Site icon DiyabetikKedi

Bayram Tatilinde İstanbul’daydım

Bayram tatilini fırsat bilip, 3 günlüğüne İstanbul’a gittim. Hem dinlenmek, hem de üyelerimizin bir kısmı ile tanışabilmek için. İyi ki gitmişim. Hem kendi yakınlarımla birlikte oldum, hem de Diyabetikkedi Ailesi’nin asıl üyeleri olan pisilerle tanıştım. Aman o ne güzellik! O ne sevecenlik! O ne anne düşkünlüğü, o ne hanımefendi ve beyefendilikti öyle!

Fakat ille de Gül Hanımın kuçusunun tatlılığı. Pisileri sevmemize biraz bozuluyor ama bunu ifade etmek için kendince yollar bulmuş, taklalar atıyor koca bebiş. O neyse de, bit kadar boyuyla koca kuçuya meydan okuyan bir sarı bıdık var ki, tam yemelik diyecektim ama filmde de göreceksiniz, annesi onu yedi bitirdi zaten. Evdekiler ayrı, bir de dışarıdakiler var. Gül Hanım sayesinde hepsi de ev pisileri kadar besili ve sağlıklılar. Gördüğünüzde, bana hak vereceksiniz.

Oya Hanımın pisileri ise ağır abi ve abla. 13 yaşındaki Gümüş, tam bir kucak bebesi. Mırıl mırıl. Hanımefendi. Bu aralar bir operasyon geçirecekmiş. Duyunca içim cızzz etti. Bir an önce, hiçbir sorun yaşamadan kurtulmasını diliyorum. Şeker Kedi Mars ise, ağır abi ama çok sevecen. Ev, onların keyif almaları için gerekli tedbirlerle donatılmış. Ah Mars’ın şekeri bir düzene girse de, annesi artık rahat bir nefes alsa.

Her iki dostumuzla da sohbet etmekten büyük keyif aldım. Elbette pisilerden başladık ama meğer ne çok ortak noktamız, konuşacak konumuz varmış. Zaman su gibi akıp gidivermeseydi, biz daha çoook sohbet ederdik. Olsun, bu defa tanışmış olduk. Biz de bekleriz. Tekrar gidersek de, yine birlikte olur, eksik kalanları tamamlarız.

Siz şimdi filmleri izleyin, sonra görüşlerinizi bize iletirsiniz. Keyifli izlemeler!

Exit mobile version