Site icon DiyabetikKedi

Nevşehir’li Felçli Anneyi Hatırlarsınız, O Artık Bizim Kızımız…

Bu yavrucuk, Nevşehir’de bir sokak köpeğiydi. Araba çarpmış. Veterinere götürmüşler “Yapacak hiçbir şey olmadığını, uyutulması gerektiğini” söylemiş. Çünkü arka ayaklar tamamen felç olmuş, sürünmekten yaralar oluşmuş. Götürenler, anneyi emen 1 haftalık yavruları olduğu için uyutturmamışlar. Ama yavrular büyüyünce uyutulacakmış. Hayvan artık çok acı çekiyormuş ve yavrularını da yanına yaklaştırmıyormuş. İlgilenen hayvansever, köpeğe bakan kişilere “sakın uyutmayın bir şeyler yapmaya çalışacaklar” diye tembih etmiş. Yardım edebilecekler için ilan açıldı.

Şanslı bir candı. Yaklaşık 1 saat içinde hayvanseverler organize oldu, Nevşehir’e bir veterinerle birlikte Pet Taksi gönderildi ve gece 4 yavrusu ile anne Pati Köy Veteriner Kliniği’ne ulaştırıldı. Pati Köy’den yayımlanan ilk video ile yapılan ilk açıklama şöyleydi:

Sibel Çakır: “O BİR ANNE!!! NEVŞEHİR’Lİ ANNE… KAZA GEÇİRİP FELÇ OLDU DİYE 4 YAVRUSU VARKEN UYUTULMAK İSTENEN ANNE… YARDIM ÇIĞLIKLARINA KAYITSIZ KALAMAYIP ONLARI ACİL AMBULANS VE PATİ KÖY SAĞLIK EKİBİ İLE PATİ KÖY VETERİNER KLİNİĞİNE GETİRDİK… BUNLAR İLK GÖRÜNTÜLERİMİZ. ANNE SÜRÜNEREK İLERLEMEYE ÇALIŞIYOR, ÇÜNKÜ 2 BACAK VE KALÇA, AYRICA 2 KABURGASI KIRIK… AMA YÜRÜYECEK BİZ İNANIYORUZ… YAVRULARA HEMEN YUVA ARAMAYA BAŞLADIK BİLE… BİZE ULAŞIN…”

Kısa bir süre sonra ikinci açıklama yayımlandı:

Sibel Çakır: “ZAMAN ALEYHİNE İŞLİYORDU ANNE KÖPEĞİMİZİN. BU GÜN ALINAN SON KARARLA ŞU AN OPERASYONA ALINDI. DUALAR ANNE KÖPEK İÇİN… (BEBEKLER BEBEK MAMASI VE AYRICA BİR BAŞKA SÜTANNE YARDIMI İLE BESLENMEKDE. SAGLIK DURUMLARI İYİ)

Lale Kerey: “ARKADASLAR NEVŞEHİRDEKİ ANNEMİZ HEMEN AMELİYATA ALINDI ÇÜNKÜ ÖDEM RİSKİ VARMIŞ. 2 BACAKTA AMELİYAT, LİFTE YIRTIK, KALÇADA 3 BÖLGEDE KIRIK, KABURGADA 2 KIRIK, UYUZ VE MANTAR TEDAVİSİ GÖRÜCEK. LÜTFEN GÖNÜLLÜLERE İHTİYAÇ VAR!!!

Bu arada, Balkız’ın Nevşehir’deki öyküsünü de öğrendim. Orada iken ona petrol istasyonunda bakan bey şöyle yazıyordu:

“Köpeğin biz de iken ismi Balkız idi. Balkız’ı 2010 yılı Ağustos ayında 10 günlük iken petrol istasyonumuzun yanındaki dere de aç ve susuz olarak bulduk ve onu petrol istasyonumuza aldık ve biberon ile büyüttük. Aynı zaman da petrolümüzde bulunan Sibirya Kurdu’nun yanında kardeş gibi büyümeye devam etti.

2011 yılı Temmuz ayının sonlarına doğru doğum yaptı. 7 tane yavrusu oldu. 

Yavruları 1 haftalıkken, ana caddeden geçmekte olan bir taksi çarparak arka ayaklarında kırılmalara neden oldu. Nevşehir’de bütün mücadelelerimize rağmen veterinerler çözüm bulamadı ve iğne ile uyutulmasına karar verdiler. Daha sonra komşumuz vasıtasıyla duyurularak, Ankara’dan gelen ekipler tarafından yavruları ile beraber götürüldü”. 

Aradan epey bir süre geçti ama anne ve bebeklerle ilgili herhangi bir haber yayımlanmıyordu. Durumu unutmayan birkaç kişi birbirimize sorup duruyorduk. Sonunda 23 Eylül 2011’de Pati Köy Kliniğini ziyaret ettim.

Ziyaret sonrası çektiğim fotoğraf ve videoları yayımladım ve altına şu yorumu yaptım:

“Bugün Nevşehir’li anneyi ziyaret ettim. Video ve resimlerini çektim. Yorum yapmama gerek yok. İzleyip, kendi yorumunuzu yapabilirsiniz. Sibel Hn ve klinik ekibine teşekkürler.”

Gerçekten de gördüklerime inanamamıştım. Anne yürümek bir yana, koşuyordu bile ve geçirdiği sakatlıktan eser yoktu. Video ve resimlerden sonra kısa bir süre daha soran ve yorum yapan oldu, sonra başka vakalar/olaylar arasında anne ve yavrular unutuldu gitti. Nasıl olsa bakıldığı bir yer vardı ve kendisi de, yavruları da güzel oldukları için, mutlaka alacak birileri çıkardı.

Bu arada bizim de evimizde bir küçük can misafirimiz olmuştu: Dıbış.

Gençlik hastalığı ile çok mücadele etmiş ama başaramamıştık. Mücadelenin ve kaybedişin yaralarını yeni yeni sarmaya çalışırken, 30 Ocak 2012’de oğlumla birlikte Pati Köy’e Nevşehir’li anneyi ziyarete gittik.

 

Balkız Gelişmiş, kilo almış, yavruları sahiplendirilmişti. Ama 8 aydır klinikteydi. Çıkmak, koşmak, enerjisini boşaltmak ihtiyacındaydı. Çok hareketliydi. Geçici olarak misafir etmek istedik.

Ama oğlumun onu hemen koynuna alacağını bildiğimden, önce veterinerimize gidip, kontrollerini yaptırdık. Çok şaşırtıcıydı. Arabaya biner binmez hemen oğluma sokulmuştu. Muayene sırasında da öyle.

Aralarında öyle bir bağ kurulmuştu ki, sanki 2 yıllık kısacık ömrünü hep onun yanında geçirmiş gibiydi… Birbirlerinin gözünün içine bakıyorlardı. Ben zaten her zaman evimizde bir başka canın olmasını isterdim. Babamız da bu sevgiye duyarsız kalamadı ve Balkız’ın adı oğlum tarafından Melek olarak değiştirilerek, bizim kızımız oldu. Facebook’ta Balkız’ı seven ve merak edenlere bu yeni durumu duyurduğumda, tahmin bile edemeyeceğim bir yorum yağmuruna tutuldum. Meğer ne çok seveni varmış bizim Melek kızımızın.

Meleğimiz, sanki ömrünü hep bizimle ve bu evde geçirmiş gibi uyum içinde, sakin, hepimizin sevgilisi. Ziyaretçilerimiz eksik olmuyor. Biz de çok memnunuz bu durumdan. Misafiri severiz. Bizim uğurumuz olacağına inanıyoruz.

Kendine alt katta bir halı seçti, onun üzerinde dinlenmeyi, geceleri uyumak için de oğlumun yatağını tercih ediyor. İkisinin de birer yastığı var.

 

Kuru mamayı sevmiyor. Ev yemeklerine bayılıyor. Onun için özel tasarım krakerler pişiriyorum. Balıklı, yosunlu, tavuklu, hindili, etli, peynirli, Omega’lı… Ayrıca da ödül kıkırdakları var. Hiç havlamıyor.

Sanki evde bir köpek yokmuş gibi… Ev ahalisi onun gönlünü hoş etmek için pervane olurken, o da tuvaleti gelince kapıya pati vuruyor, fark etmezsek terliği getirip önümüze koyuyor. Hele oğlumla muhabbetlerini seyre doyum olmuyor. Hiç tahmin etmediğim, eşimin ona düşkünlüğü. Biraz sessiz görse, “canı mı sıkkın, hasta mı” diye endişeleniyor.

Bahçemizdeki karlar, yıllardır bu kadar ezilmemişti. Karlara balıklama atlayıp, burnunu içine gizliyor, ceylan gibi hoplayıp zıplıyor.

Bazen eşimle birlikte yürüyüşe çıkardığımızda, ikimizin arasında yürüyüp, bir ona bir bana bakıyor. Etrafta havlayan köpekler olursa, hiç muhatap olmayıp, yürümesine devam ediyor. Sanki 8 ay bizi beklemiş. Ne diyeyim, bu kadarını ben bile beklemiyordum.

Önceki gün banyo yaptırdık, fotoğrafladık. O kadar usluydu ki. Yine hiç sesini duymadık.

Banyo sonrası taramada bir kucak tüy çıktıktan sonra, geriye kalanlar ipek gibi yumuşacık artık. Kendisi de bundan çok hoşnut, biz de.

 

         

Darısı diğer mağdur ve muhtaç canların başına… Kedilerimizle geçirdiğimiz 20 yıllık mutluluktan sonra, hayal bile edemediğim bir başka mutluluk yaşıyoruz, siz dostlarımla da paylaşmak istedim.

 

Bize Meleği getiren kadere, emeği geçen, onu sağlığına kavuşturan, mutluluğumuzu paylaşan herkese teşekkür etmek istiyorum.

 

Sevgiyle kalın…

 

 

İzninizle, Facebook’taki albümü yayımladıktan hemen sonra fotoğrafların altına yapılan yorumlar ve güzel dilekler kaybolmasın diye hepsini burada toplamak istiyorum:

 

 

Görüntüleme sayısı: 4553

 

MELEK-BALKIZ
Yazan  kedimelek, 19-02-2012 02:08 
Meleğin ilk hallerini okurken çok ağlamıştım, günlerce uyku uyuyamadım. Ama yeni ailesini, yuvasını, fotograflarını ve sağlığına kavuştuğunu görünce çok mutlu oldum ve yine ağladım. Melek adı çok yakışmış. Ben de kedilerimden birini kolu kesik olarak almıştım ve hikayesini öğrenemedim tabi. Başına neler geldi bilmek isterdim. Biz de adını Melek koyduk. Çok seviyorum onu. Melek-Balkız”ın da çok sevildiği belli. Yeni ailesine ve yuvasına mutluluk, uğur ve bereket getirir inşallah. Fotograflardaki bu mutlu tablo ömür boyu sürsün inşallah. Emeği geçen herkesden Allah razı olsun.

 2 

Yazan Halime ATAMER, 19-02-2012 08:34 
Sevgili Akinoglu ailesi,

Iyi oldugunuz kesin. Tugrul kopek aldiginizi soylemisti, ben de facebook fotografinda gormustum . Cok hosuma gitmisti,bir kopecik daha aile kazandi diye sevinmistim. Ama Melek’in hikayesini okuyunca olay daha baska bir anlam da kazandi. Cok etkileyici bir hikaye olmus sizinki. Balkiz iken cok cekmis ama simdi Melek olarak sansi donmus sizinle. Gercekten cok mutlu oldum, bogazim dugumlendi.

Ankara’ya gelince mutlaka biz de gorelim Melek’i, sevelim ,oynayalim. Buralara gelirseniz sizleri ve Melek’i mutlulukla evde misafir edebiliriz. Hadi siz biz Ankara’ya gelmeden once , havalar biraz isininca Nisan’da veya Mayis’ta hep beraber gelin, misafirimiz olun.

Darisi basimiza. Kosullar uygun olunca ben de hem kopek hem de kedimizin olmasini istiyorum.

Gorusmek uzere selam ve sevgiler.

Halime Atamer

 3 

Yazan H. F. G. A., 19-02-2012 08:36 
Teşekkürler. Evet biz şehir içi gezmelere bereber gidiyoruz kızımızla. Geçenlerde seminerim vardı birlikte gittik. 1 saat dinledi, herkes bayıldı ona. Hedefimiz tekneyle gezdirmek. Bakalım suya nasıl tepki verecek. Size de geliriz, kızımızla tanıştırırız. Darısı başınıza…

 4 

Yazan bilgeipek, 19-02-2012 09:50 
Bayıldım, bayıldım! Melek belli ki çok güzel ve asil bir kız. İnşallah bebecikleri de kendisi gibi şanslıdır ve iyi ailelerdedir. Melek’in, geçen yılki kayıplarınızdan sonra size şimdiden mutluluk getirdiği çok açık, şans getireceğinden de hiç kuşkum yok. Umarım upuzun ve sağlıklı bir ömrü olur sizlerle beraber… 

 5 

Yazan aycil, 19-02-2012 23:11 
Ne kadar sevindigimizi anlatamam. Umarım Melek çektiği bütün acı olaylara inat, çok mutlu olur artık. Ilk fırsatta kızınızla tanışmaya gelecegiz – Bonnie ile birlikte. Akınoğlu ailesine sevgiler…
Aycıl

 6 

Yazan tipis, 20-02-2012 13:18 
Neredeyse ezbere bildiğim bir öykü olmasına rağmen neden gözyaşlarımı tutamadığımı açıklayamadığım gibi,Size ,Bülent Beye ve bu konuda en çok kararlı olup Melek’ in ailenize kazandırılmasını sağlayan canım oğlum Hakan’ ıma minnetimin ve teşekkürümün derecesini açıklayabilmem de mümkünsüz.Hepinizi sevgiyle kucaklıyor öpüyor öpüyorum.Her zaman kalbimizde ve dualarımızdasınız.

 7 

Yazan Ayşe ARZIK, 20-02-2012 19:37 
Ne kadar sevindim  nasıl güzel bir kız o ! herşeyiyle… resimler insanın mutluluktan gözlerini yaşartıyor.Bunca zamandır demek sizin ailenizin kızı olmayı bekliyormuş  Güle güle mutlu bir ömür geçirin ailece…Çok sevgiler.Meleğin de ipek gibi başından öpün lütfen benim tarafımdan 

 8 

Yazan H. F. G. A., 20-02-2012 19:38 
Biz de çok şaşkınız. Bu kadar güzel bir kız bugüne kadar sahiplenilmesin? İnanılır gibi değil. Demek 8 ay kafeste bizi beklemiş ) Biz de kedilerimizi 1 yıl önce kaybettikten sonra ben felçli, sakat vb herhangi bir hayvanı kurtarmak ve evlat edinmek için çok uğraştım ama eşim ve oğlumu ikna edememiştim bir türlü. Bizim evde hayvanlara nasıl bakıldığını bilenler de hep ısrar ettiler ama bizimkileri ikna edemedik. İçimden. “bir gün olacak, üstlerine gitmeyeyim” diyordum. Sonunda oğlum kendiliğinden istedi ve eşim de Melek geldikten sonra gözlerini ondan ayıramaz oldu. Demek ki sürecin dolması gerekiyormuş ) Çok şükür, adı gibi melek bir kızımız var.

Sevgi dolu yazınıza çok teşekkür ederim.

 

 

 

Exit mobile version