Arşiv Kategorisi: Şiirler

Bir Sevdadır Adın

Bir sevdadır adın, düşmez asla dilimden,
Geçse de aylar yıllar, silinmezsin gönlümden,
Zamanın yok bir hükmü, aldığım nefes senden,
Geçse de aylar yıllar, silinmezsin gönlümden.

27 Mart 2016 – Ömer AKBIYIK

 

Kar tüy gibi yağıyordu

tipis_dgunu_thumb.jpg

Kar tüy gibi yağıyordu.
Tüy kar gibiydi.
Ellerini düşündüm üzerime kar yağar gibi hafif hareketlerle tempolu inip çıkan ellerini.
Ne çok özlediğimi düşündüm sonra.
İncitmeden tutup öpmeye kıyamadığım ellerini en son o gün öpebilmiş miydim??

Seninle sevdim

Seninle sevdim hemcinsini, senden eser bilerek,
Okşadım her gördüğümü, ”Kara’m gibi” diyerek,
Ve karşılıksız sevgiyi öğrendim, seni severek,
Okşadım her gördüğümü, ”Kara’m gibi” diyerek.

Ömer AKBIYIK- Brisbane, 24 Kasım 2011

 

 

Dünden Başladı Tasam

Dünden başladı  tasam
Aslında hep yastayım
Gittiğin günden beri divaneyim
Yaştayım

Sardım Gamı Sineye

Gezindim dün, gönlümün hazan bahçelerinde,
Hüzünlüydüm yine, sen dideden nihansın diye ,
Heyhat, hükmü yokmuş lâlezarın, bülbül perişan,
Yanma beyhude ey gönlüm, yok gayri hurişan.

Öyle derin ki hüznüm, anlatamam kimseye,
Sardım gamı sineye, ağyar duymasın diye,
Zira hükmü yokmuş lâlezarın, bülbül perişan,
Yanma beyhude ey gönlüm, yok gayri hurişan.

24 Nisan 2011 Ömer AKBIYIK

Erguvanları Bekliyorum

İstanbul, tablo şehir… Erguvanların süslediği şehir. Dostlarımın gözü ağaçlarda.  Erguvanlar  açar açmaz İstanbul’dayım. Bir dostum da Enis Batur‘un şiiriyle çağırıyor beni:

Belki de yenilenmeli ağaçlar.
Boyalar devşirilmeli
mevsimin yapraklarından,
haşarı erguvandan .
Yepyeni fırçalar alınmalı çarşıdan,
İnsan eliyle germeli bezi tahtaya:
Herkes kendine görülmemiş bir düş aramalı.

Görüntüleme sayısı: 1941

Ölümler – Düş Sokağı Sakinleri

Ölümler çıplak gelir
Geceyi indirir yavaşça gözlerine
Benden geçmek kolay değil
Feryat eder ateş sözlerime

Kara İçin: Sarsam Ruhuma Tenini

Özledim ruhumu saran gözlerinin rengini,
Doyamam, sarsam ruhuma senin tenini,
Koklasam doyamam ömrümce, o tenini,
Gelsen sana verirdim, gözlerimin birini.

Saklardım birini yalnız seni görmek için,
Gerekse verirdim canımı, varlığın için;
Saramadım seni doyasıya zamanında,
Senin hüznünle geçecek ömrüm hazanında.

Ömer AKBIYIK – Brisbane – 10 Şubat 2011

Böyle Olsun İstemezdim

img_0540_1.jpg

Böyle olsun istemezdim

İstemezdim böyle oysun

Kirpiklerin gri bir ok

Girdi kalbime kalbime

10 Kasımlar ve Atatürk

Atatürk, 10 Kasımlar bir matem günü değil,

Ulusun, sana bağrından taşan özlemidir,

Giderek çoğalan bu özlemin sözde değil,

Yarattığın Türk ulusunun ta özündedir.

Kalbime Hüzün Doluyor

Sen varsın beni yakan hasret şarkılarında,
Yaşıyorum, geçmişte kalan anılarımdada,
Şimdi nerede o melil,mahsun bakan gözlerin,
Acep gidip bulur mu seni.niyaz dolu sözlerim.
Sensiz hiç zevki sefamı kaldı gayri bende,
Bilirim Karam,geri gelme şansı yok sende
Bak işte sensiz açan çiçekler hep soluyor,
Ayrılığın hüznü öyle kalbime doluyor

06 Kasım 2010 -Ömer AKBIYIK-

Hayvan Sevgisi

Hayvan sevgisi,hiçbir sevgiye benzemez,

Çünkü bunda; minnet duygusu, riya yoktur,

Evet, bunda gösteriş, riya, bencillik yoktur.

Ama asalet, sevecenlik, insanlık çoktur.

Bu bir ‘fikri olgunluktur’ insansan eğer,

Hayvan sevgisi, bütün sevgilere eşdeğer,

Karşılıksız sevgisizlik, insanlığı yolmaktır,

Çünkü hayvan severlik, bir insan olmaktır.

Ömer AKBIYIK- Brisbane, 02 Kasım 2010

Bu Son Vedayla Başlar Dinmeyen Hasret

Çaresiz acılar sarıp üzer yüreğini,
Ve bir hüzün çöker ki yüreğine,yanarsın,
Amansız, anlatılmaz bir kasvetle yanarsın,
Gidenin tekrar gelmeyeceğini bilsen de,
Bu bekleyiş ki, bir serap olsa da kanarsın.

Tarçın’ın Doğum Günü İçin

Tarçın’ın doğum gününü kutluyoruz bugün,

Fakat sevincimiz buruk

Siz gideli aylar, yıllar oldu,

Sizsiz açan çiçekler hep soluk.

Ömer AKBIYIK

Bir Mucize Olsaydı

Gök kubbe altındaki şu havayı içime çekerek,

Ayak izlerinle kutsallaşmış şu toprağa,

Yüzümü sürmek istiyorum.

Zira iki aylık hasretin bağrımı delip geçiyor,

Su kabından şimdi yalnız annen Canım içiyor.

N’olur bir mucize ile yine koşup gelseydin,

Öpüp gözlerinden,yüzüne yüzümü sürseydim,

Heyhat hayra yorulmayacak bir düş bu,

Çırpınıp üzülmek neye yarar,

Biliyorum ki o nazik tenini şimdi kara topraklar sarar.

Ömer AKBIYIK – Brisbane, 18 Ekim 2010

Doğan Güneşimdin

Doğan Güneş’im, alım, beyazım Kara’mdın,

Mahzun bakan gözlerinle, kanayan yaramdın.

Şimdi siluetin gezinirken gözlerimde,

Yaşayacağım yüreğimdeki özleminle.

Yaşayacağım çıkarsa izin Hüda’dan,

Ama eser mi kaldı bende şevk-ü sefadan.

Sensiz dolaşırken buğulu gözlerimle,

Yaşayacağım yürekteki özleminle.

Ömer AKBIYIK, Brisbane, 26 Ağustos 2010

Kedicik Şiiri

kedicik_siiri_bigenaz

 

Babasından Mahzun’a Veda

Mahzun bıraktın gittin güzel ellere

Yaktın dağladın gittin kamil yerlere.
Kor oldu bağrımız, köreldi gönlümüz,
Yıktın dünyamızı gittin bizsiz illere. 
Yanında değildim de yanımdaydın sanki
Güzel gözlerinle canımdaydın sanki
Yarımız kanatlandı yarımız yerde
Bir cennet bahçenin yolundaydın sanki. 

Bu Sabah Bir Kedi Kondu Pencereme

Bu sabah bir kedi kondu pencereme
Mahzun kanatları vardı
Pisipisi dedim girmedi içeriye
“Uzaklara gidiyorum” dedi
Acının olmadığı bir yere

Çanakkale İçin Ağlayan Türkü

Ben hep merak ederdim
O türküyü dinlerken
Çanakkale içinde
Kimdi ölüme giden
Of gençliğim gençliğim
Aynalı bir çarşıda
Bir kez daha bulunmaz
Ele geçmez gençliğim
Anne derdim düşmana
Karşı gelmek ne demek
Nişanlısı evlisi
Bu nasıl bir kıyamet

Bazen Bırakıp Gitmek İstiyor Aklım Beni

Bazen bırakıp gitmek istiyor
Aklım beni..
Eski değil bu çok yeni.
Şimdiden böyle bir şeyi,
Kabullenmek gerek de mi??
Bazen bırakıp gitmek istiyor aklım beni;
Hele de hasta görünce kedimi,
Şimdilik vermiyorum o izni.

Gitmedi Ama Aklım

Gitmedi ama aklım
Ölümde takılı kaldım
Bundan sonra sanki adım
Aynur değil başka bir şey
Yok olan Bışi’mle sanki
Hayat değil başka bir şey
Bulmalıyım ben o şeyi
Götürdü benden her şeyi
Bıraktı bana çok acı
Ama kocaman sevgiyi

Bir Gün Bir Gün Bir Çocuk

Bir   gün bir gün bir çocuk

Sokağa da çıkmış kimse yok
Ne anne ne de baba
Yokmuş ki sıcak yuva

Kızım Burnumun Direği

Kızım burnumun direği 

Beyazım kar yağmış gene üstüne

Sabah kalkıp pencereden görünce

Döktüm gözlerimi gene gidişin üstüne

Ne olursun oralarda üşüme

Ah üşüme!!!

Az Sonra Öleceğim

Son bir kez daha bak gözlerime
Boşluğa diktiğime bakma, görür seni gözlerim
Az sonra öleceğim
Son bir kez daha göz göze gel benle,
Son bir kez bakışlarımızla konuşalım

Şehitler!!!

Şehitler, Kuvâyi Milliye
şehitleri,
mezardan çıkmanın vaktidir!
Şehitler, Kuvâyi Milliye
şehitleri,

Kar

Kar, beyaz, tüy, ipek
Gök, mavi, göz, bebek
Olsaydı yirmi yaşında
Kutlasaydık gülerek
Ama ah yazık yazık
Ne bu yıl ne geçen yıl

İçinden Çıkıp Labirent Gibi

İçinden çıkıp labirent gibi
Bulabilirsem yolumu acıdan
Bekleteceğim sensizliği
Ekletip yarınlara
Ağlayacağım sonra
Yapamadıklarıma

Yıldönümünde Ben

img_4081_1.jpg

Canımdan can kanımdan kan
Beyazım
Sensiz ıssızdayım sensiz ayazım

Bir Daha Gelirsen Haber Ver Ölüm

Evin bahçesinde baktığım 7-8 irili ufaklı kedim var. İçlerinden biri, Şeker Kedi Tarçın‘a benzediği için adını Tarçın koymuştum. Geçenlerde çok hastalanınca, 2-3 gün eve alıp, iyileşene kadar evde bakmıştım. O günden sonra bana daha bir düşkün oldu. Yollarımı gözlerdi, çirkinimdi benim. Yemek yemez beni sev derdi. Akşamları mamayı vermeye, onu kucağıma alır diğerleri ayağımın dibinde giderdik. Ama benim Tarçınım artık yok. Arkada araba çarpmış. Bağıra bağıra ağladım, çarpan kimseye lanet ettim. Sabahtan beri çok hastaydım Yerimden kalkacak halim yoktu. Onu görünce koşa koşa gittim belki yaşıyordur diye bir umut. Ama yazık ki çoktan gitmiş. Canım her gün beni mutlaka uzanır öperdi. Tarçınım için…

Sustum

Sustum!
Gereksiz artık konuşmak
Öğrendim; öğretmenim “hayat”
Bir öğretmenim daha vardı
Sevgi öğretmenim
Tıpış Tıpış ayrıldık ellerimiz kan
Her zerresi tüy artık bedenimin
Onsuz anlamsız artık
Bu bedende can

Ağlayarak Vedalaştım Kızımın Tüyleriyle

Ağlayarak vedalaştım kızımın tüyleriyle
Ömrümü süpürdüm sanki o halıdan son defa
Tek tek toplayıp öpüp uzattım ellerimi
En son gittiği yere gönderdim pencereden
Yavaşça uçuştular gitmek istemez gibi
Değil mi ki sen gittin tüylerin istemez mi

Maviş’in Yıl Dönümü

Bugün üyelerimizden Asu Hn.ın pisisi Maviş‘in melek oluşunun yıldönümü. Annesine sabırlar diliyor ve  kuzusunu Aynur Hn.ın dizeleriyle tekrar anmak istiyoruz: Maviş İçin.