SAĞLIKÜyelerimizin Canları

Neko’muz Melek oldu :(

Önce elim varmadı bir türlü. Şimdi de nasıl başlayacağımı, nasıl yazacağımı bilmiyorum. Öylece ekrana, annesinin yazdıklarına bakıp duruyorum. Onunla ilk tanışmamız, annesinin 2007 yılında sitemize yazdığı yazı ile oldu (https://www.diyabetikkedi.com/tr/2007/11/01/kedilerde-bagirsak-hastaliklari-1-neko/). Minicikken, yolu Eda Hn ile kesişip, sonrasında onun zarif prensesi olan Neko, uzun yıllar annesinin özenli ve bilinçli bakımı sayesinde sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürdü. Annesi, ona sunduğu yaşamın tüm bilgilerini başka canlar da aynı acıları çekmesin diye bizlerle paylaştı (https://www.diyabetikkedi.com/tr/2007/11/02/kedilerde-bagirsak-hastaliklari-2/). 10 yıl sonra, Mayıs 2016’da aklımıza bile getirmediğimiz, getirmek istemediğimiz haber geldi. Neko’nun bağırsak sorunu yeniden başlamış ve zor bir sürece girilmişti (https://www.diyabetikkedi.com/tr/2016/05/20/kedilerde-bagirsak-hastaliklari-2-neko-kanli-ishal-10-yil-sonra-yeniden/). Ama onun annesi mücadeleyi bırakmazdı, öyle de oldu. Yeni araştırmalar, yeni bilgiler ışığında Neko’nun yeni tedavisi başladı. Elbette yaş faktörü ve hastalığın ciddiyeti göz önüne alınınca imkansızı isteyemeyeceğimizi biliyorduk hepimiz ama yine de umut işte…

neko14

Neko’dan son haberi, 22 Ağustos’ta aldık. Melek olmuş 🙁

Süreci yine annesinin kaleminden aşağıda okuyabilirsiniz. Hoşçakal güzel kız. Dayanma gücü diliyoruz annesi…

Annesi Eda DAĞDEVİREN yazıyor (22 Ağustos 2016, 09:20)

Nekom sabaha karşı kucağımda hiç can çakişmeden sadece birkaç kez hıçkırır gibi yaparak, uyur gibi melek oldu.

Acı çekerek ölmesinden çok korkuyordum. Allaha şükür melek gibiydi… Dün gece arka ayakları düz duramıyordu, 2-3 adımda bir yalpalıyordu. Yemeği kesti, sadece su içiyordu. Çiş için kum kabına gidemediğinden yere yapıyordu. Sabahı göremez diye gece 2 ye kadar başında bekledim, sevdim okşadım. Sonra sızmışım.

Sabah 6 da baktım öyle bir yatmış ki, arka ayağın biri yan duruyor. Kafasını kaldırıp bana baktı. Kucağıma eldım. Üst kat balkonunu çok seviyordu, geceleri orada uyumayı çok seviyordu. Esiyor orası ve havadar, serin. Eve hırsız girecek diye korksak da, gönlü olsun diye balkonda ama istediğinde içeri girsin diye de kapı açık yatıyordu. Yorulmasın diye oraya da mama, su, kum kabı ve yatak koymuştum. Neyse balkona çıktım, plastik paşa koltuğu denilen arkaya yatan koltuklar var balkonda. Nekomu kucağıma aldım ve arkaya iyice yatar halde oturduk. Sevdim, okşadım, şarkısını söyledim. 6 dan 7.15 e kadar kıpırdamadım ki rahatsız olmasın. Kuzu gibi koynumda uzunlamasına yatırdım, kafası çenemin altında öpüp kokladım. Ağzını şapırdatmaya başladı, parmağımla ağzına su sürdüm. Kafasını salladı ben de ısrar etmedim. Sonra rüya görür gibi biraz ön biraz arka patilerini oynattı. Titretir gibi hafifçe. 3-4 kere hıçkırır gibi yaptı. Sonra nefesi durdu, kalbi atıyor gibi geldi bana.

Kucağımdan indirmedim bir süre daha. Vedalaştım. Sonra odanın ortasına koydum ki, Sarı başta olmak üzere koklayıp anlasınlar diye. Sonra kedili bir yastık kılıfım vardı, ona sardım kızımı. Babası mezar kazdı, gömdük. Kalbimize de gömdük kızımızı.

Kanserlilerin ölümü bazen çok kötü oluyor, en büyük kabusumdu acı çekerek, bağırarak, inleyerek ölmesi, allaha şükür öyle olmadı. Uyuttururdum acı çekmeye başlasaydı. Uyutturmak da kabustu benim için, korkuyorlar veterinerden çünkü. Ben hep ölürken yanında olmak istedim, acı çeker mi çırpınır mı, veterinere yetiştirmek gerekir mi diye. Gözüm görsün ki, içim rahat etsin, bensiz ölmesin istedim hep. Çok şükür kızım koynumda melek oldu. Neyse işte böyle. Güzel kızım çok güzel melek oldu. Allah her kediye böyle ölüm versin, hiçbiri acı çekmeden gitsin.

Paylaşmak önemsemektir!

Share

5 Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.