Arşiv Kategorisi: Yazar/Çizer – H.Fatoş (GÜR) AKINOĞLU

Kedinizle Seyahate Hazırmısınız?

Kısa bir tatil de yapıyor olsanız, bütün ülkeyi dolaşıyor da olsanız petler size mükemmel yol arkadaşları olabilirler. Tatile gitmek ya da evinizi taşımak üzeresiniz ve kendisinden ayrılmak istemediğiniz bir kediniz var. Her şeyden önce kedinizin sizin kadar yollara düşmek hevesinde olmadığını bilin. Gerekli tüm önlemleri aldığınızda, onun rahat ve emniyetli bir yolculuk yapmasını sağlayabilirsiniz.

Peki, neler yapmanız gerekiyor kısaca bir göz atalım mı?

Pisilerin Olağanüstü Özellikleri

Dünyada 33 farklı ırktan çoğalan 500 milyonun üzerinde evcil kedi bulunmaktadır.
Yaşadığı yerler: Madagaskar hariç, Eski ve Yeni Dünya kıtalarında evcil ve yabani olarak.
Özellikleri: Etçil bir memeli. Ön ayakları beş, arka ayakları dört parmaklıdır. Pençelerini içeri çekebilme özelliğine sahiptir. Sıçrayıcı, tırmanıcı ve yüzücüdür.
Ömrü: 20-22 yıl.
.

Kedi ve Köpek Tüyü Kist Yapmıyor

İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Dr. Banu Dokuzeylül  ve  Dr. Meltem Ulutaş, evcil hayvan tüylerinin insan tüyünden farklı olmadığını  ve   kiste  sebebiyet vermediğini söyleyerek şunları kaydettiler:

’ Kedi , köpek tüyleri kesinlikle  kist   yapmaz  onların tüylerinin insanların saçından farkı yoktur. İnsanların yanlış bildiği konu şudur; Kisti   yapan  tüy değildir.  Kedi , köpek gibi hayvanlardan insanlara geçen bir parazit nedeniyle başta karaciğer olmak üzere bazı organların içinde içi sıvı dolu  kistler  oluşur  ve  buna  kist  hidatik adı verilir.  Kist  hidatik’te diğer  kistlerden  farklı olarak  kistlerin içindeki sıvıda parazitin yavruları yaşar.  Kist  hidatik,  kedi , köpek, tilki, kurt gibi hayvanların barsaklarında yaşayan Echinococcus adlı parazit yoluyla insanlara bulaşır.

Echinococcus, köpeklerde hastalık  yapmaz . Çünkü yumurtası, onların sindirim sisteminde parçalanamaz  ve  parazit, yumurta içinde dışkı ile atılır. Köpek  ve   kediler  kendilerini yalayarak temizlerken bu yumurtaları anüslerinden vücut tüylerine taşırlar. İnsanlar ya bu hayvanlarla doğrudan temas yoluyla veya bu hayvanların dışkılarıyla kirlenmiş sebze veya meyvelerin iyi yıkanmadan yenilmesi sonucu bu yumurtaları yutarlar. Yutulan tenya yumurtaları yoluyla hastalık oluşur. Yani insanların tüy boğazına kaçar, ciğerine yapışır  kist  yapar  görüşünün temeli budur. Bu yüzden evde hayvan besleyenlere vereceğimiz tavsiye hayvanlarını düzenli kontrole götürmeli, onlara çiğ  ve  kistli et özellikle sakatat yedirmemeli, kaliteli mamalar yedirmeye özen göstermeli, temizliklerine dikkat etmeli, bu bakteri bütün meyve  ve  sebzelerden bulaşabildiği için besinler özenle yıkayarak tüketilmelidir’. Kaynak: www.elmahaber.com

Kaynak: HAYSEV http://www.facebook.com/notes/hayvan-severler/ kedi-ve-köpek-tüyü-kist -yapmıyor_/10150248171902570
Fotoğraf Kaynağı: https://www.facebook.com/kedigiller/?fref=photo

Görüntüleme sayısı: 4802

 1 

Yazan Hüsnü ERSOY, 04-07-2011 09:38 
Daha önceden duyup, hiç araştırmadığım bir konu… artık doğruyu biliyorum.. Çok güzel  ve  yerinde bir paylaşım… Teşekkürler (kendime çok güldüm, açıkcası.. daha yanlış bildiğim neler var, kimbilir..)

 2 

Yazan  göknil Bu e-posta adresi spam botlar tarafından korunmaktadır, Görüntülemek için JavaScript açık olmalı. , 25-07-2011 22:00 
çok teşekkür ederim ama bişiyi merak ediyrm, kedimin en sewdiği yemek tavuk ciğeri haşlaması.. bu sakıncalı mı acaba?? teşekkrler..

 3 

Yazan H. F. G. A., 26-07-2011 07:49 
Pek çok  kedi  tavuk ciğerini çok sever ama en çok alerji  yapan  yiyeceklerin başında tavuk ciğeri gelir. Ne yazık ki artık tavuklar doğal ortamlarında yetişmiyor  ve  çeşitli antibiyotik  ve  kimyasallarla destekleniyorlar. Tüm bu kalıntılar da tavuk ciğerinde birikiyor. Gerisini siz düşünün artık.

 

Dostlarınızı Depreme ve Deprem Sonrası Tehlikelere Karşı Koruyabilmeniz İçin Tavsiyeler

depremkediMalum Türkiye depremler ülkesi. Ne zaman olacağı belli değil, nerede yakalayacağı belli değil. Peki deprem anında can dostlarımızı korumak için nasıl önlemler alabiliriz, bunları hiç düşündük mü? Deprem riskine karşı öncelikle sadece kendiniz için değil kediniz için de bir deprem çantası hazırlamalısınız. Deprem çantasını evin ulaşabileceğiniz ve güvenli bir yerine koymalısınız. (Bazılarımız üzerine bina yıkılma tehlikesi olmayan bir yere park ettikleri arabalarının bagajına koymayı yeğlemektedir.)

Onlar Dünyanın En Akıllı Kedileri ! / Smokin Kediler (Tuxedo Cats)

Hiç tartışmasız, “TUXEDO”  kediler  (TC), yıllar boyunca birçok insan için olağanüstü değerli sayılmışlardır. Siyah beyaz kürkleri  ve renklerin dağılımı ile resmi bir kıyafet giymiş gibi gözüken ve bu nedenle de “tuxedo cat” (smokin kedi) olarak anılan bu dostlar üzerine bir araştırma yapan Dr. Magrathea Wallace, bu pisilerle ilgili olağanüstü bilgilere ulaştı. İşte Dr. Wallace’ın “Facts about Tuxedo Cats” adlı kitabından alınan bilgilerle tuxedo kediler ve onların muhteşem dünyaları…

Yeni Üyemiz Funda Hn ve Ailesi…

Değerli Üyelerimiz,

21 Nisan’da sitemize yeni bir üyemiz katıldı ve “Hoşgeldiniz” mesajımıza aşağıdaki mesajla yanıt verdi. Bugün de kendisini yeni bir mesajla tanıdık. Dileriz, ilerleyen günlerde bu sevecen aileyi, tüm bireyleri ile tanıma fırsatını buluruz. Aramıza katılarak, hoş geldiler, onur verdiler.

”Geçici yuva” olmak ne demektir?”

Bir çok insan, hayvan sevgisi olmasına rağmen bir takım şartlardan dolayı evine kalıcı olarak bakabilecek kedi veya köpek alamamaktadır. Ancak ‘geçici’ aile olmak hem onlar hem muhtaç hayvanlarımız için çok iyi bir fırsat olabilir.

Yavru Kedi Buldunuz, Nasıl Bakacağınızı Bilmiyorsunuz…

HaySev’e gelen pek çok mesajda, sokakta bulunan ve bakıma muhtaç yavru kedilerle ilgili bilgi talep ediliyor. Bu nedenle aşağıda, uzun uzadıya yavru kedi bakımı ile ilgili bir makale yer alıyor. Lütfen yazıyı dikkatlice okuyun ve hatta ilerde de gerekebileceği için bir yere kaydedin (HAYSEV’in Facebook’taki sayfasından alıntıdır).

Erguvanları Bekliyorum

İstanbul, tablo şehir… Erguvanların süslediği şehir. Dostlarımın gözü ağaçlarda.  Erguvanlar  açar açmaz İstanbul’dayım. Bir dostum da Enis Batur‘un şiiriyle çağırıyor beni:

Belki de yenilenmeli ağaçlar.
Boyalar devşirilmeli
mevsimin yapraklarından,
haşarı erguvandan .
Yepyeni fırçalar alınmalı çarşıdan,
İnsan eliyle germeli bezi tahtaya:
Herkes kendine görülmemiş bir düş aramalı.

Görüntüleme sayısı: 1941

Böyle Yaşayan ve Yaşlananlara Öykünerek…

Şeker Kedi Chopin: Yeni Resimleri ile Chopin…

31 Aralık 2010: Bu da bizim şımarık oğlanın yeni halleri:))) Nasıl tatlı oldu, ödüm kopuyor nazarım değecek diye!

Bütün Diyabetikkedi Ailesi’ne yeni yılda en iyi dileklerimle! 2011 sizin için mutlu, sağlıklı ve huzurlu bir yıl olsun Fatoş Hn.

Sevgiler

Şeker Kedi Chopin: Yalnız Olmadığını Bilmek

Belki bütün bu yazışmaları yayımlamam, biraz sıkıcı gelebilir. Ancak diyabetik kedi sahiplerinin yaşadıklarını an be an aktaran bu yazışmalar, bu hastalıkla yeni tanışanlara yalnız olmadıklarını, pek çok diyabetik hayvan sahibinin benzer süreçlerden geçtiğini anlatması ve atılacak adımlarda yol gösterici olması açısından çok önemli. Ayçıl Hn.ın çaresiz çırpınışları, aslında hepimizin o dönemlerde yaşadıkları. Ancak bazılarımız, bu süreci yapayalnız ve bilgi eksikliği içinde geçirmeye çalışırken, sitemizle tanışanlar, paylaşmanın ve yalnız olmadığını bilmenin getirdiği bir rahatlığa kavuşuyor. Ayçıl Hn. da bunu şöyle dile getirmiş:

Şeker Kedi Chopin: Başka Bir Veterinerde

Annesi Aycıl YÜCER yazıyor:

31 Ocak 2010

Tekrar merhabalar, Bugün Chopin‘i tekrar görmeye gittik. Durumu çok daha iyice. Ancak, dışkısı hala yumuşakmış, su gibi olmasa da… Bugün onu ilk defa serum olmadan gördüm, artık mamaya başlamışlar. Böylesi daha iyi, çünkü en azından ona neyin iyi geldiğini kendi gözleriyle görsünler istiyorum. Yoksa çok kolayca, A ya da B mamasını ver diyorlar. Bugün kan tahlillerini ve neden şekerinin bir anda bu kadar düştüğünü anlamaya çalışıyorlardı. Elbette, yine farklı bir veteriner. Daha yaşlı, daha anlayışlı… En azından, ishalin de bir sorun olduğunu gözden kaçırmayan bir veteriner. Bana,  “kusmalarının sebebi, kandaki insulin seviyesi ile ilişkilendirilemez” dedi. Sabah kusmalarının, yüksek şekerden olduğunu düşünmemeliymiş, zannediyorum ikna oldum.

Şeker Kedi Chopin: Anneden Kısa Bir Ayrılık Ve…

Annesi Aycıl YÜCER yazıyor:

13 Mart 2010

Merhaba Fatos Hn., Torununuzdan haberlerim var:)) Chopin iyi, yani ya da iyi mi açıkçası bilmiyorum ama biz oğlumla alıştık artık bu zor hayata. Ben yokken kulaklarını kaşıyor diye yine kortizonla lokal uygulanan bir ilaç kullanmışlar. 10 gün boyunca insulin vurmadan şeker seviyesini dengelediğimiz Chopin, geldiğimde yine ishal başlangıcıydı. İlk bir iki gün fazla su içmediğini ve normal yemek yediğini gözlemlediğimden, kan tahlili yapmadım.

Şeker Kedi Chopin: Hastalık Öyküsü

Annesi Aycıl YÜCER yazıyor:

Chopin‘i sokakta gözleri tamamıyla kapalı bir şekilde bulmuşlar. Yaklaşık iki yaşında olduğunu tahmin ediyorlar. Buldukları yerdeki insanlar bir evden dışarı salındığını söylemişler ve bir senedir sokaktaymış. Gözlerinin kapalı olmasının nedeni, alt göz kapağının çok şişip sertleşmesinden dolayıymış. Canı çok yandığı için, yılbaşının hemen ertesi günü acil bir göz uzmanına götürmüşler. Alt kapakları kesip, dikiş atmışlar (resimlerinde görülen alt kapağındaki mavi ip). İyileşme surecinde kortizon verilmiş herhalde. İlaçlar ve bu kortizonun, şekere sebep olduğu düşünülüyor. Ayçıl Hn. bir hafta boyunca tahlil yapmadan 1,5 cc insulin vermiş.  En son tahlilinde seker 4,6 (460mg/dl) imiş, bir gün önceki tahlilinde 3,6 çıkmış. Ancak gün içinde değerlerin değiştiği ve verilen insulinin sadece 9 saat şekerini dengeleyebildiğini söylemişler. Bu yüzden de insulini 2 cc’ye çıkarmışlar.

Ankara’ya Çok Kar Yağıyor

Ankara’ya 2 gündür kar yağıyor. Doğa bembeyaz bir örtü ile kaplı. Sokak hayvanlarının, kuşların, doğadaki diğer hayvanların doyurulmasından ve uzun kar yürüyüşlerinin ardından, resimlere bakarken, bir ay öncesini hatırladım. 8 Aralık 2010’da bahçe yemyeşilken,

Melek Kedim Tarçın

melektarcin

Tarçın: Son Durum

Tarçınım, elbette zor günler geçiriyor. Ama birlikte olduğumuz her anın tadını çıkarmaya çalışıyoruz. Bir günümüz çok zor geçiyor, umutlar tükeniyor. Ama yine de birlikte çabalamaktan vazgeçmiyoruz. Hele sizlerin iyi dilekleri ve olumlu enerjileri olunca, bizim durmamız, vazgeçmemiz söz konusu bile değil. Annesi ona büyülü karışımlar hazırlıyor, oğluşu da onu kırmıyor, elinden geleni yapıyor. Oğluşu birşeyler istiyor, annesi onu yerine getirebilmek için herşeyi yapıyor. yazının devamında, oğluşumla son dönemlerimizden bazı kesitleri sizlerle de paylaşmak istiyoruz. Bizimle birlikte olduğunuz, duygularımızı paylaştığınız için size minnettarız. İyi ki varsınız…

Çilin Oğlan Melek Oldu

Annesi Aylin ÇANDIR yazıyor:

11 yıl önce başladı her şey. Yağmurlu bir kış gecesi yolda caminin önünde pembiş ıslak bir şey vardı. Ufacık, minik bir kedi yavrusu. Muhtemelen annesi taşırken düşürdü.

Tarçın’ın insülin Saati

tarcinin insulin saati | izlesene.com

Son Zamanlarda Tarçınım ve Kan Şekeri

Tarçınım, son zamanlarda  oldukça rahatsız. Kan şekeri ve böbrek değerleri yüksek. Bir de katarakt başladı. Veterinerimizin de önerisiyle, evde serum, vitamin,  mineral takviyesi yapıyorum. Kuzucuğum genellikle uyuyor. Ama son  3 gündür biraz daha canlı bakıyor. Belki çok sevdiği çiğ eti yeyince, belki de ilaçların etkisi. Her ne olursa olsun, onun güzel gözlerini görmek, bana kızmasını duymak, benim için herşeyden güzel. Bugün, bazı dostlarımızla konuşurken, kan şekeri ölçümü videosunu tekrarlamamı istediler. Ben de bu defa daha iyi izlenebilmesi için, yavaşlatılmış çekimle siteye koymaya karar verdim. Dilerim başka hasta bebekler için yararlı olur. Videoyu izleyebilmek için yazının devamını veya resmi tıklayınız.

Tarçın’ın Sessiz Dünyası

04/01/2011. Tarçın, artık çok zor kalkıyor. Hergün evde serum alıyor. Enjektörle besleniyor. Arka bacakları artık onu taşımıyor. Bağırsakları çok zor çalışıyor ve bu onu çok yoruyor. Yine de çok gururlu, yine de yatalak, düşkün olmayı kabul etmiyor, yıkılarak da olsa kendi istediği yere ve tuvaletine kendisi gitmeye çabalıyor. Her dokunuşumda cam bebek gibi canı yanıyor. Herşeye rağmen, 20 yılımızı birlikte geçirdiğimiz için, oğlum onlar gibi pisileri tanıyıp, bütün hayvanları sevdiği için, ama özellikle Tarçın‘ın göz bebeği olduğu için, onlara minnetarım. LütfenTarçınımıza güzel enerjiler, güzel dilekler gönderin. Artık sadece buna ihtiyacımız var. Sayılı günler, çok çabuk geçiyor.

Minnoşumun Acıları Dindi Artık :((

Minnoşum, uzun zamandır çektiği acılarından kurtuldu bugün sabaha karşı. Son 3 gün biraz umutlanmış ama hep “erken umutlanmak istemiyorum” demiştim dostlarımıza. Karaciğer ve böbrek yetmezliğinin bu safhasından dönüş yok. Belki kısa bir süre daha. Onu da istemekten korktum hep. Biraz daha bizimle kalması, biraz daha fazla acı çekmesi anlamına geliyor genellikle.

Kedilerde Bilişsel İşlev Bozuklukları

17 yaşındaki Minnoşumda bir yıldır baş gösteren aşırı ve anlamsız bağırmalar, yönünü şaşırmalar, yeme ve uyku alışkanlıklarındaki bozukluklar, ani irkilmeler nedeniyle veterinerimizle pek çok kez yaptığımız görüşmelerde, bunlarınAlzheimer belirtileri olduğunda uzlaşmıştık. Ama yanı sıra gözlerinin görmemeye, kulaklarının duymamaya başlaması, aşırı su içme ve çiş yapma, vücudundaki kistler, alerjiler gibi başka fizyolojik problemler de vardı ve onları çözmeye odaklanmıştık. Diğer pisiciklerim de oldukça yaşlı olmalarına rağmen böyle sorunlar yaşamamışlardı. Sanırım bu, hassas bünyeli minyon kedim Minnoş’un talihsizliği. Petplace.com‘da okuduğum bir makale, benzer durumları yaşayan başka pisi sahipleri için de yararlı olabileceğinden, sitemizde paylaşmak için tercüme ettim. Böyle sorunları yaşamamanızı dilerim ama bilgi dağarcığımızda bulunmasında yarar var.

Kedilerde Bilişsel İşlev Bozuklukları

17 yaşındaki Minnoşumda bir yıldır baş gösteren aşırı ve anlamsız bağırmalar, yönünü şaşırmalar, yeme ve uyku alışkanlıklarındaki bozukluklar, ani irkilmeler nedeniyle veterinerimizle pek çok kez yaptığımız görüşmelerde, bunların Alzheimer belirtileri olduğunda uzlaşmıştık. Ama yanı sıra gözlerinin görmemeye, kulaklarının duymamaya başlaması, aşırı su içme ve çiş yapma, vücudundaki kistler, alerjiler gibi başka fizyolojik problemler de vardı ve onları çözmeye odaklanmıştık. Diğer pisiciklerim de oldukça yaşlı olmalarına rağmen böyle sorunlar yaşamamışlardı. Sanırım bu, hassas bünyeli minyon kedim Minnoş’un talihsizliği. Petplace.com‘da okuduğum bir makale, benzer durumları yaşayan başka pisi sahipleri için de yararlı olabileceğinden, sitemizde paylaşmak için tercüme ettim. Böyle sorunları yaşamamanızı dilerim ama bilgi dağarcığımızda bulunmasında yarar var.

Genel

Birçok insan, yaşlı kedilerin oyunculuklarını kaybettiklerini ve aktivitelerinin minimuma indiğini düşünür. Elbette yaşlılıkta bu durumlar normaldir. Kedi Bilişsel İşlev Bozukluğu / KBİB (FCD/Feline Cognitive Dysfunction) ise, bu durumların veya kedinin normal karakterinin dışında, normal olmayan bir davranış şeklinde kendini gösteren, patolojik bir durumdur. Tek bir belirti, tanı koymak için yeterli değildir ancak bunun yaşlı bir kedide görülmesi, sendrom şüphesini akla getirir.

BİB’li Kedilerde Görülen Davranışlar

  • Mesane veya bağırsak kontrolü kaybı (çiş ya da dışkı kaçırma)
  • Azalmış aktivite / oyunculuk
  • Artan uyku süresi
  • Koordinasyon kaybı
  • Artmış irritabilite / saldırganlık
  • Yüksek sesler çıkarma (aşırı bağırma)
  • Gece ayrılık/yalnızlık sıkıntısı

Ayrıca normal davranışlarında da; kaşınma, değişik ses ve davranış, iştah kaybı gibi değişiklikler görülebilir.

Tanı
Yaşlı kedilerde (12 yaşından büyük) bu tipik belirtilerden iki ya da üçü gözlemlense bile, tıbbi testler yapılmadan Bilişsel İşlev Bozukluğu teşhisi konulamaz. KBİB’in tanısı, ancak benzer belirtileri olan diğer sendromlar olmadığı saptandıktan sonra konulabilir:

  • Kediniz tuvaletini doğru kullanmamaya başlarsa, öncelikle veterineriniz laboratuar testlerini de içeren detaylı bir inceleme yapmalıdır.
  • Beyin tümörleri ekarte edilmelidir. Bunun için nörolojik muayene, bilgisayarlı tomografi ile tarama (CT scan) veya manyetik rezonans görüntüleme (MRI) gerekebilir.
  • Bakteriyel, viral veya paraziter hastalıkların bir sonucu olarak, beynin ve çevresindeki membranın (ensefalomyelit) iltihabı, kuduz, toksoplazmoz ve beyin absesi gibi durumlar, uygun testlerle ekarte edilmelidir.
  • Özellikle artan sinirlilik ve saldırganlık varsa, kan tiroid hormonu (T4) ölçülerek, Hipertiroidi bakılmalıdır.
  • Beslenme sorunları, aşırı çiğ balıkla beslenmeye bağlı Thiamin eksikliği de, bu durumlara benzer belirtiler gösterebilir.
  • Böbrek ve karaciğer yetmezliği, kan testleri ile bakılmalıdır.
  • Gerekirse, kurşun zehirlenmesi gibi toksikolojik sorunlar da dikkate alınmalı ve araştırılmalıdır.

Tedavi
Bilişsel bozukluk, davranış değişikliği için tek mantıklı açıklama ise, bir sonraki basamak da tedaviye başlamaktır. Yararlı olabilecek tek tedavi yöntemi, deprenyl (Anipryl ®) kullanmaktır. Bu ilaç, şu anda sadece köpeklerdeki bilişsel işlev bozukluğunda lisanslı olarak kullanılıyor. Ancak 1984 yılı Hayvan Tıbbi İlaç Kullanımı Açıklama Yasası (AMDUCA), veteriner hekimler tarafından prospektüs dışındaki hayvanlarda da kullanımına izin vermektedir.
Kedilerde BİB tedavisi için deprenyl’in etkinliğini değerlendiren çalışmalar daha yeni yapılmaktadır. Bu nedenle, ancak sonuçların köpeklerdekiyle benzer olduğu ortaya çıkarsa deprenyl ile tedavinin yaygın olarak denenmesi yolu açılacaktır. Normal olarak deprenyl, günde 1 kez düşük dozda ağızdan verilir ve kedinin tepkisi 2-4 hafta sonra değerlendirilir. Herhangi bir olumlu etki veya yan etki görülmezse, tedavi başarıya ulaşana veya fazla doza bağlı yan etkiler ortaya çıkana kadar, doz yavaş yavaş artırılır.

Tedaviye olumlu yanıt (önceki canlılık ve daha tipik davranışlara tam veya kısmi dönüş), klinik tanının gerekçesini oluşturur. Ancak unutulmamalıdır ki, deprenyl tedavisi semptomatik bir tedavidir ve bu amansız hastalığın sürecini önlemez. Yaşlı kedilerin bu yöntemle tedavisinde hedeflediğimiz şey, onlar ve kendimiz için biraz daha fazla ve kaliteli bir yaşam sağlamaktır.

Yasal Uyarı

Eğer petiniz herhangi bir sıkıntı belirtisini gösteriyorsa veya petinizin ciddi bir şekilde hasta olduğunu düşünüyorsanız, ACİLEN VETERİNERİNİZE BAŞVURUNUZ.

Dr. Nicholas Dodman

http://www.petplace.com

Görüntüleme sayısı: 2593

 

Böyle mi Oluyormuş Yalnızlık

Öğleden sonra ormandaki kuçular için ekmek almaya gittim, döndüm. Kapıyı açtım, içeri girdim. Evde çıt yok. Mutfağa gittim, üstümü çıkardım, yine aynı. Birden o kadar yalnızlık çöktü ki içime. Eskiden daha kapıya yaklaşırken, içeriden dördünün de sesleri gelir, kapıyı zar zor açardım. Ayaklarımla, kollarımla kapıyı kollar, kaçıvermemeleri için azami dikkat ederken, bir yandan da onlara laf yetiştirmeye çalışırdım. İçeri girince de telaşımız bitmezdi. Poşetlerin içlerine kafalarını sokar, kontrol eder, kendilerine uygun bir şey var mı, neler alınmış, hepsini denetlerlerdi. Boşalan poşetlerin içine girer, Mischa onları araba gibi sürer, Tarçın bile bir poşetin içine saklanırdı, koca göbüşüyle.

Şeker kedi Gazoz’un Geciken Melek Olma Öyküsü

Sevda benim çok eski arkadaşım. Minnoş‘u, kırık bacağı ameliyat olduktan sonra işe dönmek zorunda kalmam nedeniyle emanet ettiğim dostum. Döndüğümde Minnoş’u onun bluzunun altında, tenine yapışmış vaziyette uyurken bulmuştum. Anestezinin etkisi geçtikçe hissetmeye başladığı o korkunç ağrıdan, Sevda ve Uğur‘un saatlerce onu kucaklarında tutarak nöbetleşe ayakta gezdirmeleri sayesinde biraz kurtulmuş, onların oturmasına hiç izin vermemişti. Ama onlar bunu çok doğal bir şeymiş gibi yapmış ve bana anlatmışlardı. Dostlarımın bu fedakarlıklarını hiç unutmadım. Ben onlara bunun karşılığını hiç veremedim, istemediler de zaten.

Minnoşum Çok Hasta

minnos2Evimizin küçük kızı Minnoş (17), 2 haftadır sıkıntılıydı. Uzun zamandır da kendisi pek yemiyordu, araları zorla besleyerek dolduruyordum. 1 hafta önce tatilde ailece bir yerlere gidelim diye düşünmüştük. Ama pisilerimi bırakamazdım. HemMinnoş hasta, hem de Tarçın. Her ikisinin de böbrek değerleri yüksek. Minnoş’un ayrıca karaciğer değerleri de. Tarçın’a da bu aralar şekeri yüksek seyrettiği için, günde 2 kez Insulin yapmaya başladım bir süredir. O zaman onlarla birlikte gidelim dedik. Arabanın içinde Tarçın’ın kucakta, Minnoş’un da çok fazla hareketli olursa üstü tel kafeste gidebilmesi için tüm organizasyonları yaptık. Ancak her gün bir diğerinden daha kötü geçmeye başladı. Uzun zamandır ilk kez ailece bir yere gideceğimiz için önceleri pek hevesli iken, dünkü görünümünden sonra bunun onun yaşam süresini kısaltacağına emin olunca, ben gitmekten vazgeçtim, baba-oğul gidecekler. Ben de hemen Minnoş için bazı rahatlatıcı tedbirlere başladım.

Minnoş’tan Sonra Tarçın’ın Durumu

Tarçın, diğer kardeşlerine yaptığı gibi son gününde Minnoş’u da kucağına alarak, destek oldu. Geçen defa Mahzun’a son kez bakarken ve onu koklarken ve sonrasında yaşadığı üzüntüler nedeniyle Minnoş’la vedalaşmasını istememiştim. Ama Minnoş’u ona göstermeden aşağı indirmeme rağmen, yukarıdan sessizce aşağı inmiş ve kanepeye Minnoş’un yanına çıkmış.

Tarçın böyle bir kedi işte. Şimdi ise çok mutsuz ve bunu sağlığına da yansıtıyor. Şekeri çok yükseldi. Yemek istemiyor. Daha önce Mahzun’un yeri olan, sonra Minnoş’un devraldığı gardırobun içinde yatmayı tercih etmeye başladı. Onu anlıyorum ama kendi haline bırakamam. Birlikte yatıyoruz, öpüyorum, seviyorum. Dilerim bu durumu düzeltebiliriz.

Tarçın’ın Doğum Günü

Dün gece Tarçın’ın doğum gününü kutladık. KardeşleriMischa ve Mahzun da hayatta olsaydı. Ama gönlümüzde birlikte olduk. Bu özel bir yaş olduğu için,Tarçın’ın seven birkaç dostumuz, anneannemiz ve veterinerlerimizle birlikte olup, bugüne kadar gösterdikleri dostluk ve verdikleri emeklere teşekkür etmek istedik.

Tarçın Kalp Krizi Geçirdi :((

Tarçın, kardeşi Mahzun’u kaybettikten sonra çok büyük bir strese girdi. Bütün gün mutsuz, sessiz bir şekilde yatıyor. Eğer geceleri yanıma alıp da kapıyı kapatmazsam, bütün odaları dolaşıp, kapalı bütün kapak ve kapıları açtırıp, ağlıyor günlerdir. Stresini anlıyorum ama eğer başka bir sorun varsa atlamayayım diye, dün veterinerimize gittik.

Tarçın’ın Kardeşleri

Bugüne kadar hep Tarçın ve kardeşleri dedim. Sanırım hepsini bir arada tanıtan bir yazı gerekiyor. Yazının devamındaki resimlerin üzerne tıkladığınızda, kardeşlerini ve öykülerini bulacaksınız.

Minnoş ve Tarçın

Bugün Minnoşum çok halsizdi, başını kaldıramıyordu. Bütün gece başı yere değecek kadar aşağıda, su içmeye ve tuvalete gitti. Ayakta duramıyor, arka bacaklarını dizlerinin üzerine basarak kullanabiliyordu. Gece boyunca süt ve yumurta sarısı katılmış süt içti kana kana.