Arşiv Kategorisi: Yazar/Çizer – Banu YOBAŞ

Martıya Uçmayı Öğreten Kedi

“Mürekkep balığının mürekkebi adına!
Denizlerde korkunç şeyler oluyor. Bazen insanların çıldırıp çıldırmadığını soruyorum kendime, okyanusu kocaman bir çöplük haline getirmeye çalışıyorlar.”

dedi Martı Kengah.

Bu kez çocuklar için yazılmış harika bir öykü var. Şili’li ünlü yazar Luis Sepulveda “Martıya Uçmayı Öğreten Kedi” adlı kitabında okuyucularına dostluğun, cesaretin, doğanın ve verilen sözlerin tutulmasının önemini anlatıyor.

Kediler Krallara Bakabilir

(Kitaptan tadımlık bir bölüm)

“Yedi-sekiz yıl önceydi, Ankara’da Ulus Meydanı yakınlarındaki Kediseven Sokağı’nın adı değiştirilince, Orhan Duru’nun Soyut dergisinde incelik dolu bir yazısı çıkmıştı. Hayli sonra, onun 1950’lerde bu sokak üzerine bir de şiirini görüp okuyacaktım. Nurullah Ataç da, Günce’sinde Kediseven Sokağı’ndan sözeder:

“Bunlar güzel adlar doğrusu, ne var ki kolay değil böylesini bulmak. Böyle adları kolay kolay bulamadıkları için de ölüleri düşünüp odalarını koymaya kalkıyorlar.”

Kağıttan Kediler

1998’de kaybettiği kedisi Kalamiti’ye adadığı kitabın ortaya çıkış hikayesini kendisinden dinleyelim:
20 yıl önce yine Metis Yayınları’ndan “Kedili Geçmiş Zaman” diye bir kitabım çıkmıştı. Konusu kedi değildi ama bu kedi desenlerinin ilk nüvelerini orada görebiliyoruz. Uzun yıllar arada bir hep kedi resimleri yaptım. Çizdiğim bu kedilerden haberdar olan bir Fransız editörüm bir gün eve geldiğinde, o dosyaya baktı. 15 yıl kadar önce. “Le Regard Du Chat” diye bir kitap oldu. Türkçe baskısı da yapıldı, “Kağıttan Kediler” diye. Yani yıllardır kedi desenleri yapıyorum ama bir kedi ressamı değilim. Metis’ten çıkan kitabın adını diğer kitapla karışmasın diye “Başka Kediler” koyduk*.

Selçuk Demirel’in birbirinden ilginç kedi çizimlerine Nazım Hikmet’ten Mallarmé’ye Oktay Rifat’tan Sait Faik’e kadar pek çok yazar ve şairin metinleri eşlik ediyor.

İşte Öyle Hikayeler

Nobel edebiyat ödüllü (1907) yazarın Kendi Başına Dolaşan Kedi adlı hikâyesi kedi, köpek ve atın nasıl evcilleştirildiğini öylesine ilginç anlatıyor ki rahatlıkla her yaştan okuyucuya tavsiye edilebilir.

Öylesine Hikâyeler’i besleyen, Rudyard Kipling’in çocukluğunda Hintli dadılarından dinlediği masallardır.

Bombay’da doğan Kipling yıllar sonra bu masallardan hatırladıklarını fabl, Binbir Gece Masalları, Budist hayvan masalları, Kelile ve Dimne gibi başka hikâye gelenekleriyle harmanlayarak kendi çocukları için yeniden yazar.
Hayal gücünün eğlenceli bir anlatımla birleştiği Öylesine Hikâyeler küçük büyük tüm okurlarına güzel saatlar vaat ediyor.

Ortaya çıkan 12 hikâyeyi kendi çizimleriyle süsleyerek küçük okurlarının beğenesine sunar ve böylece, tam bir asırdır dünyanın her yerinde hem çocukların hem de yetişkinlerin severek okuduğu Öylesine Hikâyeler ortaya çıkar.
(Arka Kapaktan)

Mırnâme – Büyüklere Kedi Şiirleri

Varlığını bir yazar ile bir ressamın dostluğuna borçlu bir kitap Mırnâme…

Sayfalarında kedilerin şiirlerle, resimlerle köşekapmaca oynadığı bu kitap bazen gülümsetiyor okuru, bazen ise içiniz burkuluyor, hüzünleniyorsunuz.

Hem yetişkinlerin hem de çocukların ellerinden kolay kolay bırakamayacağı türden.

Kitaptan bir şiir seçmek kolay değilse de tadımlık bir şiir eklemeden de olmazdı.

İstanbul’da Kedi

Gündüz Vassaf’tan şiir-romanla kediler, yazımı iki yıl süren bir kitap.

Pek çok bilginin yer aldığı kitaptan Japonya’da kediye kötülük yapanın evinin 7 yıl lanetli olduğunu öğreniyoruz.

İnsanlar dünyada 80 bin yıldır var oysa kediler 60 milyon..

“dini olsaydı hayvanların/ insan olurdu şeytanları” ifadesi ise hepimizi, durup uzun uzun düşündürecek bir tespit.

Gündüz Vassaf’ın yazımı bittikten sonra hayata artık kedilerin gözüyle bakmaya başladığını, ‘Evdeki kedi için “Kedim” kelimesini bile kullanamıyorum artık’ dediği kitaptan bir şiir var sırada.

Kedinizi Nasıl Bilirsiniz?

Kedilerin merakı ünlüdür. Bu kitapta kedilerle ilgili merak ettiğiniz pek çok sorunun yanıtını bulacaksınız.

İşinin erbabı bir yazar tarafından kaleme alınan kitabın keyifle okunmasında çevirilerinin de önemli bir payı var. Türkçeye ilk kez 21 yıl önce çevrilen kitabın pek çok ülkede kediseverler tarafından başucu kitabı gibi değerlendirilmesi, ülkemizde de her yaştan kedisever tarafından ilgiyle okunması kitabın zaman içinde farklı yayınevleri tarafından pek çok baskı yapmasını sağlamış.

Son olarak YKY’ndan Kedinizle Tanışın adıyla Sevin Okyay ve Kutlukhan Kutlu’nun çevirisiyle yayınlandı.

İstanbul’un Sokak Kedileri

Arif Aşçı’nın kendi anlatımıyla:

Rahat 20 yıllık var. İş Bankası Yayınevi Müdürü ile İstanbul Panorama kitabımın hakkında konuşurken “Arif Bey şöyle kediler, köpekler, kuşlar falan olsa ne güzel olur, kitaplaştırırdık” dedi, ben de “var bende” dedim. Bir kış evvel arşivlerin hepsini ayırmıştım. Işıklı masada bakıp, kedileri, kuşları, köpekleri ayrı ayrı kutulara koymuştum. Bir kedi kitabı olsun diye çekilmedi hiç biri. Çekerken de öyle kedi köpek çekmek için çekmedim. Bunların hepsi, içinde kedi de olan fotoğraflar.
Hiç biri dijital değil. Hepsi film.

Hangi Kedilerdensiniz?

albumbenimleoynarmisinYılbaşında zaman nasıl da hızla akıp geçiyor diyoruz çoğunlukla. İşte deyim yerindeyse zamanı durdurmayı başarmış, her seferinde ilk kez dinlermişçesine bizleri sarıp sarmalayan, Türkiye’de tartışmasız tüm zamanların en iyi albümleri denince ilk aklımıza gelenlerden 1974 yılında çıkan Benimle Oynarmısın adlı albümünde Bülent Ortaçgil Kediler şarkısını bu soruyla bitirir.

Bu albümün 41 yıl sonra geçtiğimiz Ağustos ayında Rainbow45 Records etiketiyle yeniden plak formatında müzikseverlerle buluştuğunu hatırlatalım. Birçok müzisyene yol göstermiş ve ilham kaynağı olan bu kült albüm, açılır kapaklı, 180 gr. ağırlığı ve yüksek ses kalitesinde, ayrıca kapak içinde yer alan özel ekiyle birlikte yenilenmiş tasarımıyla plakseverlere sunuldu.

Kediler ve Kitaplar…

Yıl sonuna doğru pek çoğumuzu tatlı bir telaş alır. Yeni Yıl dileklerimize eşlik eden çam sakızı çoban armağanı ufak bir hediye seçimi kimi zaman kolayca yapılsa da, kimi zaman önümüzde yüzlerce çeşit seçenek olmasına rağmen nasıl bir hediye alacağımıza karar vermekte zorlanırız. Hediye sevdiklerimize, dostlarımıza sadece bizi değil; dostluğumuzu, onun bizim için değerini hatırlatsın isteriz içten içe.

Dokuz Canlı

7000 yıllık bir şehirde 20 milyon arasında dünyanın en sevilen ev hayvanı kimseye minnet etmeden yaşar. Şehrin içinde dolaşarak ve başka hiçbir şeye benzemeyen ilişkiler kurarak hayatta kalırlar. Biz şehri gezerken bizi 9 karakterle ve onların hikayeleriyle tanıştırarak kılavuzluk edecekler.

Kedi ve Köpeğin Dostluğu

comar_cimi.jpg

Doğayı bütün olarak düşündüğümüzde tüm hayvanların birbirleri ile dost olarak yaşamalarının mümkün olmadığını biliriz. Bütün canlılarda olduğu gibi hayvanlarda da kıskançlık duygusu oldukça yoğun… Güç farkı nedeniyle ortaya çıkan kavgalara da çok sık rastlanıyor.

Eğer incelenirse, köpeklerin, eğer şartlandırılmamışlarsa kedilere hiçbir zaman saldırmadığı görülür. Fakat kedi, kendisine yaklaşan köpeği tehlike olarak görür ve önlem alır; tüylerini kabartıp, sırtını kamburlaştırarak görünümünü korkunç bir hale getirir. Ama, bu kez de kedi, köpek için tehlikeli bir durum almıştır. Böylece kavga başlar. Aslında ortada kavga için hiç neden yoktur; çoğu zaman ya kedi ortamdan uzaklaşır ya da köpek….

Şefkati İstanbul’un Kedilerinden Öğrendim…

“Şefkati İstanbul’un kedilerinden öğrendim. Çocukluğumda Bahariye Caddesinde, daha o zaman yıprak bir Kadıköy evi,
kapısına üç-dört basamakla çıkılan. Basamaklardaki yiyeceği birisi yiyor, öteki tekir yemiyor, yiyecekleri patisiyle arkadaşına adeta ikram ediyor.
Neden sonra farkettim: Usul usul karnını doyuran tekir kör bir kedi! Bugün hala içimi sızlatır o kedi şefkati…”

Kedilerin gizemli su içme davranışı: Kediler nasıl su içer?

Bir sabah Massachusettes Teknoloji Enstitüsü’nden biyofizikçi Dr Roman Stocker kahvaltıda kendi kedisi Cutta Cutta’yı su içerken ilk defa ciddi olarak izler.  Kedisinin su içerken dilini nasıl kullandığını merak etmesi  üç yıl süren bir projenin başlangıcı olur. Kedilerin gizemli su içme davranışını araştırmaya başlamasını

“O anda kedilerin aslında basit gibi görünen sıvıları içme davranışlarının ardında ilginç bir biyomekanik problemin saklı olduğunu anladım”

diyerek ifade ediyor.