Eğer aklınızda “bir kere doğursun” ya da “bir aile kursun” gibi düşünceler yoksa, erkek ya da dişi olması hiç fark etmez. Geçmişte 6 aylıktan sonra yapılan kısırlaştırmalar, beslenme, iklim değişiklikleri vb nedenlerle artık 5 aya inmiştir.
Kedinizi kısırlaştırmazsanız, çevre faktörlerin de etkisi ile, kendisini yerlere atıp, karnının üzerinde sürünürken, boğuk sesler çıkaran, size geceleri haram eden bir dişi kediniz; ya da evdeki ayakkabılar başta olmak üzere duvarlara, kanepe ve koltuklara, kıyafetlerinize velhasıl aklınıza gelebilecek her yere koku bırakan bir erkek kediniz olacaktır. O koku, öyle bir kokudur ki, burnunuzun direği düşer, ne ile silerseniz silin geçmez, etrafta başka kediler varsa, o kokuyu bastırmak için sokak kapınıza koku bırakan diğer erkek kediler de olacaktır. Kiracıysanız, ev sahibinizin sizi ziyarete gelmemesi için dua etmeniz gerekir 🙂 .
Ha, kısırlaştırmakta gecikirseniz, koku bırakmaya alışan kediniz, operasyon sonrasında bile aylarca aynı kokuları bırakmaya devam edebilir.
Tercih sizin artık…. 🙂




