Arşiv Kategorisi: Genel

Kediler ve Şiddet/Şefkat

Kediler ve Şiddet

Sürekli, vahşi bir şekilde yapılan hayvan katilamlarını duyuyor ve okuyoruz.  Ya da çamaşır makinesine konulmuş bir kedinin filmini yapıp, TV ya da internet sayfalarına gönderildiğini görüyoruz. İnsanların hayvanlara uyguladığı bu şiddet, günümüzde hala çözülememiş korkunç bir problemdir. En korkunç  olanı da, kozmetik endüstrisinde kullanılan ilaçlar için yapılan katliamdır.

Eğer günün birinde, kedinizi başkasına vermek zorunda kalırsanız, o insanla bu konuda yazılı bir sözleşme yapmanız en doğrusu olacaktır.

Kediler Hakkında Bilinmesi Gereken Temel Bilgiler

Kediler dünyayı nasıl algılarlar?

Gözler
En düşük ışık kaynağında görebilirler, ancak tamamen karanlıkta göremezler.
Kulaklar
Kediler saniyede 60.000-65.000 titreşimi duyabilirler. Bazı uzmanlarsa, bunun saniyede 100.000 titreşim olduğunu belirtmektedir.
Tad alma
Kedilerde tad alma duygusu, insanlar kadar gelişmemiş olmasına rağmen, mamalarının içine herhangi bir ilaç konulduğunda, hemen farkederler.
Koku alma
Kediler, mamalarını koklayarak, sevip sevmeyeceklerine karar verebilirler.

Yeni Başlayanlar İçin Kediler Hakkında Önemli İpuçları

Kedilerle yaşam kolay değildir. Ama onlar hakkında bazı önemli noktaları bilir ve dikkat edersek, bunu kolaylaştırabiliriz. Kediler bize pek çok süpriz yapabilirler. Örneğin eğer tedbir almadıysanız, bir gün bavulunuzun yarısının parçalanmış olduğunu görebilirsiniz. Yine günlük elbiselerinizi astığınız askınızı, bir gün yerde görmeniz de olasıdır. Ya da kediniz, 2 metre yükseklikteki bir dolabın üzerinden, şaşkın şaşkın size bakabilir. Siz daha çok şaşırırsınız ama oraya çıkmak, kediler için problem değildir. Bunun anlamı şudur; kediler için “olamaz” diye bir kavram yoktur. 

Gölbaşı Barınağından Bir Başka Değerlendirme

Sevgili Diyabetikkedi Ailesi,

Ben de Fatoş Hanım’la beraber pazar günü bir arkadaşımı da alarak Meliha Yılmaz Vakfı Gölbaşı Barınağı’na gittim.  Barınak manzarası ilk izlenim olarak çok iç açıcı değildi açıkçası. Ama bu bahsettiğim barınağın fiziki koşulları… Teknik olanaksızlıkların diz boyu olduğu ve ne yazık ki bir çok yerde bir çok belediyenin yaptığı gibi verilmesi gereken yardımların , tedariklerin vs. mimimumda tutulmuş olduğu ortada. Ama insanın içini acıtmayan en önemli şey köpeklerin genel durumu.

Yeni Yazarımız: Ertan İğneli

Değerli Dostlarımız. Sizlere yeni yazarımızı takdim etmek istiyorum. 35 yıllık dostum, Ertan İğneli. Halen Almanya‘da ikamet etmekte olan yazarımız, benim 1 aydır Tarçın‘da başlayan böbrek yetmezliği belirtileri ile ilgili olarak çaresizce yeni kaynaklar aramama yardımcı olmak amacıyla, Almanca kaynaklardan yaptığı araştırmayı sitemizde yayımlanmak üzere gönderdi. Ben de, haftalardır okuduğum kaynaklardaki bilgileri sizlerle paylaşarak, doğru ve çıkar bir yol bulmaya çalışacağım. Bir sonraki başlıkta, yeni yazarımızın yazısını okuyacaksınız.

Bugün Yine Gölbaşı’ndaki Barınaktaydık

golbasi2.jpg

Eveeet, videomuz da hazır! İyi seyirler…. Bugün yine Meliha Yılmaz Vakfı’nın, Gölbaşı’ndaki barınağına gittik. Ama bu defa tek değildim. Ailem de benimle birlikteydi (oğlum ve eşim). Ayrıca dostlarımızdan Elvan Hn. ve arkadaşı da bizimle birlikteydi. Bu defa sadece gezip izlemekle yetinmedik, 5 kişi “tıbbi malzeme odası”nı revize ettik. Öyle hafif bir iş sanmayın. Tüm malzemeler tek tek elimizden geçti ve yeniden raflara dizildi. Hava kararmaya başlayınca bıraktık ama, haftaya devam etmemiz gerekiyor. Sizler de katılırsanız, yeni bir güç ve enerji ile oraları pırıl pırıl yapabiliriz. Bize katılmak isterseniz, hafta içinde haberleşelim. Resimler mi? Kiss Durun biraz nefes alayım. Alıştınız tabii değil mi? Umarım yarın hepsini bilgisayara yükleyip, sizlerle paylaşmaya çalışacağımLaughing. Ama bağışlarımızın azlığı beni çok üzüyor. Bu kadar can destek beklerken…

Küçük Canlar

Facebook’ta oluşturulan bir gruptan bahsetmek istiyorum: Küçük Canlar. Birkaç genç insan, kendi çabalarıyla mama vs. toplayıp, her ay bir barınağa gidiyor, onları sevip, toparlayabildiklerini oraya veriyor. Aşağıda, kendi ağızlarından mütevazı tanıtımlarını bulacaksınız.

Grubun kuruluş amacı hayvansever insanların (bizim gibi) toplanıp bi çatı altında görüşlerini önerilerini paylaşması. yardıma muhtaç hayvanlara yardım için bişiler yapabilmesi için görüşlerini bildirebileceği bi ortam oluşturması vs.dir

Yeni Yıl… 2009

 

yeniyil.jpg

Mekan Değiştirme ve Pisiler üzerindeki Etkileri

Taşınmak, kediler için gerçek bir kabustur. Ne kadar rahatlarını sağlamaya çalışsak da, yanlarında olsak da, onlar yer değiştirmeyi hiç sevmezler.  Ama elimizde değil ki, yeni bir ev aramak zorunda kalınca, en çok onları düşünüp, üzülmüştüm. Nitekim, korktuğum başıma geldi. Bu yazıyı yazmamın en önemli nedeni, taşınacak dostlarımızın, alabilecekleri tedbirleri vurgulamaktır.

Türkiye Hayvanları Koruma Derneği

Ülkemizin ilk ve en eski hayvan koruma derneği olan Türkiye Hayvanları KorumaDerneği 1924 yılında kuruldu.

Dernek Başkanı: Birgül Rona
Tel: 0 212 246 11 11
Fax: 0 212 232 23 71
Adres:
Matbacı Osmanbey Sk. No:30 Osmanbey-Şişli-İstanbul

Gökkuşağı Köprüsü: ASKOD’dan

Günlük koşturmacalarımız arasında ne çok güzel şeyi kaçırıyoruz. Oluyor işte. Ne yapalım. Ama bir köşesinden yakalayınca da insan dostlarıyla paylaşmak istiyor. Bir çağrı mesajı ile haberdar olduğum ASKOD (ALiAĞA SOKAK HAYVANLARINI KORUYANLAR DERNEĞİ)’un sayfasında çok güzel bir yazı gördüm. Sayfanın bir kısmını buraya alıyorum ama yazıyı tıkladığınızda ASKOD’un kendi sayfasına ulaşacak ve bir avuç insanın bile neler yapabileceğini göreceksiniz. Az demeden, biz de onlara destek olalım.
gokkusagi

Cennetin yakınında, Gökkuşağı Köprüsü diye bir yer vardır. Bizlere cok yakın olmuş, özel bir dostumuz ölünce oraya gider. Orada dört ayaklı sevgili dostlarımızın hep beraber koşup oynayacağı çayırlar ve tepeler vardır. Orada, bol yiyecek, su ve güneş vardır. Dostlarımız orada, soğuklardan uzak, rahat bir yaşam sürdürürler.
Bir zamanlar hasta ve yaşlı olanlar tekrar sağlık ve kuvvetlerine kavuşmuşlardır. Bu dünyadan yaralanmış veya sakat olarak ayrılanlar, rüyalarımızda onları hayal ettiğimiz gibi, tekrar düzelmiş ve güçlü olmuşlardır.
Dostlarımız burada mutlu ve hallerinden memnundurlar ama, her biri, geride bıraktığı onun için çok özel olan birinin özlemini çekmektedir.

Bir gün gelir, hep birlikte koşup oynarlarken, iclerinden biri aniden durup gözlerini uzaklara diker. Parlak gözleri dikkat kesilmiştir. Vücudu sabırsızlıkla titremeye başlamıştır. Birden gruptan ayrılıp koşmaya başlar. Sizi görmüştür.
Ayakları çimenlerin üzerinden kesilmiş, adeta uçarcasına size dogru gelmektedir. Ve, nihayet buluştuğunuzda, bu çok özel dostunuz ve siz, bir daha ayrılmamak üzere, sevinçle sarmaş dolaş olursunuz.

Yüzünüzü onun mutlu öpücükleri kaplar; elleriniz onun sevgili başını okşar. Hayatınızdan uzun zaman önce ayrılmış, fakat kalbinizden hiç çikmamiş olan dostunuzun o güvenen gözlerine bir daha bakarsınız. Sonra, Gökkuşağı köprüsünü birlikte geçersiniz..


Biz Onyedi Kişiydik

Biz on yedi kişiydik
Yüzümüzde nur
Ak kağıtlara sarılı
Tütün içerdi kimimiz
Kimimiz asker olunca tanıdı
Tütünü

Ankara Yolculuğundan Sonra…

Cuma günü Ankaradaydım biliyorsunuz. Gece geç dönünce, Şennur terminalden bizi aldı ve onlarda kaldık. Ertesi gün akşamdan sonra eve döndük. Şennur’da fırında tavuk yaptım, annem de geldi hep beraber yedik. Eskiden hangi evde tavuk pişerse Tıpış‘ın ve Karanfil‘in haklarını hemen ayırırdık. Yemekten sonra kalan kemikleri de sokaktaki ve Şennur’ların bağ evindeki, bağ komşularının bahçeye hapsedip bakmadıkları köpeğine ayırırdık.

Peticure

closeup of placement of nail clippers“Pisimizin tırnakları çok uzadı. Her yere takılıyor. Gorgor  yapıp üstümü  yoğururken, iğne gibi batıyor tırnakları”.

Bu yakınmaları, eğer pisimizi çok küçükten itibaren rahat tırnak kestirmeye alıştıramadıysak, çok sık yapar veya duyarız. Tırnak kesmek hem çok kolay, hem de biraz riskli bir iştir. Eğer tırnak makasını biraz dikkatsiz kullanır ve derine inersek, ciddi bir kanama olabilir, canı çok yanabilir, hatta enfeksiyon bile kapabilir. 

Bayram Tatilinde İstanbul’daydım

Bayram tatilini fırsat bilip, 3 günlüğüne İstanbul’a gittim. Hem dinlenmek, hem de üyelerimizin bir kısmı ile tanışabilmek için. İyi ki gitmişim. Hem kendi yakınlarımla birlikte oldum, hem de Diyabetikkedi Ailesi’nin asıl üyeleri olan pisilerle tanıştım. Aman o ne güzellik! O ne sevecenlik! O ne anne düşkünlüğü, o ne hanımefendi ve beyefendilikti öyle!

Merhaba

Merhaba Değerli Dostlarımız,

Sitemiz nihayet açıldı ve kavuştuk birbirimize. Görüşmeyeli neler olup bittiğini sırasıyla yayımlayacağız.  Tekrar Merhaba!

 

Nazlı Kızın Talihsizliği

Değerli Dostlarımız,

Nazlı kıza verilen süre doldu ve bugün Gülay Hn.ın veterinerine bırakılıyor. Lütfen ona bir aile bulalım! Yoksa yeniden kafeste kalma travmasını çok zor atlatacak.

nazlikiz.jpg

Daha önce sitemizde mutlu bir haber diye duyurduğumuz Nazlı Kız‘a sahip çıkan yeni ailesi, ne yazık ki onu terk etti. Bu güzel ama şanssız kızın dramını, onu sahiplendirmeye çalışan Gülay Yoleri‘nin kaleminden sizlere sunuyoruz.

sevgili arkadaşlar,

barınak kızı nazlıyı  üst komşumuz için evlat almıştık.

o kadar yalvar yakar günlece peşimizden ayrılmayan aile, 2 ay zor baktı.

nazlı gençlik hastası idi ve bütün sorumluluğu, beslenmesi, kliniğe ulaşımı ve klinik masrafları gibi giderleri de karşılamamıza ve artık sağlıklı topaç gibi olmasına rağmen, aile artık istemediğini söyledi ve nazlıyı evden attılar.

büyük çabalarımız ve gayretlerimiz sonucunda nazlıya daha mutlu olacağını umduğumuz bir yuva bulduk.

anne-baba ve 17 yaşındaki genç delikanlı, nazlıya sahip çıktılar ve bizi de ikna ettiler.

onlarda da 1 ayı az geçen bir süre yaşadı ve dün gelen telefonla: nazlıya bakamayacaklarını evde hayvan bakmanın çok zor olduğunu ve artık yapamayacaklarını söylediler, nazlı’yı almamız için 3 gün izin verdiler.

lütfen nazlı kıza bir yuva bulmama yardımcı olurmusunuz?

ama üçüncü evinden de atılmasın. sahipleri onu ölene kadar sevsin. artık terk edilmesin. lütfen nazlı kıza yardım edin

 

bu maili size içim sızlayarak yazıyorum. çok şansızmış nazlı kız. umarım bundan sonra şansı döner.

  

gülay yoleri

gyoleri@mynet.com

0532 665 61 04

 

nazli_kiz.jpg

Bastet Veteriner Kliniği

 

 

 

 

 

Kediler İçin Söylenmiş Sözler

Minicik bir kedi yavrusu bir sanat şahaseridir. Leonardo da Vinci

Kediler güllere benzer. Seviyorsanız, tırnakları canınızı acıtmaz.  Fransız Felsefesi

Kedileri seviyorum çünkü evimi seviyorum; yavaş yavaş evimin gözle görülür ruhu oluyorlar.  Jean Cocteau

Biz Kimiz?

Bugün, siteyi kurma amacımızı anlatan yazıyla başlamak istiyorum. Çünkü dostlarınmızı, sizleri bizlerle biraraya getiren sitenin misyonunu bu yazı açıklıyor.

 

Maçiko

 

 

Maciko kısırlaştırılmamış dişi bir kediydi..12 yaşına kadar en kucuk bir saglık sorunu yaşamadık.. Bebeklik ve genclik donemlerinde haşlanmış tavuk , ızgara balık ve yanında da cerez olarak kuru mama veriyorduk.

Daha sonra tamamen kuru mamaya dondu ve tum dogal gıdaları almayı reddetti. Ben hep mamaların cok besleyici oldugunu ve tum gereksinimlerini karşıladıgı icin başka bir mamaya ilgi gostermedigini duşunuyordum. Araştırma yapmak, sorgulamak aklımın ucundan bile gecmemişti. Cok da saglıklı gidiyorduk. Cok zor aşı olan bir kedi oldugu icin genclik donemlerinden itibaren kuduz ve karma aşılarını tek seferde aynı enjektore cekilerek oluyordu.

12 yaşında son aşılarını oldu ve aşıdan 3 ay sonra aşı bogesinde ( sol koltuk altından sırta dogru bir bolgede) leblebi buyuklugunde bir sertlik farkettim. Kemik gibi bir sertlikti . Ben de sizin gibi oynatmaktan yana hic degilim ama bir seneye yakın bir zaman icinde pinpon topu buyuklugune geldi ve yanında ona yakın buyuklukte bir kitle daha cıktı.

Veterinerlerin karnabahar yapı dedikleri bir garip kitle oluştu.Bu surec icinde yemesinde icmesinde en kucuk bir olumsuzluk yaşamadık. Ameliyat oldugu son gune kadar pur neşeydi, oyunculugundan hicbir şey kaybetmedi.

Onun kanser oldugunu tahmin ediyorduk ama 12 yaşında bir kedinin ameliyat riskini göze alamıyordum. Veterinerimiz bakar bakmaz kanser oldugunu soyledi ve aldırmadıgımız takdirde patlayıp enfeksiyondan onu kaybetme riskimizin cok yuksek oldugunu anlatınca kitleyi aldırdık.

Ilk once memeden kaynaklı tumoral bir oluşum gibi duşunuldu ama pataloji sonucu cok kotu geldi. Lenflerden beslendigini ve turunun de sarkoma oldugunu ogrendik. Sarkoma cok agresif ve mutlaka metastas yapan en kotu turlerden biri. Kitle alındıgında kızımız masadan sag salim kalkmıştı, biz onun iyileşecegini duşunurken sonuc bu kadar kotu cıkınca yıkıldık.

Ameliyat yarası cok oynak bir yerde oldugu icin veterinerimiz klinikten cıkarmadı ve tam uc ay boyunca klinikte kaldı. Ameliyattan 15 gun sonra dikişleri alınırken dikişlerini patlattı:(( Kanserli dokunun kolay kapanmadıgını o zaman ogrendik. Tekrar dikiş atıldı ve bizim icin upuzun bir sancılı donem başladı cunku dikiş tutmadıgı icin acık yara tedavisi başladı. Bu tedavi tam uc ay surdu:(.

Bu sure icinde yemek yemedi ki en zor olan ve kahroldugum konu bu oldu. Veterinerimiz a/d mamayı sulandırıp sondayla vermeye calıştı besleyebilmek icin ama her defasında basıncla puskurtup hepimizin emegini boşa cıkarıyordu. Zaptedilmesi cok zor bir kediydi, o hasta halinde bile cok gucluydu. 4 kişi tutamıyorduk onu. Cok kilo kaybetti, bir deri bir kemik kaldı. Yarası tamamen kapandıgında biz yine de umitliydik cunku o uc ay icinde metastas yapmamıştı. Eve aldıgımızda cok mutlu oldu ve kendini yemeye verdi. Ne istiyorsa veriyorduk kilo aması icin:).

Veterinerimizin kızgınlık doneminde metastas yapma riski konusunda ciddi kuşkuları vardı ve kısırlaştırmak istiyordu ama bu operasyon icin onu biraz toparlamamız gerekiyordu. Maciko’nun iyilik hali 1 ay surdu ve ilk kızgınlıga girdiginde yara bolgesinde, karnında her tarafında puturtuler oluştu ve hızla buyuyorlardı. Her turlu riski goze alip kısırlaştırma ameliyatını yaptırdık. Cok deneyimli bir veterinerimiz var, onu o halinde masadan kaldırdı.

Bu defa yine toparlanma surecimiz başladı ve en kısa zamanda kemoterapi icin beklemeye başladık. Maciko su icmedigi halde cok sık tuvalete cıkmaya başladı, bu durum beni cok şaşırtıyordu. Bir gun soluk alması bana normal gelmedi. Akciger rontgeninde yine bir şok yaşadık. Ne yazık ki akcigere metastas yapmıştı ve cok da kotu bir yerdeydi, diyaframın 2/3 sini kapatıp onun soluk almasını cok gucleştiriyordu. Bu durumda artık umit etmeyi kestik ve tek amacımız onun bu sureci en az acıyla atlatabilmesiydi.

Hergun veterinerimize gidip nefes acici igne oluyorduk rahatlaması icin. Mama kabına gidip kalıyordu ve geri donemiyordu. Gururu kırlmasın diye onu kedi koltuguna oturtup Maciko uctu uctu yapıp onu yanımıza geri getiriyorduk. O kadar zayıflamışti ki kemikleri batar, rahatsız olur diye kucagımızda taşıyamıyor, kedi koltuguyla alıyorduk.


Haziranın son haftasında tumor ameliyatını olmuştu. Klinikten eylul sonu cıktık ve 3 Mart sabahı onu kaybettik. Hep kuytu yerlere giriyordu. O sabah cok erken bir saatte onun cok agırlaştıgını gorunce veterinerimizi aradık evinden ama klinige goturemeden koma halindeyken onu kaybettik:((.

Bu cok tuhaf bir duygu. Deli gibi hastalıga direnirken ve onu yaşatacagız derken hastalıgı kabullenmek ve onun son gunlerini acısız bir şekilde gecirtmeye calışmak cok farklı bir duygu ve olumunden sonra hissedilenler cok acı:((.

Aşıdan sonra oluşan bu kitle beni cok şuphelendirmişti. Internette gece gunduz araştırdım, zaten yorgunluktan ve uzuntuden uyuyamıyordum. Kuduz ve karma aşılarının boyle bir riski oldugunu da o zaman ogrendim. Enjeksiyon bogesinde bunu yapabiliyor ve turu de sarkoma. Bacaktan aşı olduysa bir şans var, bacagı kesiyorlar ama bizde boyle bir şans yoktu:((.

Ben kedimin butun aşıları tam diye gurur duyarken bunu ogrendigimde beynimden vurulmuşa dondum. Bazı veterinerler bunu bilmiyor bile ki kabul edilesi bir durum degil. Mesleklerine olan guveni ve saygıyı sarsacak bir durum bu ama bilenlerin de bizleri uyarmaması yine kabul edilemez bir durum:((. Aşı icin gittiginizde tek yaptıkları karnesini alabilir miyim ve sonra ışık hızıyla sapladıkları enjeksion. Hayatında hic sokaga cıkmayan bir kedinin kuduz aşısı olmasından daha absurd bir şey olamaz. Bunu gec ogrendim ama artık sorgulamadan hicbir şeyi kabullenmiyorum kedilerim icin.


Beslenme konusunu da kedimi kaybettikten sonra araştirmaya başladım cunku daha once de size yazdıgım gibi klinige gelen kedilerin buyuk bir cogunlugu bobrek hastasıydı. Mişka’yı 16 gun sonra aldıgımda onu ev mamasıyla beslemeye karar vermiştim ve eve aldıgımda maması hazırdı:).

Sonra da diger kedilerimiz ve torunlarımız aramıza katıldı ve hepsi ev mamasıyla besleniyorlar.

Sıkça Sorulan Sorular

  • Kedimin kan şekeri çok yüksek çıktı. Diyabetik mi?

Hayır, hemen diyabetik demek yanlış olur. Hangi rahatsızlık ya da ortam değişikliği sonrasında bu durumun ortaya çıktığını araştırmak gerekir.

Uzun Etkili Insulin – Lantus

Pek çok hasta sahibi tarafından sorulan uzun etkili insulinlerden Lantus’la ilgili bilgileri bu yazıda bulacaksınız. Ayrıca Lantus’un kedilerde kullanımı ile ilgili olarak www.felinediabetes.com ‘da yapılan yazışmaları da yandaki linke tıklayarak okuyabilirsiniz.  Switching to Lantus .

Diyabetle İlgili Genel Bilgiler/Yeni Başlayanlara

Diyabet (Diabetes Mellitus/şekerli diyabet), insanlarda olduğu gibi, hayvanlarda da görülebilen bir hastalıktır.  Devamı…