Arşiv Kategorisi: Yazar/Çizer – Aynur BOSTANCI

Yağmur Junior İçin

http://www.fatihbelediyesiyedikulehayvanbarinagi.com/ana-sayfa/yagmur-junior-hikayesi/

Yağmur böyle mi yağacaktı
Yavrum terkedilmiş yaralım
Böyle dinmeseydin yağmurum

Maviş İçin

Bugün gene ağladım.
İçim yana yana serinlettim yanağımı
Hiç unutmadım ama bugün
Daha çok düşündüm sarı papatyamı

Tıpış’ın Çektikleri

wpe1.jpg (1917 bytes)

wpe1.jpg (1917 bytes)

 5 Günlük yokluğumda, Tıpış kızımızın yine kanaması olmuş, annesi çok üzülmüş ama bana bildirmemiş. Ben de kanamaların arası uzadı diye çok seviniyordum. Oysa neler çekmiş bebeğimiz (H. Fatoş (GÜR) AKINOĞLU).

Asil Güzel Mischa’ya

Asil güzele; Mischa’yı her görüşümde ya da düşünüşümde ya da onla ilgili her yazıyı okuyuşumda, elinde kısa kulplu çantası, kısa topuklu ayakkabısıyla ve yakasında son derece mütevazi ama paha biçilemeyecek otrişiyle yaşlı bir hanedan mensubu ya da yaşlı bir İstanbul hanımefendisi gelir gözümün önüne. Ölümü bile kibarca reddedişi, anneciğinin onu çekingen ve ürkek tanımlaması da, onun gerçekten saray dışına çıkmamış, çok özel bir eğitimden geçmiş, kişiliği de öylesine oturmuş, insanlara mesafeli, fakat bir o kadar da sevecen büyükanneleri çağrıştırdı bana hep.

Off Maçiko

Off! Maçiko!
İçimde bir kor
Off! Maçiko!
Canım yanıyor

Eylül Kedileri

Eylül başlarıydı. Havalar sıcak, pencereler açık, mutfakta yemek yapmaktaydım. Tek programlı olduğum sesleri duyduğum anda, pencereye koştum. Kızıma her sorduğumda aldığım aynı cevabı duyacağımı bile bile, sesin geldiği yönü kestirmeye çalışırken seslendim: “İlay gelir misin? Kedi sesi mi bu?” “Hayır anne! Kedi sesi değil, tabii ki her zamanki gibi hayal görüyorsun.

Yakışıklım – Mestan’a

Susun! Susun!
Ben geldim
Annemi göreceğim
Evimi gezip sonra
Ormana döneceğim

Minnoş’un Altıncı Ayında

Garibim

Anneden babadan garib
İzmir’den ırak
Geldin Ankara’ya
Ne çok mavlayarak

Yumak

Sıcağına doyamadan annesinin
Yanımıza geldiğinde
Ön ayağının tüylerini emzik yapıp
Emmeyi bellemişti
Zaten o tüylerinin değişik boz rengiyle
Yumuk güzelliğiyle
Ve akıllıca kullandığı emziğiyle
İnsan bir kedi çocuktu
O nu kaybettiğim zaman
Duyduğum çığlık
Tüysüz bir boşluktu

Acıtan

Yağmur günlerce temizleyemedi kanını… Deli miyim ben? Ben deli miyim? Herkes öyle diyor.

Yolda yaralı bulduğum bir kediyi (Sarı yavrum! Sarı yavrum ah!), her seferinde yaptığım gibi genede azıcıkta olsa bir umutla veterinere götürüp eli kolu bağlı sonuçsuz eve getirip birkaç saat sonraki ölümüne aylarca gece yarıları uyanıp kızıma sesim gitmesin diye yastığı ağzıma kapayıp ağlayacak kadar deli miyim ben? Herkes öyle diyor.

Tıpış’ın Günlüğü 2

İki yıl kadar önce ,Tıpış’ın kulaklarında kahverengi şeyler gördüm. Genellikle pirelerin en fazla bulunduğu yerlerde oluşan lekeler gibiydi. Şöyle de tarif edebilirim, sanırım daha açıklayıcı olur: kahve telvesinden daha koyu, bordoya yakın bir renkte, hala devam eden, zaman zaman azalıp, zaman zaman çoğalan bir akıntı. Genç bir doktor oğluma sorduğumda, şekere bağlı harabiyet geliştiği için, bu tür şeylerin normal olduğunu ve alışmam  gerektiğini söyledi.

Tıpış’ın Günlüğü 1

Tıpış ın günlüğü

Tıpış’ı yeni aldığımız zamanlar, herçeşit yemeği yediriyorduk. Ancak sezaryenle doğum yapıp kısırlaştırldıktan sonra, Tıpış anormal davranışlar göstermeye başladı. Bu olaylar, operasyondan üç ay sonraki dönemlerde başladı ve bir yıla yakın sürdü. İlk aylarda çocuklarıyla oyalanan Tıpış, daha sonra tamamen bunalım takılmayaJ başlamıştı.

Tıpış’ın Günlüğü 3

Benim kızım iyileşip burnumu yalayacak
Anne O’na kurban olup uykudan fırlayacak
HADİ TIPIŞ!!!!
İyileş artık!!

Tıpış – Tıkkıdı Hanım

Değerli Üyelerimiz,

30 Kasım’da “Merhaba şu anda çok kötü durumdayım on yıldır şeker hastası olan kedim dün ilk kez iki defa sanırım şeker komasına girdi emin değilim çünkü daha önce hiç böyle bişey yaşamadım. Şu anda da sadece hırlayıp tıslıyor bulunduğum yerde ne kanını ölçtürebiliyorum ne de başka bişey yapabiliyorum. Eğer siz daha önce benzer şeyler yaşadıysanız bilirsiniz diye yazıyorum bu hırlamasının bizi tanımamasının sebebi şeker yüksekliği mi düşüklüğü mü ve ne yapabilirm ltf yardımcı olup hemen cevap yazarsanız çok sevinirim” diyen ve buram buram çaresizlik tüten bir mesaj alınca, hemen sizlerle de paylaşmıştım, hatırlarsınız.

Kış Yarası

Kar yeni yağmıştı daha
Soğuktu çok değil ama,
Seni farkettim o anda
Beyazın içinde kara

İtoş

Tıpış’ın Oğlu Bal Gözlü Melek “İTOŞ”

Sarı boz köpek ,sokak lambasının zayıf ışığında çöplükten yiyecek birşeyler ararken; bembeyaz bir hareketi farketti. Her köpeğin yaptığı gibi havlamaya başladı. Sesini duyan diğer köpekler “av”ı hissetti. Kadın uyuyan kızına baktı. Üstü çok fazla açılmamıştı. Oda sıcaktı. Kaloriferin üstüne attığı çoraba dokundu. Nemliydi. Pencerenin dibinde köpek seslerini duydu. “Hiç bu kadar yakına gelmezlerdi” diye düşündü. Oğluşu dışarıdaydı. O seslerden korkabilirdi. İtoş! İtoşş!