• Kedimin Kan Şekeri Çok Yüksek Çıktı. Diyabetik mi?

Hayır, hemen diyabetik demek yanlış olur. Hangi rahatsızlık ya da ortam değişikliği sonrasında bu durumun ortaya çıktığını araştırmak gerekir.

  • Kedime Diyabet Teşhisi Konuldu. Doz Ayarlamasını Nasıl Yapacağım?

Kullanmaya başladığınız insulinin özelliğine göre (kısa, orta ve uzun etkili), veterinerizle birlikte günde kaç kez yapacağınıza karar vermelisiniz. Bunun için de, en az bir kaç gün, günde birkaç kez açlık ve tokluk kan şekerlerinin ölçülmesi, bunların kaydedilip, bir şemanın çıkarılması ve önce küçük dozlarda başlanan insulin miktarı yavaş yavaş artırılarak, uygun dozun bulunması gerekir. Bu işlemler sırasında acele etmemek, etkiyi bir kaç gün gözlemlemek çok önemlidir. 

  • Veterinerimiz, Günde 2 Kez 1.5 İnsuline Bir Süre Daha Devam Etmemiz Gerektiğini Söyledi. Böyle Devam Etmenin Bir Sakıncası Var mı?

Eğer bütün tahliller yapılmış, herhangi bir metabolik bozukluk saptanamamış, genetik bir yatkınlık düşünülüyor olsa bile, insulin kullanımında ilk bir ay çok önemlidir. Bu süre zarfında, öncelikle kedinin yapısına (genel olarak kedilerin yapılarına) en uygun olan insulin araştırılarak, saptanmalıdır. Ülkemizde yaygın olarak Humilin kullanılmaktaysa da, sert ve ani etkili olan Humilin’in yerine daha yumuşak etkili diğer insulinler tercih edilebilir. Humilin kullanılacaksa da, başlangıç dozunun 1/2 ünite olması, 2’şer saatlik aralarla kan şeker düzeyinin ölçülmesi çok önemlidir. Ölçüm başlangıçta veterinerde yapılmalıdır. Ancak en kısa zamanda evde kan ölçümüne başlanmalı -bkz.  https://www.diyabetikkedi.com/tarcinin-kulaktan-kan-sekeri-olcumu/  veteriner değerleri ile ev değerleri arasındaki fark bulunmalı, ölçümler tablo ya da grafikler ile izlenmelidir. 1-2 gün izlendikten sonra, standart bir insulin değeri tespit edilip, ölçüm yapılmaksızın günde bir ya da bir kaç kez yapılması, HİPOGLİSEMİ riskini artırır. Hipoglisemi, hiperglisemiden daha tehlikelidir.

Bunun yerine, birkaç hafta boyunca, günde birkaç kez kan ölçümü yapılarak, küçük dozlarda verilen insulinin etkisi ölçülür ve doğru dozaj bulunmaya çalışılır.

  • Diyabette İnsulinin Aynı Saatlerde ve Belirlenen Miktarlarda Yapılması Gerekmez mi?

Evet, insulin bir hormondur ve çok dikkatli kullanılması gerekir. Ancak, doğru dozajın araştırıldığı süreçte, insulin yapıldıktan sonra en çok 2’şer saatlik aralarla kandaki şeker düzeyi kontrol edilmelidir. Çünkü kedinin durumu (stres vb), yaşı, kilosu ve gerçek rahatsızlığı nedeniyle, en küçük dozdaki insuline bile sert tepki vermesi, ani düşüşler mümkündür. Bu durumda, sık ölçümlerle, çok yüksek çıkmaya devam eden bir kan şekeri düzeyine, aralarda müdahale edilmesi gerekebilir. Acele edilmeyip, yavaş ve gözleme dayalı verilerle yapılan müdahalelerle, ilk bir haftanın sonunda en doğru dozaj saptanabilecektir. Daha sonraki süreçte ise, kontrol aralıkları yavaş yavaş artırılarak devam edilmeli, kısa, orta ya da uzun etkili insulin konusunda kesin karar verilmelidir.

  • İlk Gün Kullandığım İnsulin, Kedimde Hipoglisemiye Yol Açtı ve Komaya Girdi. Insulini Hemen Değiştirmem Gerekmez mi?

Kedinin hemen hipoglisemiye girmesi, kullanılan insuline bağlı olabileceği gibi, çoğunlukla kan şekerinin çok yüksek olduğu görülerek uygulanan yüksek dozaj nedeniyle olur. Oysa, bir şekilde (henüz gerçek neden bulunamadığından) çok yükselen kan şekerinin bir kısmının sebebi de, kedinin bu yeni durum nedeniyle girdiği şoka, strese ve korkulara bağlı olduğu unutulmamalıdır. Bu durum gözönüne alınarak, yükselmenin en azından bir kısmının zahiri olduğu akılda tutularak, yine de küçük dozlarla işe başlamakta yarar vardır.

  • Stres Faktörü, Kan Şekerini Kaç Birim Artırır?

Kedinin yapısına, sağlık durumuna, sosyal/nevrotik olup olmamasına da bağlıdır. Bu, 20-30 birimden, 150-200 birime kadar çıkabilir. Kedinin ortalama stres faktörünü bulmak için, her veterinere gidişten önce evde kendi glucometre cihazınızla kulaktan ölçüm yapmanız, veterinere gittikten sonra en az yarım saat geçmesini bekledikten sonra (yol ve araba stresinin giderilmesi), aynı cihazla yine kulaktan kan alınması; ardından veterinerin koldan aldığı ve kendi cihazında bulduğu kan değeriyle karşılaştırmasının yapılması önerilir (bkz. https://www.diyabetikkedi.com/kulak-kani-ile-kol-kani-farki/). Böylece, ev cihazının kalibrasyonu da kontrol edilmiş olacaktır.

  • Hangi Glukoz Değerinin Altında İnsulin Vermemeliyim ki, Hipoglisemi Riski Olmasın? Bu Değer, İnsulin Tipine Göre ve Kedinin Yapısına Göre Değişir mi?

Bu sorunun cevabı verilirken, zaten bir insülin kullanıldığı ve kediye özel değerlerin saptanmış olduğunun da dikkate alınması gerek. Yurt dışında, 200’ün altında olduğunda, beklemek ve izlemek gerektiğini söylüyorlar. Tarçın’ın normali (kendini iyi hissettiği değerler), 70-90ml/dl arasıdır. Bu nedenle, 150 ve altında ins. yapmam. Kısa bir süre sonra, kedinizin özel değerlerini öğrenecek ve ona göre kediniz için en uygun kararı verebileceğinizi düşünüyorum.

    • Diyabetle Dişeti Hastalıklarının İlişkisi Nedir?

Yapılan araştırmalar, diyabeti olmayan veya kontrol altında tutulan hastalara göre, diyabetli hastalarda ya da kan şeker düzeyinin kontrol altına alınamadığı durumlarda, diş eti hastalıklarının daha sıklıkla baş gösterdiğini belirtmektedir. Diyabet hastalığı, tedbir alınmadığı veya tedavi edilmediğinde, diğer organların yanısıra ağızda da, önce erken dönem hastalığı olan gingivitis’e (diş eti hastalığının/dişeti yangısı ilk aşamasıdır ve tedavi edilebilir), ardından periodontitis’e (ileri aşamasıdır ve diş kayıpları ile sonuçlanır), kalp hastalıkları ve kalp krizi ile bağlantılıdır) ve daha sonra da ağız ülseri ve kanserine neden olabilmektedir.

Ayrıntılı bilgi için bkz: https://www.diyabetikkedi.com/diyabet-ve-gingivitis/
  • Diyabetle Böbrek Hastalıklarının Bir İlişkisi Var mıdır?

Diyabet, hayati organları olumsuz etkileyen bir hastalık olduğundan, kan şeker düzeyi kontrol altına alınmadığında, tedavi edilmediğinde, böbrek fonksiyon bozukluğuna ve sonra kronik böbrek yetmezliğine de neden olur. Böbrek yetmezliği konusundaki ayrıntılı bilgiler için bkz.  https://www.diyabetikkedi.com/category/kedi-ve-bobrek-hastaligi/

 



Aşağıdaki sorular, http://www.bddiabetes.com/us/main.aspx?cat=1&id=383‘den Yankı Deren tarafından tercüme edilmiştir:

  • Benim Kedim Yemek Seçer ve Her Gün Çok Az Miktarda Yemek Yer. Ne Kadar İnsülin Yapmalıyım?

Doğal hayatta kediler her zaman yemek bulamayabilirler. Ne zaman avlanabilirlerse, o zaman beslenirler.

İnsülin dozu düşük olduğu sürece, kedi birkaç saat hatta bir gün bile yemeden durabilir. Eğer kedi hiç yemiyorsa, ben genellikle insülin dozunu azaltırım. Kedinizin beslenme diyetinin  yüksek protein içerdiğinden emin olmalısınız, çünkü kediler kan şekerini proteinden yaparlar.

  • Diyabetik kedilerin sadece konserve gıdalarla beslenmesini öneriyorsunuz. Kedim kuru gıda yemeden dişerini nasıl temizleyebilir?

Kuru gıdalar, kedilerin dişlerinin doğru bir biçimde temizleneceğini garanti etmezler. Aslında kediler, etçil hayvanlardır ve dişleri tahılları öğütmekten daha çok, etleri parçalamak için dizayn edilmiştir.

  • Bazı İnsanların Kedilerine İnsülini Enjekte Etmeden Önce, Sulandırdıklarını Okudum. Bunu Ben de Yapmalı mıyım?

Hayır. İnsülini sulandırmak, genellikle raf ömrünü kısaltır ve etkisini azaltabilir. Konsantre insülini sulandırılarak oluşturulan karışımda  yapılacak hata, kedinizin aşırı dozdan ölümü ile sonuçlanabilir. Bu nedenle insülin sulandırılması tavsiye edilmez. Eğer U-100 değil de U-40 insülin olan  PZI gibi düşük konsantrasyonlu insülin kullanabiliyorsanız, en doğru yaklaşım, veterinerinize danışmanızdır. Ayrıca 3/10 cc’lik insülin enjektörlerinin kullanımı, büyük yazım formatı ile rakamların okunmasında kolaylık sağlayabilir.

  • Kedim PZI İnsülinden Deli Dana Hastalığı Kapabilir mi?

Deli dana hastalığının kedilerde görüldüğüne dair, her hangi bir vaka saptanmamıştır.  İnsanlar ve hayvanlara sağlanan gıdalar, Birleşmiş Milletler Tarım Departmanı tarafından düzenli olarak denetlenmektedir. Kedi gıdaları ve PZI insülin için kullanılan sığırlar da, denetim prosesinden geçmektedir. Bu yüzden kediniz sığır etinden veya sığırlardan elde edilen PZI insülinden dolayı, deli dana hastalığına yakalanmayacaktır.


Paylaşmak önemsemektir!

Share

0 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.