Cankız, bugün annesi ile yeni evine gitti. Ne yazık ki yanlarında bulunamadım. Oysa bunu çok istiyordum. Taşıma çantasına girince önce korkmuş ama eve girince, her yeri tanımak için inceden inceye araştırmış ve çok mutluymuş. Son 1 aydır, dükkanda da pek keyifliydi. Gelen, giden, hele de tasmayla gezdirmeler nedeniyle epey mutluydu. Hatta vitrindeki kocaman kafesinde, minderinin altına saklanıp, su ve mama kaplarını bile deviriyordu. Artık kocaman bir evde, dilediği kadar koşturup, bacak kaslarını açabilir, akşamları da annesine sarılıp yatar. Bütün muhtaç hayvanların şansı Cankız gibi açık olsun! Sağolun Fulya Hn, sağolun İlksen Hn.

O gece yemeğe kalabalık misafirlerim vardı. Eve döndüm ama duramadım. Sepeti kapıp, onu almaya gittim. Fakat bulmak mümkün değil. Marketin etrafında, 4 tur attıktan sonra, sararmış otların arasında, bir çukurda ölmeye yatmış olduğunu gördüm. Ağzından gövdesine uzanan kapkara, kötü kokulu bir leke vardı, ayrıca ishal olup tüylerine yapışmış, feci kokuyordu. Arabaya atıp, veterinere götürdüm. Diş etlerini bir balık kılçığı parçalamış, enfeksiyon her tarafına yayılmıştı. Ameliyattan çıkamayabileceği söylendi ama başka çarem yoktu.
Bir kaç saat sonra ameliyat olmuş, gelip almamızı istiyorlardı. Evinde 2 kedisi olan bir arkadaşıma telefon edip, balkonunda bir yuva içinde tutmamızı teklif ettim. Çok korunaklı bir yuva yaptık, zaten hala baygındı, arkadaşım ilgilenecekti.
Gece misafirlerim gider gitmez arkadaşım aradı ve pisinin bir tuhaf, sırılsıklam olduğunu söyledi. Koşturdum ki ne göreyim? Bizim bebek ayılmış, ameliyatlı ağzıyla dilini tam çeviremediği için, kendini temizlemeye çalışırken, tükürüklerini her yanına bulaştırmıştı. İnanamadık. O durumdan sonra, bu gayret gerçekten şaşırtıcıydı.

Bir gün evin önünde rastladım, kucağıma aldım, evine doğru götürmeye başladım. Komşum da karşıdan geliyordu. Pamuk onu görünce, beni paralayarak ormana doğru kaçtı. Dehşet içinde kaldım. Meğerse eve başka kediler geldiği ve bebekler de olduğu için, bir süredir sokakta yaşıyormuş. Tek gözüyle, çete oluşturan sokak köpeklerinden daha fazla korunması imkansızdı. 3 gün takip edip, ormanda saklandığı yeri buldum, çantaya koyup veterinere götürdüm. Bakımı yapıldı, gazeteye ilan verilme sürecinde bir başka arkadaşımda kalmasına karar verdik. 3 gün sonra arkadaşım arayıp, ilanı iptal etmemizi, çünkü artık ondan ayrılamayacağını belirtti.
2002‘den bu yana da, yeni annesinin yanında, Cankız adıyla çok mutlu bir şekilde yaşıyordu. Ancak birkaç gün önce yeni annesi aradı ve çok kısa süre içinde yaşam koşullarının değişeceğini, yeni yaşam koşulları nedeniyle artık Cankız‘dan ayrılmak zorunda olduğunu belirtti.
Onu ilk bulduğumda adını Şanslı koymuştum. Ama şansı bir türlü yaver gitmedi kızımın. Şimdi, annesinden ayrılmanın burukluğu ve acısı içinde, yeni bir ailesinin olmasını bekleyecek bir kafeste. 8 yaşında ve tam bir hanımefendi. Cankız‘a, onu sonsuza kadar sevecek ve hiç bir zaman bırakmayacak yeni bir aile arıyorum dostlarım. Fazla vakti yok. Resimdeki gibi yağmurda karda kalmasın.
Lütfen yardımcı olurmusunuz?
“Diyabetik Kedi” site yöneticisi





ben cocuklarimi birakip gitmeye gonlum razi olmadigi icin gidemedigim cok sevdigim yazligimi bile satmisken bu tur haberlere inanmakta gucluk cektigimi soylesem???
onlar bizim bebeklerimiz, canlarimiz, dunyadaki en masum sevgili varliklarimiz. . .
nasil uzgunum anlatamam. . .
Bu durumu benim de aklim almiyor. Onlar evimize alindigi andan itibaren bizim cocuklarimiz. Allah hepimizin cocuklarina uzun ve saglikli omurler versin, sonuna kadar onlarin yaninda olmaliyiz. I?artlarimiza uymadigi icin cocuklarimizi disari atamayiz aksine sartlarimizi onlara uydurmaliyiz. Onlara esya muammelesi nasil yapilir, bu nasil bir vicdansizliktir anlamak mumkun degil. Sahiplenilse bile, cok sevilse bile, onun hic mi duygularini dusunmuyor birakan aile? Onu omur boyu guvensizlige, mutsuzluga mahkum etmeye haklari var mi? Yazik degil mi? Cok uzuldum:((((