Tahmin ettiğiniz gibi teşhis benimde diyabetli olduğumu ve hayatımın bundan sonraki bölümünde (en azından yeni bir tedavi şekli bulunana kadar) düzenli olarak insülin kullanmam, beslenmemi düzenlemem kan şekeri takibi yapmam gerektiğini ortaya koyuyordu.
Bu enjektörlerle ve sonrasında deneme amaçla başladığım Nordisk insülin kalemi ile hayat
çok daha kolay hale geldi. Bir başka şansım da o yıl 2 dakikada parmaktan kan şekerini ölçen cihazlarda ülkemizde satışının başlamış olmasıydı. Bu cihazlar şu anda kullanılanlara göre daha büyük ve başında bekleyip zamanı kaçırmadan birinci dakikada çubuğun üzerindeki kanı silmeyi gerektiren cihazlardı ama şekeri evde ölçmemi sağlamışlardı.
Lise, üniversite, tıp fakültesi, dahiliye ve endokrin ihtisası hep bu düzenle bazen hipolar (kan şekeri düşmeleri) bazende yükselmeler ile ama çok ciddi bir sorun yaşamadan buralara geldi. İki yıl önce yaz sonuna kadar günde dört kez insülinle hayatıma devam ediyordum. O sene sonbaharda şeker tedavimle ilgili önemli bir değişiklik oldu. Daha önce uygulayanlardan memnuniyetlerini duyduğum, ama hep bir cihaza sürekli bağlı kalmak ve bunlarda bir sorun olunca yap boz yapıp eski düzene dönmekten çekindiğim ve maliyeti nedeniyle endişe ettiğim insülin pompasını gözümü karartıp herşeye rağmen kullanmaya başladım. Ne yalan söyliyeyim sürekli bir pompa iğnesinin vücuduma bağlı olması fikride bana hiç cazip gelmemişti. Hayatımı kısıtlayacağını düşünmüştüm.
Pompayı ilk kez vücuduma bağlamam değişik bir tecrübeydi. Pompa, kemere veya bir askıyla göğüs ön yüzüne, atlet veya sütyen gibi değişik yerlere takılabiliyor. Pompanın iğnesini karın cildine batırdım. Yaklaşık 0.8 cmlik metal ince bir iğne. Aslında vücutta sürekli bağlı kalması rahatsız edecekmiş gibi görünse de belirgin bir rahatsızlık vermiyor. Şu anda kullandığım pompanın metal olmayan slikon iğneleri zaten rahat olan kullanımı tümüyle hissedilmez yapıyor. Seti vücuda yerleştirmek için kullanılan yaylı cihazda setin çok rahat vücuda uygulanabilmesi sağlanıyor. İnsülin, pompadan vücuda incecik asla düğüm olmayan plastik bir borucukla iletiliyor. Plastik borucukta cilt altına plastik bir küçük iğne ile pompanın içerisindeki insülin sürekli gönderiliyor.
Bu vücuda setin yerleştiği yerdeki plasterler oldukça dayanıklı ve pompanın ağırlığı bile bu flasteri çıkartamıyor. Bu, pompa setlerinin ve insülinin konulduğu rezervuarın 2-3 günde bir değiştirilmeleri gerekiyor. Bir seferde pompaya marka ve modeline göre 180 – 300 ünite insülin konulabiliyor. Pompa üzerinizdeyken banyo yapılabiliyor, denize girilebiliyorsunuz. Pompa sürekli insülin verdiği için yemek zamanları dörtlü tedaviye göre çok daha esnek hale geliyor. Yemek zamanı gecikti mi? Hiçbir sorun yok. Çünkü vücudun bazal ihtiyacını karşılayacak kadar yani, kan şekerinin yükselmesini önleyecek kadar gerekli olan insülini zaten pompa sürekli veriyor. Yemekten önce yapmam gereken sadece yiyeceğim yemeğe göre bolusu vermem. Minimed pompa ile kullanılan uzaktan kumanda cihazı ile, pompayı elinize almadan bolusu uygulamak mümkün. Bunun dışında pompa ile ilgili bir sorun olduğunda titreşim veya sesli alarmı kullanıcıyı uyarıyor. Kan şekeri kontrolüm pompa sonrası çok daha iyi oldu, kan şekeri dalgalanmalarım azaldı. Sabah kan şekeri yükselmeleri artık yok. Ancak tabii ki kan şekeri ölçüm sıklığımı da arttırdım. Hipolar azalmakla beraber yinede hesap hatalarından dolayı bazen olabiliyor.
Herşey gönlünüzce olsun.
Dr.Oğuzhan Deyneli
Kaynak: Arkadaşım Diyabet.org http://www.arkadasimdiyabet.org/diyabet/news.asp?id=29 Anahtar Terimler: kedilerde diyabet, kedi ve diyabet, diyabet ve kedi, kedilerde şeker hastalığı, kedi ve şeker hastalığı, şeker hastalığı ve kedi, kedilerde kan şekeri, kedi ve kan şekeri, kedilerde yüksek kan şekeri, kedi ve yüksek kan şekeri“Diyabetik Kedi” site yöneticisi

