Annesi Burcu SELÇUK yazıyor:
Ben sizlere Pembemi, kedimi anlatmak istiyorum. Kedim, güzel bebeğim, bize tam 13 sene önce gelmişti. Hareketli, neşe içinde hoplayıp zıplayan, bir sıradan kediydi. Ancak yıllar içinde anneme ‘ANNE’ demeyi öğrendi. Öyle ki, annemsiz yapamaz olmuştu.
Merhaba …
Ben sizlere Pembemi, kedimi anlatmak istiyorum. Kedim, güzel bebeğim, bize tam 13 sene önce gelmişti (3 Temmuz 1994). Hareketli, neşe içinde hoplayıp zıplayan, bir sıradan kediydi. Ancak yıllar içinde anneme ‘ANNE’ demeyi öğrendi. Öyle ki, annemsiz yapamaz olmuştu. Annem onu bizlerden ayırmadığı için, evde ne pişerse ona da tattırıyordu. Pembemizin en sevdiği yiyecek balıktı. Balık poşeti eve girer girmez, deliye dönerdi. Mutfakta birlikte ayıklar, temizler yıkardık. O da nasibine düşen parçayı alırdı.
Pembemiz yıllar sonra bir gün biraz hastalandı. Karaciğer enzimlerinin bir parça yüksek olduğunu söylediler. İlaç tedavisi gördü (kortizon).. Daha sonra whiskas mamaları ve yaş ve kuru mama karışık, ayrıca evde pişen gıdalardan (yoğurt, puding, meyveli yoğurt, ızgara balık, kavrulmuş kıyma) gibi besinleri yedikten sonra çooook mutlu olur, ters döner, öyle uyurdu istediği yerde. Evin her köşesi onun eviydi. Bizler onun misafirleriydik aslında. Veteriner korkusu yüzünden, bir süre aşıya bile götürmedi bizimkiler Pembe’yi.
Yine bir gün kusmaya başladı. Ne yese kusar hale gelmişti. Midesi daha da kötüye gitmeye başlayınca, veteriner eve geldi ve bir mide ilacı verdi. Onu mamasına kattık yemedi . En son artık yatağa, halıya her yere kusmaya başladı. Vitamin iğneleri de işe yaramadı. Gözümün önünde eriyordu resmen. Ben çok üzülüyordum. Hatta evden dışarı gittiğimde, eve çok çabuk dönmeye çalışıuyordum, o yalnız kalmasın diye. Evde müziği açık bırakıp gittiğim de oluyordu. Sırf o kendini mutsuz hissetmesin diye.
Veee o kara güne yaklaşırken, veteriner onu gelip evden aldı. Tahliller yapıldı ve şeker oranı çok yüksek çıktı. Üresi de çok yüksekti. Derhal serumlu tedaviye başladık. 10 gün süren mücadele sonucunda, benim güzeller güzeli kuzum Pembişimiz, bize veda etti…
Serumla aslında şekeri düşürmüştü veteriner. Pembe güçlü bir şekilde direnmesine rağmen, bir 21 Ekim sabahı uykuya daldı…. :(((((((((((…
Acısından çıldırıcak gibi oluyordum, Pembe’yi ve o günü düşünürken. Dili yok ki, bana “hastayım ablam” desin.. Sadece kusuyordu ve deliler gibi uyuyordu…….. Yemek yemiyordu. Zayıfladı, eridi gözümün önünde.. Aşırı su kaybı …… Çok direndi Pembecik. Profosörler bile “ne güçlü kediymiş” dediler..
14 yaşına yeni girmişken, kedimizi kaybettik…(21 Ekim 2007)
Onu çok özlüyorum…



“Diyabetik Kedi” site yöneticisi








gercekten cook uzgunum. . . . . . . . . . o gunu hairladikca , veterinerde kalma suresini dusundukce icim sikisiyor resmen. .
Her giden biraz kedimiz , biraz kendimiz. Hergun herseyi yeni yeni yeniden, sorgulamama ragmen “olum gelmis cihane,gerisi hep bahane\” de takili kaliyorum. Caresizce kabullenmek zorundayiz. Bunlari yazarken hic zaptedemedigim gozyaslarimla hepimize sabir dilemekten baska yazik ki elden birsey gelmiyor :cry