Yazar - H. Fatoş GÜRDiyabet - InsulinDiyabetDiyabetik Kedi

Şeker Kedimin Dili Olsaydı | Kedilerde Diyabet

Şeker kedilerimizin sorununun kandaki aşırı şeker yükselmesi olduğunu anladığımızda, onun perişan hali bizi de perişan eder. “Ah, dili olsa da anlatsa derdini, ne sıkıntısı olduğunu” deriz. 

Bunu anlamanın yolu o kadar da zor değildir. Benzer sorunları yaşayan insanların anılarını dinlemek yeterli olacaktır. Ama hepimizin bu anıları bulma şansı olmayabilir. Bu nedenle, Dr.Oğuzhan Deyneli’nin sitemizdeki İnsulin Pompası isimli yazısının bu bölümünü aşağıya aktarmanın yararlı olacağını düşündüm.

 Şeker dostları arasına katılmam bugünden yaklaşık 24 yıl önceydi. Lise 2’den Lise 3’e geçtiğim senenin yazında içtiğim sular bana yetmez, etrafımdaki tuvaletler ihtiyacımı karşılayamaz olmuş, hızla kaybettiğim kilolar etrafımdakileri dehşete düşürmüştü. Bunlara bir de bulantı, kusma ve aldığım nefesin yetmemesi ilave olunca artık bir doktora gitmem gerektiğini anladık.

 Tahmin ettiğiniz gibi teşhis benimde diyabetli olduğumu ve hayatımın bundan sonraki bölümünde (en azından yeni bir tedavi şekli bulunana kadar) düzenli olarak insülin kullanmam, beslenmemi düzenlemem kan şekeri takibi yapmam gerektiğini ortaya koyuyordu.
 

Başlangıçta günde iki kez sabah ve akşam, çok kısa bir süre sonra günde dört kez insülin yapmaya başladım. Aslında bir yandan da  şanslı şeker hastalarından biriydim, çünkü insülin yapmak için daha önceki yıllarda olduğu gibi düdüklüde kaynatılan cam enjektörleri kullanmama gerek yoktu. O sene kullanım sonrası atılabilir, uçları cam enjektörlere göre çok daha az can yakan plastik insülin enjektörleri piyasaya çıkmıştı.

 

Bu enjektörlerle ve sonrasında deneme amaçla başladığım Nordisk insülin kalemi ile hayat çok daha kolay hale geldi. Bir başka şansım da o yıl 2 dakikada parmaktan kan şekerini ölçen cihazlarda ülkemizde satışının başlamış olmasıydı. Bu cihazlar şu anda kullanılanlara göre daha büyük ve başında bekleyip zamanı kaçırmadan birinci dakikada çubuğun üzerindeki kanı silmeyi gerektiren cihazlardı ama şekeri evde ölçmemi sağlamışlardı.

 

Lise, üniversite, tıp fakültesi, dahiliye ve endokrin   ihtisası hep bu düzenle bazen hipolar (kan şekeri düşmeleri) bazende yükselmeler ile ama çok ciddi bir sorun yaşamadan buralara geldi.  İki yıl önce yaz sonuna kadar günde dört kez insülinle hayatıma devam ediyordum. O sene sonbaharda şeker tedavimle ilgili önemli bir değişiklik oldu. Daha önce  uygulayanlardan memnuniyetlerini duyduğum, ama hep bir cihaza sürekli bağlı kalmak ve bunlarda bir sorun olunca yap boz yapıp eski düzene dönmekten çekindiğim ve maliyeti nedeniyle endişe ettiğim insülin pompasını gözümü karartıp herşeye rağmen kullanmaya başladım. Ne yalan söyliyeyim sürekli bir pompa iğnesinin vücuduma bağlı olması fikride bana hiç cazip gelmemişti. Hayatımı kısıtlayacağını düşünmüştüm.  Devamı…

Anahtar Kelimeler: kedilerde diyabet, kedi ve diyabet, diyabet ve kedi, kedilerde şeker hastalığı, kedi ve şeker hastalığı, şeker hastalığı ve kedilerkedilerde kan şekeri, kedi ve kan şekeri, kedilerde yüksek kan şekeri, kedi ve yüksek kan şekerikedilerde diyabet ve insulin, kedi ve insulinkedilerde kulaktan kan alma, kedi ve kulaktan kan alma, kedi ve kan şekeri ölçümühayvanlarda diyabet

Paylaşmak önemsemektir!

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.