KBH’lı Kedilerin Beslenme Gereksinimleri

Kedilerin Temel Fizyolojik Besin Gereksinimleri:

Kediler zorunlu etoburdur. Bu, sadece et yiyebildikleri anlamına gelmez. İnsan ve köpeklerden farklı olarak, yaşam için elzem olan bazı aminoasitleri kendileri üretemezler, etten almaları gerekir. Mısır glüteni besininde ette bulunan ve kediler için gerekli bütün aminoasitler vardır.

Kedilerin, aslan gibi büyük kedilerin minyatür bir versiyonu olduğu inancı yanlıştır. Büyük kediler bir sürünün elemanıdır ve birlikte avlanır. Buna karşılık, evcil kediler tek başına yaşayan avcılardır, yakaladıkları fareleri, böcekleri yerler. Bu nedenle, zaman içinde sık sık ama az yeme şeklinde evrilmişlerdir. Çok az bitki ve karbonhidrat tüketirler.

Esasen kediler çöl hayvanlarıdır, bu nedenle çok su içmek istemezler. Avladıkları farenin %60’ı su olduğu için yeterli sıvıyı besinle alırlardı. İdeal olarak kedilerin makul miktarda su içeren besinler tüketmesi gerekir.

 

KBH’lı Kedilerin Fizyolojik Besin Gereksinimleri:

KBH’lı kedilerde iki ana kaygı söz konusudur. Bir yandan kedinizin hastalığını ilerletecek, kendini kötü hissetmesine neden olacak şekilde beslenmesini istemezsiniz. Öte yandan, KBH’na yardımcı olacak ve kas kitlesinin erimeyeceği besinleri almasını dilersiniz.

Kedinizin Ağırlığı ve Vücudunun Durumu:

Kedinizin ağırlığını ve vücudunun durumunu yakından izlemelisiniz. Hem KBH’lı kedileri iştahı az olduğu için hem de yaşlı kediler özellikle kas kitlesinin kaybı şeklinde zayıflama eğilimi gösterdiği için, kilo kaybı önemli bir sorundur. İştahsız ve kaşektik (çok zayıf) kedilerin daha az yaşadığı saptanmıştır. Bu nedenle, kedinizin ağırlığını sık kontrol etmeli ve yemesini sağlamalısınız. Kedim Taffy’ye KBH tanısı konulduğunda, başlangıçta sık veteriner ziyaretleri yaptığımızdan ağırlık izlemini bu şekilde gerçekleştirdik. Ancak durumu stabilleşip ziyaretler seyrekleşince, iştahsızlığı nedeniyle çareyi eve dijital bir bebek tartısı almakta buldum; böylelikle gereksiz kaygılanmadan ve kedinin üzerine düşmekten kurtuldum.

 Tombul bir kediniz varsa sevinin ve diyete sokmayın. KBH ilerledikçe kediniz zaten kilo verecektir.

Kalori Gereksinimi:

Günde bir tatlı kaşığı mama yemesi kedinizin kilosunu korumaya yetmeyecektir. Sağlıklı bir kedinin yaklaşık olarak günde kg. başına 55-75 kaloriye (kedi aktif ise daha fazlasına) gereksinimi vardır. Yaşlı kedilerin, özellikle protein şeklinde daha fazla kalori almaları gerekir. Hasta kedi de sağlıklı kediye göre neredeyse iki katı daha fazla kalori almalıdır. Sonuçta, KBH’lı kedinizin mama içeriğine bakarken, sadece fosfor ve protein miktarına yoğunlaşmayın, kalori içeriğini de hesaba katın. Yaş mamalarda %85’e varan oranda su bulunması, artan su gereksiniminin karşılanmasında büyük bir yardımcıdır, ancak kediniz tok hissettiği halde yeterli kalori alamayabilir.  Az yağlı besinlerin kalori içeriği de daha düşüktür.

Besinde Protein İçeriği:

KBH’lı kediler için önerilen diyet, genelde potasyumu yüksek, protein, fosfor ve sodyumu düşüktür. Sağlıklı bir kedinin günlük protein gereksinimi 3,97 g/kg’dır; yani 4,5 kg.lık bir kedi günde 18 g protein tüketmelidir. KBH’lı kedilerde en az 3,3-3,5 g/kg protein önerilir.

Diyetteki proteinin vücutta yıkımı sırasında ortaya çıkan atık ürünler böbreklerden süzülür ve idrarla atılır. Böbrek  hasarı gelişip işlevi azaldığında bu azotlu maddeler yeterince vücuttan uzaklaştırılamaz ve BUN (kan üre azotu) değerleri yükselir. KBH’nda amaç, kediye gereken aminoasitleri verirken mümkün olduğu kadar az yıkılan formları seçmektir. Buna ‘’yüksek kaliteli protein’’ denir.

KBH’n da protein kısıtlaması, bir yandan azotlu atık maddelerin azalmasına, öte yandan idrarla protein atılımının (proteinüri) azalmasına, böylelikle KBH’nın ilerlemesinin engellenmesine ya da yavaşlatılmasına hizmet eder. İşte bu nedenlerle evre 2 ve 3’deki kediler için düşük proteinli diyet önerilir.

Düşük proteinli diyetlerin yararına ilişkin araştırmaların çoğu insanda ve sıçanlarda yapılmıştır, kedilerdeki az sayıdaki çalışmanın sonuçları bu kadar net değildir. Önemli olan, kedinin hem azotlu atık yükünü azaltmak, hem de gerekli aminoasitleri yeterli miktarda almasını sağlamaktır. Arada hassas bir denge söz konusudur. Özel mamaların sadece protein içeriğinin kısıtlı olmadığını, fosfor ve sodyum gibi diğer maddelerin miktarının da farklı olduğunu dikkate almak gerekir.

Kediniz, KBH’nın erken dönemlerinde ise protein kısıtlamasına gerek yoktur. Ancak BUN değeri 60 mg/dL’nin üzerine çıkınca veterineriniz özel mamaları önerecektir. Hedef, kuru madde bazında %25 protein alımıdır. Renal mamaların protein miktarı (%25-30) bu civardadır ve içerdikleri protein de ‘’yüksek kaliteli’’dir.

Ne yazık ki, değerleri düşük bir kediyi düşük proteinli diyete alıştırmak daha kolaydır. Kedinize KBH tanısı konulmuşsa ve BUN değerleri 60’ın altındaysa renal mamalara geçişi yapabilir, atık kısmı az olan ek proteini de ‘’yumurta’’ ile sağlayabilirsiniz.

Kediniz KBH tanısı aldığında BUN değeri 60 ‘ın üzerindeyse ve renal mama yemeyi reddediyorsa paniklemeyin. ASLA KBH’LI İŞTAHSIZ BİR KEDİYİ RENAL MAMA YEMEYE ZORLAMAYIN. BUNUN YERİNE, İŞTAHSIZ KEDİNİZİ YEMEYE CESARETLENDİRİN. Ancak kedinizin durumu stabil hale gelince diyet değişikliğini düşünün. Her ne yaparsanız yapın, kedinizin ağırlığını yakından izleyin.

Fosfor:

KBH’lı kedilerde fosfor değerleri yükselir ve sağlıkları için zararlıdır, böbrek hastalığının daha hızlı ilerlemesine neden olur. Bu nedenle beslenmede fosforun kısıtlanması gerekir. Renal mamalar bu özelliktedir. Diyetle kısıtlamanın yeterli olmadığı durumlarda fosfor bağlayıcılar kullanılmalıdır.

Yağ:

Sağlıklı bir kedinin günde 9 g (%36) yağ alması gerekir. Yağın yıkımı ile böbreklere yük getiren atık maddeler oluşmadığı gibi yüksek kolesterol kedilerde bir sorun değildir. Yüksek yağ miktarının etkisi olsa olsa obezitedir; bu da KBH’nda pek mümkün değildir. Birçok renal mamada azalan protein yerine yağ miktarı arttırılmıştır. Yaşlı kediler için imal edilen mamalarda protein içeriği daha düşük, yağ miktarı daha yüksektir. Kediniz renal mamayı yemiyorsa yaşlı kedi (senior) maması deneyebilirsiniz.

Sodyum:

KBH’lı kedilerde sodyum kısıtlamasının gerekip gerekmediği tartışmalıdır. Genelde kabul gören yaklaşım, sodyum kısıtlamasını yararlı olabileceği yönündedir.

Potasyum:

KNH’lı kedilerin üçte birinin potasyum değerleri çok düşüktür. Bunun nedeni idrar miktarının artması ve kusma ile potasyum kaybıdır. Renal mamalarda normaldekinden daha fazla potasyum bulunur. Kediniz renal mama yemeyi reddediyorsa veterineriniz size potasyum desteği sağlayacaktır.

Karbonhidrat:

Kedilerin karbonhidrat gereksinimi sınırlıdır (8 g/gün, %12). Bu nedenle, kedinizin protein alımını kısıtlıyorsanız, aradaki kalori farkını karbonhidrat ile değil, yağ ile kapatın.

Lif:

Lif, kompleks karbonhidratın sindirilemeyen kısmıdır. Besindeki lif içeriği fermente edilebilir ve edilemez olarak 2 tiptir. Çabuk değil de orta derecede fermente edilen lif, hem kabızlığı önler, hem de toksinleri tutarak azalmasına yardımcı olur. Bu tip liflerle ilgili Kabızlık konusunda daha geniş bilgi verilecektir. Renal mamalardaki lifin hepsi fermente edilebilir tiptedir.

Kedilere balık yağı şeklinde esansiyel yağ asitleri verilmesi gri bir alandır. Bu konuyu veterinerinizle konuşmanızı öneririz.

Aminoasitler:

Aminoasitler proteinin bileşenleridir. Kedilerin 23 farklı aminoasite gereksinimi vardır, bunların 12’sini kendileri yapabilir, 11’ini dışarıdan almaları zorunludur.  Kedinizi ticari mamayla besliyorsanız, doğru dengede aminoasit alır. Ev yemeği ile besliyorsanız bu dengeyi sağlamaya özen göstermelisiniz.

Yurtdışında bazı aminoasitler ticari olarak satılmaktadır. Bunların kullanımı tartışmalıdır. Herhangi bir aminoasit preparatını kedinize vermek istiyorsanız önce veterineriniz ile görüşün.

Vitaminler:

A ve D Vitaminleri:

Bunlar yağda eriyen vitaminlerdir ve vücutta depolanır. Bu nedenle, fazla verildiği zaman toksisiteye (zehirlenme) neden olabilir. Ayrıca, A ve D vitaminleri kalsifikasyonu (dokularsa kalsiyum çökmesi) hızlandırır.

Bu vitaminlerin eksikliği son derece nadirdir. Kedinize vermeniz gerekmeyecektir. Multivitamin preparatı kullanıyorsanız, içeriğindeki A ve D vitaminlerine dikkat etmelisiniz.

B Vitamini:

Her ne kadar tek bir vitamin gibi ‘’B vitamini’’ denilse de aslında birden fazla B vitamini vardır. Bunlar esansiyel vitaminlerdir, yani kediniz kendisi imal edemez, dışarıdan almalıdır. Suda eriyen vitaminlerdir. KBH’lı kedilerde artan idrarla birlikte atılır. Yeterince yemeyen kdeilerde eksiklik gelişir.

B vitamini eksikliği KBH’ı kedilerde çok önemli olduğu için ayrı bir bölümde ele alınacaktır.

C Vitamini:

Kediler kendi C vitaminini yaparlar. Ayrıca, KBH’lı kedilerde dışarıdan verilen C vitamini alüminyum içeren fosfor bağlayıcılarla etkileşir. Halihazırda C vitamini verilmesini destekleyen yeterli sayıda araştırma yoktur.

E Vitamini:

Çok az çalışmada E vitaminin yararlı olabileceği ileri sürülmüştür.

Su:

KBH’lı kedilerde su elzemdir. İklim koşulları ve aktivite düzeyiyle değişmekle birlikte, bir kedinin günlük su gereksinimi 55-65 ml/dır; yani 4,5 kg.lık bir kedi 240-300 mL su almalıdır. Konjestif kalp yetmezliği olan kedilerde bu miktar daha azdır.

Kediler su gereksinimini sadece su içerek sağlamaz; suyun önemli bir kısmı besinlerle alınır.

Vahşi yaşamda kediler aynı yerde yiyip içmez. Bu nedenle su kabıyla mama kabının yan yana konulmaması daha iyidir. Bazı kediler, kenarına bıyıklarının değdiği dar kaplardan hoşlanmazlar, geniş ağızlı kap deneyin.

Kedinizin su içmesini cesaretlendirmek için evde birden fazla yere su kabı bırakın. Bazı kediler akar sudan içmeyi sever, su pınarını deneyebilirsiniz. Ancak bu pınarlar ithal olup çok zor bulunmaktadır ve pahalıdır.

Bazen su kabına konulan düşük sodyumlu tuna başlığı suyundan yapılmış buz küpleri kediyi su içmeye teşvik eder. Evde yapılmış tavuk suyunu vermeyi de deneyebilirsiniz.

Bazıları kedilerine musluk suyu yerine şişe suyu verir. Musluk suyundaki klorun tadını kediler genelde sevmez, içme suyunu deneyebilirsiniz.

Kedinizin suyunu günde en az bir kez, hatta daha sık değiştirin, kabını temizleyin.

Derialtına sıvı verilen kediler, su gereksinimini esas olarak bu yolla karşıladığı için az su içebilir. ‘’Crash’’a dair başka belirtiler yoksa endişelenmeyin.

Soru: Kuru Mama mı Yaş Mama mı?

Çöl hayvanları olarak sağlıklı kediler çok su içmez, buna karşılık su gereksinimlerini kurbanlarından sağlar.  Farenin %60’ı sudur. Yaş mamalarda bu oran daha da yüksektir (%75-85). Nitekim, beslenmesi yaş mamaya dayanan bir kedi çok az su içer.

Kuru mamalarda su oranı %8-10’u geçmez. Bu nedenle kuru mamayla beslenen kediler daha çok su içer. Ancak aldıkları su miktarı, yaş mamayla beslenenlerin ancak yarısı kadardır. Yaşlı kedilerde idrarı yoğunlaştırma yeteneği azalır, idrar miktarı artar. Yaşlı kedilerin sıvı alımının artması çok önemlidir.

Bu, kuru mamanın KBH’na neden olduğu anlamına gelmez. Araştırmalarla böyle bir ilişki saptanmamıştır. Ama bir kez KBH geliştikten sonra, yaş mama yiyen kedi, sadece kuru mama yiyene göre önemli bir avantaj taşır. Renal mama üreticileri de mamaları hem kuru hem de yaş formda üretmektedir.

Mümkünse kedinizi renal yaş mama ile besleyin. Yaş mamayı teneke kutusu içinde vermeyin, alüminyum folyo veya plastik kap kullanın (hipertiroidi riski nedeniyle). Kalan mamayı cam kapta buzdolabına kaldırın.

Yaş mamayı yemek, bazı kediler için daha zordur. Dişlerine geçmez, sıvı gibi dilleriyle almaları gerekir. Sonuçta et suyu kısmını yalayıp katı mamayı bırakırlar ve yeterli besin alamazlar. Mamayı püre haline getirip vermeniz yemesini kolaylaştırabilir.

Kedinizde KBH varsa susuz kalmasını önlemeyi istersiniz. Elbette yaş mama bu açıdan avantajlıdır. Ama kediniz sadece kuru mama yiyorsa onu verin. Kuru mamaya biraz su katıp daha az kuru halde verebilirsiniz, ama bu mamayı bozulabileceğinden dolayı uzun süre açıkta bırakılmamalıdır.

Renal Mamalar:

Renal mamaların en büyük özelliği, protein miktarı azaltılmış, yüksek kaliteli protein içeren, fosforu ve sodyumu düşük, potasyumdan zengin olmalarıdır. Bu mamaların böbrek hastalığının ilerlemesini yavaşlattığı, krizlerin sıklığını azalttığı, ve hatta yaşamlarını uzattığı gösterilmiştir. Böbrek işlevi bozuk olan kedilerin gereksinimlerine uygun ve güvenli hazır mamaları veterinerinizden alabilirsiniz. Bu mamalar pet shop’larda satılmamaktadır.

Renal mamalar kuru ve yaş olabilir. Farklı firmaların mamaları vardır, kediniz bunlardan birini daha çok sevebilir. Bu nedenle başlangıçta deneme-yanılma aşaması kaçınılmazdır.

Kediniz yiyorsa, günlük gereksiniminin bir kısmını yaş renal mama olarak verirseniz aldığı su miktarı da iyi olacaktır. Ama ağırlık bazında karşılaştırıldığında, yaş mamanın gramı başına elde edeceği kalori miktarı, kuru mamadan azdır.

Aşağıdaki linklerde, A.B.D. ve İngiltere’de üretilen renal yaş ve kuru mamaların besin içerikleri vardır. Bizdeki mamalar da ithal olduğu için işinize yarayacağına inanıyorum:

http://www.felinecrf.org/canned_food_usa.htm

http://www.felinecrf.org/dry_food_usa.htm

http://www.felinecrf.org/canned_food_uk.htm

http://www.felinecrf.org/dry_food_uk.htm

Kedinizi renal mamaya alıştırmak zor olabilir. Bazı kedilerde yavaş bir geçiş yapmak sorunu çözer. Kedinizin sevdiği mamayı her gün biraz daha azaltıp renal mamayı aynı oranda yavaş yavaş arttırarak karıştırıp verirseniz direncini daha kolay kırabilirsiniz. Belirli bir mamayı yemeyi reddediyorsa usanmadan bir başka marka deneyin.

Evde birden fazla kediniz varsa beslenmeyi nasıl ayarlayacaksınız? Renal mamayı sağlıklı kedilere, hele yaşlı olanlara uzun süre verdiğinizde protein miktarı kısıtlı olduğu için beslenme bozukluğu gelişecektir. Çözüm olarak, evde olmadığınız zamanlarda dışarıda renal mamayı bütün kedilere açık olarak bulundurabilir, eve geldiğinizde KBH’lı kedinizi başka bir odada tutarken sağlıklı kedilerinizi besleyebilirsiniz. Sağlıklı kedilerinize mutlaka ek olarak normal kedi maması vermelisiniz.

Evde KBH’lı kedinize uygun mama hazırlamak zahmetlidir. Fosfor düzeyi düşük, protein miktarı kontrollü, protein içeriği yüksek kalitede olmalıdır. İnternetten de araştırarak bu yolla kedinizi beslemeniz mümkündür.

Kaçınmanız Gereken Besinler:

 Soğan ve Sarımsak:

HİÇ BİR KEDİYE, ASLA SOĞAN VEYA SARIMSAK VERMEYİN. Bu besinler içinde bulunan alkaloid bir disüfid, kedilerde ciddi bir kansızlık (anemi) gelişmesine neden olur. Çok az miktarla bile ölüm gelişebilir.

İdrar Yolları (Urinary Tract) için Geliştirilmiş Mamalar:

İdrar yılları sorunları için geliştirilmiş mamaların KBH’lı kedilerde de iyi geleceğini düşünenler olabilir, ama durum bunun tam tersiidir. Bu tür mamalar, idrarı asitleştirerek alkali idrarda gelişen strüvit kristallerinin önlenmesine yöneliktir. KBH’lı kedilerin asit yükü zaten normalden fazladır. Ayrıca bu mamalarla idrarla potasyum kaybı artar. Potasyum birçok KBH’lı kedide normalden düşüktür.

Benzer nedenlerle, kedinize C vitamini veya ‘’kızılcık’’ vermemelisiniz. Kedinizde hem KNH hem de strüvit kristalleri varsa veterinerinizin önerileri doğrultusunda hareket edin.

Çiğ Besin:

Bazı kedi sahipleri, çiğ etin KBH’lı kedilerin bütün sorunlarını çözeceğine inanır. Keşke öyle olsa!

Çiğ besinin çeşitli sakıncaları vardır:

– Dengeli bir diyet sağlamak zordur.

– Verdiğiniz etin protein ve fosfor içeriğini bilmeniz zordur.

– Çiğ besinde her zaman enfeksiyon riski vardır.

Balık, Özellikle Tuna Balığı:

Balık birkaç nedenden dolayı kediler için ideal değildir:

  • Steatit
  • Taurin eksikliği
  • Hipertiroidi

Steatit:

Sadece balıkla beslenen kedilerde ‘’steatit’’ (sarı yağ hastalığı) denilen ve E vitamini eksikliğine bağlı bir tablo gelişir. Kedi önce çok sinirli olur, sonra sinir uçlarının aşırı duyarlılığı sonucu dokunmak çok ağrılıdır.

Tedavide yüksek doz E vitamini verilir. E vitamini depolarını boşaltan bitkisel yağlar kesilir.

Taurin Eksikliği:

Taurin, kediler için dışarıdan alınması elzem bir aminoasittir. Eksikliğinde kalp ve göz sorunları gelişebilir.

Hipertiroidi:

Balığın yüksek iyot içeriği nedeniyle hipertiroidi gelişme riski vardır.

Domoik Asit:

Domoik asit, kabuklu deniz hayvanlarında bulunan ve kalıcı sinir sistemi hasarına yol açan bir toksindir. Esas olarak böbrekler yoluyla vücuttan atılır.

Bağımlılık:

Bazı kedilerde tuna balığı bağımlılık yapar, başka bir şey yemeyi reddeder.

Cıva Zehirlenmesi:

Hamile kadınların tuna balığı yememesi önerisinin de altında yatan neden, cıva zehirlenmesi olasılığıdır.

B1 Vitamini (Tiamin) Eksikliği:

B1 vitamini eksikliğinde başı dik tutamama, gözbebeklerinin büyümesi, dengesizlik, nöbet gibi, ölümle sonuçlanabilecek bazı sinir sistemi belirtileri ortaya çıkar.

 

Share

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*