ANA SORUNLAR: Hidrasyonun Sağlanması: DAS Tedavisi Püf Noktaları

İlk kez DAS vermek korkutucudur. Bazı püf noktaları işinizi kolaylaştırabilir. Bunları veterineriniz bile bilmiyor olabilir. Bu püf noktalarına dikkat ettiğinizde kedinizin DAS tedavisinden zevk alacağını belki söyleyemeyiz ama işlem onun için daha az stresli olacak, dolayısıyla sizin işiniz daha kolaylaşacaktır.

Akılda tutmanız gereken ana püf noktaları:

  • Sıvıyı ılıtın, soğuk sıvılar çok rahatsız edici olabilir.
  • Çok ince duvarlı iğne kullanın /genellikle veterinerde böyle iğneler ne yazık ki yok)
  • İğneyi batırmak için sadece ense kısmı değil, daha geniş bir alanı kullanın. Batırdığınız yeri her gün değiştirin
  • Bir rutin geliştirin. Kedilerin çoğu rutini sever. Her gün aynı saatte, aynı odada, aynı koşullarda olsun.
  • Kediniz tam bir baş belasıysa ‘’mandal hilesi’’ni deneyin. Bazen en vahşileri bile dize getirebilir.

Verilecek Sıvının Seçilmesi:

DAS tedavisinde kullanılacak bir dizi sıvı vardır. Veterineriniz, kediniz için en uygun olanı belirleyecektir. En sık serum fizyolojik (%0.9’luk sodyum klorür çözeltisi), veya laktatlı ringer solüsyonu kullanılır. Dekstroz (şeker) solüsyonları daha az oranda önerilir.

Laktatlı Ringer Solüsyonu:

Bu solüsyonun avantajı, laktatın karaciğerde yıkılıp bikarbonata dönüşmesi, böylelikle metabolik asidozun kontrolünde de yardımcı olmasıdır. Karaciğer hastalığı olanlarda ve bazı lenfomalı kedilerde vücutta laktat birikebilir.

Serum Fizyolojik (%0.9’luk Sodyum Klorür Solüsyonu):

Kalsiyum değerleri yüksek olan kedilerde kalsiyumun düşürülmesini de sağlar. İçeriğinde potasyum yoktur.

Şeker (%5’lik Dekstroz) Solüsyonu:

Şeker ortamında bakteriler daha kolay çoğalabildiği için raf yarı-ömrü daha kısadır, enjeksiyon yerinde enfeksiyon olasılığı daha fazladır. Fazladan kalori sağlar.

Sıvının Hazırlanması ve Saklanması:

Yapmanız gereken ilk şey, pratiktir. Önce bir portakala iğneyi batırın. Kedinize batırdığınızda aldığınıza benzer bir his olacaktır. Ya da derisi soyulmamış bir parça çiğ tavuk üzerinde deneyin, iğneyi deri ile kas arasına batırmaya çalışın.

Kediniz veterinerde DAS alırken kuzu gibi duruyorsa bu sizi aldatmasın. Evde tam bir canavara dönüşebilir. Kedim Taffy’nin veterinerde gıkı çıkmayıp tedavi alırken tutmak bile gerekli olmazken evde kızım onu tutmadan yapamıyorum. Biraz gevşettiğimiz anda ok gibi fırlayıp son sürat merdivenlerden aşağı kaçıyor. Bunun nedeni veterinerde stres nedeniyle daha korkulu olmasıdır. Bazen de ilk birkaç seans iyi gider, sonra kediniz karşı koymaya başlar. Bunların hepsi mümkündür. Demek istediğim, ‘’kediye derialtı sıvı nasıl verilir’’ diye araştırıp bulduğunuz youtube videolarındaki kedilere kanmayın J

Eninde sonunda kediniz bu tedaviyi kabullenir. Olmazsa da endişelenmeyin, eve veteriner teknisyeni gelip tedaviyi verebilir, ya da siz kedinizi veterinere götürebilirsiniz.

Sıvılar cam şişe yada şeffaf plastik torbadadır. Günümüzde kırılma riski olmadığında dolayı plastik torbalar giderek daha yaygınlaşmıştır. İkisini de kullanabilirsiniz, ama kişisel tercihim plastik torbadan yanadır.

Bir sıvı torbasını en fazla 10 gün kullanabilirsiniz. Torbaya taktığınız serum setini her seferinde değiştirmeyin, kalsın, ama İĞNEYİ MUTLAKA HER SEFERİNDE DEĞİŞTİRİP STERİL İĞNE KULLANMALISINIZ. On günün sonunda kalan sıvıyı kedinize vemeyin, çöpe atın. Belki biraz takıntılıyım ama ben Taffy için 250 mL’lik serum fizyolojik alıyorum, birkaç günde sıvı bitiyor. Her enjeksiyondan sonra iğneyi değiştirip temiz, steril bir iğne takıyor (elbette kapaklı olarak), ertesi gün o iğneyi kullanıyorum, seti sorun olmadıkça değiştirmiyorum.

Sıvıları oda ısısında (25 derece) saklayabilirsiniz, buzdolabına koymanıza gerek yoktur.

MUTLAKA, KULLANMADAN ÖNCE HER SEFERİNDE TORBANIN BULANIK OLUP OLMADIĞINA BAKINIZ, İÇERİĞİ BULANIK İSE KESİNLİKLE KULLANMAYINIZ.

Sıvının Ilıtılması:

Buzdolabından çıkarır çıkarmaz, hatta oda ısısında duran bir sıvı çoğu kedide rahatsızlık yaratır. KULLANMADAN ÖNCE SIVIYI ILITINIZ. Bu amaçla sıcak su banyosuna koyabilirsiniz. Torbada setin girdiği uç kısmın suya girmemesine özen gösteriniz. Sıvının çok sıcak olmamasına dikkat ediniz, kedinizi yakmak istemezsiniz J. Bir süre sonra kediniz için ideal sıcaklığı dokunarak anlayabileceksiniz. İsterseniz infrared dijital termometre kullanabilirsiniz (bu termometreler cam şişelerde işe yaramaz)

SIVILARI MİKRODALGA FIRINDA ILITMAYIN. Hem sıcaklık eşit dağılmaz hem de istenilen dereceyi sağlamak zordur.

İğneler, İğneler, İğneler…

HİÇ BİR İĞNE BİR DEFADAN FAZLA KULLANILMAMALIDIR. İğneyi doğru bir şekilde batıramazsanız değiştirin ve tekrar deneyin.

İğne steril olmalıdır. Plastik kapağını çıkardıktan sonra metal kısım hiç bir yere değmemelidir. Bu nedenle metal kapağı, ancak kediye batırmaya hazır olduğunuzda çıkarın.

Hangi İğne?

Dikkat ettiyseniz, çoğu veteriner, insanlarda kullanılandan daha kısa iğnelerle tedavi yapar. Bunun nedeni, iğnenin boyu uzadıkça batırdığınız zaman deri katlantısının karşı tarafından ucunun çıkma riskidir. Bu kediniz için önemli bir durum değil, ama verdiğiniz sıvı dışarıya akacaktır.

Veterinerinizdeki iğneler kısa olmakla birlikte genellikle kalın ve biraz künttür. Deriden geçişte ciddi direnç yaratır. Buna karşılık, ucu sivri ve keskin, cidarı ince iğneler en iyisidir. İğnenin kalınlığı azaldıkça içinden sıvını aktığı lümen çapı da azalır, tedavi süresi uzar.

Kişisel deneyimim, veteriner iğnelerinin berbat olduğu yönünde. Serum setlerinden çıkan ya da ‘’uç’’ olarak satılan insanlarda kullanılan iğneler çok daha iyi. Zamanla dikkat ettiğinizde deri katlantısının karşı tarafından çıkmamayı da öğreniyorsunuz. İmkanınız varsa yurtdışından ‘’Terumo’’ marka iğnelerden getirtin. (Türkiye’ye gönderen bir site bulamadım, bir tanıdık vasıtasıyla A.B.D.nden getirttim) Kısa, duvarı çok ince, ucu sivri ve keskin.

Kullanacağınız iğnenin ‘’lümen çapı’’ önemlidir. İğnelerin üzerinde 18G, 20G, 22G gibi rakamlar okuyacaksınız. Rakam ne kadar büyürse lümenin çapı o kadar azalır ve iğne incelir. Elbette, iğne inceldikçe sıvının akma süresi uzar. DAS için en çok tercih edilen 18G 21G arasındadır. Kediniz rahatsız olmuyorsa 18G iğne ile daha kısa sürede tedaviyi tamamlayabilirsiniz, ya da 19G veya 20G’yi tercih edebilirsiniz. Kedim Taffy’de Terumo marka 20G iğneleri kullanıyorum, 80 ml’yi 5 dakikada verebiliyoruz.

Kedinize iğneyi batırdığınız bölge çok hassas değildir, korkmayın. Canının acımasından ziyade iğnenin girişini hisseder ve hafif bir seyirme olur, istifini bozmaz. Canı acısaydı ciyak ciyak miyavlardı, değil mi:)

Yine de kedinizin rahatsızlık hissini en aza indirmek istiyorsanız iğneyi (sadece iğneyi) buzdolabında dondurmayı deneyebilirsiniz. Bazı kedilerde işe yaradığı söyleniyor.

Konu iğne olunca dertlendiğiniz aslında kediniz değil sakın siz olmayasınız?

İnfüzyon Setleri:

Sıvıyı şırıngayla değil, damar içine verildiği gibi damla damla verecekseniz infüzyon seti kullanacaksınız. Farklı infüzyon setleri vardır. En basit olanını seçin. Hepsine torbaya giren sivri uç, ucun hemen altında plastik bir hazne, şeffaf ince plastik boru ve borunun ucunda iğne takılmasına yarayan uç bulunur. Damla sıklığını ayarlamak için makaralı bir sistem ya da metal bir kıskaçtan yararlanılır.

Sıvı torbasını aldıktan sonra inceleyin. İki uç bulunur. Biri infüzyon setini takmak için, diğeri iğne ile sıvıyı çekmek ya da torbaya ilaç eklemek içindir. Bazılarında her iki ucun görünümü farklı, bazı markalarda ise aynıdır. Set yoluyla sıvı verecekseniz kalın ucu açıp takacaksınız, şırınga kullanacaksanız iğneyi ilgili uca batırıp sıvıyı çekeceksiniz. Bu uçların görünümü markaya göre değişiklik gösterebilir. Mutlaka marka değişikliğinde önceden bu belirlemeleri yapınız.

DAS Verilecek Ortamın Hazırlanması:

Deneyimler, DAS’ın hep aynı yerde, günün aynı saatinde verilmesinin kedileri daha az strese soktuğunu göstermiştir.

Evinizin herhangi bir odasında DAS verebilirsiniz. Ama kedinizin hareketini kontrole etme açısında kaçıp ardına saklanacağı eşyaların pek olmadığı, elinizden kurtulursa kolayca yakalayabileceğiniz, küçük ve kapalı bir oda (örneğin banyo) idealdir. Bazı kediler iyi bildikleri ortamda daha rahat eder, bazıları ise yabancı ortamlarda (normalde girmedikleri bir oda) daha sakin olur. Deneyerek bulacaksınız.

Odayı saptadıktan sonra sıvı torbasını asacak bir yer belirleyin. SIVI TORBASI NE KADAR YÜKSEĞE ASILIRSA YERÇEKİMİNDEN DOLAYI O KADAR HIZLI GİDER. Torbayı asmaya yarayacak delikten geçen her şeyi kullanabilirsiniz, bir askıya takıp kapının üst kısmına asabilirsiniz, ya da duvara çengel şeklinde bir çivi çakabilirsiniz. İstiyorsanız medikal mağazalarında satılan serum askılıklarından alabilirsiniz, bunlar pek pahalı değil.

Sıvıyı verirken kedinin çevresinin sınırlanması genelde ile yara, hareketlenmesini güçleştirir. Farklı yöntemler denenebilir, herkes kendine ve kedisine uyan bir yolu bulur. Kimi masa üzerinde verir, kimi yere oturur, kediyi gevşekçe bir havluya sarıp – ya da sarmadan- bacaklarının arasına yatırır, kimi taşıma kabını kullanır. Ben kedi taşıma kabının altını kullanıyorum, Taffy’i onun içine yerleştiriyorum. Yardımcınız varsa işiniz daha kolaydır.

SIVI VERMEDEN ÖNCE KEDİNİZİN SAKİN OLDUĞUNDAN EMİN OLUN. Ne kadar uykulu, ne kadar sakin ise tedavi o kadar rahat geçer. Oraya buraya koşan, huzursuz bir kediyi zapt etmek çok daha zordur. KISACASI, KEDİNİZİN EŞREF SAATİNİ KOLLAMALISINIZ.

Kedinizi Sakinleştirmenin Yolları:

Her kedide işe yarayan mucize bir yöntem yoktur. Aşağıda denenmiş, yararlı olabilecek bazı yöntemler anlatılmaktadır:

İlgisini Dağıtma ve Rüşvet:

Bazı kedilerin ilgisi, DAS tedavisi sırasında küçük bir mama ile dağılabilir. En çok sevdiği mamayı veya ödülü verin. Alternatif olarak, tedavi bittikten sonra ödüllendirmeyi deneyebilirsiniz. (Bu yöntemlerin hiç biri Taffy’de işe yaramadı).

Kısıtlama:

Bazı kediler elle tutularak, üstü açık bir sepete konarak, gevşek bir şekilde havluya sarılarak, üzerine havlu ya da battaniye örtülerek yerinde tutulabilir. Bazıları ise kısıtlamaya hiç gelmez, kontrolün kendisinde olmasını ister. Kediniz genel olarak kucakçı değilse DAS tedavisi sırasında da tutulmaya pek gelmeyecektir.

Mandal Hilesi:

Kediniz sıvıyı alırken kıvranıyor ve rahat durmuyorsa ‘’mandal hilesi’’ni deneyebilirsiniz. Bu yöntemi 2000 yılında Lori adındaki bir akupunkturcu önermiştir.

Kedinizi sakin iken ve tedaviye başlamadan önce mandallamaya dikkat edin. Huzursuzlaşınca denerseniz işe yaramaz.

(www.felinecrf.org sitesinden alınmıştır)

Bu amaçla standart tahta mandallar kullanılır. Kedinin başının hemen altından, derinin gevşek olduğu yerden başlanır. Yan yana, bir ‘’sırt’’ oluşturacak şekilde 3 mandal aşağıya doğru takılır. Canını acıtmaması için, mandalın dişleri arasında yeterince deri kıvrımı aldığınızdan emin olunuz. Çoğu kesi birkaç dakika içinde sakinleşir, hatta bir kısmı yan döner yatar. Sıvıyı mandalların altındaki bir yerden verebilirsiniz. Tedavi sonlandıktan sonra mandalları çıkarın, kediniz birkaç dakika içinde yeniden hareketlenecektir.

Ve Büyük An Gelir Çatar!

Elinizde sıvı torbası, keskin iğneniz, infüzyon setiniz veya şırınganız ve kediniz; artık hazırsınız. Ama o da ne, korkudan ödünüz kopuyor! Merak etmeyin, bu tamamen normaldir. İlk seferinde işler yolunda gider ya da gitmeyebilir. Hüsranla sonuçlanırsa, kedinize bir damla sıvı bile veremediyseniz üzülmeyin, bir dahaki sefere daha iyi olacaktır.

Olumlu düşünmeye çalışın. Kediniz sizin korktuğunuzu hissedecek ve buna tepki verecektir. Olumlu düşünün ve ikiniz de uyum sağladığınızda sıvı tedavisinden sonra kedinizin kendini ne kadar iyi hissedeceğini hatırlayın. Unutmayın ki, kediler, suçluluk duygusu yaratmada bir numaradır. Bazıları daha iğne batmadan kıyametleri koparır. Kötü biterse, dert etmeyin, daha sonra veya ertesi gün yeniden deneyin.

Teknik konusunda size yardımcı olacak çok sayıda video veya web sitesi vardır. Örneğin,

http://www.weirdstuffwemake.com/weird/stuff/pets/cats/sophia/catjuice.html

https://pethelpful.com/cats/Giving-a-cat-subcutaneous-fluids

http://www.felinecrf.org/subcutaneous_fluids_giving_set.htm

http://www.felinecrf.org/subcutaneous_fluids_syringe.htm

https://www.youtube.com/watch?v=TtSzMuDgx78

Youtube’a ‘’how to give a cat subcutaneous fluid ‘ diye yazdığınızda çıkan videoları izleyebilirsiniz.

Eyer Alanı:

Enjeksiyonları boyun bölgesiyle sınırlamayın. Her gün farklı bir noktadan verirseniz skar dokusu gelişim riskini de azaltırsınız. Deneyin, bazen kediler bir yeri daha çok tercih eder. Orta hatta dikkatli olun, omuriliği koruyun.

sırt2

(http://www.weirdstuffwemake.com/weird/stuff/pets/cats/sophia/catjuice.html sitesinden alınmıştır)

Enjeksiyon bölgesini dezenfekte etmeniz ve uyuşmanız gereksizdir.

Çadır:

İğneyi deri altına batırmak, daha derine gitmemek için iki parmağınızla kedinizin derisini kaldırıp bir çadır oluşturmayı deneyebilirsiniz. Bazı kedilerin derisi çok sıkıdır ve küçük bir çadır oluşturursunuz, diğerlerinde daha kolaydır.

sırt1

( https://pethelpful.com/cats/Giving-a-cat-subcutaneous-fluids sitesinden alınmıştır.)

İğneyi batırmak:

İğneyi batırmadan önce ucunun sivri ve düzgün olduğundan emin olun, bazen hatalı yapım söz konusu olabiliyor.

İğneyi, kesik ucu yukarı bakacak şekilde tutup batırın. Batırırken, deri katlantısını (çadırın) karşı tarafına geçmemeye özen gösterin, geçerseniz, yeni bir iğne ile tekrar deneyin. İğne yerini bulduğunda çadırı serbest bırakın.

Bazen deri çok kalın gelebilir ve iğne bir türlü ilerlemez. Bunun değişik nedenleri olabilir (dehidratasyon, skar dokusu).

İğneyi yanlışlıkla kendinize batırabilirsiniz. Endişe edecek bir durum yoktur. Bağışıklık sisteminiz baskılanmışsa, batma yerinde kızarıklık ve ağrı oluşursa doktorunuza başvurun.

İNFÜZYON SIRASINDA İĞNEYİ OYNATMAYIN, KEDİNİZİN CANINI YAKMASIN.

Verilecek Sıvı Miktarının Ayarlanması:

Şişedeki sıvılardan kullanıyorsanız bu genellikle bir sorun değildir. İnfüzyondan önce vereceğiniz sıvı miktarını şişe üzerinde kalemle işaretleyebilirsiniz.

Torbada da şişede olduğu gibi miktar gösteren işaretler vardır. Ancak verilen miktarı belirlemek daha zor olabilir. Torba kırışabilir, sıvı azaldıkça duvarları birbirine yapışır, kenarlarda daha fazla, ortada daha az bir seviye görülebilir. Zamanla miktarı okumaya alışır ve infüzyonu ne zaman sonlandıracağınızı daha iyi anlarsınız. Hassasiyeti en yüksek olan ‘’askı tartı’’lardan kullanabilirsiniz.

DAS Verildikten Sonra:

Birçok kedi, sıvıyı aldıktan sonra kendini daha iyi hisseder, daha hareketlenir, iştahı artar. Kediniz, tam tersine, sıvıdan sonra halsizleşiyor, iştahı daha da azalıyorsa sıvı miktarı fazla geliyor olabilir. Veterinerinizle görüşünüz.

Sıvının Dışarı Sızması:

İğneyi çıkardıktan sonra kedinizin kürkünde hafif bir ıslaklık ya da sızan sıvı fark edebilirsiniz. Bu normaldir. Bir-iki dakika o bölgeyi çimdikler ya da masaj yaparsanız sızma ihtimalini en aza indirirsiniz.

Kanama:

İğneyi çıkardıktan sonra o bölgede çok az bir kan görebilirsiniz. Küçük bir toplardamarı delmişsinizdir. Endişelenmeniz gerekmez.

Sıvı Kesesi:

Sıvıyı verdikten hemen sonra kedinizin sırtında bir hörgüç oluşur. Bir süre sonra bu yer değiştirir, karnında ya da ön bacaklarından birinde toplanır. Bu normaldir, 6-8 saat, hatta daha uzun sürebilir. Deri altına verdiğinizin sıvının emilmesi zaman alacaktır.

BİR SONRAKİ SIVIYI VERMEDEN ÖNCE KESENİN KAYBOLDUĞUNDAN VE ÖNCEKİ SIVININ TAMAMEN EMİLDİĞİNDEN EMİN OLUN. Aksi takdirde gerektiğinden fazla sıvı veriyorsunuz demektir.

Derinin Altında ‘’Çıtırtı’’ Sesi:

Bu, sıvıyla birlikte bir miktar havanın da deri altına gittiğini gösterir, endişelenmenize gerek yok, birkaç gün içinde geçer. Ancak düzenli bir hal alırsa veterinerle görüşün, verdiğiniz sıvı miktarı fazla olabilir.

SETLERİ HER TORBA VEYA ŞİŞE DEĞİŞİMİNDE DEĞİŞTİRİN, İĞNELERİ SADECE BİR KEZ KULLANIN VE GÜVENLİ BİR ŞEKİLDE ATIN.

Share

2 Yorum ANA SORUNLAR: Hidrasyonun Sağlanması: DAS Tedavisi Püf Noktaları

  1. NILGUNÇAKIR dedi ki:

    Hocam iyi akşamlar..kedime sarilik, karacigerinde buyume teshisi konmustu..serum igne tedavisi uyguladik.tabi bu zaman zarfinda yemek yemedigi icin vitamin,konserve mamayi sulandirarak veriyordum..hic yemek yemiyordu..hocam belediyemizin veterinerlik biriminde uyguluyorduk serum ve igneleri son gun veteriner hekimin serum dozunu fazla kaçırmasindan,birde şekerli su diye tabir ettiği bir iğne enjekte etti..eve geldik kedimin ön patileri sogumustu ve agzindan sivi geliyordu..oyleki boynunu surekli kuruladim..zaten ertesi sabah uyandigimda ayni vaziyetteydi ve resmen yarı ölü gibiydi.boynu sırılsıklamdı zor nefes alıyordu..o telaşla yakinimizda bulunan özel veterinere yetistirmek isterken malesefki kollarimda son nefesini verdi..ona ragmen belki son anda mudahale edebilir yasatabilir diye goturdum.ama hekim malesef kalp ten gitti dedi..benim beynimu kyrcalayan iki soru var1)kedime şekerli su enjekte ettim derken neyi kastetti 2)serumu kolunda yarım saat bekletitorken son gün neden 45 dakika kadar surdurdu..cevabiniz icin tesekkur ederim..ama 4 gundur aglamaktan mahvoldum..5 yildir benimleydi..heryerde o var esyalarini koklayip agliyorum..HOCAM ACABA KEDIMI ZEHIRLEDIM?EVE GELINCE AGZINDAN SIVI GELMEYE BAŞLADI,ÖN PATİLERİ BUZ GIBI OLMUSTU..ERTESI GUN YANI SALI SABAH 10’DA MALESEF KAYBETTIM GUZEL KIZIMI

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*