaş yavaş kilo almaya başlamış, hareketleri hızlanmış ve o çıkmakta zorlandığı merdivenleri rahat çıkmaya başlamıştı. En ufak bir şeyi Fatoş Hanım’a danışıyor, ondan habersiz yanlış hiçbir şey yapmak istemiyordum. Fatoş Hanım da benden ses çıkmadığında Çilek’i merak edip durumunun nasıl olduğunu soruyor, onu merak ediyordu. Bir ay daha geçti, Çilek’imin durumu git gide iyiye gitmeye başladı. Her gece şükrediyordum ki Allah’a, benimle bu meleği tanıştırdığı için… Çünkü en zor zamanımızda, Çilek’imin yardımına koşmuş, ona şifa olmuştu.

Şubat 23… Ve Çilek’im bir yaşını daha görmüştü (11 yaşında) . O zor zamanlarımda onu kaybetmekten korkarken, 1 yaşına daha girdiğini görmek bana büyük bir umut oldu. Ve asıl mucize benim için Fatoş Hanımdı. O korkularımı yenmeme, Çilek’in daha da iyi olmasına sebep olmuştu çünkü… Abartmıyorum, o insan benim için gerçekten bir melek. Çünkü bu ilgiyi ben hiçbir veterinerde görmedim. Karşılıksız, beklentisiz onun sadece hayvan sevgisi var. Bunu sadece onlar için yapıyor. Çünkü onlar konuşamıyor, derdini anlatamıyor, önüne bir kap yemek koymasak aç kalacaklar ve çok çaresizler…

Ve şimdi… Nisan ayındayız… Çilek’im 2 buçuk kilodan 5 kiloya, yani eski kilosuna geri döndü. Onun bir gün daha yaşayamamasının korkusunu yaşarken, o hala benimle… Keyfi yerinde, evde eskisi gibi yakalamaca oynuyoruz… Merdivenleri çıkmakta zorlanırken, şimdi ikişer üçer atlıyor. İnsulin iğnesini de, eskiden 12 saatte bir 3 ünite yaparken, şimdi 24 saatte bir 0.5 ünite yapıyorum ve bazen yapmadığım günler oluyor. Şükrediyorum ki, dualarımı kabul etti ve benim karşıma Fatoş Hanım’ı çıkardı. O gerçekten melek gibi bir insan ve eminim Çilek gibi birçok kişiye derman oldu. Ona her şey ama her şey için çok teşekkür ederim, bu duruma kadar gelmemize vesile olduğu için… Ve inşallah Çilek’im, Fatoş Hanım’ın yardımları sayesinde yakın zamanda insülinden bağımsız yaşamaya başlayacak ve artık o iğneler vücudunu delik deşik etmeyecek… Biz de Mayıs ayındaki düğünümde Fatoş Hanım ile birlikte, bu başarımızı kutlayacağız 😀 . Her şey için tekrar çok çok teşekkür ederiz…

Tuğçe AKTURAN

      2014 10 09 13 4

                                             2014 11 27_15    2014 12 7

                                                           2015 01 20_14

                                                    2015 03 20_12 2015 03 24_01

                                             Şeker Kedi Çilek

2015-04-15-00-45 2

                              2015-04-15-00-46-09

2015-04-15-00-46-20

H. Fatoş (GÜR) AKINOĞLU

“Diyabetik Kedi” site yöneticisi

Facebook Twitter YouTube 

Share

3 Yorum Şeker Kedi Çilek

  1. Çilek torunuma, sağlıklı ve ailesiyle birlikte uzun yıllar, annesine de şimdiden mutluluklar diliyorum 🙂

  2. Tuğçe dedi ki:

    Insallah Fatos hanim..hersey sizin sayenizde tekrar hersey icin cok ama cok tesekkur ederim:)

  3. İnci Birinci dedi ki:

    Fatoş hanım 10 yaşında karaciğer rahatsızlığı yaşayan Güneş ‘ime de derman oldu , İyi ki varsınız <3

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*