Birkaç yıldır, artık yaşlanan kedilerimin yaşamlarını kolaylaştırmak ve kalitelerini artırmak için yoğun çaba harcıyorum. Belki de “sakınan göze çöp battığındandır”. Çünkü aslında yakın yaşlarda olup da hiç problem yaşamayan pek çok pisi tanıyorum. Bizimkiler, yıllardır pek çok hem de oldukça ciddi sorunlarla karşılaştılar. Bazılarını çözebildik, bazılarıyla birlikte yaşamayı öğrendik.

dscn4276_1Mischam, yaşlılık sorunları baş göstermeden, üç yıl önce 26 Eylül 2007’de, 16 yaşında meme tümörünün akciğere metastazı sonunda melek oldu. Son 1 ayını hatırladıkça yüreğim burkuluyor.

dscn2156_1Mahzunum, 7 Nisan 2010’da böbrek yetmezliğinden 19 yaşında melek oldu. Genellikle sağlıklı, sorunsuzdu. Son 1.5 yıldır böbrek yetmezliği olduğunu biliyordum. Süreci uzatmak için elimden geleni yaptım ve başarılı da oldu ve 1.5 yıl uzattık. Tek sorunu, kulalarının ağır duymaya başlamasıydı. Yine de tamamen sağır olmadığı için, pek dert etmiyordu. Sadece aniden arkasından yaklaşılıp dokunulursa, sıçrıyordu. Son bir ayında mümkün olan en rahat ve kaliteli yaşamı ona sunmak için elimden geleni yaptım. İğne/ilaç ve serumlarını evde yapmam, onu veteriner ve yol stresinden uzak tutmak açısından çok yararlı oldu. En güzeli de, Mart ve Nisan güneşinden, bahçe keyfinden alabildiğine yararlandı bebeğim.

005_resizedTarçınımın artık en büyük sıkıntısı kabızlık. Onu da zaman zamanOsmolac, zaman zaman çok yağlı mama ile çözmeye çalışıyoruz. Onun dışında Mahzun kardeşini kaybetmenin üzüntüsüyle uzun bir süre düşüremediğimiz şekeri de artık normale döndü. Fakat hala kardeşinin yattığı yerlere gidip onu araması, acısının taze olduğunu gösteriyor.

dscn2143_1Yaşlılıktan en olumsuz etkilenen, Minnoşum oldu. Önce gözleri az seçmeye başladı. Hatta birkaç yıl önce sitede fotoshop’ta gözlük eklenmiş resmini yayımladığımda, çok dikkat çekmişti. O zamanlar yaşam kalitesini etkileyecek boyutta değildi. Fakat bu yıl, hele de son birkaç aydır, artık ortam loş olduğunda bile duvara veya bir eşyaya çarpabiliyor veya yolun bittiğini düşünüp, bir duvarın önünde dakikalarca boş boş bakıp, bekliyor. Sonra da çığlıklar atıp, “beni kurtarın” diyor.

Minnoş’un bir diğer sorunu da, kulaklarının duymamaya başlaması. Eskiden beri hepsi tuvaletini yaptıktan sonra bana seslenerek haber verirlerdi. Ama bu yeni durumu dolayısıyla Minnoşkendi sesini duyamadığı için, en tiz ve yüksek tonda çağırıyor. Tabii bu durum da, zıplamamıza neden oluyor. Gündüz saatleri neyse de, uykudan bu sesle uyanmak, bazen kötü oluyor.

gozlukluminnos_thumbMinnoş‘un sıkıntıları bitmek bilmiyor. Yaklaşık 1 yıl önce sırtında bir küçük kist oluştu. Önce mercimek kadar, aylar sonra fındık kadar, sonra da başparmağın ilk boğumu büyüklüğüne ulaştı. Veterinerimiz ara sıra içindeki sıvıyı enjektörle çekiyor ama bir gün sonra yine şişip, eski büyüklüğüne ulaşıyor. Benzer bir kist de yanağında ve kulağının arkasında oluştu. Kulak arkasındakini nasıl yaptıysa patlatmış ve kist kendi kendine direne olmuş, zaman zaman sanki burun akıntısı gibi bir sıvı elime bulaşıyor fakat temiz ve ağrısı yok. Geçenlerde yüzündekini üst üste patlattıktan sonra, o artık akmıyor ve şişmiyor. Sırtındaki şişliğin içinde, son kez çekildiğinde beyazlaşma da vardı. Muhtemelen iltihaptı ve ağrı da yapıyordu.

img_0958_resizedArkadaşlarımdan biri bir arkadaşının köpeğinin de benzer bir durumu olduğunu, kist boşaltıldıktan sonra içine Rifamcin (Rifampicin) 250 mg ampul enjekte edildiğini ve bir daha tekrarlamadığını söyleyince, veterinerimiz Nil Hn.la denemeye karar verdik. 1 hafta önce uyguladık ve hala şişme olmadı. Sadece enjekte edilen ilaç içeride yumuşak hafif bir yastık gibi duruyor. Belki yakında onu da çektiririz.

007_resizedHem Tarçın’ın, hem deMinnoş’un artık sindirim sistemleri yavaşladığı için, birinde kabızlık, diğerinde çok fazla gaz oluyor. Bir yıl önceMinnoş çok bağırdığı için film çektirdiğimde, midesinin kocaman bir balon gibi olduğunu görüp, şaşırmıştık. Şimdi sık sık (bazen günde 4 kez) Metsil tablet (1/4) yutturuyorum. Ayrıca karnını yavaşça, yuvarlak hareketlerle sık sık sıvazlıyorum. Bir süre sıvazladıktan sonra, o taş gibi karın yumuşamaya başlıyor ve parmaklarımın arasında bağırsak gazlarının“cırrrk, cırrk” ederek hareket etmeye başladığını fark ediyorum. Gazdan uçacağını düşünüyorum. Bu hareketten sonra zaten kızım sakin bir uykuya dalıyor.

Fakat yaklaşık 1 yıldır, geceleri toplam 2-3-4 saat uyuyorum. O da sürekli uyanıp, alt kat ve üst kat arasında bir-iki tur yaparak. Çünkü genellikle Minnoş, saat 02.00 gibi uyanıp, zıplatıyor. Koşarak aşağıya inip, tuvaletini temizliyorum, sonraMetsil tb. yutturup, karnını sıvazlıyorum. Battaniye ve yastığımı kanepeye serip, yanında yatıyorum, uyuyacak gibiyse, birazdan yavaşça kalkıp, kendi yatağıma dönüyorum. Uyuyamıyorsa, sabaha kadar o üstümde dönüyor, ben ovalıyorum, pışpışlıyorum, sabahı buluyoruz. Zor oluyor ama ne yapalım, 17 yıl sonra yaşlı bir bebeğe dönüştü kızım. Anneler de bebeklere bakmaktan yüksünmezler.

Minnoş’ta üşütmeye bağlı gaz oluşmaması için de, artık geceleri kalorifer yakıyorum. Kalorifere asılı yatağı da var ama o canı nerede isterse orada yatıyor. Bazen kanepe, bazen bilgisayar koltuğu, bazen gardırobun içi (kendisi için özel tasarım yapıldı içine). Şimdi en tehlikeli aylar pisiler için. En çok üşütmeye bağlı organ hastalıkları, bu aylarda görülüyor. Biz de tedbirimizi alıyoruz şimdiden. Neyse ki ev kombi ile ısınıyor. Eski evimiz merkezi ısıtmalı idi. O zaman da yattıkları yeri 250 Watt’lık infrared lamba ile sabaha kadar ısıtıyordum.

Yaşlılık böyle bir şey işte! Benim pisilerim şanslılar. Onları düşünen, onlar için zihni sinir projeleri üreten bir anneleri var. Ya diğerleri? Ya benim yaşlılığım? Bana da böylesine özen gösterecek mi acaba çocuğum? Kim bilir? Ondan bunu beklemeye hakkım yok diye de düşünüyorum. Belki şimdiden kendim için de bir çare düşünmeliyim.

Görüntüleme sayısı: 4491

  Yorumlar (1)
 1 Yazan Ömer Akbıyık, 05-10-2010 15:58
Değerli Hocam,
Önce, melekleşen Micham ve Mmahzun’un ruhları şad olsun… Bu iki meleğimiz belki de dünyanın en sevecen ve bilinçli annesinin, azami ölçüdeki bakımıyla Mahzun (insan yaşamına göre 133, Mischam ise 112 yıl yaşamış olarak ‘dalya ‘ dediler!)

Sevgi ve merhamet ortamında İkinci bebekliklerini yaşamakta olan Minnoş’un sorunlarına Rifamcin’n beklenilenin de üzerinde yararlı olmasını diliyorum. Tarçın’ın kabızlığı için zaten önlem almışsınız…
*
Yazınızın son paragrafında ise sanki benim duygularımı, dile getirmişsiniz!

Zira aynı aynı düşünceler, benim de aklımdan sıkça geçer.

Size, eşinize, Hakan’a, Minnoş ve Tarçın’a esenlikler diliyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Paylaşmak önemsemektir!

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.