Sanırım pek çoğumuz benzer hataları yapmışızdır. İşe yarayacağı satıcı tarafından hararetle önerilen bu malzemenin, aslında sadece bize hitap ettiğini bilmeden, onlarca lira harcamışızdır. Oysa unutmamamız gereken, kedimizin bizi seçtiği, bizimle oynamak ve birlikte olmak istediği, çevresinde bizim kokumuzun sindiği malzemeyi aradığıdır. 16 yıl önce kedilerimi Ordu’dan Ankara’ya getirdiğimde, önce annelerinin kokusunun sinmiş olduğu peluş örtüyü onlara yatak yaptım.
Kısa bir süre içinde de, kendi kokumun sinmiş olduğu bir hırkayı buna ilave ettim. O zamanlar, bu kadar malzeme çeşidi yoktu. Bir koltuk takımım lime lime olduktan sonra, yabancı bir dergide görüp, onlara bir tırmalama tahtası imal ettiğimde, şu anda satılan tırmalama totemlerini çekici hale getiren parfüm yerine, patilerinden tutup halatları hissetmelerini sağlayıp, birkaç gün aynı hareketi tekrarlayıp, “aferin oğlum, aferin kızım” demek yeterli olmuştu da, ben bile bu sadeliğe şaşırmıştım.
Ayrıca koltukların üzerine diktiğim, kumaş dokusuna benzeyen (biraz pahalı), şık desenli banyo perdesinden kılıflar da, koltukların üzerine tüylerinin yapışmasını önlüyordu. Misafir geleceği zaman da, kolayca çıkarıveriyordum.
***Bu bölümdeki yazı, yazarın www.yasamhakkinasaygi.com’da yayımlanan kendi köşe yazısından alınmıştır.
“Diyabetik Kedi” site yöneticisi





Degerli kullanici,
Size yardimci olmak isteriz. Bize, iletisim adresimize ayrintili, kedinizi her yonuyle tanitan bir mesaj gonderirseniz, yazarlarimizla hemen bir cevap olustururuz. Haberlerinizi bekliyoruz. Saygilar.