Site icon DiyabetikKedi

Raşitizm

Raşitizm hastalığının oluşmasının nedeni özellikle büyüme döneminde kalsiyum, fosfor ve D vitamini eksikliğine bağlı olarak kemik yapının yetersiz gelişimidir. Kediler özellikle süt emme döneminde D vitaminini depolayabilme ve daha ileri dönemlerde kullanabilme yeteneğine sahip olduklarından raşitzm nadir görülen  hafif ve yavaş gelişen bir hastalıktır.

RAŞİTİZM İLE İLGİLİ DENEYİMLERİM :


Raşitizm hastalığının oluşmasının nedeni özellikle büyüme döneminde kalsiyum, fosfor ve D vitamini eksikliğine bağlı olarak kemik yapının yetersiz gelişimidir. Kediler özellikle süt emme döneminde D vitaminini depolayabilme ve daha ileri dönemlerde kullanabilme yeteneğine sahip olduklarından raşitzm nadir görülen   hafif ve yavaş gelişen bir hastalıktır.

Kedilerde nadir görünse de, bebeklerimiz elimize doğmuş olsalar da, anne kedi gözümüzün önünde emzirmiş olsa da, anne kediyi gerek hamilelik döneminde gerekse lohusalığı döneminde özel olarak beslemiş olsak da raşitizmle karşı karşıya kaldık. Sizlerle bu ilginç deneyimimi paylaşmak istiyorum.

 

 

 

Benim petshoptan aldığım iki dişi ve bir erkek üç kedim vardı. Onları farklı zamanlarda, yaklaşık 50 günlük civarıyken aldım. Annelerinden erken ayrılmış oldukları için, bebeklik dönemlerinde hepsini D vitamini ile desteklemiştim. Mutlaka sizler de bilirsiniz, ben Calcidine Granule kullanmıştım. D2 kompleksidir.

 

Yaklaşık 2 yıl kadar önce ilk aldığımız kızımız Mişka‘nın beş bebeği oldu. Doğum yaptığında, hemen hemen 2,5 yaşındaydı. Doğum yaptığı güne kadar çok iştahlıydı. Biz onu hem hamilelik döneminde hem de bebeklerini emzirdiği dönemde, yüksek proteinle besledik ama bunun yanında her öğününde çok bol kalsiyum almasını sağlamıştık.   Bebeklerini 1 aylıktan itibaren katı gıdaya geçirdik ama Mişka emzirmek istediği için, bize pek izin vermiyordu. Az sayıda öğünler ve minicik porisyonlarla, Mişka‘nın izin verdiği ölçüde katı gıdalarla destekledik. Aynı annelerinde olduğu gibi, yüksek proteinle beslendiler. Onların da mamalarına yoğurt ve tuzsuz peynirleri mutlaka ilave ediyorduk. Mişka dolu dolu 3 ay emzirdi. 3 aydan sonra öğünlerini azaltarak, 1 ay kadar daha emzirmeye devam etti. Haziran‘da doğdular. Yaz bebekleri hepsi ama bizim balkonumuz müsait olmadığı için, onları direkt güneşe çıkartamadım hiç. Hepsi çok sağlıklı büyüdüler. Süt dişlerinden ikisini düşüremeyen bir bebeğimiz dışında, kemik gelişimlerinde hiçbir sorun yaşamadık. Anne kedimiz de bu süreci çok sağlıklı bir şekilde tamamladı. İştahını hiç kaybetmediği için, bebeklerini çok iyi beslerken, kendi sağlığını da riske etmedi.

 

Mişka‘nın oğullarından biri erken ergenliğe girince, geçen sene önce annesini, üç hafta sonra da diğer kızımız Tia‘yı hamile bıraktı. Mişka‘nın Nisan başında iki bebeği, Tia‘nın da üç hafta sonra dört bebeği oldu.

 

Tia hamile kaldığında, henüz 13 aylıktı, doğum yaptığında da 15 aylıktı. İki hamilelik de bizim kontrolumuz ve isteğimiz dışında oldu ama beni en çok üzen, Tia‘nın hamile kalmasıydı. Dişi kedilerin 18 aylık öncesinde doğum yapmaları hiç önerilmez. Tia‘nın yaşı küçük olduğu gibi, son derece minyon yapısı ile de, beni çok korkutmuştu ve hep kafamda doğum yapabilecek mi sorusu vardı tüm hamileliği boyunca. Gerçekten de çok zor doğum yaptı ve bir bebeğini de ölü doğurdu. Tia, doğumdan sonra herhangi bir sağlık sorunu yaşamamasına ve çok keyifli olmasına rağmen, bebeklerini emzirmede isteksizdi. Onun henüz kendisinin çocuk olduğunu ve annelik sorumluluğunu üstlenemediğini düşünmüştük. Bir süre sonra, bebeklerinin yanında daha uzun süre kalmaya başlayınca, ondan hiç şüphelenmedik. Toplam 6 bebek vardı ve senin benim bebeğim ayırımı yapmadan, iki anne de emziriyordu. İlk hamilelik ve emzirme dönemlerindeki beslenme tarzımıza, aynı şekilde Tia‘da ve Mişka‘da devam ettik. Yine bebekleri 1 aylıktan itibaren katı gıdalarla destekledik. Mişka bu defa da karşı çıkarken, Tia tepkisizdi hatta umurunda bile değildi desem çok yanlış olmaz. Yalnız burada yanlış anlaşılmak istemem. Ben elbette ki bebeklerin anne sütü almalarından yanayım ama her yerde yazılan, bebeklerin 1 aylıktan itibaren katı gıdalarla desteklenmeleridir. Ben buna uymaya çalıştım sadece ama asla doyurucu miktarlarda ve sık sayıda öğüne kaçmadım.

 

Tia‘nın burada anlatmak istediğim yapısal bir bozukluğu da var. İki memesi birleşmiş, tek meme görünümünde. Yani toplam 7 memeli benim Amazon kızım. Anne kedilerde en üstteki iki memede süt yoktur. 5 meme ile emzirdi ama yapısal bozukluğu olan meme dumur muydu, süt var mıydı bilmiyoruz. Çok önemli bir konu da, henüz kendisi küçüktü ve belki ona verdiğim gıdaları daha çok kendi gelişiminde kullandı. Mişka çok sağlıklı bir bebekken, Tia henüz 2 aylık bile değilken ağır bir hastalık ve ağır bir tadavi de geçirmişti.

 

Bebekler henüz sağa sola atlamaya başlamadan önce, hiçbir sorun hissetmedik. Ortalıkta koşturup duruyorlardı, ilk bebeklerimizden hiçbir farkları yoktu ama 2,5 aylık olduklarında sorunlar başladı ve her geçen gün daha ağır bir tabloyla karşı karşıya kaldık. Yazımın başında raşitizmin yavaş gelişen bir hastalık olduğunu yazmıştım, gerçekten de öyle oldu. İlk farketmemiz sürekli ayak burkulmalarıydı. Koltuktan düşseler, ayakları burkuluyor ve acı içinde bağırıyorlardı. Büyüklere ayak uyduramıyorlar, sakatlanıyorlar diye son derece pembe bir gözlükle baktık ama bu durum sık sık olunca, fazla anne sütü emdikleri için kemikler çok sertleşti ve kırılganlaştı diye düşündük bu defa, oysa veterinerimiz bizimle aynı fikirde değildi. Net bir şekilde, fazla anne sütü almanın böyle bir etki yapmayacağını, aksine, yetersiz  süt emdiklerini söyleyince başımıza gelenleri anladık.

 

Elbette ki, yaşadıklarımız salt basit ayak burkulmaları değildi. Kemiklerindeki zayıflığı bildiğimiz için, kucağımızdan yere bırakırken dört ayakları yere değdiği halde, bizim bırakmamızla birden dört ayakları üzerine binen  vücut ağırlıklarını taşıyamıyor ve dengeleri bozulup bacaklarını burkuyorlardı. Bu şekilde ayağı burkulan bebeklerimizden biri, 3 hafta boyunca hiç yürüyememişti. Durumu en ağır olan Hasan, 1 ay boyunca felçli gibi yattı. Kucağıma aldığımda bacakları sanki kemiksiz bir et parçası gibi sallanıyordu. Yere binbir dikkatle bıraktığımda, kum torbası gibi yığılıyordu. Bu yüzden yere inmek istediğinde, onu sırtüstü yatırarak bırakmayı alışkanlık haline getirmiştim ki, kemikleri kırılmasın diye. Yürüyemediği için, tuvalete ben götürüyordum. Yatarak tuvaletini yapıyor ve her defasında acı içinde bağırıyordu. Raşitik kedilerde kabızlık sorunları da olurmuş ama biz bunu hiç yaşamadık. Hasan‘ın yürüyebileceği, benim için hayal gibiydi. Bizim en büyük korkularımızdan biri de, kemik kırlmalarıydı. Her ne kadar kemik sorunları olsa da, 6 bebeği zaptetmek çok zor. Hareketsiz yatan Hasan‘ı çıkartırsak 5 bebek geriye kalıyor, yine de çok zor. Kaş göz arasında bir yere tırmanıveriyorlar ve ben her defasında yerimden fırlayıp tırmandıkları yerden alıyordum ki, yere atlamaya kalkmasınlar diye. Evden dışarı adımımı atamıyordum, bütün dış işleri eşime devretmiştim. Kemik kırılması yaşamadan, bu zor dönemi atlatmayı başardık yine de.

 

Veterinerimiz 6 aylık oluncaya kadar, hergün düzenli D vitamini takviyesi yaptırdı tüm bebeklere. Onun belirlediği ölçüde DeVit verdik. D vitamini yağda eriyen bir vitamin ve vücut bunu depoluyor. Kemik gelişimiyle birlikte kullanıyor ancak fazlası çok riskli. O yüzden mutlaka veteriner kontrolünde verilmesi gerekiyor. Etkisini görebilmek için de, en az 1 ay gerekiyor. Raşitizm tedavisi, aslında çok kolay ama zamanında müdahele etmek ve kemik kırılmalarına karşı çok dikkatli olmak gerekiyor. Hasan, D vitamini takviyesinden tam bir ay sonra, ayağa kalkıp koşmaya başladı. Hatta durumu abartıp, kapıcımız servise geldiğinde kapıdan kaçmaya kalktı. Gözlerime inanamadım ama mutluluktan ağlıyordum. Yürüyemeyeceğini düşündüğüm minik oğlum, koşmaya başlamıştı. Et gibi sallanan bacakları, mucize bir şekilde toparlandı ve güçlendi. Diğer bebeklerimiz de, çok hızlı bir şekilde toparlanıp, burkulmalara veda ettiler.

 

2 ay kadar önce Hasan‘ın yürürken ön patisinde bir zorlanma hissedince, hemen veterinerimize götürdük. Filmleri çekildi. Kemiklerinde çok aşırı olmasa da yer yer incelikler vardı. Bu da yürümede zorlanmaya neden oluyormuş. Hemen iğne yapıldı. 1 ay sonra tekrar bir iğne daha yapıldı. Hasan bir ateş topu haline dönüştü ve yürüyüşü düzeldi. Kemikteki gelişmeyi daha net görebilmek için, biraz bekliyoruz. Tekrar filmleri çekilip, bakılacak durumuna.

 

Yakın bir zamanda Hasan‘ın erkek kardeşi Haydar‘ın da arka ayağında, basışında bir sorun farkettim. Onun da filmi çekildi. Ağır bir sorun değil ama ona da iğne yapıldı. Bir süre sonra tekrar film çekilip bakılacak. Her ne kadar D vitamini takviyesi yapılmış olsa da, düzelme birden olmuyor. Bu tür kedileri dikkatli izlemek gerekiyor. Kemik gelişimi tamamlanıncaya kadar, eksikliği halinde takviye yapmak gerekiyor.

 

Raşitizm tedavisinde en büyük etken bol güneş ışığı ama camın arkasından aldıkları değil, direkt aldıkları güneş ışığı. Bu yüzden, kışın doğan yavrularda bu sorun çok sık görülürmüş. Bizimkiler kış doğumlu olmasalar da, apartman dairelerinde olanaklar belli. Balkonlarımızda her türlü güvenlik önlemlerini alıp, güneş ışınlarından yararlandırmalıyız onları.

 

Bunlar bizim yaşadıklarımız. Şimdi size D vitamininin vücuttaki etkilerini ve doz aşımının zararlarını da anlatmak istiyorum.

D vitamini, hem vücuttaki kalsiyum ve fosfor metabolizması, hem de kemiklerin gelişiminde önemli rol oynayan bir hormon ön maddesidir. Vücuttaki D vitaminin temel kaynağı, güneş ışınlarının etkisiyle bağlı deride yapılan D vitamini sentezidir ve bu nedenle, vücuttaki D vitamini düzeyleri, mevsimlere bağlı büyük değişkenlik göstermektedir. D vitamininin temel görevi, yavru kedilerde büyüyen kemik dokusu (erişkinlerde ise yeniden kemik yapımı için) için gerekli kalsiyum ve fosfor düzeyini sağlamaktır. 

Kalsiyum, fosfor ve D vitamini, birbirlerinin etkisini destekleyen, işlevini artıran bir mekanizma ile çalışır. Bu nedenle herhangi birinin eksikliği, kemik metabolizmasında aksamaya neden olabilir. D vitamininin görevi, kalsiyumun bağırsaklardan emilimini, kalsiyum ve fosforun vücutta tutulmasını ve kemik dokuya geçişini sağlamaktır. Gıdalarla veya ilaç şeklinde alınan fosfor ve kalsiyum, eğer vücutta D vitamini yetersizse, hiçbir işe yaramaz. Bu maddelerin kemik ve diş dokusuna oturması, ancak D vitamini varlığında mümkündür. Kalsiyumun kemiklerde aktif hale gelmesi, D vitamini etkisiyle paratiroid hormon tarafından sağlanır. D vitamininin eksikliği halinde, paratiroid hormon kalsiyumun kemiklerde yerleşmesini sağlayamaz ve vücut sıvılarında kalsiyum düzeyi artar. Bu durumda özellikle büyüme döneminde demineralizasyona neden olur. Fosfor, kemiklerin kalsifikasyonunda kalsiyum ile birlikte çalışır ve kalsiyum/fosfor oranının 2/1 olması normal düzen için gereklidir. Bu dengenin herhangi bir mineral lehine bozulması, kemik gelişimini olumsuz etkileyebilir.

 

 D vitamini etkileri :

D Vitamini eksikligi:

İlk olarak etkilenen kemiklerdir.

D Vitamini fazlalığı:

Kanda kalsiyum düzeyi artar ve buna bağlı olarak iştahsızlık, bulantı, kusma, idrarın çoğalması, susama hissinin artması, ishal ve arada kabızlık nöbetleri olusur.
Vücudun bazı yerlerinde kalsiyum oturması sebebiyle, taş ve kire
çlenmeler meydana gelebilir.

Damar sertliği oluşumu hızlanır ve artar.

Vitamin D preparatlarının gereksiz yere kullanılması durumunda, yumuşak dokuların kireçlenmesi, özellikle damar ile böbreklerde harabiyet meydana gelmesine neden olur!


D Vitamini do
ğal kaynakları:

Yumurta sarısı, süt, tereyağ, hayvan karaciğeri (özellikle morina, kalkan, pisi, köpek balığı karacigeri)… Bitkilerde D vitamini pek bulunmaz. Hayvansal ürünlerin D vitamini açısından ne derece zengin olduğu, hayvanın ne denli güneş ışığına maruz kaldığına bağlıdır.. D vitamininin asıl kaynağı güneştir. Yeterli güneş ışığı alanlarda başka bir hastalık yoksa, D vitamini eksikliği oluşmaz. D vitamini, ısıya dayanıklıdır. Kaynatmakla aktivitesini yitirmez.

Yiyecek (100 gr.da)           Unite

Balık yağı                          8.00= 0

Konserve balık                   400

         Yumurta                           60

Karaciğer                          10

          Et                                   1 den az

          Sebze                              0′ a yakın

Internet taramaları için anahtar terimler: rachitic cats, the effect of vitamin D, Vitamin D deficiency in cats, fat soluble vitamins, effect of nutritional factors of bones and teeth, Feeding kittens, biological activity of vitamin D, Treatment of rachitic cats, cats affected by rachitism, Vitamin D activity, what is vitamin D, what are the sources of vitamin D, what is the recommended intake for vitamin D, when can vitamin D deficiency occur, what are the health risks of too much vitamin D, who may need extra vitamin D to prevent a deficiency 

Kaynaklar:
http://www.juen.com.tr/icerikhastalikDetay.aspx?PTT=2&id=110
http://veteriner.net/Kopek/Kopek-Irklari/-Rachitism-RaJuitizm-
Kemik-GeliJuimindeki-Yetersizlik.html
Exit mobile version