Arşiv Kategorisi: Diyabet – Beslenme

Diyabetik Kedilerimizin Beslenmesi ve w/d Mamalar

Bir süredir hastalıklarla ilgili başvurular nedeniyle diyabetik kedilerimizi ihmal ettik. Bu arada özellikle beslenmeleri ile ilgili pek çok soru geldi. Bu yazıda, o soruların bir kısmını açıklamaya çalıştım. Sorularınız olursa,  hemen yazın, hemen cevaplamaya çalışalım.

Diyabet ve başka hastalıklar ve beslenme

Çok su içme, çok idrara çıkma, halsizlik, kilo kaybı vb. gerekçelerle tetkikleri yapılan ve kan şekeri yüksek çıkarak diyabet teşhisi konulan kedilerin beslenmesi çok önemlidir. Çünkü bu kedilerin yedikleri mama miktarı kadar içeriği de kan şekerini yükselten önemli bir faktördür. Ancak diyabetik bir diyete başlamadan önce, kedinizde böbrek yetmezliği, böbrek hastalığı, pankreatit, karaciğerle ilgili bir rahatsızlık veya karaciğer yetmezliği, bağırsak hastalığı, böbrek ya da idrar yollarında kristaller vb. hastalıkların olmadığından veya olduğundan, tetkikler sonucunda iyice emin olmalısınız. Eğer bu hastalıklardan biri varsa, beslenmesini öncelikle bu hastalığa uygun olarak yapmalısınız. Diyabetik beslenme, daha sonra düşünülmelidir. Zira bu hastalıkların sonucunda da kan şekeri yüksek çıkmış olabilir. Öncelikle bu hastalığa uygun bir diyetle besleyip, gerekli tedaviyi alırken, bir yandan da kan şekeri kontrol altında tutulmalıdır.

Burada dikkat edilmesi gereken bir başka husus, kedilerin beslenme konusundaki hassasiyetleridir. Zira çok hasta olmasına rağmen, bir kedi hastalığına uygun olan yeni beslenmeyi/diyeti reddedebilir. Özellikle böbrek hastalıklarında önerilen düşük proteinli daha doğrusu eser miktardaki proteinle hazırlanmış mamalar, kekremsi tadlarıyla kedinlerin damak tadına uygun değildir. Bu nedenle, eski diyeti çok yavaş ve kademeli olarak azaltılırken, yeni diyet içine çok küçük miktarlarda katılarak yeni tadla tanıştırılmalıdırlar.

Yaş mama ile beslenen kedilerde bu uygulama daha kolay olurken, kuru mamalarda aileler büyük güçlükler yaşamaktadırlar. Bizler bunun aşılması için, kedilerin bu geçiş döneminde alıştığı kuru mamanın içine yeni diyetin konserve formatının azar azar katılmasını, ona alışırken, yeni kuru mamanın bir kaç tanesinin bir havanda dövülerek, bu karışımın içine serpiştirilmesini, böylece yavaş yavaş yeni kuru mamanın tadına da alıştırılmasını öneriyoruz. Bir süre sonra, eski kuru mama tamamen kesilecek, yeni kuru mama ve konserve mamaya alışacak, daha sonra da yeni kuru mamasını yemeye başlayacaktır. Ancak bu süreçte hiç acele edilmemesi, miktarların  çok küçük tutulmasına dikkat edilmesi önemlidir.   

Tekrar vurgulamakta yarar vardır ki: bu süreçte kan şekeri sürekli kontrol edilecek ve insulin gerekli görüldü ise dozlar çok dikkatle ayarlanacaktır. Unutmayalım, yüksek şeker ile çeşitli tahribatlara rağmen yaşayabilir ama ani bir düşüşte kedinizi kaybedebilirsiniz.

Diyabetik diyet konusunda iki yaklaşım vardır:

  • Yüksek protein, düşük karbonhidrat,
  • Yüksek karbonhidrat ve lif, düşük yağ.

Bazı kedilerin diyabeti birinci diyet ile kontrol altına alınabilirken, diğerleri ikinci tür diyet ile olabilir. Bunda, diyabetin ya da daha doğru bir deyişle, yüksek kan şekerinin yanı sıra mevcut diğer bir hastalık etkendir. Bir başka önemli nokta da, yüksek seyreden kan şekeri, kedinin metabolizması ve seçilen diyet ile bağlantılı olarak ani bir düşüş gösterebilir. Dolayısı ile, bütün kediler için aynı tür beslenmenin dayatılması mümkün değildir. 

Yüksek Proteinli Beslenme

Geçmişte veterinerler tarafından yüksek karbonhidratlı diyetler önerilirken, son yıllarda önerilen yüksek proteinli diyetler ile pek çok kedinin sağlığına kavuştuğu görülmektedir. Bu tercihin bir nedeni de, kedilerin etçil oluşu ve doğadaki beslenmelerinin hayvansal proteinlere dayanmasıdır. Özellikle konserve mama veya yaş ev mamasına dayalı bu beslenmede protein, daha uzun süreli enerjiye dönüşmektedir. Kedi sahiplerinden alınan geri bildirimlerde, bu beslenme ile insulin gereksiniminin daha kısa sürede azaldığı belirtilmektedir ki, benim Tarçın’ımda da böyle bir sonuç aldık. Keyifle yazıyorum: Tarçın’ın artık insulin gereksinimi kalmadı. Sadece diyetine dikkat ederek sağlıklı yaşamasını sağlıyoruz. Çeşitli etkenlere bağlı olarak zaman zaman iniş-çıkışlar yaşasak da, Tarçın artık diyabetle birlikte yaşamayı öğrenmiş, sağlıklı bir kedidir. Ancak bu mamalar, yukarıda saydığımız hastalıklar söz konusu olduğunda iyi sonuç vermeyebilir. Zira bu formatta hazırlanmış mamaların içindeki yağ ve fosfor oranları, böbrek ve karaciğer hastalıklarında sorun yaratabilir.

Bu yaklaşımla piyasaya sunulan hazır mamalar (yaş ve kuru mama):

  • Hills’in m/d’si,
  • Purina’nın DM’si (bir süredir ülkemizde bulunmuyor) – bu mamanın içindeki yüksek sodyum miktarı, kalp hastalığı olan kediler için uygun değildir.
  • Royal Canin’in Diyabetik kuru mamasıdır.

Yüksek Karbonhidratlı Beslenme

Geçmişte çok daha fazla önerilen ve uygulanan bu yaklaşımın esası, nişastanın şekere dönüşümünü yavaşlatmak için, diyetin içine çözünebilir lif eklenerek, yüksek karbonhidrat ve düşük yağ oranlarını içeren bir beslenme hazırlamaktır.

Bu beslenme tarzına uygun olarak hazırlanan mamalar:

  • Hills’in w/d’si (aslında kilo düzenleyici olarak tasarlanmıştır),
  • Hills’in r/d’si,
  • Purina’nın o/m’si,
  • Hills ve Iams’ın tüy topağı (hairball) mamaları.

Ev Mamaları

Artık pek çok kedi sahibi, kedilerini yukarıda bahsedilen özelliklere uygun olarak hazırlanan içeriklerdeki mamalarla besliyor. Mamalara katılan tahıl miktarları, karbonhidrat miktarını belirler. Lif ve vitamin – mineral desteği için de, sebze vb. katkılarla çeşitlendirilirler. Sitemizin Ev Mamaları bölümünde, içeriğindeki malzemeleri kedinizin gereksinimlerine göre ayarlayacağınız onlarca ev maması tarifi bulabilirsiniz.

w/d mamalar 

Ülkemizde de artık diyabetik mamalar bulunmakla birlikte, veterinerlerimizin çoğu, w/d mamayı önermektedir. Oysa yukarıda da açıklandığı üzere, eğer kediniz çok kilolu ise, obeziteye bağlı olarak gelişen bir kan şekeri yükselmesi ile karşı karşıya olabilirsiniz. Ya da yine metabolizmayı yavaşlatan ve kiloya neden olan hormonal vb. bir başka hastalıkla. Bu mamayı kullanarak, kilosunu kontrol eder, bir yandan da şekerini kontrol altında tutabilirsiniz.

Ancak diyabet ya da bir başka nedenle zaten aşırı kilo kaybetmiş kediniz için, düşük karbonhidratlı bu diyet uygun olmayacaktır. Kedinizin kan şekeri kontrol altında tutulurken, yavaş yavaş kilo da almasını sağlamanız gerekir. Zira kedilerde kilo kaybı, bazen beklenmedik şekilde sonuçlanabilir. Kediniz yemeyi kesmişse, onu zorla da olsa mutlaka beslemelisiniz. Bunun için de, diyetinin içeriğini çok iyi, dengeli ve bilinçli bir şekilde ayarlamalısınız. Ev maması hazırlıyorsanız, yüksek kaliteli hayvansal proteinleri tercih etmelisiniz.

Bu konuyla ilgili ayrıntılara daha sonra tekrar değineceğiz. Koca bebeklerimize geçmiş olsun, sağlıklı yaşasınlar!

Tarçın Nasıl Zayıfladı?

Uzun yıllardır obez ve diyabetik olan Tarçın, yıllar sonra ilk kez kilo verdi. Bu haberi vermek için, kilosu kalıcı olana kadar epey bekledim. Bir yıldan fazladır uyguladığımız ev mamaları ile besleme sonucunda, 10.750 kg olan Tarçın, şu anda 6kg.

Tarçın Nasıl Besleniyor?

Biz diyabetliler, sık sık ve azar azar yemek yemeliyiz. Vücudumuz yeterince veya sağlklı biçimde insülin kullanamadığı için, hücrelerimiz yeterince beslenemiyor veya öyle hissediyorlar. Bu nedenle sık yeriz. Ama eğer yemeğin dozunu kaçırırsak, bu defa yine şekerimizin yükselme olasılığı var. Ben zaten obez olduğumdan (ev ortamında kalori harcayamadığımdan ve de bu yaşta fitness salonlarına da gidemeyeceğimden).

Türkiyedeki Diyabetik Mamalar

Türkiye’de bulunan diyabetik kedi mamaları

– Science Hill’s – m/d (kuru mama)
– Royal Canin – Diabetic m/d (kuru mama)
– Purina – DM (konserve ve kuru mama)

Diyabetik Beslenme Linkleri

Konserve mamaların besin değerleri, 

Kuru mamaların besin değerleri,

Diğer mamaların besin değerleri,

Evde hazırlanan ve doğada bulunan yiyeceklerin değerleri,

Bazı mamaların karbonhidrat değerleri,

Bazı mamaların fosfor değerleri