Tia bizim üçüncü kedimiz. Onu aldığımızda minicikti, sanıyoruz en fazla 45 günlük civarıydı. Mişka ve Duman’ı aldığımız mağazadan aldık onu da. Diğer bebeklerle neşe içinde oynuyordu ve hiç hasta bir hali yoktu. Evimize getirdiğimiz ikinci gün durgunlaştı. İlk gün mama yediği halde, ikinci gün yemek istemedi. Onu biberonla beslemeye başladım, suyunu da enjektörle içiriyordum. Saatler sonra bütün yedirdiklerimi çıkarıyordu.

Veterinerle konuştuğumda, bana az ve sık öğünlerle beslememi, anne sütünden yeni kesildiği için mamaya tepki olarak kusabileceğini söyleyince rahatladım. O kadar sık beslememe rağmen, koskoca bir gün içinde sadece tek bir kez kustugu için panik olmadım pek. Dışkısı gayet normaldi, çişini yapıyordu. Üçüncü gün yine mama yedikten saatler sonra kustu ama o gün kusma sayısı ikiye çıktı. Bu beni korkuttu çünkü ne yiyorsa, olduğu gibi çıkarıyordu.

 En çok dikkatimizi çeken de, onun takıntılı bir şekilde tuvaletlerinin bulunduğu yere gidip, taşın üzerinde oturarak, yavru kedilerin annelerini ararken yaptıkları gibi sürekli miyavlamasıydı. Tia‘yı mart ayında almıştık, hava çok soğuktu. Onu defalarca taştan alıp halı zemine koysam da, ısrarla taşta oturmak istiyordu ve sırtını bize dönüyordu. Üşütmesin diye taş zemini eski bir kilimimizle kapladık. Annesini özlüyor olabilir mi diye de düşünüyordum ama bir taraftan da tüm hareketlerini dikkatle izliyordum. Her tuvalet kabını kullanışında, kontrol ediyordum. Gece dışkısında toplu iğne başı kadar bir kan gördüm ama emin de olamadım. Ertesi gün sabah erkenden veterinere götürmeye karar vermiştik. Sabah eşim beni uyandırdı. Tia‘nın dışkısında oldukça fazla kan vardı bu defa. Hemen dışkıyı da alıp, kedimizi aldığımız mağazanın çalıştığı veterinere götürdük.

 

tiaDışkıyı hemen mikroskop altında inceleyip teşhisi koydular. Amipli dizanteriydi Tia:(( .  Hic unutmuyorum, Tia‘yı kucaklarına aldıklarında, sürekli derisini cekip çekip bıraktılar. Su kaybını anlamaya çalışıyorlardı. Hastalığı okuduğumda, belirtilerin çok az bir kısmı vardı Tia‘da . Ateşi yoktu.  Veterinerle konuştuğumda, bu hastalığın şiddetli karın ağrısı yaptığını öğrendim. Taşın üzerine sürekli gidip oturması bu yüzdenmiş:(( . Tia‘nın halsizliğini de ölçmek istediler ve onu yüksekçe bir yere uzatıp, tutunabilecek mi diye kontrol ettiler ama çok net bir refleks göstermedi.

 

 Hastalığın en başındaydık. 6 gün boyunca antibiyotik, bulantısını önlemek için bir ilaç, mide koruyucu ve enjektörle serum verildi. Henüz 50 günlük bile olmayan kızımız için, oldukça ağır bir tedaviydi bu ama onu hiç hırpalamadan hemen ayağa kaldırdılar. Tedavinin ilk gününde, eve döndüğümüzde kustu ama sonra bir daha kusmalar hiç tekrarlanmadı. Kusabilir diye bizi uyarmışlardı zaten.

 

Dışkı ile veterinere gitmem, teşhis ve hiç zaman kaybetmeden tedaviye geçmelerinde çok etkili oldu. Hastalığı hiç hasar kalmadan, çok kısa bir süre içerisinde atlattık ama bu defa, iyileşmesinden tam bir hafta sonra kulaklarında ve karnında derisinde pullanmalar farkettim. Yine Tia‘yı kaptığımız gibi veterinere koşturduk. Geçirdiği bu ağır hastalık yüzünden, bağışıklığı zayıflamış bebeğimiz mantar olmuştu:((. Bu defa da mantar tedavisine başlandı ama bunu ucuz atlatamadık. Onunla birlikte Mişka, Duman, eşim ve ben ailece mantar olduk:((.  Mantar neyse ki sadece deride olan bir hastalık. Neşesinden, oyunculuğundan hiçbir şey kaybetmeden geçirdi bu sürecide.  Bizler de, sayesinde bol bol kaşındık:))

AMİPLİ DİZANTERİ (AMEBİAZİS)

 

Entomoeba histolytica ismi verilen amipin yaptığı hastalıktır.

Genelde tropikal ve subtropikal bölgelerde (25 derecenin üzerindeki sıcaklıklarda ve nemli bölgelerde) yaygındır. Her yaşta görülebilir. Amip yiyecek ve içeceklerle bulaşır. Sudaki amip kistleri, klorlamaya duyarlıdır. Yüksek ısıda ölürler. Sinekler ve hamam böcekleri de amip kistlerinin taşınmasında rol oynar.

 

Amipin Özellikleri:

 

Hasta, amipin bulaşıcı formunu (4 çekirdekli kist) ağız yoluyla alır. İnce barsaklarda kist çatlar ve ortaya 4 tane amipçik çıkar. Bunlar da ikiye bölünerek, 8 amipçik oluşur. Daha sonra kalın bağırsağa geçerek, hastalık yapıcı form olan trofozoid şekline dönüşürler ve olgunlaşırlar. Burada su kaybına uğrayan amip, tekrar 4 çekirdekli kist formuna dönüşür ve dışkı ile atılır. Dolayısı ile, taşıyıcı olanların dışkısında bu kistler bulunur. Kistler toprak ve suda canlı kalabilirler.

 

Amipler kalın bağırsağa yerleşerek, yaralar oluştururlar. Kalın bağırsağın herhangi bir yerine yerleşebilirler, ancak kan akımının az olduğu yerleri tercih ederler. Yalnız, kalın bağırsağa yerleşen her amip hastalık yapmaz.

 

Belirti ve Bulgular:

 

Kuluçka süresi 4-5 günle 1-4 ay arasında olabilir. Su ile bulaşmış olan amipler, daha şiddetli hastalık yapar. İştah azlığı, kilo kaybı, kusma ve kanlı ishal ile seyreder. Bazen hiç bir belirti gözlenmez.

 

Kalın bağırsakta delinme nadiren olur. Ancak genelde kalın bağırsakta kitleler (ameboma) meydana getirirler.

 

Hastalık oluşumu, genelde vücut direncinin düşmesi ile ortaya çıkar, ileri derecedeki hastalarda, amip kana karışarak yayılır ve karaciğer, dalak, akciğer, beyin, deri ve idrar yollarında abseler yaparlar.

 

Karaciğer tutulduğunda (hepatik amibiazis), ateş, terleme, karaciğerde hassasiyet ve karaciğer büyümesi görülür. 2-3 haftada tüm karaciğer tutulur.

 

Teşhis:

Erken tanı önemlidir. Laboratuvar tetkikinde taze dışkı kullanılır. Dışkıda ayakımsı uzantıları ile hareket eden amipler görülür. Dışkıdaki Charcot-Leyden kristalleri tanı koydurucu bir özelliktir.

 

Taşıyıcılarda 2 çekirdekli kist, hastalarda 4 çekirdekli kist görülür.

 

Ayrıca tutulan organa özgü tetkikler (röntgen, sintigrafi, ultrason gibi) gerekebilir.

 

Tedavi ve Korunma:

Tedavide metranidazol ve terasiklin grubu ilaçlar kullanılır. Genelde 10 günlük tedavi yeterlidir.

 

Hastalıktan korunmak için temizlik, içme sularının 50 derecenin üzerine kadar ısıtılması yarar sağlar. Mide asidi kistlere etkisizdir.

 

Dünya Sağlık Örgütü’nün amipli dizanteri ve benzer hastalıklardan korunmak için 10 altın önerisi:

 

1)  yiyecekleri alırken güvenilir yerleri tercih edin

2)  yiyecekleri tam olarak pişirin, az pişmiş yemeyin

3)  pişirdiğiniz yemekleri bekletmeden yiyin

4)  yiyecekleri saklarken aşırı özen gösterin

5)  buzdolabından çıkardığınız yemekleri, kaynayana kadar ısıtın

6)  pişmiş ve pişmemiş yiyecekleri hiç bir zaman karıştırarak yemeyin

7)  ellerinizi tekrar tekrar yıkayın

8)  mutfağınızın temizliği konusunda son derece titiz olun

9)  yiyeceklerinizi tüm hayvanlardan (sinek, fare, böcek…) koruyun

10) kesinlikle güvenilir su kullanın

 

 

Kaynak: http://www.hekimce.com/index.php?kiid=440

 

Internet taramaları için anahtar terimler: entamoeba histolytica, symptoms of amebiasis, diagnosis of amebiasis, treatment of amebiasis, to be infected with entamoeba histolytica, who is at risk for amebiasis, entamoeba infection, the risk of spreading entamoeba histolytica infection, life cycle of entamoeba histolytica, amebic dysentery, cause of amebic dysentery, amebic infections

 

Paylaşmak önemsemektir!

Share

5 Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.