Hidrasyonun Sağlanması: Deri Altı Sıvı (DAS) Tedavisi

DAS Nedir?

DAS, kedinin deri altına sıvı verilerek hidrasyonunun sağlanmasıdır. Genellikle 5-10 dakika alır ve yeterli bir eğitimle kolaylıkla yapılabilir. Kedinin deri altına verilen sıvı önce yerçekimine bağlı olarak bacaklarda veya karında birikir, sonra yavaş bir şekilde emilir ve kana karışır.

Niçin DAS?

Kediler, Afrika kökenli olmalarının da etkisiyle, deve gibi idrarlarını yoğunlaştırır (konsantre eder). Fakat KBH’nda idrarı yoğunlaştıra yetisi azalır, hatta kaybolur. Kedi seyreltik bir idrar yapmaya başlar. Seyreltik idrarın rengi açık, kokusu az ve miktarı boldur.

İdrar miktarındaki bu artış, bir süre kedinin daha fazla su içmesiyle karşılanır. Bu dönemde kedilerin su içme alışkanlığı değişebilir. Önceden hiç adeti olmadığı halde tuvaletten, musluktan, bardağınızdan su içmeye başlar. Ancak bir süre sonra kedinizin içtiği ve mamayla aldığı su miktarı yeterli olmaz ve kediniz susuz kalır (dehidrate), sözcük anlamıyla ‘’kurur’’. Yeterince atılamayan atık ve zehirli maddeler kanda birikir, kedinizin kan değerleri yükselir, hatta ‘’crash’’ (veterinerde DİS tedavisi gerektirecek kadar susuz kalma) olabilir.

Kediniz ‘’crash’’ olmasa bile susuz kalması rahatsız edicidir. Ayrıca, kan volümünün azalmasıyla böbreklere giden kan miktarı da azalır ve özeten bozuk olan böbrek işlevleri daha da bozulur, KBH hızla ilerler. DAS tedavisinin amacı, kedinizin susuz kalmasını önleyerek böbrek işlevlerinin devam etmesini, böylelikle kendini daha iyi hissetmesini sağlamaktır.

Ne Zaman DAS?

Kediniz böbrek hastalığının erken dönemlerinde ise ve yeterli sıvı tüketiyorsa DAS tedavisi gerekmez. Hele kalp hastalığı da varda, erken dönemde gereksiz yere fazla verilen sıvı zararlı olabilir. Sıvının içindeki sodyum miktarı, böbrekler üzerine ek bir yük bindirir. Bu nedenle, gerekli olduğu zaman DAS tedavisi başlanmalıdır.

Kreatinin düzeyleri ısrarlı bir şekilde 3,5-4,0’ün üzerinde seyrediyorsa, kediniz büyük olasılıkla DAS tedavisine adaydır. Ancak bazı kedilerde daha erken dönemlerde de DAS gerekebilir. Bu kediler, genellikle tanı sırasında kreatinin değerleri yüksek olup sıvı tedavisiyle değerleri düşenlerdir. Ek olarak, bulantı, kusma ve iştahsızlık atakları sırasında kan değerleri daha iyi olan kediler geçici süre DAS tedavisinden yarar görür.

DAS Miktarı:

Vereceğiniz DAS miktarını veterinerinizle konuşmalısınız. Sıvı miktarıyla ilgili bir öneri gördüğünüzde bunun günlük sıvı miktarı olduğu lütfen hatırlayın.

Genel kural olarak, kediler için gerekli DAS miktarı günde 100 mL’dir. Bu, kedinin boyutuna, yaş mama yiyip yemediğine, dış ortamın sıcaklığına göre değişebilir. Küçük kedilerde günde 50-75 mL yeterli olabilirken iri kedilerde 125, hatta 150 mL gerekebilir. Ağır ‘’crash’’ geçiren kediler daha fazla sıvıya ihtiyaç duyabilir: Günlük sıvı miktarı 150 mL2ninüzerinde ise günde 2 kez şeklinde bölmeniz hem tedavi süresini kısaltacak ve kedinizin sabrını zorlamayacak, hem de birden fazla bir yük bindirmeyecektir.

Kedinizin kan değerlerinin bozulması her zaman susuz kaldığını göstermez. Sıvı miktarını ayarlamada kedinizin hidrasyon derecesine bakarak karar vermeniz gerekir. Yeterli miktarda DAS veriyorsanız kediniz aşırı su içmeyecektir.

Kedinizin kan değerleri düzelirse, ya da sıvı emilmezse, daha az DAS gerekebilir, hatta tedavi sonlandırılabilir. Bunu veterinerinizin yakın gözetiminde yavaş yavaş yapmalısınız.

Veterineriniz Fazla Miktarda DAS Öneriyorsa:

Sıvılar zararsız değildir, fazlası tehlikeli olabilir. Ne yazık ki birçok veteriner fazla DAS verilmesini önerir. Bu, böbreklerdeki sodyum yükünü arttırır, kan basıncını yükseltebilir. Fazla sıvı akciğer zarı boşluğunda birikip nefes darlığına neden olabilir. 4,5 kg.lık bir kedinin günde 300 mL DAS aldığını düşünün: Bu, 80 kg. Bir erişkinin günde 4,5 litre su almasına eşdeğerdir. Kedinizi, sıvı yüklenmesi olup olmadığı hakkından yakından izlemeniz gerekir.

DAS Sıklığı:

Ne sıklıkta DAS verileceği, büyük oranda kedinizin bireysel ihtiyacına bağlıdır. Bazılarında haftada 2-3 gün yeterli olabilirken diğerleri günlük, hatta günde 2 kez tedavi gerektirir. Kediniz için ideal sıklığı veterinerinizle saptadıktan sonra DÜZENLİ VE İSTİKRARLI OLARAK tedaviye devam etmelisiniz.

Genellikle, seyrek olarak fazla miktarda vermek yerine daha sık daha az miktarda vermek (örneğin gün aşırı 200 mL yerine günde 100 mL) daha iyidir. Kendinizi düşünün: her gün 8 bardak su içmeniz gerekiyorsa, günde 8 bardak su içmek mi mantıktı, bir gün hiç içmeyip ertesi gün 16 bardak içmek mi? Aynı kural DAS için de geçerlidir. Haftada bir kez DAS tedavisinin yararı çok tartışma götürür.

Hasta olduğunuz ya da kediniz istemediği için ara sıra bir tedavi dozunu atlayabilirsiniz. Bu o kadar önemli değildir. Ancak tedavide istikrar şarttır. Seyahate gidecekseniz kedinize DAS verecek birini bulun, ya ada veterineriniz ile görüşün, orada ya da evinizde tedaviyi almasını sağlayın. Yurtdışı gezilerimde kedim Taffy’yi veteriner her gün alarak klinikte DAS tedavisi verip eve bıraktı, hiç sorun olmadı.

Kedime DAS Hep Gerekecek mi?

Doğru zamanda (kedinizin kreatinin 3,5-4azaltmaya veya kesmeye çalışıyorsanız bunu yavaş bir şekilde yapmanız son dereceishalle sıvı kaybettiğindenize DAS verecek birin’ün üzerinde seyretmeye başladığında) DAS tedavisine başladıysanız evet; muhtemelen kedinize bu tedavi hep gerekecek. Elbette bazı istisnalar vardır: bazı kediler , özellikle genç ise sadece kriz dönemlerinde (kusma ve ishalle sıvı kaybettiğinde) tedaviye ihtiyaç duyabilir.

Tedaviyi azaltmaya veya kesmeye çalışıyorsanız bunu yavaş bir şekilde yapmanız son derece önemlidir.

DAS Nasıl Verilir?

DAS, başlıca 2 yöntemle verilebilir:

  • Set yöntemi
  • Şırınga yöntemi

Set yöntemi damar içi sıvı (DİS) uygulamasına benzer, sıvı şişesi veya torbasına takılan set aynıdır. Sadece, DİS’de iğne damar içinde, DAS’da deri altındadır. Şırınga yönteminde ise verilecek sıvı bir şırıngaya (genellikle 50 mL.lik) çekilir, iğne takılır ve kedinin deri altına batırılarak enjekte edilir. Bu yöntem daha hızlıdır.

Set ya da şırıngayla sıvı verme yöntemleri daha sonra ayrıntılı bir şekilde ele alınacak ve bazı video örnekleri paylaşılacaktır.

DAS Vermeyi Nasıl Kabulleneceksiniz?

İğne korkunuz (fobi) varsa bunun düşüncesi bile sizi hasta etmeye yeter. Başaramayacağınızı, kedinizin sizin yüzünüzden öleceğini düşünebilir ve kendinizi suçlayabilirsiniz.

Yalnız olmadığınızı bilin. İnanın, pek çok kişi bu yoldan geçmiştir. Çevrenizden, internetten, iğneden ölesiye korkanların bile kedisinin iyiliği için DAS vermeye nasıl alıştığını anlayan hikayeler duyacaksınız.

Unutmayın, bunu kediniz için yapıyorsunuz. Nasıl ki susuz kalan ve yaprakları pörsümüş bir bitki canlanır ve çiçek açmaya başlar, kediniz de böyle hayata dönecektir. Bu konuda deneyimli olan ve yaşamı boyunca kediye DAS veren binlerce kişiyi bilenler çok ama çok az bir kısmının iğne fobisini yenemediklerini söylemektedir. Aşağıda, iğne fobisi olan bir kadının hikayesini bulacaksınız. Bu hikaye uydurma değil, gerçektir, başka bir web sitesinden alındığı için isimler değiştirilmiştir:

Aysel Hanım ile Tontoşun Öyküsü:

İğne fobisi olan Aysel Hanım, 2007 yılında kedisi Tontoşu kaybetmeden önce nasıl başarıyla DAS tedavisi uyguladığını şöyle anlatmaktadır:

‘’Bazılarınızın DAS’ı vermek konusunda çekinceleriniz olduğunu, kendinizi huzursuz hissettiğini biliyorum. Belki benim öyküm sizlere yardımcı olur:

Öncelikle şunu söyleyeyim ki dünyanın en büyük iğne fobisi olan kişisi benim. Kan alınırken nasıl olduğumu, neler hissettiğimi, bayılarak hemşire hanımı nasıl korkuttuğumu sormayın bile. Tontoşuma KBH tanısı konulup veterinerimiz her gün DAS vermem gerektiğini söyleyince korkudan bir gün boyu katılırcasına ağladım. Bunu yapamayacağımı ve kedimi kaybedeceğimi düşündüm. Neyse ki bir veteriner teknisyeni haftada üç gün evime gelerek tedaviyi verdi. Bu dört ay böyle devam etti. Bu süre içinde saklanan Tontoşu ben çıkarır ve sıvı verilirken okşardım. Böylece iğne göremeye alışmaya başladım. Ilıtılarak sıvının hazırlanması gibi tedavi aşamalarını da ben yaptım .Teknisyen, sıvıyı ben verirken Tontoşun daha sakin olabileceğini, nasıl yapılacağını da iyi bildiğimi söyledi. Ama ben karşı koydum, biricik pisime iğne batıramazdım.

Nisan ayında, teknisyen yeni bir iş bulduğunu ve artık gelemeyeceğini söyledi. Başka bir teknisyen de yoktu. Şimdi bütün iş BANA KALMIŞTI! Teknisyenin yardımıyla korkudan ödüm patlasa bile başından sonuna dek tüm aşamaları (iğneyi batırmak dahil) yaptım. O günden bu yana tek başıma tedaviyi veriyorum.

Hala iğneyi batırmaktan hazzetmediğimi söylemeliyim. Bir ya da iki dakika kendimi hazırlıyorum, Tontoşumu okşayarak sıvıyı verdiğim banyoya kucağımda taşıyor, en sevdiği havlusuna gevşekçe sarıp bunun onun iyiliği için olduğunu gösteriyorum ve derin bir nefes alıp iğneyi batırıyorum.

Bu nedenle, ‘’göründüğü kadar kötü değil’’ dediğimde lütfen bana inanın. Yapabilirsiniz.’’

Ne zaman DAS Vermemeli?

Sıvı tedavisini mutlaka veteriner onayıyla vermelisiniz. Aşağıdaki durumlardan biri varsa kedinize DAS VERMEYİN:

  • Kediniz ileri derecede kuru ve veterineriniz damar içi tedavinin (DİS) daha uygun olduğunu düşünüyorsa
  • Kedinizin kreatinin değerleri 7’nin üzerinde ise başlangıçta DİS tedavisinden daha çok yarar görür, eve dönünce DAS ile devam edersiniz.
  • Kedinizin kalp hastalığı varsa yakın veteriner gözetiminde yapmanız gerekebilir.
  • Veterineriniz bu yönteme karşı çıkma gerekçesini tıbbi olarak açıklıyorsa
  • Bir önceki tedavide verdiğiniz sıvı hala emilmemiş ise
  • Kediniz normalden fazla ‘’sulu’’ ise: Ani kilo alımı, öksürük, burun tıkanıklığı, kedinizin fazla sıvı aldığını gösterebilir.
  • Kan basıncı yükselirse. Tedavinin yarar ve zararı değerlendirilip karar verilmelidir.
  • Kediniz bu tedaviyi kesinlikle kabul etmiyorsa. Kedinize mutlaka birkaç hafta tanıyın ve fazla karşı koymaması için yollar arayın. Bunların bir kısmından söz edeceğiz.
  • Kediniz sıvı verildikten sonra yaklaşık bir saat kadar halsizleşir ve kendini rahatsız hissederse ve bu sık sık olmaya başlarsa veterinerinizle görüşün; kediniz fazla sıvıyı kaldıramıyor olabilir.

Çok önemli olduğu ve sıklıkla sorular geldiği için DAS tedavisinin püf noktaları ve tekniği ayrı bir yazıda ele alınmıştır.

 

Share

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*