Arşiv Kategorisi: Üyelerimizin Canları

Oğlummmm

15/06/2006 doğumlu güzel oğlum. Annem çocukların elinden kurtarmıştı. Ben anneme gittiğimde “ben bakayım” demiştim, iyi ki de demişim. Pembe ufak patileri, sarı kaplan renkleri. Huyu çok iyi bir can.

Neko’muz Melek oldu :(

Önce elim varmadı bir türlü. Şimdi de nasıl başlayacağımı, nasıl yazacağımı bilmiyorum. Öylece ekrana, annesinin yazdıklarına bakıp duruyorum. Onunla ilk tanışmamız, annesinin 2007 yılında sitemize yazdığı yazı ile oldu (http://www.diyabetikkedi.com/tr/2007/11/01/kedilerde-bagirsak-hastaliklari-1-neko/). Minicikken, yolu Eda Hn ile kesişip, sonrasında onun zarif prensesi olan Neko, uzun yıllar annesinin özenli ve bilinçli bakımı sayesinde sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürdü. Annesi, ona sunduğu yaşamın tüm bilgilerini başka canlar da aynı acıları çekmesin diye bizlerle paylaştı (http://www.diyabetikkedi.com/tr/2007/11/02/kedilerde-bagirsak-hastaliklari-2/).

Kedilerde Bağırsak Hastalıkları 3 (Neko) Kanlı ishal 10 yıl sonra yeniden

10 yaşını geçince Neko‘nun oturduğu, yattığı yerlerde önce dışkı kalıntıları sonra da kan olduğunu fark ettim. Hemen akla ilk gelen olarak parazit tedavisi uyguladık. Düzenli parazit tedavisi görüyordu ama sokağa çıktığı için akla ilk gelen buydu. Kanama devam edince veteriner tarafından tekrar kontrol edildi, uygulanan görüntülemeler (ilaçlı rontgen, ultrason, doppler) sonunda bağırsakta dev bir tümör tespit edildi. Ameliyat olması ve tümörün alınması şarttı.

Goflet

Facebook’taki Diyabetikkedi sayfamıza 1 Mayıs’ta gelen bir mesaj ve resim ile haberdar olduk Goflet’ten. Annesi Gülgün Özberk, bir arayış içindeydi: “Oğluşum goflet. En iyi hali. Eşim günde 3 defa veteriner önerisi ile deri altı serumu veriyor. Antibiyotik, bağışık sistemi güçlendirici vitamin, kan yapıcı şurup, mide ilacı, bir de İpakitine diyet kullanıyoruz. Bunun için de diyabetkedi’de yazılan mamaları yapıp yedirmeye gayret ediyorum. Yutkunma sorunumuz var. Sanırım halsizliğinden, bir de diş kayıplarımız başladı. www.tavsiyeediyorum.com da vet Işıl Karatan’ın mekaleleri de çok faydalı oldu. Benim öğrenmek istediğim, hastalık süreci nasıl geçiyor? Ayağa kalkan kedisi oldumu?”  diye yazıyordu.

Şeker Kedi Kara inci

13 Kasım 2015 günü Facebook’taki “Diyabetikkedi” sayfamıza Yıldız Hn.dan aşağıdaki mesaj geldi:

“Slm, ben de diyabetik kedi sahibi olarak aranıza katıldım. Kedim İnci bir trafik kazası sonrası şeker hastası oldu. Bugün ilk insülinimizi kullandık. Umarım faydalanır ve iyileşir.” 

Ardından, hemen aşağıdaki yazışmalarımız başladı…

DİYABETİK KEDİ KORSAN 2 AYDIR KLİNİKTE KAFESTE

BU KADAR MI KÖTÜ ŞEYLER YAŞAMIŞ OLUR BİR KEDİ, NELER GELDİ BAŞINA BİLİNMİYOR, ÇOK ACI ÇEKTİ. ONA RAĞMEN HALA MASUM VE İYİ HUYLU. ÇOK ACİL YUVA BULUNMASI GEREK. BU CANA İYİ BAKILMAZSA, SOKAĞA DÖNERSE ÖLECEK, LÜTFEN PAYLAŞALIM DESTEK OLALIM…

Fıstık: Benim Dünyam

Yağmur ormanlarında ağaçların çoğalmalarını sağlayan en büyük etken hayvanlardır. Ve özellikle bir ağaç var ki, onun yaşaması ve çoğalmasını sağlayan tek hayvan vardır, oda bir böcektir. Ne kadar ironik değil mi, bizler “böcek” diyerek tiksinir ve tek bir hamlede onları öldürürüz ama onların bile eko sisteme bizlerden çok faydaları var. Benim hayatımı değiştiren de bir hayvan, bir kedi… 80’li yıllarda, henüz 8-9yaşlarındayken, bir gece aniden rahatsızlanıp hastaneye kaldırıldığımda, ki o zamanlar Van’da yaşıyorduk, kan kanseri teşhisiyle Ankara’ya gönderildik. Buradaki araştırmalar sonucu önce karaciğer büyümesi ve son anda patlamak üzere bir kist olduğunu öğrenip, ameliyata alındım. Ameliyat sonrası “bu çocuğu kedilerden ve köpeklerden yüz metre uzak tutacaksınız” diyen bir doktor tavsiyesiyle, hayvanlara olan büyük sevgimi yıllarca gizli kapaklı yaşamak zorunda kaldım. Öyle ki, hijyen takıntısı olan annem, doktorun da tavsiyesiyle kedi ya da köpek gördüğünde beni nasıl uzaklaştıracağımı şaşırır hale gelmişti. İçimde sürekli büyüyen bu sevgiyle, merhamet duygusuyla, bıkmadan usanmadan bulduğum her kediyi eve getirmeye çalışır, apartman bodrumuna saklayıp orda bakmaya uğraşırdım. Annem de en az benim kadar hayvanları seven, vicdanlı bir insandır. Çocuğunu korumak isteyen bir anneye kim kızabilir ki…

Badem Oğluş :'(

Melek Badem

Söze nereden başlayacağımı bilemediğim anlardan birini yaşıyorum şu an. Gözyaşlarıyla dolup taşacak satırlarım. Çünkü hayatımızdan Badem gelip geçti, yüreklerimizi de yakıp geçti. Verdiği sevgiyle bir ömür bizimle olacak o, kalplerde bıraktığı acı onu hatırlatacak hep… Zor koşullarda, onlarca köpek ve kediye bakan bir aileye yardıma gittiğimizde karşılaştık Bademle. Bir göz odada kediler, köpeklerle bir süngerin üzerinde, minik bir kediye sığınmış yatarken gördük o’nu. Gözlerinden ne kadar korktuğu anlaşıyordu. Sevmek için yaklaştığımızda fark ettik felçli olduğunu. Ahlar vahlar arasında sahibini ikna edip aldık. Bir adı yoktu, suyla ıslatılmış kuru ekmekle karnı doyan, kendisi yapamadığı için bazen günde bir kere, bazen günde bir kere bile çişi yaptırılmayan, uzaktan bile üzerine yapışan dışkı ve idrar kokusu alınan bir kedicikti Badem. Başına ne geldiği muammaydı ancak o dönem bakan hayvansever, o’nu o halde bulup fakülteye götürmüş ameliyat olmuş ve fizik tedaviyle yürüyebileceği söylenmiş dokuz ay öncesinden…

Masal Kedimiz

Değerli Dostlarımız, 27 Ocak 2013 tarihinde yeni bir üyemizden, kedisi Kara‘nın durumunun giderek ağırlaştığını bildiren aşağıdaki mesajı almış ve acilen üyelerimizle mail yoluyla paylaşıp, deneyimlerinden yararlanmak istemiştik. Üyelerimizden bilgiler geldi ancak olmadı, bebecik daha fazla dayanamadı. Ancak bir süre sonra annesinin kapısına felçli bir bebecik bırakıldı. Annesi adını Masal koydu. Belki de Kara’nın gönderdiği bu bebecik, olumsuz görüşlere inat, sevgiyle yaşamaya devam ediyor. Böyle bir bebeciğe sahip olup da, deneyimlerini paylaşmak isteyen dostlarımız, annesine yazabilir, Masal‘ın daha kaliteli bir yaşama kavuşmasına bilgileriyle destek olabilir.  Yazının devamında annesinin Kara için yaptığı bilgilendirmeyi ve Masal ile ilgili yazdıklarını bulacaksınız. Saygılarımızla,
Diyabetikkedi Ailesi

Şanslı’mız Melek Oldu

Annesi Burcu MELLA yazıyor:

2002 yılının soğuk bir günün de eşim karşılaşmış Şanslıyla. Eve geldi bir aç kedi gördüğünü, bağırdığını söyledi. Ben de Kıbrıs’ın salamı bolibif verdim götürmesi için. Bir güzel yemiş. Bir gün benim yoluma çıktı Şanslı, ben de aldım kucağıma o da kafasını kolumun altına sakladı ve eve geldik. Şanslı 4. kedimiz oldu. Önce alsak mı almasak mı derken, kıyamadık güzel gözlü kızımıza. Şanslı çok sakin kendi halinde takılıyordu. Canım kızım benim.

Şanslı Sarman’ı Kaybettik :'(((

Değerli Dostlarımız,

Bir süredir klinik masrafları için destek istediğimiz Sarmanımız, 2 gün önce girdiği operasyon sonrası solunum yetmezliği çekmeye başladı. Çekilen röntgende kalbinin, orta boy bir köpeğinki kadar olduğu görüldü. Doğuştan gelen bazı anomaliler, ne kadar itina edilse de başka yerlerden sorun çıkarıyor anlaşılan. 1 saat önce, kaybettikCry. Çok üzgünüz.  Kısacık yaşamında, ona destek veren, ev ortamında, bir kardeş ile yaşamanın keyfini sürmesini sağlayan, emek veren, masraflarına katkıda bulunan herkese teşekkür ederiz. Güzel oğlumuzu yarın bahçeye defnedeceğizCry. Söyleyecek söz bulamıyoruz. Başımız sağ olsunCry.

Şeker Kedimiz Eşkiya Melek Oldu :'(

Şeker Kedi Eşkiya

Şeker Kedi Eşkıya

Değerli dostlarımız,
Son dönemde aramıza katılan şeker kedimiz Eşkiyanın melek olduğunu, annesinin mesajı ile öğrendik. Ailesine başsağlığı diliyoruz.
Diyabetikkedi Ailesi

Siyami’nin Öyküsü

Melek Siyami

Melek Siyami

Değerli Üyelerimiz,  aşağıda, üyelerimizden Gülseren Hanımın pisiciğinin hüzünlü öyküsünü okuyacaksınız. Bu öykü, anneciğinin de söylediği gibi, aynı zamanda bu süreci yaşayan dostlarımıza bilgi desteği niteliğinde. Gülseren Hn, elindeki ilaçları gereksinim duyan üyelerimize vermek istiyor. Kendisine bu yazı nedeniyle teşekkür ederken, dayanma gücü ve başsağlığı diliyoruz. Eminiz, pisiciği acısız, huzur içinde yatmakta ama ruhu anneciğinin, ailesinin yanında kalmaya devam etmektedir.

Kedileri Anlamak

Çoğumuz kedilerin korunmaya muhtaç, insana ihtiyaç duyan varlıklar olduğunu sanırız. Bazılarımız onları ortamlarından alıp bir ev sahibi yaparak onlara en büyük iyiliği yaptığımızı düşünürüz. Peki, hiç düşündünüz mü? Belki de kediniz sizinle yasamak istemiyordur.  Tam 6 sene önce diyabetikkedi ailesine yavru kedim Sushiyi tanıtmıştım. Onun inanılmaz fazla su içtiğini söylemiştim. Maalesef ayni zamanda kabinin dışına çişini yapıyordu. Dört sene boyunca her yolu denedim, ameliyat, kan testleri, hiçbir şey çıkmadı. Veteriner psikolojik olduğunu söylediğinde inanmamıştım.

Bandit’in Son Yolculuğu

Üyelerimizden Nazlı Hn.ın oğluşu Bandit de meleklerimizin arasına katılmıştır. Artık acısız ve huzurlu bir uykuda olanBandit için ailesine başsağlığı ve dayanma gücü diliyoruz.

Annesinin bize gönderdiği mesajı sizlerle de paylaşmak istiyoruz:

Sürmeli’nin Yeni Yaşamı

Değerli dostlarımız, Geçenlerde bir üyemize armağan edilen 2 minik yavruyu evdeki yetişkin kedinin kabul etmemesi üzerine verdiğimiz ilana, bir aile başvurdu. 8 yaşındaki sevecen kızları, uzun bir zamandır kedi istiyormuş. Daha önce de kedi bakmışlar ve deneyimleri varmış. Telefonla uzun bir mülakat yaptık. Sonra da pisilerimizin bulunduğu aileye yönlendirdik. Dün, Sürmeli isimli bebeğimiz (belki de artık yeni  bir ismi olmuştur), yeni  ailesi ile  yeni  evinin yolunu tuttu.

Dıbış’ın Kısacık Yaşam Öyküsü

Dıbış ve kardeşleri, bizim arazide “beslediğimiz” bebeklerdi. Onların açık arazide yaşamlarını sağlıklı bir şekilde sürdüremeyeceklerini görünce, sanal ortamda defalarca ilanlarını paylaşmış ve hayvanseverlerden yardım istemiştim. Ancak bir türlü güzel bir haber gelmemişti…

Güzel’den Güzel Haberler

guzel.jpg

Sevgili Fatoş Teyzeciğim ve sevgili   Diyabetikkedi  sakinleri,

“Güzel, sen de nerden çıktın?” diyeceksiniz. Durun, tamam, anlatacağım. Annem o kadar tembelleşti hantallaştı ki anlatamam size. Ne yazıyor, ne okuyor, ne düşünüyor desem yalan olur. Bol bol düşünüyor. Düşündükçe de hiçbir işin içinden çıkamıyor. Çıkamadıkça da bir başka tembel oluyor. Neredeyse bir ay oldu, bir sokak kardeşimle ilgili yaptığı ve yapılan güzellikleri hala hazırlayıp sitemize gönderemedi. Baktım olmayacak, en iyisi ben hazırlayayım dedim. Vallahi bilgisayar kullanmayı biliyorum. İlay ablam ve annem çalışırken, çok gelip tuşların üzerine oturdum, bastım, Fatoş Teyzeme anlamsız yazılar gönderdim. Dün ablam mola verdiğinde, açık bilgisayarın tuşlarında uyumuşum. Eeee, bu bilgisayar kullanmayı bilmek değil de nedir sorarım size.

Ares Ellerimizden Kaydı Gitti :((

ARES! Bu yaz hepimizin kanayan yarası oldu. Bacağı kırık bir şekilde bir sitenin bahçesinde bulundu. 4-5 yaşlarında dendi. Bir klinikte ameliyat edildi. Fakat kısa bir süre sonra çok fazla su içip, çiş yaptığı farkedilince yapılan tahliller sonucunda ileri derecede böbrek hastası olduğu anlaşıldı. Masmavi hüzünlü gözlü bu çocuk, Ailesi!!!! tarafından sokağa terkedilmişti. Genç öğrenci arkadaşlarımızdan biri tarafından geçici olarak eve alındı. Tam bir beyefendi idi. Çok sevildi ama geçici değil, artık kalıcı evinin olması gerekiyordu.
İstanbu’dan bir hanımefendi onu sahiplendi. Daha önce böbrek hastası kedisini çok iyi bakmış ama sonunda kaybetmişti. Ares‘e evini açtı. Elinden gelen maddi ve manevi her şeyi yaptı ama, yolculuk Ares‘i çok yormuştu. Kısa bir süre sonra böbrek değerleri çok yükseldi. Gerekli tedaviler yapıldı, biraz rahatladı ama artık sık sık kötüleşmeye başlamıştı. Sonunda her gün serum alması gerektiği için, klinikte kalmaya başladı. Hepimiz telaşlandık. Tek başına kafeste kalmaması için çareler aradık ama aslında 10 yaşlarında olan bedeni daha fazla direnemedi ve 7 Ekim günü melek oldu.

Cino ile Tanışıyoruz :))

Değerli Üyelerimiz,

Sitemizin üyesi olup da, bir türlü yüzünü göstermeyen Cino ile nihayet tanışıyoruz. Annesi kısa ama sıcacık mesajında onu ne güzel anlatmış… Üstelik de iki ayaklı bir kızkardeşi varmış. Aramıza hoş geldin güzel Cino. Bakalım bundan sonra hangi güzel haberlerini ve kız kardeşinle birlikte olan resimlerini sitemizde göreceğiz?

Parmak Kedi Ali Yeniden Terkedildi ve Kafeste Bir Köşeye Sindi, Yemiyor:((

Bu nasıl bir kaderdir? Ölümlerden dönsün, iyileşip güzelleşsin ama yine yine yine terk edilsin. 2 Ay sonra bugün (26 Şubat 2012),  Ali  yine evinden kliniğe bırakıldı. “Çok fazla hareketli, yaramazlık yapıyor, gündüz uyuyup sabaha kadar koşturuyor” diye. Mutlaka yapmıştır. Ama 2 ay önce alınırken uyarmıştık. 6-7 ay kafeste yaşayınca, evde çılgınlar gibi koşturacağını anlatmış, “onunla onun istediği gibi yaramazca değil, sakinleştirerek, okşayarak oynanması, sevilmesi gerektiğini” ısrarla belirtmiştik. Kaldı ki, bu tür davranışlar pekiştirilmezse, kısa süre içinde giderilebilir. Bunun için her türlü desteğe hazır olduğumuzu söyledik. Ama karar verilmişti  ve  kliniğe bırakılıverdi. Neye uğradığını şaşırdı Alicik. Evet klinik, çok sevildiği bir  yerdi , ablaları onu öpücüklere boğmuşlardı ama sonunda yine o  kafese  konuluvermişti.

Hiç Bir Hayvan Engellerimiz Yüzünden Bizi Sevmekten Vaz Geçmez! Ya biz?

ÖmürAyşe Zeynep Hekimoğlu’nun sevgisini ve yuvasını sonuna kadar açtığı engelli canlardan biri. Adı Kömür’ken ve çok hüzünlü bir öyküsü varken, şans kapısını çaldı ve aşağıda ayrıntılarını bulacağınız yeni bir yaşama merhaba dedi. Bir süredir bu inanılmaz öyküyü sanal ortamda takip ediyordum. Her karesinde ayrı bir tadın olduğu, sanki herşey çok kolaymış gibi aktarıldığı bu mütevazı ve gerçek sevgiyi sizlerle de paylaşmak istedik.

Romeo Artık Melek

Annesi Banu KARLI yazıyor:

Uzun zamandır nasıl yazacağımı bilemiyordum ama bugün oğlumdan ayrılalı tam 19 gün oldu. Zaman ne garip oğlumla yaşama tutunma mücadelesindeyken hızla akarken, şimdi geçmiyor, acı da bitmiyor. Onu çok özlüyorum.

Yeni Üyemiz Funda Hn ve Ailesi…

Değerli Üyelerimiz,

21 Nisan’da sitemize yeni bir üyemiz katıldı ve “Hoşgeldiniz” mesajımıza aşağıdaki mesajla yanıt verdi. Bugün de kendisini yeni bir mesajla tanıdık. Dileriz, ilerleyen günlerde bu sevecen aileyi, tüm bireyleri ile tanıma fırsatını buluruz. Aramıza katılarak, hoş geldiler, onur verdiler.

Şeker Kedi Chopin: Yalnız Olmadığını Bilmek

Belki bütün bu yazışmaları yayımlamam, biraz sıkıcı gelebilir. Ancak diyabetik kedi sahiplerinin yaşadıklarını an be an aktaran bu yazışmalar, bu hastalıkla yeni tanışanlara yalnız olmadıklarını, pek çok diyabetik hayvan sahibinin benzer süreçlerden geçtiğini anlatması ve atılacak adımlarda yol gösterici olması açısından çok önemli. Ayçıl Hn.ın çaresiz çırpınışları, aslında hepimizin o dönemlerde yaşadıkları. Ancak bazılarımız, bu süreci yapayalnız ve bilgi eksikliği içinde geçirmeye çalışırken, sitemizle tanışanlar, paylaşmanın ve yalnız olmadığını bilmenin getirdiği bir rahatlığa kavuşuyor. Ayçıl Hn. da bunu şöyle dile getirmiş:

Çilin Oğlan Melek Oldu

Annesi Aylin ÇANDIR yazıyor:

11 yıl önce başladı her şey. Yağmurlu bir kış gecesi yolda caminin önünde pembiş ıslak bir şey vardı. Ufacık, minik bir kedi yavrusu. Muhtemelen annesi taşırken düşürdü.

Dumiş’in Bundan Sonraki Kaderi İçin Yorumlarınız Lütfen

Değerli Dostlarımız,

Üyelerimizin pisilerinden Dumiş ve Ailesi, zor bir dönem geçiriyor. Hepimizin başına gelen taşınma sorununu aşamamışlar. Bizden bilgi desteği istiyorlar. Daha önce bireysel olarak bazı önerilerde bulunmuş olsam da bu aşamada Aile Üyelerimizin görüşlerinin daha önemli olduğunu düşünüyoruz. Lütfen, Petek Hn.a konuyla ilgili görüşlerinizi yazarak, yol göstermede destek olunuz.Yazının devamında, Haziran ayından bu yana Petek Hn.ın konuyla ilgili yazılarını bulacaksınız.

Saygılarımızla,

 Diyabetikkedi  Ailesi

__________

Annesi Petek ALTIN yazıyor:

10 Haziran 2010

Selam Fatoş Hanım,

 

Size danışmak istediğim konu 1, ya da 2 ay içinde maalesef taşınmak zorunda olduğumuz ve Dumişimiz için neler yapabileceğimiz? Burada doğup büyüdüğü ve çok fazla özgürlüğüne alıştığı için (malum ev bahçeliydi) nasıl olacak diye çok üzülüyorum. O kadar özgür ki, istediğinde girip istediğinde çıkıyor ve akşama kadar dışarıda. Camın önünde oturup içeri dahi girmiyor. Bazen eşim “apartman hayatıyla nasıl baş edebilecek ve gittiğimiz yere onu söylememiz gerekiyor mu?”.“istersen alıştığı yerde bırakalım” diyor ama kim bakar ona ve her akşam mutlaka kendi yatağında yatıyor. Ona ailece kıyamayız. Ancak gittiğimiz yerde nasıl olacak? Nasıl alışacak? Bir daha buraya dönmemiz mümkün olmadığından, kızım Dumiş için çok üzülüyorum, önerileriniz bekliyorum. Sevgilerimizle, Bir sürü soru işaretleri var. Onu buralarda asla bırakamam. Çünkü ona bizden başkası iyi bakamaz.

Dumiş ve Ailesi

 

07 Ekim 2010

Selam Fatoş Hanım,

Size acil olarak danışmak istediğimiz bir konu var, maalesef biz ailece çözemedik. Biz taşınalı 3 ay oldu. Eski oturduğumuz yerden birkaç sokak daha ileride diyelim. Ancak taşınma esnasında maalesef Dumiş daha önceden de bildiğiniz gibi, istediği gibi eve girip çıkabildiğinden, taşınma sırasında biz onu taşıma kabından kaçırdık. Ondan sonra da bir daha onu yakalayıp yeni evine getirmeyi başaramadık. Çünkü oradaki bahçeye o kadar alışık ki, oradan değil ayrılmayı, kapısından dahi dışarı çıkaramıyoruz.

 

Başlangıçta neyse dedik ve her gün mutlaka mamasını vermeye gidiyoruz. Yandaki apartmanda eski komşularımızdan Allah razı olsun, kendi bahçelerine alıştırmamıza bir şey demediler. Ancak inanın onu oradan almayı ama taşıma kabına koymaya gayret ederek veya kucağımıza alıp taşımak istememize rağmen, bahçeden dışarı çıkartmayı maalesef başaramadık. Olmadı, çok feci agresifleşiyor ve tabii biz de doğal olarak korkuyoruz ve bırakıyoruz. “Hadi orada mutludur” diye düşünmeye çalışsak da, önümüz kış. Sonra çıktığımız ev müteahhide verilmiş. Yarın bir gün orası da kazılacak. Ben n’apıcam, şaşırdım kaldım. Ona eski komşularımızın bahçesinde kutu falan ayarladım ama oraya da asla girmiyor ve her seferinde eski çıktığımız evin bahçesinin bir yerinden çıkarak, bize doğru gelip mamasını yiyor. Son çare olarak, acaba veterinere gidip bayıltıcı bir hap varsa alsam da Dumiş’i öyle getirsek? Bizi çok sevmesine rağmen, oradan ayrılmama konusunda da o kadar inatçı. Bizi tırmıklıyor ve kaçıyor. Ben anlamadım ve gerçekten nasihatinize ihtiyacım var ne yapmalıyız?

Saygılarımızla…

 

 

 

23 Ekim 2010

 

Fatoş hanım, veterinerimizin verdiği, damla bir ilaç aldık, Dumiş’e verdik. Biraz sersemledi ama taşıma kabına sokmayı başaramadık ve kaçırdık. Bir kaç gün benden de kaçıp, mamasını verdiğim halde yanıma gelmeden uzaktan miyavlayıp durdu. Kızım verdi mamasını. Var gücüyle kabına girmemeye çalıştığı gibi, oradan da asla ayrılmıyor. Bazı öğlen saatlerinde gittiğimde orada olmasa da, ikindide falan muhakkak bizi bekliyor oluyor. Bebekliğinde de orada bahçede büyüdüğü için, oradan ayrılmayı istemiyor. Allah razı olsun oradaki birkaç komşu da: “korkma buralardan ayrılmıyor biz de seslenince geliyor” diyorlar. Sadece bize alışıktı, herkesten kaçardı. Ama ben de gözlerimle gördüm, sevdiğim bir iki kişiye kuyruğunu sürmeye başlamış. Hani Dumiş için sevindim. En azından biraz onu sevenlere karşılık vermeye başlamış. Onlar da gördüler, biz almaya çalışırken, onun kaçmak için var gücüyle uğraşıp bizden kurtulmayı başardığını. Sonra da bana dahi bir iki gün yaklaşmadı. Ben de çok üzülüyorum.

 

Size sormak istediğim, “acaba orada mı mutlu kızım? Belki eve alsak daha mı mutsuz olacak?” Çünkü ben mamasını verince, yani karnı doyunca, biraz benimle ilgileniyor, kuyruğunu falan sürdükten sonra duvarlara falan atlayıp bir taraflara gidiyor. “Gel” desem de, bazen baksa da, oralı olmuyor gibi. Hani ayrıntılı olarak yazmamım nedeni, onun için en iyisi ne? Ben annesi olarak, şahsım adına söylüyorum, kararsız kaldım açıkçası. Yani zaten özgürlüğünü seven kızım için, evimizin ortamının da çok uygun olduğunu düşünmüyorum açıkçası. Balkonlar, asansör, dışarısı ana cadde, korkuyorum. Onu alıp da iyilik edelim derken kötülük edersek diye, çok korkuyorum. Dumişimiz için sadece önümüzün kış olması beni ve ailemi endişelendiriyor. Ancak oradaki arkadaşlarım da “korkma biz de ona çok alıştık, sakın götürmeyin, o buralarda mutlu”deyip duruyorlar ve ben, kızıma her zaman ve mutlaka, kim ne derse desin ama ne yedirirlerse yedirsinler, mamasını günde bir defa da olsa mutlaka götürüyorum, onu seviyorum. Çocuklarım da fırsat buldukça gidiyorlar. Hava nedeniyle ve biraz uzak olması nedeniyle onlar her zaman olmasa da, ben mutlaka gidiyorum. Çünkü onu gerçekten çok seviyorum ve onun iyiliği için ne ise, o olsun. Sizce? İsterseniz diğer Aile üyelerimizle de paylaşabilirsiniz. Ancak benim için sizin tavsiyeniz çok önemli. Fatoş teyzesi, kızım için en iyisi ne? Neler yapabilirim?  Sizlerin bu konulardaki hassasiyetinize güvenerek yazdım. Cevabınız da kızım için en iyisi olsun inşallah.

 

Saygılarımızla….

Dumiş’in Ailesi 

 

Görüntüleme sayısı: 3603

  Yorumlar (25)
 1 Yazan tipis, 24-10-2010 21:23
sevgili Petek Hanımcığım ben kesinlikle Dumiş imizin evinize getirlmesi taraftarıyım. Ben de İstanbula taşındım bir ay oluyor ve Güzeli sabaha kadar otobüste mavlaya zırlaya arada korkudan yaptığı kaka kokularıyla  ve sağolsun Fatoş Hanımcığımızın mesaj desteğiyle getirdik. İlk bir hafta kaçacak saklanacak yerler aradı. Nevşehirde sabhtan akşama kadar balkonda kuş beklerdi şimdiyse pencereden seyrediyor. Bir haftadan sonra eve de, evin sahibi kızımıza bile çok çok alıştı. Dumişi bir gün gittiğinizde Allah korusun bulamayabilirasiniz. Sokakta aylarca yıllarca baktığım kedilerimin yokluğu bile hala aklıma geldikçe canımı yakıyor. O güzel yavruyu sokaklara bırakmayın. Elimizden gelse tüm sokaktakileri ev’lendirsek derken, lütfen siz evdekini sokağa atmayın. O sizinle mutlu olacak olmasa Güzel olmazdı. Daha öncede yazdığım gibi bir gün gittiğinizde ve ertesi ve daha ertesi günlerde O’nu hiç bulamayabilirsiniz. O zaman pişman olup üzülmektense şimdiden ne yapıp edip eve götürün. Boş eve sokup bir odaya kapattıktan sonra taşıma kabına ensesinden tutup ve poposundanda iterek  yerleştirebilirsiniz. Eninde sonunda girecektir. Ya da çok sevdiği bir mamayı taşıma kabına koyup o içeri girince hemen kapatabilirsiniz. Başaracaksınız eminim. Bence yarından tezi yok deneyin. Eviniz mırmırı özlemiştir. Lütfen O nu sokakta bırakmayın.
Bildir
 2 teşekkürler tipiş
Yazan  kardem, 25-10-2010 20:04
bizde onu çok özledik ama bayıltıcı damlalı ilaçla bile oldum
olası girmeyi kabullenmediği taşıma kabından kaçmayı başarıyor okadar ağresifleşiyor hani can havliyle tırnak falan derken zaten bana yardım edecek kimsede yok herkez korkuyor tırmalar diye… çabalarıma biraz ara verdim çünkü benden korkar oldu onnada çok üzüldüm açıkçası… tamamen bırakma düşüncesi aklımda yok ama…çok hırçın çokkk…
Bildir
 3 Yazan H. F. G. A., 25-10-2010 22:34
Petek Hn. Vet.inizden Sedapet isimli jel isteyin. Bir de onu deneyin. Tadı ve kokusu olmadığından rahatça mamanın içinde yiyebilir ve ağzına değdikten 5 dk sonra etki etmeye başlıyor. Vet.iniz karar versin.
Bildir
 4 ÇOK ŞÜKÜR DUMİŞİMİZ EVİNE GELDİ
Yazan  kardem, 27-10-2010 18:55
Müjdeelerrr… çok şükür dumişimiz geldiii ….
Bildir
 5 Yazan Dumiş, 27-10-2010 21:01
fatoş teyzesi dumişi evimize çok şükür getirebildik ama çok miyavlıyor ve en büyük korkum tuvaletini kumuna tekrar yapmaya nasıl alıştırıcam ne olur acil yardım…ayrıca yanımızda olmanızdan gerçeken mutluyuz.. sevgiler
Bildir
 6 Yazan  göknil, 27-10-2010 23:33
benm kedim de dışarıyı çok sewiyr.. sanırım dumiş gibi, bulut antonyo da her gece ewde yatıyr.. ben onu dışarıya tasmayla alıştırdım.. biraz zaman ve özweri istiyr ama taşındığımızda bu şekilde yeni ewimizin kapısına ve bahçeye alıştı.. her gün 1 saat kadar tasmayla o nereye istediyse dolaştık, özellikle kışın biraz zor oluyrdu ama değdi doğrusu.. ) size de kolay gelsin..umarım dumiş de hızlıca yeni ortamına alışır..
Bildir
 7 Yazan  Petek  ALTIN, 29-10-2010 09:50
fatoş teyzesi dumişi evimize çok şükür getirebildik ama çok miyavlıyor ve en büyük korkum tuvaletini kumuna tekrar yapmaya nasıl alıştırıcam ne olur acil yardım…ayrıca yanımızda olmanızdan gerçeken mutluyuz.. sevgiler
Bildir
 8 Yazan  Petek  ALTIN, 29-10-2010 09:51
dediğinizi akşamdan beri yapıyoruz bir ara susuyor ama gene çok miyavlamaya başladı, aşağıdan yada üstten laf gelir diye ödüm kopuyor valla başından ayrılmıyorum sanırım…çocuklar malum erken kalkıp okula, eşim işe ….sırf onlar uyanmasın diye; bugün sabaha kadar onunla sabahlıyacağım şuanda bilgisayarımın hemen yanı başında aslında gırıldıyor duyorum ama arada da sanırım dışarısı için yada yabancıladığı için miyavlıyor ama baya yüksek bir tonda eşimde eğer alışamassa tekrar yerine bırakırız dedi… zaten ne zorluklarla getirdik bugün bir anlatsam şaşarsınız..inşallah başka bir zamanda da onu yazarım….ben sırf ses yapmasın diye şuan yanından ayrılmıyorum ondan ayrılmayı hiç birimiz istemiyoruz eşim dışında ona kalsa evde hasta babamız olmasından ve dışarıya alışmasından çıkardığı seslerden dolayı orada kalsaydı demeye başladı…. şu miyavlaması ne zaman biter yani tamamen alışması uzunmu sürer acaba inşallah kısa sürerde hem bizi hemde kendisini üzmez henüz tuvaletede çıkarmayı başaramadım, kumdan atlayıp geçiyor onun özel kedi kabı var yani kumda sizlerin öğütlediği gibi topaklanan kum ama dur bakalım eve yapmaz dimi şimdilik onu valla tuvalet kabıyla birlikte de olsa salonda tutuyorum evde yaşlı bir dedemiz ve rahatsız olduğu için onun odasına girmesin diye evi bir dolaşmasına müsaade ettim ama çok bağırarak miyavladığı için mecburen salonun kapısını kapatıp orada yanındayım bu saatte dumişle ikimiz şua oturuyoruz resmen gırlıyor…. bide arada da olsa çok bağırmasa fatoş teyzesi ….
yanımızda olduğunuz için sağolun…..sevgilerimizle…..
Bildir
 9 Yazan  Petek  ALTIN, 29-10-2010 09:55
Fatoş teyzesi sabahladık dumişle sabah nöbetinide kızlarım deviraldılar sabah 8 den sonra miyavlamadı sona erdi uyumaya başladı… miskin miskin uyukluyor yatağında ben buna şükrediyorum… ancak yemeğini yemediği gibi bugün su bile içiremedim biraz öğlende ve biraz evvel bir yemek kaşığı yoğurt yedirebildim başka bir şey kabul etmiyor suyu dahi kafasını çeviriyor bize küs gibi aslında onu çok seviyoruz ama nebilim inşallah geçer… herşey için teşekkür ederiz.. hepinizden Allah razı olsun… sevgilerimizle..
Bildir
 10 Yazan H. F. G. A., 30-10-2010 21:31
Merhaba,

Bir süre yayında olacaksınız ve seveceksiniz. Eğer sevmek işe yaramazsa, bir gazete kağıdını rulo yapıp, gürültülü bir şekilde yere vuracaksınız, korkacak. Acıtmadan, başına da dokunabilirsiniz.

Eşinizin böyle söylemesi sizi biraz zorlar ama çocuklarla işbirliği yapıp, buna karşı çıkabilirsiniz. Ben aylardır, Minnoş için hergece 02:00’den sabaha kadar uykusuzum. Ama sonuç alınıyor. Vazgeçmeyin.

Sonradan çok pişman olacağınız kararlar vermeyin derim. Bugün bir üyemiz size bir tavsiyede bulunmuş. Onun önerisi gibi, önce beden tasması ile evde, sonra balkonda dolaştırmaya alıştırmaya çalışın, rahatlar. Daha ileride de benim anbimin yaptığı gibi bahçede gezdirirsiniz.

Sevgiler
Bildir

 11 Yazan H. F. G. A., 30-10-2010 21:31
Kediler biraz rahat bırakılmayı isterler. Bırakın yemesin, içmesin. Siz yiyecek ve içeceğini gösterin ve oraya bırakın.

Mama olarak, güzel kokan şeyler teklif edebilirsiniz. Mesela tavuk ciğeri pişirip, kokusunu almasını sağlayabilirsiniz.

Sakın vazgeçmeyin.
Bildir

 12 Yazan  Petek  ALTIN, 30-10-2010 21:33
DUMİŞLE beraber oturuyoruz… bütün gün uyuyan dumiş hanım bütün gece gene beni ayakta tutmayı başardı… nasıl miyavlamak eskiden böyle bir huyu yoktu herkez yatınca ışığı dahi yanık bıraktım ama banamısın demedi ve miyavlamaya başladı … ben yanına gelince dünkünden iyi susuyor en azından ama bırakırsamda baya sesli sesli miyavlıyor evdeki yaşlı ve hasta kendi babam rahatsız oldu oda rahatsız yatan bir hasta… hergece ben bunu çekemem diye oda söylenmeye başladımı eşim de neden getirdin dermi? hani başkasına anlatsam deli derler heralde bana, ama inanın ben şaşırdım ne yapacağımı ….kış geçse aynı yerine bırakmaya ve orada bakmaya devam ederim elimden geldiğince ama kış acıyorum dumişe..yani kızlar ve ben dumişe acıyoruz eşimde bizim hatırımız için birşey demiyordu.. ama bu akşam babamda söylenmeye başlayınca ben şaşırdım açıkçası çocuklarım uyuyor onlarada kıyamam sabah nöbetini deviralıyorlar zaten ama dumiş hep beni yada kızları yanında isterse bu sorunu nasıl çözebileceğimi inanın bende bilmiyorum…. bu konuyla ilgili sizinle dertleşebileceğim de hiç kimse yok…. dumiş gene bilgisayarımın başında uyukluyor..şuan saatimiz 04.00 gösteriyor ben odadan yavaşça bile çıksam biliyorum 5 dakika sürmeden yüksek sesle miyavlıyacak …..
Bildir
 13 Yazan  Petek  ALTIN, 30-10-2010 21:34
gece kıyma haşladım tavuk ciğeri evde yoktu ona göre biraz kıymayı haşladım önüne koydum ama sadece suyunu içti…
yinede ciğermi alim diyorsunuz??? sevgiler
Bildir
 14 Yazan tipis, 01-11-2010 09:43
Öncelikle Dumiş in eve getirilmesine çok sevindim ve size teşekkür etmek istiyorum.Her ne kadar yorum yazamasamda (bu ara çok koşturuyorum)sürekli takip ediyorum sitemizi ve Dumiş i.anlattıklarınıza göre Dumiş kızgınlık döneminede girmiş gibi.Hasta dedemize şifalar dileğiyle birkaç gün yada bir haftacık kadar daha sabır diyorum. sevgiler.
Bildir
 15 sağol , tipis
Yazan kardem, 01-11-2010 22:55
tipiş, dedemiz için de şifa dileğinize ve tüm iyi dilekleriniz için gerçekten çok teşekkür ederiz.. Ancak henüz fatoş hanıma dahi yazamadığım gerçek pazar sabahı kapının önüde dışarı çıkmak isteyen ve hiç bir şey yememede ısrar edince dayanamayıp tekrar aldığımız yere bıraktık o kadar yalvardı ki gitmek için anlatamam. çok üzüldüm çokkk.. ama eğer o öyle mutlu olacaksa neden evde onu hapsedelim diyerek evine geri bıraktı eşim ben götüremedim bile..
inşallah mutlu olur ama o günden beri oraya gittiği halde sesime hiç gelmedidi… inşallah yaşıyordur ve mutludurrr… bizi sorarsanız ilk defa bugün girebildim buraya ve sizin iyi dilekleriniz bizim yanımızda olduğunuzu bilmemiz ve dualarınız inşallah kızım dumiş için iyi olur saygılarımızla….
Bildir
 16 Yazan  Petek  ALTIN, 02-11-2010 18:50
tipis iyi dilekleri için kendisine sitemizde de çok çok teşekkür ettim.. hepinizden Allah razı olsun… Ancak o kadar moralim bozuktu ki tipis arkadaşımız iyi dileklerine buradan tekrar teşekkür etmek istiyorum….

dumiş hiç bir şey yememede ısrar etti su dahi içmedi ve bağırmaları elinden geldiğince devam ettirdi en son pazar sabahı kapının önüne giderek aç diye yalvardı gözümün içine baka baka nebilim yalvarırcasına miyavladı onun bu şekilde mutsuz olmasındansa tekrar yerinde mutlu olması için eşime ben dedim götür kızımı diye . ben gidemedim bile bakmaya çok çok üzüldük ama … akşamüstü gittim ve bugünde dahil sesime hiç gelmedi… yani bilemiyorum onu zorla evde hapis etmek vicdanımı rahatsız etti orada mutlu ise…..tabiki onun iyiliği için getirdik ancak….sanki hep ağladı….. evde zorla tutmamaya,,, karar verdim tabiki çok çok üzülerek ve sırf onun mutluluğu için onun bu şekilde evde acı acı miyavlamasına dayanamadım… sabır ayrı birşey, dumişin , mutluluğu ayrı bir şey herşey DUMİŞİMİZİN mutluluğu için ben yine kızıma bakmaya devam edeceğim… yüce rabbim onu tüm kediciklerimizi korusun herşey için teşekkür ederiz… dualarınız kızımla beraber olsun…
Bildir

 17 Yazan H. F. G. A., 02-11-2010 18:50
Sanırım herşeyi yapmışsınız. Bir süre bekleyin bakalım. Belki kendiliğinden size yaklaşır soğuklar başlayınca.
Bildir
 18 Yazan  Petek  ALTIN, 02-11-2010 18:51
çok şükür bugün akşamüstü gördüm ve mamasını iştahla yedi…göremeyince acaba öldümü diyede çok korkmuştum çok şükür hayatta ve eski neşesi yerinde gördüm kızımı…sevgilerimizle.
Bildir
 19 Yazan tipis, 05-11-2010 09:25
Dumiş i çok merak ediyorum
Bildir
 20 dumiş çok şükür iyi
Yazan kardem, 06-11-2010 18:53
tipis ilgin için gerçekten çok teşekkür ederiz… Dumişimizin eski neşesi yerinde yine sesime gelip iştahla mamalarını yiyor evde yüzüne bile bakmıyordu ama şimdi yine bizi bekliyor ve iştahla yiyor o mutlu olsun da… canıda sağolsun…dumişimiz orada gerçekten mutlu ve iyi.. ilginize tekrar teşekkür ederiz… sevgilerimizle
Bildir
 21 Yazan  Petek  ALTIN, 13-11-2010 10:42
fatoş teyzesi dumişi her zamanki yerinde beni beklerken buluyor ve ona bakıyoruz Allahtan şansından kızımın havalarda baya iyi gidiyor inşallahda öyle devam eder…
Bu arada geçen gün dumişi beslerken bazı onun arkadaşlarıda geliyor ve ben onlarada kıyamıyorum ve dumişin mamalarından veriyorum… ancak apartmanın altında kimseye zararı olmayan hayvanları beslememiz bile insanları, rahatsız ediyor bir üst katta olan bir komşu tanımıyorum ama balkonunda söylendi söylendi içeriye girdi.. neymiş kediler çok alışmış bağırıp duruyorlar ve hanımefendiler rahatsız oluyorlarmış… beni gördü yada görmedi bilemiyorum ama bir daha orada beslememeye karar verdim ancak insanların aç hayvanlara bu gözle nasıl bakabildiğinede inanın ben bir anlam veremedim.
dumişimin zaten asla kimseyi rahatsız etme huyu yok sadece beni görünce sevinçten ayağıma dolanıp çantamın içine merakla bakar bağırmaz herzamanki usluluğuyla mamasını bekler ama tabii diğer arkadaşları onun kadar şanslı olmadıkları için seslerini duyurmaya çalışıyorlar.. ve insanlar bunlardan dahi rahatsız oluyor.Hayvanların aç oldukları umurlarında bile değil… yeter ki oraya alışmasınlar aman onları rahatsız etmesinler.. nasıl bir anlayışsa…..
o kadar herkeze söylememe rağmen ne kadar iyi kap götürdüysem hep onları yok ettiler, şimdi yanımda götürüyorum yada yere yiyeceği kadar koyuyorum… bir kap su koyan yok niye bu kadar duyarsızlık??? neden merhamet etmiyorlar?? hadi beslemiyorlar bakmıyorlar. bakanları da garipsiyorlar sanırım.. akıllarınca…. yüce rabbim kalplerine merhamet versin diyebiliyorum…
halbuki biraz merhamet etseler ve insanlık yapsalar onların bereketinden nasipleneceklerini akıllarına sanırım getiremiyorlar…
dumişimize bizde, Allah rıza için severek ve merhamet ederek bakmaya başladık tabiki şimdi o bizim ailemizin gözbebeği.. ve okadar uğurlu ki dumişimin ayağı, süper bir kedi… onun, arkadaşlarının ve tüm diğer kedilerimize ve diğer tüm hayvanlara elimizden geldiğince yardım edenlere, tabi sadece bunlarla da değil tüm iyiliklere; kendi adımıza da olsa çok çok teşekkür ediyoruz…..
Dumiş ve ailesinden sevgilerimizle….
Bildir
 22 dumiş için
Yazan tipis, 13-11-2010 10:54
Dumiş için birkez daha şans istiyorum.Bence ayağınıza bacağınıza dolanmaya başladığına göre artık sokaklar yormuş O nu ve insana ihtitacı başlamış.Kaçmıyorda artık anlattığınıza göre.Birkez daha havalar soğumadan evinize götürseniz diyorum. Bu kez geçen defaki gibi rahatsız etmeyecek ve bol bol uyuyacak gibi hissediyorum.Bunu bir kez daha deneyin lütfen.
Bildir
 23 Yazan kardem, 13-11-2010 17:58
havalar bizide endişenlendiriyor ama tipis o hep benim ayaklarıma dolanır ve hatta ayağıma basar bizi sevdiğini belli etmek için…
yani yeni bir durum değil.. dumiş bahçeden dahi dışarı çıkmıyor ki sonra herzaman da orda değil..yemek beklediği zaman oralarda.. bizde isteriz onu evimizde ama tipis inanki evde çok acı çekti resmen ağladı.. miyavlarken.. beni bırakın diye..bahçeden dışarı gelmiyor ama oranın arka taraflarına biryerlere gidiyor..bu kışı inşallah sağsağlim atlatırsa seneye kısmet olursa onun olduğu yerdeyiz…herşey kısmet…kızım çok kısmetli bir kedidir.. ayağıda uğurludur inanın onu sizin düşündüğünüzden daha çok seviyor ve düşünüyoruz onun mutluluğu ve huzurlu olması için herşey…şimdilik mutlu ve iyi.. kış kızım için en iyi geçen kış olmasını diliyoruz.. ve yüce rabbim onu korusun…ilginiz için teşekkürf ederiz…
Bildir
 24 Yazan  Petek  ALTIN, 12-12-2010 12:09
selam fatoş teyzesi,

sitemize malesef uzun zamandan beri ben hiç giremedim ancak kızla ziyaret ediyorlar..

olup bitenden pek haberim yook ancak dumişin evine tekrar getirdiğimizi size müjdelemek istedik…

fatoş teyzesi dışarda ya yediğinden yada üşüttüğünden bilemiyorum ama dün çok ishaldi baya sık sık dışkıladı ve çok sıvıydı dışkısı, ne vermek lazım bugün ta akşamüstü kendi mamalarından yedi ve dün çok dışarı çıkmasına rağmen bugün az önce dışkıladı ancak yine sıvı yani ishal gibi.. ben kendimce dün çok sevdiği yoğurdu verdim yemişti… yoğurda devam edeyim mi?

sevgilerimizle…. dumiş ve ailesi
Bildir

 25 Yazan  Petek  ALTIN, 12-12-2010 12:14
Dün gece saat 3 gibi bir kez olmak üzere gene çok su gibi olmamakla birlikte sıvı gibiydi dışkısı. Bugün henüz daha hiç çıkmadı. biraz evvel bir kaseden biraz az olmakla beraber yoğurdunu iştahla yedi. Zaten oldum olası Allahtan yoğurdu sever… Dışkısında çok şükür kan görmedim yok yani dikkat ettim çok şükür yok… Bir de gece uykusu düzene girse bana veteriner bir damla ismi söylemişti onu gece verebilirsin demişti ilk günü çok miyavladığı için mamasına katıp vermiştim belki de odamı ishal gibi yaptı prospektüsünü kaybetmişim bakamadım Plegicil damla ancak hemen kesmiştim. vermedim yani bir daha ama gelir gelmez de tuvalet aramıştı bilemiyorum ama şimdi çok şükür iyi gibi Fatoş teyzesi uyukluyor benim yanımda uyutmamaya çalışıyorum ama kıyamıyorum da çok şeker. Onu hepimiz çok özlemişiz. Sadece gece olunca dışarı istiyor miyavlıyor geziniyor.. Onun dışında gündüzleri pek sesi çıkmıyor… Şükürler olsun… Sizlere de çok teşekkür ederiz…

Veysel, Piyaf ve Şeker (Linda Hn.ın Pisileri)

Anneleri Nihan LAFÇI yazıyor:

Fatoş Hanım merhabalar, nasılsınız? Umuyorum hayat dediğiniz gibi acı-tatlı, ama tatlısı bol devam ediyordur. Ben uzun zamandır bahsetmek isteyip de, ancak bu gün e-mailinizi alınca bizimkilerden bahsetme fırsatı buldum. İlk tanıştığımızda, hatırlarsanız ben kontratında “Evde evcil hayvan beslemek yasaktır” yazan  ve mutsuz bir insandım, ancak her şey, bu evde yaşamaya başladığımız 2. senemizde başladı. O günden beri 2 kedi dostumuz var, yani yaklaşık 2 yıldır bizimleler ve son 6 aydır yeni bir dostumuz daha oldu. yani 3’lendik .

Alanyalı Paşam Artık Bir Melek

Melek Paşam

Melek Paşam

Vildan YAZAR – İlknur SARAÇ

Birçoğumuz, onun terminal safhada olduğunu biliyor ama umudumuzu yitirmiyorduk. Bugün, aşağıdaki mesaj sayfasına konduğunda, biz de donduk kaldık, göz yaşlarımız kendiliğinden yağmur oldu.

Paşa: Prensimizi Kaybettik

Ne kadar zor bir gün bu. Önce Karam, şimdi de Paşa‘nın acı haberini aldıkCry. Hatırlarsınız, ailesi tarafından tatile giderken pansiyoner olarak veterinere bırakılıp, bir daha gelip alınmayan, 3 ay boyunca, veterinerde ailesinin gelip almasını bekleyen, İran-Van karışımı bir pisiydiFrown. Hamiyet Hn. onu veterinerde perişan görmüş, kıyamamış, annesi olmuştu. Anne-oğul olduktan kısa bir süre sonra Paşa, evin gerçek sahibi olmuş, evin altını üstüne getirmeye, konu komşuya laf yetiştirmeye başlamıştıEmbarassed. Herkes tarafından, ama en çok annesi tarafından seviliyor, işe giderken mutlaka pembiş burnundan öpülüyorduInnocent. Maceralarını facebook’taki sayfasından ekyifle izliyorduk. Ama çok yaramaz olmuştu. Bir kez pencereden düştü, akıllanmadı.

Dün annesi işteyken yine teli açmış ve nasıl olduğu bilinmiyor ancak muhtemelen sinek-böcek-kuş kovalarken düşmüş. Akşam annesi işten gelince, cansız bedenini apartmanın önünde uyur gibi yatarken bulmuş. İnanılmayacak kadar kötü bir şaka gibi. Apartmandan bir kişi de annesini aramamış, veterinere götürmemiş, olduğu yerde bırakmışlar ki, annesi gelip görsün. Neler oluyor ülkemizin insanlarına? Bir canlıya ilgi göstermek, acımak gibi hasletler hızla yok oluyor.

Yaşamının son 4 ayını sevgi seli içinde geçirdiği için biraz olsun teselli bulabileceğimiz bu acı kaybı için, annesine başsağlığı ve dayanma gücü diliyoruz. Rahat uyu güzel çocuk.

 1 

Yazan Hamiyet BOYA, 05-08-2010 17:29 
Ben ozledim galiba seni
buyuzden bu kadar sitemlerim
sen uzulme acidan busozlerim
karsimda gorsem
dolar gozlerim PASAMA

 2 

Yazan iklimb, 05-08-2010 22:06 
okadar kötü bir acıki kimseye yaşatmasın allah atlatmak onsuzluğa alışmak okadar zorki gözyaşlarıma hakim olmak imkansız evin içinde hala seslei oyunları kulaklarımdan gitmiyor tarifi imkansız bir bağla bağlıydık paşayla birbirimize ondan şuan ayrı olmak çok canımı acıtıyor

 3 

Yazan tipis, 16-08-2010 00:28 
Paşam günlerce dilimizden düşmeyen yavrum.Sende gittin demek çok kısa tanışıklığımız olmasına rağmen çok uzun sevdik seveceğiz seni.Anneciğine sabır ve başsağlığı diliyorum canım bebeğim benim :cry

 4 

Yazan Ömer Akbıyık, 29-08-2010 12:54 
PAŞA İÇİN Türkiye’deki konutların yapı tarzı,ne yazık ki kedi ve köpeklerimize daha rahat bir yaşam ortamı olamıyor. Bunun yanında birçoklarının şevkat ve merhabet yoksunu olup, yüreklerinde karşılıksız sevgiye yer olmayan çıkarcı, bencil olması, ne yazık ki hayvan dostlarımızı da perişan ediyor. Paşa’mızın annesi Hamiyet Hanım’ın acısını paylaşıyor, Paşamıza rahmet diliyorum.

Topak – Leo

Mayıs başında, Facebook’ta bir ilan yayımlandı. Topak ismi verilen ve Ayşin Baltacan tarafından sokakta bulunan bir İran kedisine aile aranıyordu. Topak böbrek hastasıydı, çok uyumlu yumuşacık bir iran kedisiydi. Ancak hastalığından dolayı özel bir bakım ve beslenme süreci gerekiyordu. Aysin Hn.ın ilanına o kadar çok başvuru oldu ki, hepimiz hayretler içinde kaldık. Onca aile aranan pisi ve köpek için aylarca beklenirken, Topak için aralarından seçme yapılması gerekiyordu.

Paşa

Annesi Hamiyet BOYA yazıyor:

Merhaba.Oğlum Paşa, 2 yaşında, 4 kilo civarında, veterinere terk edilmiş bir İran-Van karışımı, erkek kısırlaştırılmış bir kedi. Alalı 15 gün oldu.

İşte Budur: Yılın Anne-Babası

sansdiesel.jpg

Merhaba. Bizim 2 kedimiz var, biri 4,5 yaşında erkek, adı ŞANS, diğeri 10 aylık dişi DIESEL (resmin üzerine tıklayınız). 2 ay sonra da kızımız inşallah dünyaya gelecek. Kedileri anne-babaların bütün itirazlarına rağmen evde tutma kararı aldık; ancak evimiz çok büyük değil; aklımıza gelen sadece bebeği ilk zamanda kendi odamızda tutmak ve bir süre sonra kendi odasına yatırmak, her iki odanın da kapısına da otomatik kapanacak yaylı bir kapı yerleştirmek.