O gece yemeğe kalabalık misafirlerim vardı. Eve döndüm ama duramadım. Sepeti kapıp, onu almaya gittim. Fakat bulmak mümkün değil. Marketin etrafında, 4 tur attıktan sonra, sararmış otların arasında, bir çukurda ölmeye yatmış olduğunu gördüm. Ağzından gövdesine uzanan kapkara, kötü kokulu bir leke vardı, ayrıca ishal olup tüylerine yapışmış, feci kokuyordu. Arabaya atıp, veterinere götürdüm. Diş etlerini bir balık kılçığı parçalamış, enfeksiyon her tarafına yayılmıştı. Ameliyattan çıkamayabileceği söylendi ama başka çarem yoktu.
Bir kaç saat sonra ameliyat olmuş, gelip almamızı istiyorlardı. Evinde 2 kedisi olan bir arkadaşıma telefon edip, balkonunda bir yuva içinde tutmamızı teklif ettim. Çok korunaklı bir yuva yaptık, zaten hala baygındı, arkadaşım ilgilenecekti.
Gece misafirlerim gider gitmez arkadaşım aradı ve pisinin bir tuhaf, sırılsıklam olduğunu söyledi. Koşturdum ki ne göreyim? Bizim bebek ayılmış, ameliyatlı ağzıyla dilini tam çeviremediği için, kendini temizlemeye çalışırken, tükürüklerini her yanına bulaştırmıştı. İnanamadık. O durumdan sonra, bu gayret gerçekten şaşırtıcıydı.
Günler geçti, bizim bebek iyileşti fakat bir gözü de zedelenmiş, sadece ışık ve karaltıları seçebiliyor, balkonunda mırıl mırıl dolaşıyordu. O halde sokakta yaşayamayacağı için süslü kolyeler taktık, adını Şanslı koyup, her yere duyurduk ama kimse talip olmadı. Arkadaşımın kedileri de balkonda rahat vermediği için mecburen bulduğum yere götürdüm. 3 ay hergün kovayla yumuşak mamalar hazırlayıp, bulunduğu yere gidiyordum. Onun sayesinde oradaki tüm kedilerin karnı doydu. Fakat ev ortamında olmadığı için, ağzı yine enfekte oldu. Bir gün ağlamaklı bir şekilde giderken, komşularımdan biri ilgilendi, benimle geldi ve evindeki 3 kedisinin yanına eve aldı, aldını Pamuk koydu. Kızımız o kadar yumuşak ve güzeldi ki, 1.5 yıl komşumun koynundan çıkmadı.
Bir gün evin önünde rastladım, kucağıma aldım, evine doğru götürmeye başladım. Komşum da karşıdan geliyordu. Pamuk onu görünce, beni paralayarak ormana doğru kaçtı. Dehşet içinde kaldım. Meğerse eve başka kediler geldiği ve bebekler de olduğu için, bir süredir sokakta yaşıyormuş. Tek gözüyle, çete oluşturan sokak köpeklerinden daha fazla korunması imkansızdı. 3 gün takip edip, ormanda saklandığı yeri buldum, çantaya koyup veterinere götürdüm. Bakımı yapıldı, gazeteye ilan verilme sürecinde bir başka arkadaşımda kalmasına karar verdik. 3 gün sonra arkadaşım arayıp, ilanı iptal etmemizi, çünkü artık ondan ayrılamayacağını belirtti.
2002‘den bu yana da, yeni annesinin yanında, Cankız adıyla çok mutlu bir şekilde yaşıyordu. Ancak birkaç gün önce yeni annesi aradı ve çok kısa süre içinde yaşam koşullarının değişeceğini, yeni yaşam koşulları nedeniyle artık Cankız‘dan ayrılmak zorunda olduğunu belirtti.
Onu ilk bulduğumda adını Şanslı koymuştum. Ama şansı bir türlü yaver gitmedi kızımın. Şimdi, annesinden ayrılmanın burukluğu ve acısı içinde, yeni bir ailesinin olmasını bekleyecek bir kafeste. 8 yaşında ve tam bir hanımefendi. Cankız‘a, onu sonsuza kadar sevecek ve hiç bir zaman bırakmayacak yeni bir aile arıyorum dostlarım. Fazla vakti yok. Resimdeki gibi yağmurda karda kalmasın.
Lütfen yardımcı olurmusunuz?
“Diyabetik Kedi” site yöneticisi




