Merhaba Sevgili Diyabetikkedi Dostları;
Daha öncede söz verdiğim gibi yalıtımlı kedi evini de yaptım ve yeniden sizlerle paylaşmak istedim. Aslında bu zamana kadar beklemezdim bile ama markette maalesef büyük koliler boşalmıyorlardı bir türlü. Sonunda oradaki elemanlar her gün gelip gidip sormamdan bıkmış olacaklar ki kocaman bir koliyi yanımda başka bir kasaya aktarıp oracıkta beni kolilendirdiler.
Koliyi eve getirdikten sonra iki saatten fazla bir süre uğraşmak zorunda kaldım. Sağlam olsun diye çok titiz çalıştım. İlay koli bandının cırt sesleri yüzünden o gece sanırım çalıştığı hiçbirşeyi anlamadı. Olsun dersini anlamasın, önemli olanın sokaktaki yavruların çok daha öncelikli olduğunu anlaması değil mi sizce de? Dersini tekrarla kurtarabilir ama yazık ki; o zavallıların tekrar şansı olamayabilir
Son anlarda inanın koli cırtı benim için de bir kabusa dönüşmeye başlamıştı. Ama kolimiz öyle sağlam oldu ki; herşeye değer inanın. Bütün dört duvar köpüklerle döşendi. Bir aydır evimin dağınık kalmasında da payı olan (tembelliğimin suçunu da köpüklere atarak rahatlama psikolojisi:
Kolinin üst tavanını, ikinci kez poşeti geçirmeden köpükle kaplayıp, çatıyı sağlamlaştırdıktan sonra aşağıya indirdim. Eski minik kolimizi ne olur ne olmaz diye atmayıp, depoya koydum. Kocaman evlerini hiç yadırgamayan miniklere, bir de sıcak su torbası servisine başladım ki; Artık değmeyin keyflerine. Akşam mamalarını yedikten sonra, Tıpış‘ımın sıcak su torbasına sarılmış, yün kazağımla uykuya geçen üç kardeşin, sabahları “çocuklar” çağrımla uykulu gözlerle yeni evlerinden fırlayıp miyavlayarak mamalarına atılmalarını görmenizi isterdim
Size bir söz daha. Çocuklarımın en kısa zamanda, mama saatinde kedi evlerinden fırlayıp çıkışlarını ve mama kaplarına son sürat gelişlerini, incecik sesleriyle miyavlayışlarını görüntüleyip, göndermeye çalışacağım.
Şimdilik sevgiyle ve hayvansever kalmanız dileğiyle hoşçakalın.
