
Şimdi neredeyse 2,5 yaşında. Tam 6,5 kg. maaşallah:)))) Şişman bir kedi değil, sadece iri. Paşa kılıklı asi bir oğlandır. “Hayır” kelimesini ve anlamını bilir ama işine gelmediği zamanlarda beni epey zorlar. Çok ama çok titizdir. Kum kabını her sabah ve akşam temizlememe rağmen eğer unuttuğum bir gün olursa kabın yanında duran kum poşetini parçalamaya başlar. “wawa” diye bağırır. Wawa ben oluyorum:)

Deli dolu uyku pozisyonları ile bizi çok güldürür.
Eğer beni kızdırdıysa ve ona bağırdıysam önce küser ve poposunu dönüp oturur, yarım saat geçmez, gelip sürtünerek özür diler. “Hadi affettim, yapma bir daha” falan derim de gider. Demezsem dakikalarca affedilmeyi bekler. Çok işim varsa ve günlük sevgi gösterimizi, oyunlarımızı yapamadıysak üstüme, omzuma, koluma sıçrar ve sıçradığı yerde tutunur. Asla tırnaklarını çıkarmadan bunu nasıl beceriyor bilmiyorum ama onu sevip okşamazsam defalarca üstüme doğru sıçramaya devam eder.
Evin içinde girip çıkmadığı yer yoktur. Tüm dolapları, çekmeceleri, kapıları açabilir. En sevdiği yerler; küçük tuvaletin kullanılmayan lavabosu, buzdolabının üstü, bulaşık makinesinin içi ve klimanın tepesidir.

Evine ve bize çok düşkündür. Bahçeli bir eve taşınınca kendini köpek sanmaya başladı:) Bahçeye bir yabancı geldiği zaman hemen ok gibi fırlar ve onu takip etmeye başlar. Bana gelir, kucağıma çıkar ve “mırrrt” sesi çıkararak dışarıda biri olduğunu haber verir. Bahçemizde baktığımız sokak köpeklerini kovalar. Onların bahçede yatmalarına çok kızıyor. Hepsini tek tek bahçeden kovaladıktan sonra bahçe duvarına çıkar ve gururlu bir edayla dakikalarca etrafa bakınır. “Tekrar gelmeyin, burası benim bölgem” der gibi…
O kadar asil, temiz, gururlu bir hayvandır ki onu tanıyan herkes onun eskiden bir insan olduğunu ve 2. hayatını yaşadığını söyler. Asil bir kedi olduğunu sadece ben değil onunla karşılaşan herkes söyler. Sarı ile aramızda özel bir bağ var ve onu çok seviyorum.
Bakışlarımızla anlaşırız çoğu zaman. Allah oğluşuma sağlık ve uzun bir ömür versin.
Diğer kedim Neko eve ilk geldiğinde hastalığı nedeniyle halsizdi. Temizlik konusunda ise oldukça tembel bir hatundu. Tuvaletini kumla örtmeyi, yalanıp temizlenmeyi ona Sarı öğretti. Neko tuvaletten çıkınca hemen Sarı koşar ve iyice örterdi. Onu saatlerce yalayıp temizlerdi. Sonra bizim pasaklı hatun utandı herhalde o da temiz ve titiz bir hale geldi.

Sarı ile Neko iyi anlaşıyorlar. Patron Sarı gibi gözükse de Neko çok cadı… İkisini seyretmek terapi gibi, mutluluklu ve huzurla doluyor insan.
Leonardo Da Vinci’nin dediği gibi “Kedi tabiatın bir mucizesidir.”
edadag@yahoo.com








