Kendimizi düşünelim. Bir ömür boyu arkadaşsız bir yaşam sürebilir miyiz? Kedilerde de aynı durum söz konusu. Tek kedi size büyük bir mutluluk verir, gözünüzün içine bakar, koynunuzdan çıkmaz. Ama her zaman bir arkadaş özlemi içindedir.
Siz işe gittiğinizde, tek başına pencereden bir türdeşini görmek için bakınır durur. Oysa evde bir arkadaşı – kardeşi olsa, oynar, zıplar, birbirlerini temizler, size iş bırakmaz, işten döndüğünüzde enerjilerini boşaltmış, mırıl mırıl iki pisicik sizi karşılar, ayaklarınıza dolanır, kanepeye oturduğunuzda sizi mutlu etmek için ne yapacaklarını şaşırırlar.
Eğer yeterli bilgi donanımına sahipseniz, tek kedi ile iki kedi bakmak arasında bir fark yoktur, aksine daha keyiflidir. Seyahate çıktığınızda, bomboş evde tek başına sıkılıp, eşyalara musallat olmaz.
Aslında iki kedi bakmak ile, üç kedi bakmak arasında da pek bir fark olmaz. Her şey, sizin bilgi dağarcığınıza bağlıdır…
Ha üç kedi, ha dört ya da beş kedi…. diye devam da edebiliriz tabii 🙂 . Diyoruz ya, her şey size bağlıdır…




