Kedinizin Son Saatleri

KBH iyileşmeyen bir hastalık olduğu için, eninde sonunda kediniz ‘’son dönem böbrek hastalığı’’ evresine girecektir. Bu aşamada ölümün hemen gerçekleşmesi şart değildir; bazı kediler yüksek kan değerleriyle uzun ve mutlu bir hayat sürer.

Ancak kişi kedisinin son dönem böbrek hastalığı aşamasında olduğunu öğrenince kedisinin durumu kötüleştikçe nelerle karşılaşacağını merak eder. Bu elbette anlaşılabilir bir durumdur, önceden düşünebilirseniz, o andaki stresle başa çıkmanız daha kolay olur.

Sonun Yakın Olduğunu Düşündüren Belirtiler:

Kediniz artık son aşamaya gelmişse aşağıdaki belirtilerden hepsini olmasa bile bir kısmını görebilirsiniz:

  • Üre ve kreatinin yüksekliği
  • Fosfor yüksekliği
  • Potasyum yüksekliği
  • İdrar miktarında azalma veya idrar çıkmaması
  • İdrar kaçırma
  • Nefeste kötü koku
  • Ciddi ağız ülserleri
  • Gaita tutamama
  • İştahsızlık
  • Körlük
  • Donuk ve içeri çökük gözler
  • Kaçma ve saklanma
  • Ciddi zayıflama
  • Ani kilo artışı
  • Kansızlık
  • Kalp yetmezliği
  • Kan basıncı düşüklüğü
  • Sersemlik
  • ‘’Crash’’ öncesi ani düzelme
  • Uyandırmada güçlük
  • Nöbet geçirme
  • Seğirme
  • Kötü vücut kokusu
  • Huzursuzluk
  • ‘’rulo köfte’’ pozisyonu
  • Düşük vücut ısısı
  • Kaçma

Bu belirtilerin çoğuna hastalığın seyri sırasında herhangi bir evrede rastlamak mümkündür. İşte tam da bu nedenle, sonun yakın olduğunu anlamak kolay değildir. Sona gelindiğinin en önemli ipucu, daha önceden tedavi edilebilir olan bu belirtilerin artık tedaviye yanıt vermemesidir.

Henüz tedaviyi denemediyseniz, kedinize tanı yeni konulmuş ve klinikte damardan sıvı tedavisi almakta ise, ötanazi kararını almadan önce çeşitli tedavileri makul bir süre denemeyi düşünmelisiniz. Bu, özellikle tanının yeni konulduğu durumlarda önemlidir; yüksek üre ve kreatinin değerleri böbrek enfeksiyonu veya ağır susuzluk (dehidratasyon) gibi akut bir durumu yansıtıyor olabilir ve bu etken tedavi edilince değerler de çoğu kez dramatik bir şekilde düşer. Bu nedenle, geriye dönüşü olmayan bir karar vermeden önce en az 2 hafta tedaviyi denemenizi öneririm.

Aşağıda, ölüme yakın olan KBH’lı bir kedide görülen başlıca belirtiler anlatılmıştır. Lütfen bunları ölüm fermanı olarak almayın. Kedinizi en iyi siz bilirsiniz. Kediniz için zamanın geldiğinden emin değilseniz ve veterineriniz, kedinizin acı çekmediğinden emin ise karar hakkında kendinizi daha hazır hissedene dek bekleyebilirsiniz. Kaybetme korkusuyla kendinizi kandırıyor olmanız mümkündür. Veterinerinize kendi kedisi olsaydı ne yapardı diye sorunuz, ancak kararınızı sadece veterinerinizin görüşüne göre şekillendirmeyiniz. Genel olarak söylemek gerekirse, bir veya iki gün bekleyip kedinize elveda deme kararını daha huzurlu bir ruh haliyle almanız, kaybınızla başa çıkmanıza yardımcı olacaktır.

Son Saatlerin Olası Belirtileri:

Çok Yüksek Üre (BUN) ve Kreatinin Düzeyleri:

Tek başına bu bulgu ötanazi için bir neden değildir, çünkü yeni tanı almış ve ‘’crash’’ olmuş kedilerde yüksek rakamlar tedavi ile düşebilir.

Kedinizin tanısı daha önce konulmuşsa onu kan alma stresine maruz bırakmak istemeyebilirsiniz. Tanı yeni ise tetkik yaptırmanızda yarar vardır. Sonun yakın olduğu durumda BUN genellikle 150 mg/dL, kreatinin 7,0 mg/dL’nin üzerinde olup tedaviyle düşmez. Ana nokta budur: TEDAVİ İLE DÜŞMEZ. Kedinize tanı yeni konulduysa bu değerlerin hemen düşmeyebileceğini akılda tutunuz.

Genel olarak, sona yaklaşıldığında BUN ve kreatinin önlenemez bir şekilde yükselmeye devam eder. Yükselme yavaş değil aniden olmuşsa o zaman araya bir enfeksiyon girmiş olabilir ve tedaviye bir şans vermeye değer. Bazen kan basıncı yüksekliği bu tablodan sorumludur ve ilaçlar kan basıncı kontrol altına alınınca düzelir.

Kediniz DAS (deri altı sıvı) alırken değerleri bozulursa birkaç gün DİS (damar içi sıvı) tedavisini deneyebilirsiniz. Kedimiz mutlu ve hayat kalitesi iyi ise daha zamanı var demektir. Her kedi aynı değildir. KEDİYİ TEDAVİ EDİN, RAKAMLARI DEĞİL.

Nadir de olsa, bazen son dönemde kreatinin düzeyi biraz düşer. Bunun nedeni, kedinin kas kitlesinin azalmış olmasıdır.

Fosfor Yüksekliği:

Fosfor yüksekliği KBH’nın seyrini hızlandırır ve kedinizin kendini kötü hissetmesine yol açar. Fosfor düzeylerinin kontrolü kolaydır. Uygun tedaviyle 1-2 haftada bir fark görürsünüz. Ancak sona yaklaşıldığında renal mamaya, yüksek doz fosfor bağlayıcılara karşın fosfor düzeyleri yükselmeye devam eder, kediniz daha da halsizleşir, ishal olabilir.

Fosfor kontrolünün önemini BURADA okuyabilirsiniz.

Potasyum Yüksekliği:

KBH’lı kedilerin çoğunda potasyum düzeylerinin düşmesine karşın, ilerlemiş olgularda böbreklerden atılımın azalmasıyla serum potasyum değeri yükselir (hiperkalemi). Potasyum çok yükselirse kedi nöbet veya kalp krizi geçirebilir. Potasyum hakkında daha fazla bilgiyi BURADA alabilirsiniz.

İdrar Miktarında Azalma veya İdrar Çıkışının Olmaması:

Birçok KBH’lı kedinin idrar miktarı normalden fazladır. Ancak son dönemde idrar miktarı giderek azalır, hatta hiç yapamaz. Sıvı tedavisi ve idrar söktürücülere (lasix) yanıt yoksa ısrar etmenin pek bir anlamı yoktur.

KBH’lı kedilerde böbrek enfeksiyonu geliştiğinde kedi sık sık kumuna gider ama çok az idrar yapar ya da hiç yapamaz. Bunu sona gelindiği şeklinde almamak gerekir. Benzer şekilde, idrar kanalını tıkayan bir taş varsa kedi idrar yapamaz. Bunların her ikisi de düzeltilebilir nedenlerdir.

İdrar Kaçırma:

Son dönemde bazı kediler idrarını tutamaz olur. Genellikle yerlerinden kalkacak kadar bile mecalleri yoktur. Bu kadar temiz bir hayvanın kendi idrar ve dışkısı içinde yatması kadar stres verici bir durum olamaz. Veterinerinizin idrar yolları veya barsak enfeksiyonu olup olmadığına bakmasını isteyiniz.

Nefeste Kötü Koku:

KBH ilerledikçe tipik kötü kokunun arttığı fark edilir. Bu, toksin düzeylerinin arttığının bir işaretidir. Bir diğer neden diş apsesi veya dişeti rahatsızlıkları olabilir; veterineriniz ile bu konuyu görüşünüz.

Vücutta Kötü Koku:

Ağız kokusu vücuttan da yayılmaya başlar. Nedeni toksinlerin atılamayıp birikmesidir

Ciddi Ağız Ülserleri:

Kedi ilk kez ‘’crash’’ olduğunda ağız ülserleri gelişebilir. Bu, tedaviyle kontrol altına alınır. Son dönemde gelişen ülserler bütün ağız ve boğaz boşluğunu kaplar ve tedaviye inatçıdır. Sükralfat (Antepsin®) biraz rahatlık sağlayabilir.

Kontrol Edilemeyen Kusma:

KBH’lı kediler ara sıra kusar; bu genellikle kontrol altına alınır. Son dönemde inatçı kusmalar olur ve tedaviye yanıt vermez. Kedinin yaşam kalitesi çok ciddi etkilenir.

İştahsızlık ve Yemeyi Reddetme:

Ölüm zamanı yaklaştığında sindirim sisteminin faaliyeti durur; kedinin besine ihtiyacı yoktur. Bu nedenle, bazı veterinerler kedi yemiyorsa ona elveda deme zamanının geldiğini söyler.

Ne yazık ki, hemen bütün KBH’lı kediler, şu veya bu evrede iken yemeden ve içmeden kesilir. Bu nedenle iştahsızlığın sonun habercisi olduğunu söylemek çok zordur. Bazen stres nedeniyle klinikte iken yemeyen kedi eve gelince yemeye başlar. İştahsızlığın birçok nedeni olabilir. Neden tedavi edilince kediniz yemeye başlayabilir. Bu konuda daha geniş bilgiyi BURADA bulabilirsiniz. Bazen de neden tedavi edilse bile iyi yemeyen kedinizi yemeye teşvik etmeniz gerekebilir.

Tek başına bu belirti karar verdirici olmamalıdır.

Yürüyememe ve Genel Halsizlik:

Bu belirtiler genellikle ya potasyum düşüklüğü, fosfor yüksekliği, kansızlık ya da metabolik asidoz nedeniyle meydana gelir. Bazen de bacak damarını tıkayan bir pıhtı söz konusudur. Bu nedenlerin hepsi düzeltilebilir, tedavi edilebilir niteliktedir. Son aşamaya gelindiğinde tedaviye yanıt alınamaz.

‘’Rulo Köfte’’Pozisyonu:

‘’Crash’’ olan bir kedi sıklıkla ‘’rulo köfte’’ pozisyonunda yatar. Bu, sağlıklı kedilerin patilerini içeri kıvırarak oturduğu veya yattığı ‘’sfenks pozisyonu’ndan farkı başının önde, bakışlarının donuk olmasıdır. Tedaviye karşın düzelmezse önemlidir.

(www.felinecrf.org sitesinden alınmıştır)

Nöbet Geçirme:

KBH’lı kedi, çok yüksek üre/kreatinin değerleri, potasyum yüksekliği, hipertansiyon, kalsiyum dengesindeki bozukluklar veya kansızlık (anemi) nedeniyle nöbet geçirebilir. Bu nedenleri başarıyla tedavi edebilirseniz nöbetleri de kontrol altına alırsınız.

Körlük:

Genellikle yüksek kan basıncı nedeniyle retina ayrılmasına bağlıdır. Erken dönemde kan basıncının kontrol altına alınması körlüğün kısmen düzelmesini sağlayabilir. Körlük, tek başına ötanazi nedeni olmamalıdır. Kediler görmeden ziyade kokuyla yönlerini bulur ve körlükten psikolojik olarak insanlar kadar etkilenmez.

Donuk, İçeri Çökmüş Gözler:

Birçok kişi, bu belirtinin kediye elveda deme zamanı anlamına geldiğine inanır. Bu, elbette yararlı bir bulgudur, hele kedinizle çok yakın bir bağınız varsa. Ama tedavileri denemeden çok da önem atfetmeyin. Bu gözler susuzluğun belirtisi olabilir. Tedavileri denemeden bu belirtiye güvenerek karar vermeyin.

Saklanma:

Birçok KBH’lı kedi sakin bir yer arar, dolap içine girer, rafa tüner. Tek başına bu belirti sonun geldiği anlamına gelmez, diğer belirtilerle birlikte ise önemli olabilir.

Huzursuzluk:

Bazı kediler huzursuzdur, bir yerde duramaz.

Ani Zayıflama ve/veya Kas Kitlesinin Kaybı:

Yemesine karşın son aşamada kedi zayıflar ve kas kitlesi hızla erir.

Ani Kilo Alma:

Kedisinin kilo alması birçok kişi için sevindirici olmakla birlikte, hızlı olursa vücutta sıvı biriktiğinin bir göstergesidir. Sonunda kalp yetmezliğine neden olur.

Uyandırmada Güçlük:

Kediler yaşlandıkça daha fazla zamanını uyuyarak geçirir. Bu normaldir. Sona yaklaştıkça uyandırılması zorlaşır ve komaya girebilir.

Sersemlik:

Kedi sersemleyebilir ve ‘’orada değilmiş’’ gibi görünebilir. Bunda yaşlılığın payı olabileceği gibi, kandaki toksinlere de bağlıdır.

Seğirme:

Seğirme, kandaki toksinlere veya potasyum yüksekliğine bağlı olabilir. Öncelikle seğirme nedenlerini tedavi etmeye çalışmalısınız.

Konjestif Kalp Yetmezliği:

KBH’lı kedilerde kalp sorunlarına sık rastlanır. Bunlar genellikle ilaçlarla kontrol altına alınır. Tedaviye yanıt vermeyen olgularda kedide kalp yetmezliği gelişebilir. Deri altına sıvı tedavisi uygulanıyorsa bu sıvı emilmez.biriken sıvı toplardamarlardan sızar, akciğerlerde birikir (akciğer ödemi) ya da göğüs boşluğunda (plevral effüzyon), karın boşluğunda (assit) toplanır. Bu sıvıyı idrar söktürücülerde dışarı atmak veya bir iğneyle boşaltmak mümkündür. Ancak KBH’lı kedide konjestif kalp yetmezliği gelişmişse durum ciddidir; bazı kediler aylarca yaşayabilmekle birlikte genellikle birkaç haftalık ömürleri kalmıştır.

Düşük Kan Basıncı:

Ölüm yaklaştıkça kan basıncı düşmeye eğilimlidir.

Kansızlık (Anemi):

KBH’nın erken evrelerinde kansızlık genellikle hafif derecededir, ama hastalığın ilerlemesiyle birlikte derinleşir. ESA ilaçları  ve kan transfüzyonları biraz nefes almanızı sağlar.

Tanı anında kediniz KBH’nın ileri evresinde ise tedaviye başlamak için yeterli zaman olmayabilir. Ama kan nakli ile ESA ilaçlarının etkisi çıkana dek zaman kazanmak mümkündür. KBH’lı bir kedinin kansızlık (anemi) nedeniyle ölmesi için bir neden yoktur.

‘’Crash’’ Öncesi Ani Düzelme:

Bazı kediler aniden düzelir, çok daha iyi yemeye başlar, ama ertesi gün ‘’crash’’ olur. Bir gün önce genel durumu bu kadar düzelen kedinizin birdenbire kötüleşmesi ve ölmesi gerçekten zor kabullenilecek bir durumdur.

Kaçma:

Kedilerin kendini iyi hissetmediklerinde saklanmaları doğaldır. Bazı kediler, sonunu geldiğini anlayınca bunu bir adım daha ileriye götürür ve evden kaçar, saklanır. Bu içgüdüseldir, düşmanlarından korunmak için başvurduğu bir yoldur, ama ne yazık ki sahibinin onu bulmasını güçleştirir, yalnız, aç ve rahatsız bir ölümle aramızdan ayrılır.

Sonu yaklaşınca kedinizin başına ne geldiğini bilememek çok streslidir. Bu nedenle, sona yaklaşmışsa kedinizi dışarı bırakmayın, kapı açıkken gözünüz üzerinde olsun, halsizliği sizi şaşırtmasın.

Kaçınılmazı Kabullenmek:

Yukarıdaki belirtilerin hepsi bile kedinizde olsa onu bırakmaya kedinizi hazır hissetmeyebilirsiniz. Bu anlaşılabilir bir şeydir. Bu kararı vermek son derece güçtür. Yardım edememek duygusu sizi mahveder. Bir mucize beklersiniz. Ama gün gelir, artık deneyeceğiniz bir şey kalmamıştır.

O zaman geldiğinde şöyle düşünün: Kediniz için elinizden geleni yaptınız, bütün tedavileri denediniz, bu hastalığa karşı savaşta bütün silahları kullandınız, ama hiç biri işe yaramadı. Kediniz bundan daha iyi olmayacak. Bu aşamadan sonra hala beklemek, onun iyiliği için olmayacak, sizin için, kendiniz için bekleyeceksiniz. Harekete geçmeyerek, hayatını uzatıyor olmayacaksınız, ölümlerini uzatıyor olacaksınız. Kendinize sorun: Kedinizden daha fazla ne isteyebilirsiniz?

Önemli olan ölümün ne zaman geldiği değildir, sevgiyi bilmektir. Kediniz sizin onu ne kadar sevdiğini biliyordu.

Peki ne zaman ‘’o zaman’’ gelmiş olacak? Ötanazi kararını alırken ‘’baskı altında’’ hissetmeyin. Kimse kedinizi sizin kadar iyi tanıyamaz. Kedinizle konuşun. Kediniz bir erişkindir ve erişkin gibi davranılmalıdır. Onu ne kadar sevdiğinizi, onunla birlikte geçirdiğiniz her dakikanın sizi ne kadar mutlu ettiğini, onunla daha fazla birlikte olmak istediğinizi ama hastalığının ne yazık ki bunu mümkün olmayacak bir aşamaya getirdiğini, sizi bırakmak isterse bunu anlayacağınızı söyleyin. Kediler, bizim gibi ölümden korkmaz.

Ötanazi mi Doğal Ölüm mü?

Ölüm aniden olmazsa bu kararı çoğu kez siz vereceksiniz. Seçim sizin olacak. Kediniz acı çekiyorsa, yaşam kalitesi çok bozulmuş, idrarını ve kakasını tutamıyorsa, vücudunda biriken sıvı nedeniyle nefes almakta zorlanıyor, bu sıvı içinde ‘’boğuluyorsa’’, sürekli nöbet geçiriyorsa son anlarını acısız ve ızdırapsız geçirmesi, yani doğal ölümden ziyade ötanazi seçeneği daha insanidir. Kedinizin ağrısı sızısı yoksa, evde uykusunda huzur içinde sizi bırakabilir.

Ötanazi seçeneğini seçerseniz ve dilerseniz veterineriniz bunu evde de yapabilir, kediniz bildiği bir ortamda, sıcak yuvasında sizleri terk eder. Bazıları için bu daha travmatiktir. Kedinizi kliniğe götürecekseniz arabayı kullanacak bir akrabanız ya da arkadaşınızla gidiniz.

Karar verilecek diğer bir konu, kedinize ötanazi uygulanırken yanında olmayı isteyip istemeyeceğinizdir. Bu tamamen size kalmıştır.

Ötanazi Sırasında Ne Olur?

Pek çok kişi ötanazi fikrinden korkar. Duygusal travmanın yanı sıra, nelerle karşılaşacağını bilmemek, yani bilinmeyenin korkusu bunda rol oynar. Bu nedenle ne kadar sıkıntılı da ötanazinin ne olduğunu, nasıl yapıldığını, kedinize ne olacağını bilmeniz gerekir. Veterineriniz bütün basamakları size açıklayacaktır.

Ötanazinin temel amacı, kedinin acısız, ağrısız bir şekilde kalbinin durdurulmasıdır. Bunun için, anestezi amacıyla kullanılan bir ilaç (örneğin pentobarbital) yüksek dozda verilir. Kediniz anestezi aldığında olduğu gibi, uykuya geçer gibi hisseder.

Enjeksiyon bir toplardamara yapılır. Sıklıkla bacak damarı kullanılır. Veterineriniz, bacakta damar bölgesini tıraş ederek toplardamarı daha iyi görmek ister. Bazı veterinerler bir kateter yerleştirir ve bunun ucundan anestetik maddeyi verir, bazılar ise doğrudan damar içine enjekte eder. Kedi susuz ise damar bulunması zor olabilir.

Ne yazık ki bazı kediler bu işlem sırasında mücadele eder. Önce kedinin sedatize edilmesi, yani bir ilaçla sakinleştirilmesi gerekir. Kanımca, anestetik verilmeden önce kedinizin sedatize edilmesini istemeniz daha uygundur. Sedasyonla kediniz sakinleşir, rahatlar, elveda demek için belki bir 10-15 dakikanız olur. Bazı kediler çok uykulu hale gelip yanıt veremeyebilir.

Ötanazi işlemi sırasında bazı veterinerler anestetiğin küçük bir dozunu enjekte edip önce kedinin uyumasını sağlar, sonra kalan miktarı verir, diğerleri ise bir seferde enjekte eder. İlacın etkisi çok hızlıdır.

Bazen veteriner ilacı kedinin kalbine enjekte eder. Kanımca bu çok stresli bir durum ve kedide damar yolu bulunamazsa baş vurulabilir. Ama elbette karar sizindir.

İlaç verilince kedi uykuya geçiyor gibi görünür veya nefes alması giderek yavaşlar ve durur. Bu saniyeler alır. Pek çok kedi huzur içinde ölür, ama garantisi yoktur.

Veterineriniz, kedinin gözlerini ve kalbini muayene eder ve öldüğünü bildirir. Bu aşamada nadiren de olsa birkaç iç çekme duyabilirsiniz, lütfen sinirleriniz bozulmasın. Bu ‘’can çekişme solunumu’’dur, aslında solunum değildir, kasların ölüm sonrası gevşemesine bağlıdır. Bazen burun kanaması olur; bu da burundaki kılcal damarların veya daha büyük akciğer damarlarının yırtılmasına bağlıdır. Kedinizin canı yanmaz, bunlar ölümden hemen sonra olan durumlardır. Kas gevşemesine bağlı olarak ölümden sonra idrar ve gaita yapma görülebilir. Kedinizi kucağınızda tutacaksanız bir havlu veya sıvı geçirmez hasta bezini kucağınıza sermenizi öneririz.

İnsanlardan farklı olarak, ölümden sonra kedilerin gözleri açık kalır.

Kediniz öldükten sonra onunla biraz vakit geçirmeniz size yardımcı olabilir. Anı olarak saklamak için bir tutam tüy ya da patisinin izini alabilirsiniz.

Evde başka hayvanlarınız varsa onların kedinizin cansız vücuduna bakmasına izin veriniz, böylelikle olup biteni anlayabilirler.

İşlem sırasında ve sonrasında veterineriniz sizinle birlikte ağlayabilir. Veterinerinizin ağlamaması, onun umursamadığı anlamına gelmez. O ağlamıyor diye kendiniz tutmayın, bırakın göz yaşlarınız can dostunuz için aksın.

Bkz: https://kedikbhblog.wordpress.com/kedinizin-son-saatleri/

Share

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir